İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/426 E. 2020/104 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/426
- Karar No
- 2020/104
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/426 Esas ESAS KARAR NO : 2020/104 KARAR DAVA : İtirazın İptali (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/08/2019 KARAR TARİHİ: 11/02/2020 Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibine girişildiğini, davalı tarafın bu takibe haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı taraf aleyhine yapılan icra takibinde taraflar arasında kira bedelinden kaynaklanan KDV alacakları bakiye borcu ödemesi gerektiği ödeme emrinde belirtilmiş olmasına rağmen davalı borçlu ödeme yapmayarak kötü niyeli olarak borca ve takibe itiraz ettiğini, davalı taraf ile yetkilisi ... ile müvekkili şirket arasında kira sözleşmesinin yapıldığını, bunun karşılığında müvekkili tarafından 2018 Ekim ayı kira bedeline ilişkin KDV alacağı için 22.10.2018 tarihli fatura kesildiğini, kesilen faturanın 5.220,0-TL olduğunu, alacağın takip konusu edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, borçlunun İzmir ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve yersiz itiraz nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı şirketin tazminata mahkum edilmesine, bu miktarın davalıdan tahsili ile alacaklıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 4. Maddesinde ticari dava "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davaları ticari dava olarak sayılmıştır. TTK.nun 5/3. Maddesine göre Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 Sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4.maddesinde de “ (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin 2018 yılı Ekim ayı kira bedeli alacağının KDV'si için kesilen fatura alacağının tahsli için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, uyuşmazlığın özünün taraflar arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklandığı, Yargıtay 6. HD Başkanlığının 2015/12540 Esas, 2016/2978 karar sayılı ilamı ve benzer mahiyetteki kararları ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın temelinin de taşınmaz kira sözleşmesinden kaynaklandığı, sözleşme hükümlerinin, 2018 yılı ekim ayı kira borcu varsa bu bedelin ve bu bedelin KDV'sinin somut olayda tartışılmasının gerekli olduğu böylelikle uyuşmazlığın kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından işbu davada görevli Mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı