İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/599 E. 2021/17 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/599
- Karar No
- 2021/17
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/599 ESAS KARAR NO : 2021/17 KARAR DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ: 30/12/2019 KARAR TARİHİ: 14/01/2021 Mahkememizde görülen Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların 02.05.2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...’nin “Şerit ihlali” kusurunu ifa etmek suretiyle kazada asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada ... plaka sayılı aracın ... poliçe ile KZMMS Sigortasını tanzim eden şirket olup müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, kaza sonrası araçtaki hasarın davalı sigortaya ihbar edildiği ... nolu hasar doyası açıldığı, atanan eksperce müvekkile ait araçta kdv hariç ve eşdeğer parça baz alınarak 6.800 TL tutarında hasar tespiti yapıldığını, bu tutara 1.024 TL de değer kaybı tutarı eklenerek ödeme yapıldığını, davalı sigortanın tazmin yükümlülüğünü yerine getirirken orijinal yedek parça bedeli üzerinden kdv ekleme yaparak ödeme yapması gerektiğini, esasen hasar onarım bedelinin ekteki faturadan da anlaşılacağı üzere kdv dahil 14.414 TL olduğunu, iskonto uygulanamayacağını belirterek yukarıda arz olunduğu gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik müvekkili araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100 TL, değer kaybına mahsuben 10 TL olmak üzere toplam 110 TL tazminatın, ekspertiz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının değer kaybı ve hasarına ilişkin zararının karşılandığını, ekspertiz raporu ile 16.10.2019 tarihinde 1.024,00 TL de değer kaybı tutarının, ve 19.06.2019 tarihinde 6.800,75 TL hasar bedelinin ödendiğini, değer kaybının genel şartlar eki kriter ve formülasyonuna göre hesaplanması gerektiğini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, temerrüte düşmediklerini, faizi taleplerinin kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Trafik Kazası Tespit Tutanağı: Kaza sonrası resmi ekiplerin tanzim ettikleri 02.05.2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tutanağı; 02.05.2019 tarihinde saat 14.50 sıralarında “Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracıyla ... caddesini takiben sağ şeritte ... istikametine seyir halinde iken, düz devamlı çizgi halindeki bölünmüş yolda yer işaretlerine uymayarak üç yol istikametine “U” dönüşü yaptığı esnada, aracın sol ön köşe ve kısmı ile, bahse konu yerde sol şeritte ... istikametine düz seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sağ kısımlarına çarpması ve bu çarpışmanın etkisi ile savrulan ... plakalı aracın ön ve ön cam kısımları ile, karşıdan karşıya geçen ...’ın yaralanması ile sonuçlanan maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydaba geldiği, olay yeri incelemesi, sürücü beyanları ve kamera kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı araç sürücüsü ...’nın 2918 s. KTK’nun 46/2-c ve 47/1-c maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürçüşünün kusursu olduğu kanaatine varılmıştır” şeklinde düzenlenmiştir. Hasar dosyası : Davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında alınan kesin ekspertiz raporuna göre davacıya 19.06.2019 tarihinde 6.800,75 TL hasar tazminatı 16.10.2019 tarihinde 1.024,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Tramer kayıtları: Davacıya ait ... plakalı aracın kaza tarihi olan 02/05/2019 tarihinden öncesine ait hasar bilgisi verilmemiştir. Trafik kayıtları: Kaza tarihinde ... plaka sayılı aracın davacı ..., sigortalı ... plaka sayılı aracın ... adına, kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... Plaka sayılı araç maliki olan dava dışı ... arasında, 07/03/2019-07/03/2020 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 36.000,00- TL dir. Bilirkişi Raporu : Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 11.12.2020 tarihli raporda özetle ; ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, şerit ihlali yaparak ve “U” dönüşü yapılmaması gereken yerde hatalı “U” dönüşü yapması neticesinde kaza gerçekleştiği, kaza neticesinde davacı aracının sağ yan kısmından komple hasar aldığı, davacı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı davacı aracı ile, şeridinde kurallara uygun şekilde düz seyri esnasında, sağından şeridini ihlal eden davalıya sigortalı araç tarafından sağ yan kısmından çarpılmaya maruz kaldığı olayda, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediği, tazminata konu aracın hasar onarım bedeli ile ilgili, hasara ilişkin sadece Oto MM Ekspertiz Raporu bulunmakta olup buna göre; • Eksper Oto MM Ekspertiz Raporu (orijinal yedek parçalı) İSKONTOLU tespitine göre 3.413,35-TL yedek parça, 2.350,0-TL işçilik olmak üzere toplam 5.763,35-TL +kdv, kdv dahil 6.800,75-TL olduğu, * Davalı sigorta şirketinin 19.06.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 6.800,75-TL de hasar bedeli tutarı düşüldüğünde kalan bakiye hasar onarım miktarının (6.800,75-TL-6.800,75-TL) olmayacağı, • Eksper Oto MM Ekspertiz Raporu (orijinal yedek parçalı) İSKONTOSUZ tespitine göre 5.308,74-TL yedek parça, 2.350,00-TL işçilik olmak üzere toplam 7.658,74-TL+kdv, kdv dahil 9.037,31-TL olduğu, * Davalı sigorta şirketinin 19.06.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 6.800,75-TL de hasar bedeli tutarı düşüldüğünde kalan bakiye hasar onarım miktarının (9.037,31-TL-6.800,75-TL) 2.236,56-TL olacağı, Hangi bedelin gerçek zararı olduğu hususundaki değerlendirme hukuki bir konu olması nedeniyle mahkememize bırakıldığı, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği onarım faturası, dava dosyası içeriğinde bulunmadığından bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığı, davacıya ait araçta yapılan onarım ve hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğu, buna göre; • 01.06.2015 Tarihinde Yürürlüğe Giren Karayolları Motorlu Araçlar Z.M.M.S. Sigortası Genel Şartlarının Ekinde yayınlanan “Ek-1 Değer Kaybı Hesaplaması” Formülasyonu ve Kriterlerine göre değerlendirildiğinde, Değer Kaybı bedelinin 1.407,77-TL olduğu, (Anayasa Mahkemesi’nin 09 Ekim 2020 tarihinde yayınlanan kararı ile; 2918 s. KTK’nun bazı maddelerini Anayasaya aykırılıktan iptal kararı sonrası, değer kaybı ile ilgili Yönetmelik ve KMA. Z.M.M.S. Sigortası Genel Şartlarının Ekinde yayınlanan “Ek-1 Değer Kaybı Hesaplaması” Formülasyonu ve Kriterlerine göre hesaplamanın yapılıp yapılmayacağı hususundaki hukuki değerlendirmenin mahkememize bırakıldığı), • Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, onarım sonrası rayicinin 23.500,00-TL ile 24.500,00-TL olduğu, ortalama değerinin 24.000,00-TL olduğu tespit edildiği, Yargıtay ... HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (27.000,00-TL) onarım sonrası rayici (24.000,00-TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 3.000,00-TL olduğu, teknik açıdan ve piyasa koşulları açısından görüşünün bu yönde olduğu, * Davalı sigorta şirketinin 16.10.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 1.024,00-TL de değer kaybı tutarı düşüldüğünde kalan bakiye değer kaybı miktarının (3.000,00-TL-1.024,00-TL) 1.976,00-TL olacağı görüşü ile raporunu düzenlemiştir. Islah : Davacı vekili 14.12.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve buna ilişkin harcı aynı gün yatırmıştır,
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ile değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporu alındıktan ve bu rapora karşı davacı tarafça itiraz edilmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı değer kaybı zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabl edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; 02.05.2019 tarihinde saat 14.50 sıralarında, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, iki şeritli bölünmüş yolun sağ şeridinde, ... caddesini takiben ... istikametine seyir halinde iken, düz devamlı çizgi halindeki bölünmüş yolda yer işaretlerine uymayarak üç yol istikametine “U” dönüşü yaptığı esnada, aracın sol ön köşe ve kısmı ile, aynı yol üzerinde yolun sol şeridinde aynı yönde düz istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... idaresindeki ... plakalı davacı aracının sağ kısımlarına çarpması ve bu çarpışmanın etkisi ile savrulan ... plakalı aracın ön ve ön cam kısımları ile, karşıdan karşıya geçen ...’ın yaralanması ile sonuçlanan maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ..., idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile, şerit ihlali yaparak ve “U” dönüşü yapılmaması gereken yerde hatalı “U” dönüşü yaptığı için KTK 84. Maddesine göre %100 oranında asli kusurlu olduğu, Davacı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı davacı aracı ile, şeridinde kurallara uygun şekilde düz seyri esnasında, sağından şeridini ihlal eden davalıya sigortalı araç tarafından sağ yan kısmından çarpılmaya maruz kaldığı olayda, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığından kusursuz olduğu, Bilirkişinin Mahkememizce kabul benimsenen, bilirkişi Eksper Oto MM Ekspertiz Raporu (orijinal yedek parçalı) İskontosuz tespitine göre 5.308,74 TL yedek parça, 2.350,00 TL işçilik olmak üzere toplam 7.658,74 TL+kdv, kdv dahil 9.037,31 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin 19.06.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 6.800,75 TL de hasar bedeli tutarı düşüldüğünde kalan bakiye hasar onarım miktarının (9.037,31 TL-6.800,75 TL) 2.236,56 TL olacağı, Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, onarım sonrası rayicinin 23.500 TL ile 24.500 TL olduğu, ortalama değerinin 24.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay ... HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (27.000 TL) onarım sonrası rayici (24.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 3.000,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin 16.10.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 1.024,00 TL de değer kaybı tutarı düşüldüğünde kalan bakiye değer kaybı miktarının (3.000 TL-1.024 TL) 1.976,00 TL olacağının hesaplandığı görülmüştür. Davacının bedel artırım dilekçesi bakiye hasar bedeli talebinin artırarak 100,00 TL hasar bedelinin 2.236,56-TL ye, 10,00-TL bakiye değer kaybı bedelini 1.976,00TL ' ye çıkarttığı bu zararlardan davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi ve KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin, davacının başvurusu üzerine ekspertiz incelemesi talebinde bulunduğu, ekspertiz raporunun düzenlendiği,19.06.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 6.800,75 TL de hasar bedeli,6.10.2019 tarihinde davacıya yaptığı kısmi 1.024,00 TL de değer kaybı bedeli ödediği, davacı aracının ticari araç olması nedeniyle ticari faiz talebinde bulunabileceği, 2.236,00 TL bakiye hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi 19.06.2019 tarihinden,1.976,00 TL bakiye değer kaybı tazminatını temerrüt tarihi 16.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile, 1-2.236,00 TL bakiye hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi 19.06.2019 tarihinden, -1.976,00 TL bakiye değer kaybı tazminatını temerrüt tarihi 16.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 287,72-TL harçtan peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 115,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 172,32-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA, 3- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacının yapmış olduğu 50,80-TL dava açma ilk gideri, 600,00-TL bilirkişi ücreti, 91,70-TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 742,50-TL Yargılama giderinin peşin yatırılan ve ıslahla tamamlanan 115,40-TL harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/01/2021 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı