Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1247 E. 2026/980 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1247
Karar No
2026/980
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1247

KARAR NO : 2026/980

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/03/2025

NUMARASI : 2023/173Esas - 2025/308 Karar

DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 10/03/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/05/2026

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirketin, 23/02/2021 tarihinde ... ..Ltd Şti.'den ... marka, ... 2020 model, ... şase numaralı ve ... plakalı aracı 208.459,50-TL bedelle satın aldığını, araç teslim alındıktan itibaren sürekli arıza çıkardığı ve her seferinde garantinin devam etmesi nedeniyle yetkili servise götürüldüğünü, aracın garantisinin halen devam ettiğini, aracın sürekli arıza vermesi ve arızaların da basit bir şekilde giderilemediğini, aracın; 20/10/2022 tarihinden bu yana, yetkili servis olan ... Ltd. Şti.'de tamir edilmek üzere beklediğini, davalı şirkete Üsküdar 12. Noterliğinin 24/01/2023 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderilerek seçimlik haklarından, öncelikle; “satılanın ayıpsız bir benzeri ile 7 gün içerisinde değiştirilmesi”, aksi takdirde "araç bedelinin iadesi" talep edildiği, davalı şirketin ihtara cevap vermediğini belirterek, ... marka, ... model, ... şase numaralı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı ile müvekkil şirket arasında hiçbir sözleşmesel bağ olmadığını, davanın davacının talebi üzerine davacı ile herhangi bir sözleşmesel bağı olmayan, davacının talebi üzerine sadece ‘yetkili servis hizmeti’ vermiş olan müvekkil şirkete yöneltilmesinin kabul edilemez olduğunu, davanın husumet yönünden reddine, davacı, aracını 23.02.2021 tarihinde satın almış olup davayı 10.03.2023 tarihinde açtığını, zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmaması ve zamanaşımının dolması nedenleriyle davanın reddine, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, davaya konu aracın hâlihazırda dahi davacı tarafından kullanıldığını ve km’sinin her geçen gün arttığını belirterek,davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; aracın23.02.2021 tarihinde satın alınmış; dava ise 10.03.2023 tarihinde açıldığı zamanaşımı definin yerinde olmadığı , alınan bilirkişi raporlarına göre aracın ilk servis kaydı 03.07.2021 tarihinde açılarak rutin bakım yapıldığı, ayıba ilişkin esas başvurunun 06.03.2023 tarihinde egzoz emisyon ikazı ile başlayan ve şanzıman sök-tak işlemiyle devam eden başvuru ile başladığı, 26.02.2024 tarihinde aracın 103.578 km’de bakım, parça değişimi ve yazılım güncellemesi işlemleri yapıldığı, araçta yapılan işlemler; dizel araçlarda kilometre ilerledikçe yapılan rutin onarımlar kapsamında değerlendirilmiş, arızaların üretim hatasına dayalı gizli ya da açık ayıp niteliğinde olmadığı, ayrıca onarımla giderilebilecek türden olduğu, davacının arızalara ilişkin şikayetleri, aracı 74.840 km’ye kadar kullanması ve arızanın ancak yaklaşık 2 yıl sonra servis kayıtlarına yansıdığı dikkate alındığında,ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediği arızaların onarımla giderilebilecek nitelikte olduğu,ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşmadığı ve anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; müvekkilinin sıfır kilometre olarak aldığı ve henüz 100.000 kilometreye yeni gelen araçtan beklediği faydanın sağlanmadığını, araç ücretsiz onarılsa dahi aracı sürekli onarıma götürmesinin müvekkilden beklenemeyeceğini, araçta kısa süre içerisinde çok fazla meydana gelmesi aracın üretim kaynaklı hatası olduğunu, yalnızca servis kayıtlarına dayalı olarak tanzim edilen raporun kesin sonuç ortaya koymadığını, araç üzerinde inceleme yapılması gerektiğini,10/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna itirazları doğrultusunda 05/02/2025 tarihli heyet bilirkişi raporu alındığını, ek raporda da araç üzerinde hiçbir inceleme yapılmaksızın yalnızca tam ve doğru gösterilip gösterilmediği belli olmayan servis kayıtlarına itibar ederek hazırladığını, aracın yaklaşık 140 gün boyunca (Dava konusu aracın onarım için davalıya ait serviste kaldığından davalı tarafından müvekkile günlüğü 1.000-TL üzerinden 140.000-TL ödeme yapıldığı gözetildiğinde) davalıya ait teknik serviste onarımda kalması ve henüz birkaç yıllık aracın bu kadar uzun süre onarımda kalması hususlarının araçtaki ayıba ve ayıbın tespitine etkisi olup olmadığı hususunda açıklama yapılmadığını, arızalara ilişkin şikayetlerin, araç 74.840 km’ye kadar kullanıldıktan ortaya çıkması ve arızaların ancak yaklaşık 2 yıl sonra servis kayıtlarına yansıması nedeniyle somut olayda ihbar yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, dava konusu araç arıza çıkarması ile müvekkil aracı, derhal davalıya ait teknik servise götürerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, ayıbın belirli bir süre kullandıktan sonra ortaya çıkması müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, araçta daha önce tespit edilemeyen ayıbın ortaya çıkması ile müvekkil, aracı davalıya ait servise götürerek ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini, araçta gizli ya da açık bir ayıp