İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/462 E. 2018/1145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/462
- Karar No
- 2018/1145
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/462 KARAR NO : 2018/1145 DAVA : Fatura alacağına dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali DAVA TARİHİ: 11/04/2018 KARAR TARİHİ: 08/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... AŞ vekilinin 30.05.2017 harç tarihli İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davada dava dilekçesiyle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının borcu ödememesi nedeniyle hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibine başladıklarını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, müvekkilinin davalı borçlunun ... plakalı aracının tamir edip, satılan mallar ve kaporta işçiliği bedellerine istinaden birlikte fatura düzenlediğini, davalının takibe borca ve yetkiye itiraz ettiğini, yetkili icra dairesinin İzmir İcra Dairesi olduğunu, alacağın ticari defterlerle işli olup sabit olduğunu, davalının 18.04.2013 tarihinde 33.300,00 TL ödeme yaptığını, belirterek takibe itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin 27.11.2017 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını 12.06.2017 tarihinde alt komşuya haber verildiği belirtilerek muhtara tebligat yapıldığını, müvekkilinin tebligatı öğrenemediğini, 16.11.2017 tarihinde haberi olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle mağdur olduğunu, müvekkilinin Manisa da değil Soma Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... numarada kayıtlı olduğunu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, yine yetkili mahkemede dava açılmadığını, müvekkilinin ikametgahı Soma da olduğundan davanın Soma Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, alacağa konu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, 01.04.2013 tarihli ... sıra numaralı faturanın müvekkiline gönderilmediğini, bu nedenle itiraz etme haklarının doğmadığını, davacının 35.000,00 TL bedelli faturanın 33.300,00 TL sinin müvekkili tarafından ödendiği belirtildiğine göre müvekkilinin bu faturayı defterine kaydetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, müvekkilinin muhasebe defter ve kayıtlarının Soma da bulunduğunu, Cari hesap hareketlerinin gerçeği yansıtmadığını, faturadan 4 ay sonra irsaliye düzenlenmesinin sebebinin gerekçesinin anlaşılamadığını, davacının iddia ettiği alacakların kaynağının bulunmadığının belirterek davanın görev, yetki ve esas yönünden reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 22.12.2017 replik dilekçesinde; davalı tarafın yetki ve görev itirazının yerinde olmadığının ve reddinin gerektiğinin, müvekkilinin otomotiv sektöründe ürün satımı ve işçilik hizmeti sunan bir şirket olduğunu ... plakalı araca satılan mallar ve kaporta işçiliği için fatura düzenlendiğini, davalıya defalarca borcunun ödenmesi için uyarı yapıldığını, davalı vekilinin faturaların kendilerine tebliğ edilmediği ve itiraz süresinin başlamadığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, zira faturanın bizatihi davalıya elden tebliğ edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, TTK m. 23'e göre 8 günlük sürenin geçtiğini, ayrıca 18.04.2013 tarihli cari hesapta 33.300,00 TL elden ödeme yaptığının belirlendiğinin belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekilinin 10.01.2018 tarihli düplik dilekçesinde; görev yetki ve esasa ilişkin itirazlarının tekrar ettiklerini, müvekkiline faturanın elden verilmediğini, faturada müvekkilinin imzasının bulunmadığını, faturayı kesinlikle kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... - Karar sayılı 20.02.2018 karar tarihli kararla dosyada görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiş ve bu karar 03.04.2018 tarihinde tarafların istinaf etmemesi üzerine kesinleşmiştir. Davacı vekilinin 28.03.2018 tarihli dilekçesiyle; dosyanın nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmesiyle dosya mahkememizin ... Esasına kayıtlanmıştır. Dava; fatura alacağına dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, tarafların defter ve kayıtları, faturalar incelenmiştir. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ... AŞ takip borçlusu ... - ... aleyhine yapılan ilamsız icra takibi ile alacaklının 4.250,00 TL asıl alacak ve 1.727,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.977,02 TL üzerinden 01.04.2013 tarihli ... numaralı faturaya istinaden takibe geçtiği borçluya ödeme emrinin 01.11.2016 tarihinden itibaren tebliğ edildiği borçlunun aynı tarihte yetkiye borca ve faturaya itiraz ederek takibi durduğu belirlenmiştir. Davalı tarafın yetki itirazı incelendiğinde, takip konusu alacağın para alacağı olması nedeniyle TBK m 89 ve HMK m 10 gereğince alacağın para alacağı olması ve sözleşmenin ifa yeri İzmir olması nedeniyle İzmir mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olması nedeniyle davalının mahkemenin ve icra dairesinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkiden doğan ... plakalı aracın tamir edildiği ve bazı mallar satıldığına dair davacı tarafın iddiasının bulunduğu davalının da bu işlerin gerçeklemediği herhangi bir borcunun bulunmadığına ilişkin savunmasının bulunduğu tespit edilmekle tarafların defter ve kayıtları ile diğer kayıtların incelenmesi ile davacı alacağının mevcut olup olmadığı , borcunun ödenip ödenmediğini konularında öncelikle davalının defter ve kayıtları üzerinde Soma Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılmış daha sonra davacının defter ve kayıtları üzerinde SMMM ... vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmıştır. Soma Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılan bilirkişi incelemesiyle Bilirkişi ...'ın 13.09.2018 tarihli raporunda; davalıya ait 2013 yılı defter ve kayıtlarının incelendiği, süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacıya ait olduğu belirtilen 01.04.2013 tarihli 35.000,00 TL bedelli ... sıra numaralı faturanın davalının defterlerinde kayıtlanmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekilinin 17.08.2018 tarihli beyan dilekçesinde; faturanın davalıya elden tebliğ edildiğini, faturada davalının imzasının bulunduğunu ve itiraz edilmediğini, yapılan kısmi ödemelerin, inkar edilmediğini, belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekilinin 02.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde; faturanın taraflara tebliğ edilmediğini bu yüzden kayıtlarda yer almadığını belirtmiştir. Davacının defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede alınan 01.10.2018 tarihli raporda; davacının defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve lehe delil olma özelliği taşıdığı, davalı firma ile davacının ... muhasebe kodu ile cari hesap çalışması bulunduğu, 01.04.2013 tarihli 35.000,00 TL bedelli faturada 18.04.2013 tarihinde 33.300,00 TL tahsilat yapıldığı, yine 07.08.2013 tarihinde 500,00 TL tutarında kredi kartı ile yapılan ödeme ile alacağın 1.200,00 TL kaldığı, 4.250,00 TL üzerinden takip yapıldığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davalı vekilinin 09.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde; KDV dahil 35.000,00 TL bedelli faturanın irsaliyeli fatura olması nedeniyle teslim eden teslim alan kısımlarının imzalı olması gerektiği, bu faturanın üzerinde bulunan tek imzanın müvekkiline ait olması halinde dahi faturanın usulüne uygun olmayacağını, faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller ve yapılan inceleme değerlendirildiğinde, davacının dava konusu yapmış olduğu 5.978,24 TL nin dayanağı olan yapılan bilirkişi incelemeleriyle belirlenen 01.04.2013 tarihli ... nolu faturanın konusunu oluşturan ... plakalı aracın tamirinin davacı tarafça yapıldığı, davalının bu fatura karşılığında defter ve kayıtlarında yer almadığı, davacı tarafın defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeyle alınan bilirkişi raporunda davalının 07.08.2013 tarihinde kredi kartı ile 500. TL ve 18.04.2013 tarihinde 33.300,00 TL nakden ödeme yaptığı, bu ödemelerin davacının defterlerinde kayıtlandığı, davalının bu rapora karşı daha önce ileri sürmediği imzayı itirazı da ileri sürdüğü belirlenmiş ancak bu itirazın yerinde olmadığı ne icra dosyasında yapılan takipte ne de davaya cevap dilekçesinde ileri sürülmediği, faturanın kendisine gönderilmediğini ileri sürmesine rağmen daha sonradan faturadaki imzaya itiraz etmesinin takibi uzatmak amacıyla yapıldığı, tespit edildiğinden davacının lehine / aleyhine delil teşkil eden defterlerinin yer aldığı üzere davalıdan 1.200,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ve bu miktara hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebi ve işlemiş faiz talebi de ret edilmiştir. Davacının takip tarihinden itibaren talebi ile bağlı kalınarak reeskont faizi ile 1.200,00 TL alacağının davalıdan tahsiline ilişkin karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Davacı ...'nin davalı ... aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı ilamsız icra takibine itirazın kısmen iptali ile takibin 1.200,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) reeskont faizi ile takibin devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 240,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine Davalının dava sırasında yapmış olduğu ödemelerin İcra Müdürlüğünce nazara alınmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 81,97 TL harcın dava açılışında alınan 102,10 TL ve icra dosyasına yatan 29,80 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 49,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 31,40 TL ve peşin harç 102,10 TL ile yazışma - tebligat - talimat gideri 502,00 TL ve bilirkişi ücreti 800,00 TL olmak üzere toplam 1.435,50 TL'nin davanın kabul-red oranına göre 394,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan yazışma ve tebligat giderinin 28,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre 22,30 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/2. maddesine göre belirlenen 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine, Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde, davacı yönünden 4.777,02 TL için İstinaf yasa yolu açık olmak üzere, davalı yönünden ise kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı