İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/696 E. 2018/863 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/696
- Karar No
- 2018/863
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/696 Esas KARAR NO : 2018/863 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/06/2017 KARAR TARİHİ : 09/10/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 14/06/2017 tarihli dilekçesinde; 07/03/2014 tarihinde meydana gelen çift taraflı ve yaralamalı trafik kazası sonucu müvekkilinin süreklilik arz edecek şekilde sakat kaldığını, kazanın oluşunda davalılardan ... Ltd Şti'nin işleten sıfatı ile maliki olduğu ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın içinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığının kaza tespit tutanağında belirlendiğini, müvekkilinin yolcu konumunda olması sebebiyle kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın kaza sırasında sigorta poliçesi olmaması nedeniyle ZMMS trafik sigortası kapsamında ...nın diğer davalılarla birlikte sorumluluğunun bulunduğunu, kaza nedeniyle yapılan soruşturmada müvekkilinin şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davalı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin 14/01/2016 tarihinde Turgutlu Devlet Hastanesinden aldığı raporunda % 36 oranında özrünün mevcut olduğunu, davalılardan ... başkanlığına müvekkilince başvuruda bulunulduğunu, ancak verilen cevapta müvekkilinin diğer davalıları ibra etmiş olması nedeniyle tazminat taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin böyle bir belgeyi imzalamadığını, bu nedenle suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul CBS'nin ... Sayılı dosyası kapsamında evrağın aslının sunulmaması, bu nedenle imza tespiti yapılamaması sebebiyle takipsizlik kararı verildiğini, ancak sunulan ibranamede tazmin edildiği beyan edilen tutarın hiçbir şekilde yazmadığını, ibranamenin hukuken geçerli olmadığını, müvekkilinin kazaya bağlı çok ciddi tedavi gördüğünü, halen kazanın izlerini taşıdığını, kazaya bağlı ekonomik durumunun son derece zor durumda olup geçimini zor sürdürdüğünü bildirerek öncelikle adli yardım taleplerinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL tutarındaki sakatlık tazminatı adı altında tazminatın kaza tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 03/11/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın sürücü ve maliki konumundaki diğer davalılar tarafından davacının her türlü maddi ve manevi zararlarının giderilmiş olup davacı tarafından 19/03/2014 tarihli ibraname imzalandığını ve davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmiş olduğunu, davacının zararının malik ve işleten tarafından karşılandığından müvekkili kurumun tazminat ödemesi halinde müteselsil sorumlular için mükerrer tazminat ödemesi olacağı için davanın reddi gerektiğini, zaten ibranamede garanti fonu ibaresiyle müvekkilininde ifa edildiğini imzalanan ibranamenin tarihi ile dava tarihi itibariyle 2 yıldan fazla süre geçtiğini talebin zamanaşımı hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini müvekkili kurumun ZMMS teminat limitleri ve kazaya karışan ... plakalı aracın kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu maluliyet oranının, kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illliyetleri ile tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesi gerektiğini bildirerek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunun HMK 39.madde gereğince hata, hile, gabin gibi hükümlere başvurarak imzalanan ibranamenin geçersizliğinin ileri sürülmesini bir yıllık hakdüşürücü süreye tabi olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin okuma yazma bilmediğini ve böyle bir ibrayı imzalamayacağı şeklinde ki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 07/03/2014 tarihli müşteki sıfatı ile verdiği ifadesini okuyarak diğer görevlilerle birlikte imza altına aldığını, 11/03/2014 tarihli uzlaşma tutanağında davacının bizzat imzasının olduğunu, Kemalpaşa Kaymakamlığı İlçe Emniyet Polis Merkezi Amirliği tarafından 07/03/2014 tarihinde düzenlenen evrakı teslim aldım şerhini düşerek davacının imzaladığını, davacı tarafın bu hususlara ek olarak davacı tarafından belirtilen özürlülük oranının da gerçeği yansıtmadığını, kaza tutanağı ve kusur oranının kabul etmediklerini davanın ...'a ihbar edilmesini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a tebligat yapılmış davaya cevap verilmemiştir. Dava ...'a ihbar edilmiştir. Beyanlarda bildirilen 19/03/2014 tarihli ibraname başlıklı belgenin " 07/03/2014 tarihinde ... adresinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelen kazada, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın neden olduğu, cismani, maddi ve manevi zararlardan dolayı tarafınca iş bu başkaca tüm zararlarım ve taleplerim tazmin olunmakla sürücü ...'