bulunmadığını, söz konusu arızaların onarımla giderilebilecek nitelikte olduğu, bu nedenle ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile de davanın reddine karar verildiğini, 23/02/2021 tarihinde satın alınan araç, 03/07/2021, 06/03/2023, 27/04/2023, 27/11/2023 ve 26/02/2024 tarihlerinde olmak üzere toplam 5 kez arızlandığı,araç henüz yaklaşık 103.000 kilometre mesafe yapmasına rağmen olağan kabul edilmeyecek sayıda ve çeşitte arıza verdiğini, sıfır kilometre olarak satın alınmış bir araçtan, olağan bakımları yaptıktan sonra 103.000 kilometreden katbekat daha fazla mesafe hiçbir sorun çıkarmadan gitmesi bekleneceğini, aracın bu kadar kısa menzilde ve farklı türde arıza göstermesinin araçta gizli ayıp bulunduğunu gösterdiğini, aracın servis işlemlerinin uzun sürmesi sebebi ile günlük 1.000-TLdan toplamda 140.000-TL aracın yatma bedeli olarak müvekkiline verdiğini, bu durum dahi davalının araçta hata olduğunu, servis süresinin çok uzun sürdüğünü kabullendiğini ,aracın birçok parçasının değişmesi karşısında araca karşı güveni azalan müvekkilinden aracı bu hali ile kullanması da beklenilemeyeceğini, araç 74.840 kilometrede iken "Egzoz Emisyonu Kontrol Ettirin İkazı yanıyor" şikayeti ile 11/03/2023 tarihinde servise getirilmiş,araçta o tarihteki bedeli 141.790,21-TL onarım yapılmış ancak yaklaşık 30.000 kilometre sonra araç 103.578 kilometrede iken tekrar "Egzoz Emisyon Işığı yanıyor" ve "... dolu ama uyarısı devam ediyor" şikayeti ile de 04/03/2024 tarihinde servise getirildiğini, 23/02/2021 tarihinde 03/07/2021 tarihine kadar 4,5 ayda yaklaşık 20.000 kilometre yol yapmış iken 03/07/2021 tarihinden 11/03/2023 tarihine kadar 20 ayda yaklaşık 55.000 kilometre, 11/03/2023 tarihinden 04/03/2024 tarihine kadar 12 ayda 30.000 kilometre yol yaptığını, araç, ilk başta sorunsuz şekilde ayda ortalama 5.000 kilometre yol yapacak şekilde kullanılabilmekte iken daha sonra araçta ortaya çıkmaya başlayan ayıplar nedeni ile aracın ilerleyen zamanlarda ayda ortalama 2.500 kilometre yapacak şekilde kullanılmak zorunda kalındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız benzeriyle değişim ve maddi tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre ise; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Somut olayda; davalı şirket yetkili bayisi tarafından davacıya satışı yapılan "2020 model ... marka aracın 23.2.2021 tarihinde satıldığı ve aracın Bakım amaçlı ilk servis ziyaretinin 3.7.2021 tarihinde araç 19.986 km’deyken yapıldığı ve bu tarihte arıza kaydı bulunmadığı, 74.840 km’deyken 6.3.2023 tarihinde arıza amacıyla servis kaydı açıldığı "Motorda kapsamlı işlemlerin yapıldığı ve silindir kapağı, yağ karteri, termostat, silindir kapak contası, su pompası, enjektörler, eksantrik zinciri, ... ve soğutucusu gibi motora ait bir çok parçanın garanti dahilinde değiştiği ve bu sürede ikame araç verildiği" davanın 10/03/2023 tarihinde açıldığı,servise giriş tarihinin ise 06/03/2023 tarihi olduğu ;dava açmadan evvel aracın servise teslim edilerek akabinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dava açılmadan servise onarım için teslim edilen aracın garanti dahilinde onarımının kabul edildiği ve onarımın dava sürecinde yapıldığı ,ayrıca davacının günlüğü 1.000-TL den ikame araç bedeli aldığı 140 günlük bir onarım süresinin esaslı bir onarım olduğu sonucuuna varılmaktadır.Bu halde davacının keşide ettiği ihtardan sonra davadan evvel aracın garanti kapsamında ücretsiz onarım hakkını fiilen kullandığı anlaşılmaktadır.Davacının, dava açmadan evvel ve dava sürecinde tercih hakkını ücretsiz onarımdan yana fiilen kullandığı, bu halde artık araç değişimini isteyemeyeceği, bu esaslı onarımdan sonra aynı arızanın ilerleyen zamanda ve kilometrelerde tekrar etmediği,onarımdan sonuç alındığı belirlenmiştir. Davanın açılış tarihinden sonra 26.2.2024 tarihli servis kayıtlarında ise aracın 103.578 km’de olduğu, araca bakım yapıldığı, fren aksamının temizlendiği ve kontrol beyninin yeniden programlandığı, bu programlamadan sonra tekrar eden bir programlama işlemine rastlanmadığı,27.11.2023 tarihli faturanın ise ... tarafından yapılan 4 adet enjektör pulunun değişmesi ve 4 adet enjektörün temizlenmesi işlemlerinin de Dizel araçlarda kilometre ilerledikçe yapılan rutin işlemler olduğu hususu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenlerle;Davacının elde ki dava açıldıktan sonra da arızaların devam ettiğini ileri sürmekte ise de esaslı onarımdan 30.000 kilometreden sonra ki servis kaydının aracın motor aksamında bir arıza meydana gelmediği anlaşıldığından aracın fiilen incelenmediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Davacının dava açtığı sırada aracı yetkili servise teslim ettiği, araç motorunda bilirkişi heyetleri tarafından hararet yapma muhtemel sebep olarak yapılan tespit ile aracın garanti kapsamında onarımının yapılarak ikame araç bedeli ödendiği; ücretsiz onarımdan sonuç alındığı, davacının talebinin aracın ayıpsız misli ile değişim talebi hakkı bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamış,davacı vekilinin davanın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1247, K. 2026/980, T. 26.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1247-e-2026-980-k-045e764dd5d2