ı, İşvereni ... Şti'ne,kazaya karışan araçları sigortalayarak sigorta şirketine ve Garanti Fonunu en geniş manada bila rücu ibra ederim." düzenlemesinin bulunduğu ... ismi altında okudum yazısıyla birlikte imza ve şahit ... isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Davacı 01/06/2018 tarihli duruşmada gösterilen ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını kendisinin adliyede davacı olmadığına dair imza attığını, ibraname vermediğini kendisine gösterilen ibraname belgesini görmediğini, kendisine okutmadıklarını, okuma yazmasının olmadığını ancak harfler söylendiğinde belgedeki yazıyı kendisinin yazmadığını davalı taraftan herhangi bir tazminat almadığını bildirmiştir. Mahkememizce ibranamedeki imza ve yazının davacıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş. Dosyaya verilen 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu ibraname başlıklı belgedeki okudum yazısının davacı ...'in eli ürünü olduğunu kabul edebilecek olgunluk ve benzerlikler göstermediği, ... adına atılmış imzanın davacının mevcut karşılaştırma imzalarının gramalerındaki ve sonlanışlarındaki kısmi farklılıklar da dikkate alındığında davacı ...'in eli ürünü olduğu bildirilmiştir. İncelenen İstanbul CBS 'nın ... sayılı ve ... Karar nolu soruşturma dosyası uyap evraklarında müştekinin ..., şüphelinin ..., ... ve ... Şti olduğu ve 04/10/2016 tarihli karar ile ...ndan gelen cevapta şikayete konu belgenin aslının mevcut olmadığının anlaşıldığı, fotokobi bir belgenin hukuki sonuç doğurma imkanın olmadığı bilirkişi raporunda müştekiye ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığı şüpheliler hakkında delil yetersizliği sebebiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. 2918 sayılı KTK 111.maddesi "Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran ve daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya faiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmünü içermektedir. TBK 39.maddesi "Yanılma veya aldatma sebebiyle yada korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan birsözleşmenin onanmış sayılması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz." hükmünü içermektedir. Somut olayda mahkememizdeki davanın 07/03/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının sakat kaldığından bahisle ... plakalı aracın kaza sırasında sigorta poliçesi olmaması nedeniyle ... ve aracın malik ve sürücüsü aleyhine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000-TL'nin tahsiline yönelik olarak açıldığı, davacı tarafça ...na maluliyetle ilgili yapılan başvurunun 16/03/2016 tarihli yazı ile 19/03/2014 tarihli ibraname nedeniyle reddedildiği, davacı tarafça ibranamenin hukuken geçerli olmadığını ve davacının ibranameyi imzalamadığını bildirdiği alınan bilirkişi raporuyla ibranamedeki imzanın davacıya ait olduğunun bilirkişi raporunca tespit edildiği gibi, davacının tazminat talebinin 16/03/2016 tarihli ... yazı ile ibraname 19/03/2014 tarihli ibranameden bahisle reddedildiği, mahkememizdeki davanın 14/06/2017 tarihinde açıldığı, TBK 39.madde kapsamı nazara alındığında ibranamenin davacıyı bağladığı, davanın 2918 sayılı KTK 111/2 maddesi gereğince hak düşürücü süre içinde de açılmadığı belirlenerek davanın reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davanın reddine, Alınması gerekli 35,90-TL harcın peşin alınan 51,70-TL'den mahsubu ile bakiye 15,80-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, AAÜT 13/2 maddesine göre belirlenen 1,000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisine vekille temsil ettiren ... ve ...Şti.'ne verilmesine, Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, İlişkin davacı vekili ve davalı ... Şirketi vekili ve İhbar Olunan ...'ın yüzüne karşı diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.09/11/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı