İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1076 E. 2018/131 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1076
- Karar No
- 2018/131
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/906 Esas KARAR NO : 2024/809 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2017 KARAR TARİHİ : 18/11/2024 BİRLEŞEN İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... Esas ... Karar sayılı Dosyasında: DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/12/2017 KARAR TARİHİ : 26/02/2018 BİRLEŞEN İSTANBUL ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... Esas ... Karar sayılı Dosyasında: DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/01/2018 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında iş ortaklığı sözleşmesi bulunduğunu,sözleşme gereği lazer, botoks,dolgu tıbbi estetik gibi işlerin davalı tarafından yapılacağı,serbest meslek makbuzu düenleyeceği, müşteriden alınana ödemelerin tamamının müvekkiline ait olacağı,sözleşmenin 1.2 maddesi gereği estetik ameliyat işlerinde elde edilen cirodan tıbbi giderler düştükten sonra kalan vergi öncesi karın»40 müvekkiline 460 davalı Doktor a ait olacak şekilde paylaşılacağını, davalı tarafından Beşiktaş ... Noterliği'nin 21/11/2016 taerih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile estetik ameliyattan 166.571,69 TL klinik cirosundan 48.179.50 TL 8 aylık ücret hakkı olan 56.090.900 TL. toplamda 270.751,19 TL ödenmesini aksi halde idari hukuki yollara başvurulacağını bildirdiğinilbu durum üzerine müvekkilinin Kadıköy ... Noterliği'nin 23/11/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiklerini, davalı tarafın 01/03/2016-01/12/2016 tarihleri arasındaki hizmetler için müvekkiline hiçbir. Bilgi vermediğini,davalının sözleşmeye aykırı şekilde iş bıraktığını iddia ederek 10.000.00 TL maddi zarara 100.000.00 TLmanevi zarar tazmininn gerekli olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletikmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı karşı davalı vekilinin 04/10/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davanın 640.099,21 TL olarak kabulüne ve alacaklarına dava öncesi temerrüt tarihi olan 12/12/2016 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, Birleşen 7. ATM. 2017/1076 E., 2018/131K. Sayılı dosyasına konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün...E dosyasından takip tarihi olan 11.11.2017 tarihi itibariyle asıl alacak yönünden 82.323,56 TL , işlemiş faiz yönünden 6.627,61 TL olmak üzere 88.951,17 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden birleşen davalarının kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün...E sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, müvekkilinin Birleşen 9. ATM. 2017/1092 E., 2018/44 K. Sayılı dosyasına konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün...1E sayılı dosyasından takip tarihi olan 11.11.2017 tarihi itibariyle asıl alacak yönünden 208.000,01TL , işlemiş faiz yönünden 17.698,52TL olmak üzere 225.698,53TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden birleşen davamızın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...E sy.lı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...A.Ş. tarafındarı müvekkili aleyhine açılan davanın esastan reddinin gerektiği Prf. Dr. ... Tarafından hazırlanan hukuki mütalada izahar edildiği üzere taleplerin ve davanın haksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafın her ay müvekkiline 7000.00 TL aylık ödemesi ,klinik net cirosunun %7 sini, ve vergi öncesi kardan %60 ödemesi gerektiği halde 8 ay ödeme yapmadığını,bu ödemelerin Estetik maliyat için 166.571.69 TL Klinik cirosundan 48.179.50 TL 8 Aylık ücret 56.000.00 TL olmak üzere Toplam :270.751.19 TL olduğunu,bu tutarın ödemesi için Beşiktaş ... Noterliği'nin 21/11/20156 tarih ve...yevmiye nolu ihtarnameleri ile tebliğ edildiğini,davacı tarafın asılsız olarak 30/11/2016 tarihli 194.256.92 TL tutarlı tıbbi kullanım bedeli faturası gönderdiğini,müvekkilinin toplamda 111.933.36 TL ciro payı yaptığı halde davacı tarafın müvekkiline fatura düzenlemediğini, müvekkilini gelir. vergisi ve KDV yönünden zarara uğrattığını beyan ederek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletikmesine karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVA; İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafın her ay müvekkiline 7000.00 TL aylık ödemesi ,klinik net cirosunun %7 sini, ve vergi öncesi kardan %60 ödemesi gerektiği halde 8 ay ödeme yapmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin bir adi ortaklık sözleşmesi sayılması gerektiği, su sözleşme uyarınca Doktor ortağın verdiği tıbbi hizmet karşılığı elde edilen gelirden alması gereken payı tahsil etiğini İspat yükünün Şirket'te bulunduğu ve bunu yerine getirmedikçe sözleşmesede borcunu ifada temerrüde düşmüş sayılacağı, bu durumda Doktor'un Şirket'e karşı borçları bulunsa bile TBK m.97 uyarınca ödemezlik defi sebebiyle Şirket'in bunları ileri süremeyeceği, şirket'in sözleşmeden doğan asli borcunu ifada temerrüde düşmesinin TBK m.639/7 hükmüne göre Doktor bakımından haklı fesih sebebi oluşturduğu ve bu hakkını kullandığının anlaşıldığı, bu durumda davacı Doktor'un fesih tarihine kadar doğmuş bulunan ortaklık gelirinden pay isteme gibi sözleşmesel alacaklarını faiziyle birlikte talep edebileceği gibi, sözleşmenin bu şekilde feshedilmesinden kaynaklanan diğer tüm kazanç kayıplarının ve varsa sair zararlarının da Şirket tarafından tasfiye sırasında tazmini gerekeceği, sözleşmenin feshine yol açan Şirket'in sözleşmedeki rekabet yasağına dayanarak Doktor'a karşi tazminat talebinde bulunamayacağı; esasen böyle bir tazminatın rekabet yasağını sınırlayan TBK m.445 hükümleri uyarınca da önlenebileceği, izah olunan ve re”sen gözetilecek nedenlerle; ortaklığa “tasfiye memuru” atanarak ve bizzat Sayın Mahkeme eliyle adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye sonucunda müvekkilinin hakkı olan şimdilik 9.500- TL. alacak ile müvekkilce yapılan 111.933,36-TL “ciro payı” ödemesinin davalıca faturalandırılmaması nedeniyle müvekkilin duçar olduğu (şimdilik ) 500- TL. Maddi zararın tememüt tarihinden itibaren işleyecek ficari faizi ile davalıca müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında adi ortaklık olmaması, aksine bu durumun sözleşme ile yasaklanmış oluşu dikkate alınarak tasfiye ve tasfiye bakiyesi talepli karşı davanın reddine, maddi zarar talebinin ise; fatura tanzimini sağlayacak belge ve bilginin davalı-karşı davacı tarafça verilmemiş olması, sözleşmenin haksız surette feshedilmiş olması, müvekkilin alacaklı olması vd nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2017/1076 Esas 2018/131 Karar sayılı Dosyasında: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra takip dosyasına dayanan 17/03/2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi çerçevesinde davalı tarafın kiracılığındaki cihazların 30/11/2016 tarih ve 400 no'lu 194.256,92TL'lik 01/01/2016-30/11/2016 dönemi tıbbi cihaz kullanım bedeli faturasını tebliğ etmiş olduklarını, fatura bedelinin müvekkili şirketine ödenmediğini, davalı tarafa Kadıköy ...Noterliği'nin 23/11/2016 tarih ve...yevmiye sayılı ihtarı ile keşide kullanıldığını, 01/01/2016 tarihinden itibaren müvekkiline herhangi bir kira ödemesi yapmadığını, ihtarname gönderilmesine rağmen 15 günlük süre içerisinde borcu ödemediğini ve 12/12/2016 tarihinde mütemerrit olduğunu, müvekkili tarafından davalı taraf keşide edilen ihtara davalı tarafın Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/11/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile cevap verdiğini, davalı tarafın Beyoğlu ... Noterliği'nin 28/11/206 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarının müvekkiline tebliğ edilmeden önce Kadıköy ... Noterliği'nin 29/11/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarına keşide edildiğini, söz konusu ihtarda müvekkiline birden çok borcu bulunduğunu,davalı tarafa yapılan ihtarlarda sözleşmeye dair herhangi bir itiraz etmediğini, sözleşmeyi reddetmediğinden müvekkilinin Kadıköy ...Noterliği'nin 02/12/2016 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarname ile cevap verdiğini davalı tarafın cihaz kira faturasına karşı çıkmasının kötü niyetli ve sözleşmeye aykırı olduğunu, buna istinaden Kadıköy ...Noterliği'nin 13/12/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile tekrar ihtar edildiğini bunun üzerine müvekkilinin hesaplarına 111.933,36TL ödendiğini, fakat yatırılan bu paranın ciro payı olmadığını, 17/03/2014 başlangıç tarihli Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi gereğinec olan borca mahsup edildiğinin açıklandığını, bu sebeple takip dayanağı faturanın 17/03/2014 tarihli Ortak İş Sözleşmesi başlıklı sözleşme dışında olduğunu, 17/03/2014 tarihli Cihaz Kira ve Kullanım sözleşmesine dayalı olduğunu, takip konusu cihaz kullanım bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu sebeple İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra başlatıldığını, davalı tarafın kötüniyetli olarak itirazı durdurduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafa %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında aynı ilişkiden ( adi ortaklık ilişkisinden) kaynaklanan halen İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/906 Esas sayılı dosyasında devam eden asıl ve karşı alacak davalarının mevcut olduğunu, aralarındaki irtibat ve usul ekenomisi gözetilmesi sureti ile huzurdaki davanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/906 esassayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2017/1092 Esas 2018/44 Karar sayılı Dosyasında: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvelli ile alacaklı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde takip dosyası dayanağı olan 26/02/2016 tarih ve 371,372,373,374,375 376,377,378,379,380,381,382,383,384,385,386,387,388,389 nolu 208.000,01 TL muhtelif mal bedeli faturası tanzim edilerek, fatura içeiği malların davalıya teslim edildiğini, fatura bedellinin müvekkiline ödenmediğini, davalı ile müvekkili arasındaki ticari ve hukuki ilişki çerçevesinde kendisine Kadıköy ... Noterliğinin 23/11/2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı keşide edildiğini, bu ihtarnamenin 4.maddesinde "...işbu ihtarın tarafınıza tebliğini müteakip 3 gün içinde; muhatap adına tanzim edilen 29/02/2016 tarihli faturalar içeriği toplam 208.000,01 TL'lik mal bedeli alacağının muhatap tarafından bilinen müvekkil hesaplarına ödenmesi, aksi halde alacağın tahsili için yasal yollara başvurulacağı..." ihtar edildiğini, davalı ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkiyi farklı yorumlayarak bu ürün satış bedeline dair alacağını ödemekten imtina ettiğini, davalı Beyoğlu ... Noterliğinin 28/11/2016 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarında; takip dayanağı malları kastederek... Sk. No.5 adresinde kurulu sözkonusu klinikteki hiçbir stoğun kendisine ait olmadığını, bu adresteki stokların ...Klinikte bırakıldığı iddiasında bulunduğunu, devamla takip konusu faturaların ve sevk irsaliyelerinin kendisine veya çalışanına teslim edilmediğini iddia ettiğini, takip dayanağı olmayan davalının ihtarlarında dayandığı sözleşme incelendiğinde tarafların sadece müşteri ve gelir paylaşımına yönelik bir işbirliği amaçladıklarını, TBK 620.maddesinde tarif edildiği gibi emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlenmedikleri ve bunu amaçlamadıkları açık olduğunu, bu nedenle istanbul ... İcra Müd.... E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava açtıkları anlaşıldı. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Beşiktaş ...Noterliği'ne müracaatla, adi ortak sona ereceğinden ve çalışılan kliniğin müvekkili tarafından kullanımı son bulacağından dolayı ...Sk. No.5 Kat.2 ...Sarıyer/İSTANBUL adresinde tespit yapılmasını talep ettiğini, Beşiktaş ...Noterliği 25/11/2016 tarihinde ... yevmiye nolu tespiti yaparak tüm odaları içinde bulunan cihazlarla birlikte fotoğraflandığını, tespit sonrası müvekkili çalışma mahallinden ayrıldığını ve bir daha uğramadığını, davacı faturadan dolayı alacaklı olduğunu iddia etmekle birlikte müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, taraflar arasında aynı ilişkiden adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanıp halen İstanbul 18. ATM'nin 2017/906 E.sayılı dosyasında devam ettiğini, bu nedenlerle aralarındaki irtibat ve usul ekonomis gözetilmek suretiyle huzurdaki davanın İstanbul 18. ATM'nin 2017/906 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı. DELİLLER İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...ve ... Esas sayılı dosyaları, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, Mahkememizin 11/02/2019 tarihli duruşmasında; Deliller toplandıktan sonra, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, tarafların ticari kayıtları, dosyaya sunulan deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle; mali müşavir ve borçlar hukukunda akademisyen bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 09/12/2019 tarihli duruşmasında; Davacı tanığı ...'ın usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanıktan soruldu: %30 ..., %70 ...güzellik salonuna elde edilen gelirden verileceğini biliyordum, ben ...Teknolojiye bağlı ... plaza çalışanıyım, ben şambaladaki güzellik merkezindeki teknik elaman olarak çalışıyorum, ben ... plazanın şambalanın ödemelerini yaptığını biliyorum ancak ...nın ödemelerini yapıp yapmadığını bilmiyorum, ... nisan 2016 itibari ile bir ay gelmeyeye başladı, haftada iki üç gün gelmeye başladı, kasım başı itibari ile hiç gelmedi, kendisini hiç görmedim, makinalar onun ayrılışı ile birlikte atıl durumda kaldı, kendisinin talebi ve isteği üzerine bu makinaların büyük bir bölümü alınmıştı, onun ayrılışı ile birlikte makinaları satamadık elimizde kaldı, aralık ayında da sağlık bakanlığından bir ekip gelerek kapandığı bilgisini verdi, bende teknik ekip olarak orda bulunmuştum, uzun süre makinalar elimizde kaldı kullanılmadı dedi. Davacı vekili " tanığa nerde çalıştığını soralım, makinaların akıbeti hakkında bilginiz varmı şuanda noldu " dedi Tanık cevaben : ... Gayrimenkul kiralama inşaat ve ticaret a.ş 'de çalışıyorum, makinalar çok uzun süre atıl durumda kaldı, yaklaşık iki sene kadar, makinaların bir kısmını bir hastaneye bağışta bulunduk, kalan küçük bir kısmınıda binada bu bölümü kiralayan kişilere vermiş olduk dedi. Davalı vekili " bu güzellik merkezinde arıza olduğu zaman tamir edildiğinde bora beyden bir bedel almışmıtır, muhatabı kim olmuştur " dedi. Tanık cevaben; makinalar garanti kapsamında olduğundan, kimseden bir ücret talebimiz olmadı, yanlız yeni makina görüşmelerinde serdar bey ile toplantılara beraber girmiştik, bu konuda da bir par alınmadı dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davacı tanığı ...'un usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanıktan soruldu: Dava konusunun tarafların yatırım yaptığı, yatırım karşılığından benim bildiğim ... tarafından haksız fesih yapıldığıdır, serdar boranın iş sözleşmesini gereğini yerine getirmediğinden dolayı, ...nın sözleşmeyi fesih ettiğini, taraflar arasında yatırım yapıldığından dolayı, yatırımın karşılığında herhangi bir şey yapılmadan, ... orayı bırakmıştır, başka bir klinik açmıştır, biz orada kalanların iş sözleşmesi devam etti, ben çağrılmadığım için orda çalışmaya devam etmedim, ben diyetisyen olarak orda çalışıyordum, serdar beyle de çalıştım, serdar bey plastik cerrah olarak çalışıyordu, ben 2016 ekim kasım gibi serdar beyin ayrılışı ile birlikte aynı anda ayrıldım, ben ... beyle çalıştığım için, serdar bey ile başka bir kliniğin kurulumuna geçtik, serdar bey işi olunca geliyordu, işi olmayınca gelmiyordu, genel olarak yoğun değilse erken çıkıp erken gelmediği oluyordu, başlangıçtan beri bu şekilde çalışıyordu, hiç gelmeme süreci 2016 yaz itibari ile kendi kliniğini kurması ile birlikte oldu, müşterilerimiz azalmış idi, zaten motivasyon yitirildiğinden hastamız gelmiyor gibiydi, güzellik merkezindeki makinalar arıza yaptığında teknik ekibin serdar beyden ücret talep edip etmediği konusunda bilgim yoktur dedi. Davacı vekili " davalının bordrosundamıydı müvekkilin bordrosundamıydı, davalı müvekkil şirketin olduğu iş yerinden ayrılıp gittiğikten sonra kendisinde alıp götürdümü, müvekkile ait müşteri potföyünü alıp götürdümü, haksız rekabet yaratacak şekilde, şambala müşteri listelerini kullandımı " dedi. Davalı vekili söz alarak; son sorunun sorulması tanığa haksız rekabeti mahkememi takdir edecek tanık mı takdir edeceği yönünden uygun değildir, bu soru sorulmasın dedi. Tanık cevaben : ben ilk başladığımda şambala güzellik merkezine bordrolu olarak başladım, sonrasında 2016 yılının mart yada nisan ayında ... bayraktaroğluna geçiş yapıldı, ... giderken bizide alıp götürdü, Şambalaya ait müşteri pörtföyünüde alıp götürdü, hali hazırda kullandığımız müşteri programı vardı, bu programıda alıp götürdü, o müşteriler serdar beye gitti, müşterilerde serdar bey tarafından arandı, bu süreçte hala şambalada çalışmaya devam eden ilkim hanım vardı, ilkim hanım mesai saatleri dışında gelip başka bir isimle diğer dataların aramalarını yapıyordu, ben bu söylediklerimi serdar beyden duyduğum için şuan söylüyorum dedi. Davalı vekili " ... beye neden geçildi, güzellik merkezinin kazandığı paraları kimde kalıyordu kime teslim ediyordu, tanıkta prim alıyordu, bu primleri kim hesaplıyordu, şambala ile serdar bey arasındaki paylaşım oranı neydi dedi. Tanık cevaben : bordroda serdar beye, klinik ... kliniği olarka değiştirildi, bütün çalışanlar ... beye geçtiği için bende bordroda o tarafa geçtim, merkezin kazandığı paraların kimde kaldığına dair hiçbir fikrim yok, prim alınıyordu, serdar beye geçmeden önce şambala tarafından primler hesaplanıyordu, serdar beya geçtikten sonra primleri muhasebeyi yöneten serdar beyin ablası primleri hesaplıyordu, mailleşmelerinde bu konuda berna hanımla duruyordu, şambala ile serdar bey arasındaki paylaşım oranını bilmiyorum dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davacı tanığı ...'e engel hali yok usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanıktan soruldu: Ben ... plazada yönetimden sorumluyum, şuan hala çalışıyorum, güzellik merkezi ile ilgili taraflar arasındaki kar paylaşım oranını bilmiyorum, bir ortaklık olmadığını biliyorum, aralarında adi ortaklık yok diye biliyorum, serdar bey estetik doktoru olarak çalışıyordu, serdar beyin 8 - 6 çalışması gerekirken, hafta bir iki gün geç geldiği oluyordu, ben 11-12 'de geldiğini görüyordum, ancak bu saatlerde geldiğinde akşam kaçta çıktığını bilmiyordum, akşam erken çıktığında sabah kaçta geldiğini kesin olarak bilmiyorum, sabah 11 de gelip 3 'de çıktığıda oluyordu, tam mesai saatlerine uyduğuna ben hiç denk gelmedim, ameliyatları plazada olmuyordu, ameliyatların nerde olduğu konusunda bilgim yok bilmiyorum, güzellik merkezi olmasına rağmen orda ameliyat yapılmıyordu, orda cilt bakımı, peeling, kesik getirmeyen şeyler oluyordu, anlaşmalı bir hastane olup olmadığını bilmiyorum, orda güzellik makinaları bozulduğunda teknik servis çağırılıyordu ama onlardan ben sorumlu değildir, servis makinaların onarım parasını garanti dışında kimden aldığı bilmiyorum, serdar bey birden kiracılık sözleşmesi devam ederken, bi sebebi yokken bıraktı gitti, giderken müşterileride götürdü, müşterilerine telefon açıp açmadığını bilmiyorum, ayrıldıktan sonra nişantaşında kendi adına bir yer açtı, yanında klinikte çalışıpta beraberinde götürdüğü, gizem hanım ve birkaç kişi daha vardı, ilkim hanım olabilir, çalışanların primlerini kimin hesapladığını bilmiyorum, benim primim yok, ben serdar bey ile gitmedim dedi. Davacı vekili " Serdar bey gittikten sonra şambala orda ne kadar daha hizmet verebildi, içerisindeki dekorasyon makinalar ve güzellik merkezine ait olan yatırımların akıbeti noldu, şuan için ne durumdadır bir başka kiralamaya konu edilmişmidir " dedi Tanık cevaben : Serdar bey gittikten sonra şambala orda hizmet veremedi tüm hizmet durdu, uzunca bir süre kira kaybımız oluştu, bir nevi kapalıydı, içerisindeki dekorasyon makinalar ve güzellik merkezine ait olan yatırımlar durdu, bizde onlara dokunamadık, uzunca bir süre kira kaybımız oluştur, daha sonra başka bir kliniğe mekanı kiraladır, kiralama serdar bey gittikten sonra bir seneden fazla bir süre sonra yeri makinalar ile birlikte kiraladık, yeni gelen kiracı makinaların modeli geçtiği için bir çoğunu kullanamadı dedi. Davalı vekili "serdar beyden elden bir ödeme aida adı altında aldınız mı " dedi. Tanık cevaben : hayır almadım dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davacı tanığı...K'in usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Soruldu: Ben serdar beyin hemşiresiydim, asistanlığını yapıyordum, ameliyatlarına giriyordum, plastik cerrahi alanında olduğundan, meme, burun, karın germe, kök hücre ve küçük cerrahi ameliyatlarına giriyordum, onun haricinde dolgu, botoks, lazer epilasyon yapıyordu, ben ona bu işlemler sırasında yardım ediyordum, biz ameliyatları... Hastanesinde yapıyorduk, ameliyat haricinde klinikte yine birlikte çalışıyorduk, ... teknoloji ile arasındaki ortaklık ilişkisini ve kar paylaşım oranını bilmiyorum, benim paramı ilk başta güzellik merkezi taraıfndan yatırıloyurdu, sonrasında güzellik merkezini serdar bey devraldıktan sonra, maaşlarımı serdar bey kendisi yatırdı, serdar bey aynı güzellik merkezini devraldı, serdar bey klinik ve güzellik merkezi bir arada olamayacağından, güzellik merkezini devaraldı, klinik zaten kendisinindi, klinikte aynı yerdeydi, kat olarak aynı yerde bir tarafı güzellik merkezi bir tarafı klinikti, biri Şambala plastik cerrahi ve rekonstrikif klinik, diğer tarafıda şambala güzellik merkeziydi, ben sadece serdar beyin asistanlığını yaptığım için klinik kısmında çalışıyordum, aletler bozulunca tamir etmeye gelenlere para ödenip ödenmediğini bilmiyorum, biz bozulduğunda arıyorduk gelip yapıyorlardı, bir yıl kadar ben orda çalıştım 2015 de işe girdim, bir yıl kadar çalıştıktan sonra kliniği kapatıcam nişantaşına taşınıcam, güzellik salonunu çalışanları ile birlikte hakları saklı olarak devaraldı, devraldıktan sonra bi altı ay sonra kliniği kapatıcağını söyledi, sonrasında bizi serdar bey bir odaya çağırdı, serdar bey istifalarımızı istedi, ben kliniği bıkarıyorum, şambala ile bir bağım kalmicak, başka bir klinik açıcam, siz metin beyin tarafına geçiceksiniz diye çalışanlara söyledi, bizim datalarımızı yani programıda alıp gitti, müşteriler oraya gittiler, ben müşteriler ile direk temas eden kişiydim, resepsiyonisti programla birlikte alıp gitti, benim hastalarla ameliyatlarına girip yakın temasım vardı, serdar bey bizden istifa dilekçelerini istediğinde ben metin beyle görüştüm metin bey bana istifanı verme serdar bey tazminatını ödemez dedi. Davacı vekili " serdar bey klinik açacağı zaman kimler onunla birlikte gitti, eski personelden biliyorsanız isim ve görevlerini söylermisiniz, kendisi hemşirelik yaptığı için belli bir dönem şambala bünyesinde yapılan operasyonlar ve bakılan hastalar ile ilgili daha sonra kenisidine dönüşler oldumu, bu geri dönüşler olumlu olumsuz ne şekildeydi, serdar beyin yeni açtığı klinik ile ilgili bu hastalar konusunda bilgisi ve görgüsü nedir " dedi Tanık cevaben : ilkim çıkrıkçı resepsiyonist, gizem hanım güzellik salonunda estetisyen, serap hanım diyetisyen, başka bildiğim yoktur, bana hastalardan çok dönüş oldu, genelde olumsuz dönüşler yapıldı, hatta birisi beni tehdit etti, yeni kliniğini görmedim, hastalarını bilmiyorum ama şöyle bir şey var çalışırken bize hastalar geliyordu bilgilerini alıyorduk, bilgilerini aldığımız zamanda bilgi almayı unuttuğumuzda kendi numaramızı yazıyorduk, serdar bey yeni kliniğinde bu şekilde bana dönüş yaptı, hastaya mesaj atar gibi bana mesaj attılar dedi. Davalı vekili: metin bey kimdir, serdar beyin çalışanı ise metin beyi niye arama gereği duymuştur, serdar bey ile davası varmıdır dedi. Tanık cevaben; metin bey plazanın sahibi, güzellik merkezide onun üzerindeydi, metin beyi aradım çünkü sürekli birbirlerine serdar beyle hasta paslaşıyorlardı, serdar bey bana metin bey güzellik salonunu devralacak dediği için ben metin beyi aradım, benim bordrolarım güzellik salonu kısmındaydı, serdar beyle iş mahkemesinde kıdem tazminatı davam vardır, şuan istinaf aşamasındadır dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davalı tanığı ...'ın usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanıktan soruldu: Ben orada kliniğin hasta organizasyonlarına bakıyordum, serdar beyin asistanıydım ve ön muhasebeye bakıyordum, serdar bey plastik cerrahi üzerine vücut ve yüz estetiği gibi kesili işlemler yapıyordu, kesili işlemleri anlaşmalı olduğumuz ...hastanesi ve birçok hastane ile çalışıyordu, kesi gerektirmeyen işlemleri klinikte yapıyorduk, şambala güzellik salonu ve klinik olarak bitişik çalışıyordu, metin bey klinik ve güzellik salonununda idaresici olarak çalışıyordu, metin bey idareciydi, kazanç paylaşımında doktor bey bir miktar maaş alıp, belli bir yüzde dağılımları vardı, %60 serdar bey %40 metin bey alıyordu, çok emin değilim, serdar bey akşamları yediye kadar kalıyordu, sabahları ameliyat olduğunda ameliyattan sonra ameliyatı yapıp geliyordu, serdar bey ameliyat olmadığından klinik 9-10 gibi açılıyordu, akşam yedi de kapanıyordu, serdar beyin mesaiye uymama gibi bir durumu yoktu, 2016 yılı mayıs ayından sonra doktor beye bildiğim kadarıyla metin bey tarafından ödemesi yapılmadığından ayrıldı, uzun bir müddet klinik açmadı, daha sonra kendine ait muayene yeri açtı, kendine ait plastik cerrahi yaptığı hastaları yeni muayenesine gitti, takdir edersiniz ki hastalar doktor bey ile beraber işlemleri gereği gitti, eski iş yerinde serdar bey gittikten sonra başka bir doktor yoktu, hastalarda kendi işlemlerinin devamı gelsin diye serdar beyin yanına gitti, eski iş yeri serdar bey gitmesine rağmen bir buçuk iki ay kadarda işe devam etti, güzellik merkezinde lazer epilasyon bu gibi işlemler için diğer estetisyenler ile devam etti, ben serdar bey giderken yanında gitmedim, klinikte kadım, serdar bey ile serap akyol gitti başka kimse gitmedi, Feray hanımda klinik tarafından işten çıkarıldı dedi. Davacı vekili " tam olarak serdar bey şambala güzellik merkezindene ne zaman ayrıldı, kendisi şuanda veya herhangi bir tarihte serdar beyle çalıştımı çalışmaya devam ediyormu " dedi Tanık cevaben : kasım 2016 da serdar bey ayrıldı, bizde işten serdar bey tarafından çıkarıldık, daha sonra bordrosuz bir şekilde şambala kliniğinde çalışmaya devam ettik, serdar beyde iş bulana kadar bir kaç ay çalıştım, şuanda att medikalde çalışıyorum, benim dataları almam mümkün değil, kullandığımız sistem bulut sistemidir, bu serdar beyin izni olmadan benim bunu kullanmam mümkün değildir, serdar bey bana eski hastaların datalarını verip benim aramam gibi bir durum olmadı, zaten öyle bir şey yapsam ismimi gizlememe gerek yok dedi. Davalı vekili "kliniğin kazandığı nakit paralar ve slipler kime veriliyordu, primleri kim hesaplıyordu serdar beymi şambala mı, personel devrinin sebebi neydi dedi. Tanık cevaben: kliniğin kazandığı nakit paralar ve slipler... holdingin muhabesine veriliyordu, primler koordinasyonu sağlayan kişiler tarafından hesaplanıyordu, ... holdingin muhabesebesine bildirilip maaşlarla birlikte yatırılıyordu, artan giderlerden dolayı tüm personel serdar beya geçti, o dönem giderleri serdar bey ödüyordu dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Davalı tanığı ...'na engel hali yok usulüne uygun bir şekilde yemini yaptırıldı. Tanıktan soruldu: 2015 yılında şambala klinikte işletme koordinatörü olarak çalıştım, bu süreçte işe giriş görüşmemden itibaren metin beyi tanıyorum, serdar beyle daha önce çalışmışlığım vardı, taraflar arasında bir ciro ortaklığı vardı, serdar beyin aldığı bir fix maaş ve %7 cirodan, operasyonlardan da %60 serdar, %40 metin bey alacaktı, işlemler klinik veya anlaşmalı hastalerde yapılıyordu, bunlardan biri ...-... hastanesidir, kök hücre için aldığımız cihazda o hastanededir, ödemeler klinikte çalışan arkadaşlar tarafından nakit ve kredi kartı ile alınır, her gün akşam ... plazada bulunan muhasebe birimine teslim edilir, erkan bey veya diğer arkadaşlar tarafından teslim alınırdı, çalışanların primleri ... tarafından hesaplaındır, ...holdingin finans direktörü tarafından hesaplanırdır, klinikteki tadilatlar veya cihaz harcamaları metin beyin onayı alındıktan sonra yapılırdı, makina bozulduğunda yapım masrafı klinikten alınıyor idi, ekstra serdar bey kasadan ödeme alması mümkün değildi, serdar beyin ayrıldığı süreçte ben yoktum, ondan önce ben ayrılmıştım, bildiğim kadarıyla ticari anlaşmazlıktan dolayı ayrıldı, giderken şambaladaki müşterileride alıp şambalaya karşı bir haksız rekabet yaptığını zannetmiyorum, ... holdingdende kontrol edilebilen randevu programı vardır, serdar bey ayrıldıktan bir yıldan kısa bir süre sonra muayenesini açtı, giderken yanında eski çalışanlarını almadı, hemşiresi gitmedi dedi. Davacı vekili " tam olarak hangi dönemde çalıştı, bora beyin ayrılması ile arada ne kadar süre var, daha önce serdar bey ile nerede ne şekilde hangi koşullarda çalışmışlardı " dedi Tanık cevaben : 2015 yılının ocak ve aralık ayları arasında çalıştım, şambala tarafından sigorta edildim, bora beyin ayrılması ile aramızda bir yıl vardır, ben daha önce Dora hospitalda görev yaptım, o süreçte serdar beyin yeni mezun olduğu dönemde dr...in yanında ameliyatlara gidiyordu orda tanıştık dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Mahkememiz dosyasına 24/04/2028 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle; "Dosya münderecatı incelemesinde; -Taraflar arasında sözleşmeye dayanan ticari ilişki bulunduğu, - Davacı tarafın davalı nın sözleşmeyi haksız olarak fesh ettiğini iddia ederek maddi manevi tazminat alacağı talep ettiği, - Taraflar defter ve belgelerini ibraz etmeyip yerinde inceleme talepleri de görülmemiştir. - Davacı tarafın ,davalının sözleşmeyi haksız yere fesih ettiğinden dolayı maddi ve manevi taleplerinin hesaplanması için taratlar arasındaki sözleşme gereği davacı tarafın her ay davalıya 7000.00 TL aylık ödediğini ,klinik net cirosunun %7 sini vergi öncesi kardan %60 nı ödediğini ticari defter ve belgelerle Sayın Mahkmeye kanıtlaması gerektiği hususları tespit edilmiştir. Yukarıda ayrıntılarıyla arzedilen nedenlerden dolayı; 5.1-Taraflar ticari deftelerini ibraz etmediği " ifade edilmiştir. Mahkememizin 26/10/2020 tarihli duruşmasında ; Taraf vekillerinin celse arası sunmuş oldukları beyan ve itiraz dilekçeleri ve bu celseki yerinde inceleme talepleri göz önüne alınarak bilirkişiden her iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi için HMK 218. Madde gereği yerinde inceleme yetkisi verilerek EK RAPOR alınmasına karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 19/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir. Ek raporda özetle; "Davacı ve davalı tarafın dava konusu 2014-2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin kayıtların düzenli olduğu ve defterlerin birbirlerini doğruladığı görülerek 6102 sayılı TTK'nun 64/3 ve HMK'nun 222. md uygun olduğu, sahibi lehine delil teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davacı Karşı Davalı Kayıt Ve Talepleri İle İlgili İrdelemeler Sayın Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda taraf defterleri ve dosya münderecatı incelemesinde, bütün takdir Sayın MAHKEMENİN OLMAK ÜZERE; a) Stok faturalarının teslimi yönünden değerlendirme: Davacı tarafın davalı karşı davacıya düzenlediği, 29.02.2016 tarih ve 371 -389 dahil stok malzemeleri faturasını imzalayarak teslim alan ...'NIN fatura teslim alma yetkisi veya davalı tarafın o tarihte çalışanı olup olmadığı, (EK-23) söz konusu faturaların hangi nedenlerle davalı karşı davacıya düzenlendiği bununla ilgili sözleşmenin bulunup bulunmadığını, b) Dosyada mübrez cihaz kiralama sözleşmesinde kira ücreti ve ödeme süresinin belirtilmediği, Davalı karşı davacının gönderdiği üzerinde ciro bedeli yazılı olan toplamda 111.933,36 TL (EK-25, 26, 27) izahatı bulunan miktarı cihaz kiralama bedeli faturasından düşülerek takip açılma nedenini 2014 yılından sonra davalı tarafa 7.000,00 TL ödenmemesinin gerekçesini; Davalı Karşı Davacının Kayıt Ve Talepleri İle İlgili Değerlendirmeler a) Davalı karşı davacının defterlerinin serbest meslek defteri olması nedeni ile muavin kayıt tutmadığından İstanbul ..., Noterliğinin 21.11.2016 tarih ve ... yevmiyeli davacı karşı davalıya gönderdiği ihtarnamede talep ettiği, 270.751,19 TL'nın zamanında ödenmemesi nedeni ile sözleşmeye karşı gelindiğini ifade ettiği, bu tutarın orijinal belgelerinin Sayın Mahkemeye ibrazı gerektiği hususları tespit edilmiş olup b) Bu hususların açıklığa kavuşmasından sonra tarafların borç ve alacak tutarının tespit edileceği " görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 28/06/2021 tarihli duruşmasında; Dosyanın bilirkişiye tevdi ile tarafların rapora beyan ve itirazları irdelenmek suretiyle EK RAPOR alınmasına karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 21/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir. Ek raporda özetle; " Davacı karşı davalı taraf davalı karşı davacıya... fatura ile 194.256,92 TL cihaz kira bedeli faturasını tebliğ ettiğini Sayın Mahkeme ye ispatlarsa: Ve davalının 7000X8= 56.000 TL 8 aylık 7.000,00 TL den alacaklı olmasına karar vermesi halinde BU konuda VERGİ USUL KANUNUN 236. maddesi hiçbir yorum yapmadan aşağıda arz edilmiştir. "Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir”. 194.256,92 Cihaz kira bedelinden alacaklı 96.066,65 TL Stok satışından alacaklı (-) 56.000,00 TL 8 aylık borç 234.323,57 TL Davalı karşı davacıdan alacaklı olacağı 194.256,92 kira bedelini tebliğ ettiğini ispatlayamazsa. 96.066,65 TL Stok satışından alacaklı (-) 56.000,00 TL 8 aylık borç 40.066,65 TL Davalı karşı davacıdan alacaklı olacağı kanaatine varılmıştır. (Bu değerlendirmeler ile ilgili belgeler 19.03.2021 tarihli ek raporumuz ekine olduğundan bu raporumuza tekrar eklenmemiştir.) SONUÇ Yukarıda ayrıntıları ile arz ve izah edilen nedenlerle Davacı Karşı davalının, davalı karşı davacıdan 234.323,57 TL KDV Dahil alacaklı olacağı (4.2.5, b) maddesine göre karar vermesi halinde Davalı karşı davacıdan 40.066,65 TL KDV dahil alacaklı olacağı "sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 27/03/2023 tarihli duruşmasında; Dosyanın yeni bir MALİ MÜŞAVİR, PLASTİK REKONSTÜRİKTİF/ESTEKİK CERRAHİ UZMANI ve BORÇLAR HUKUKU NİTELİKLİ HESAP UZMANINDAN oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasındaki dava konusu ortaklık sözleşmesi ve cihaz kiralama sözleşmesinden kurulan ilişkinin adi ortaklık sözlemesi niteliğinde olup olmadığı, sözleşmenin devam edip etmediği, hangi tarihte sonlandığı, sözleşme feshinde hangi tarafın kusurlu olduğu, hangi tarafın sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerinin getirmediği hususlara irdelenerek ; A-ESAS DAVA YÖNÜNDEN; sözleşme kapsamından davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı ile davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeni ile davacının maddi zararının oluşup oluşmadığı var ise miktarı, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olup olmadığı, adi ortaklık olduğunun ve tasfiyesinin gerektiğine kanaat getirilmesi halinde, davalı karşı davacının talep edebileceği tutarın ne olduğu, davalı karşı davacının davacı karşı davalıya ödeyip faturalandırılmayan ciro payından kaynaklı zararın bulunup bulunmadığı var ise miktarı hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 07/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle;" Davacı ile davalı arasında 2014 yılında (gün-ay belirtilmemiştir) “Cihaz Kiralama Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu hakkında uyuşmazlık bulunmadığı ve işbu sözleşmenin TBK m. 299 hükmünce “taşınır kira sözleşmesi” olduğu; sayılan beş adet cihazın kiralanmasına yönelik bu sözleşmeye göre davacının “kiraya veren”, davalının ise “kiracı” sıfatını haiz olduğu; * 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu hakkında uyuşmazlık bulunmadığı; Borçlar mevzuatına vönelik inceleme neticesinde; sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği; kararda, bozucu yenilik doğuran hakkın karşı tarafa vardığı anda hüküm ve sonuç doğurduğunun kabul edildiği; dolayısıyla davalı-karşı davacı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde de uygun olarak noterden gönderilen 28.11.2016 tarihli fesih ihtarnamesinin davacı-karşı davalıya varmasıyla sözleşmenin sona erdiği kanaatine varıldığı; hal böyle olmakla feğer Sayın Mahkemece davalı-karşı davacının haklı nedene Dayanmadığı kabul edilir ise bu halde bile) davalı-karşı davacı tarafından sözleşmenin sonlandırılıp sonlandırılmadığı yönünden takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Asıl Dava Yönünden; Davacı, 01.03.2016-01.12.2016 tarihleri arasında ciro payını tahsil edemediğini; buna ilişkin olarak davalı tarafından davacıya hiçbir belgenin sunulmadığını iddia etmiş; bu nedenle) 17.03.2014 tarihli Ortak İş Sözleşmesi'nin 1.1, 1.2, 2.3 ve 2.4 maddeleri gereğince davacı şirkete ödenmesi gereken tutarın tespitini talep etmiş olduğu, mali yönden incelemede ancak Gelir Vergisi Beyannamesi'ne göre gayrisafi gelirin ve Doktorun Makbuzlu gelirinin tespiti yapılabildiği, mali branş dahilinde ciro payının belirlenmesine esas belgelerin görülmemiş olduğu ve sektörel incelemeler neticesinde ciro payının belirlenebileceği, davacı beyanlarına göre yukarıda detayları ile açıklanmış Klinik cirosu 688.278,72 TL Kabul edilmesi durumunda Doktor Payı 967 oran üzerinden hesaplandığında Ciro payının (688.278,72 TL*047) 48.179,51TL olarak hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacının (salt davalı ile giriştiği hukuki ilişkin nedeniyle 2.000.000USD üzerinde yatırım yaptığı; ancak davalının haksız olarak işi bırakması sebebiyle yatırımın davacının elinde kaldığı; cihazların ve malzemelerin satılamadığı - kiralanamadığı; başka bir doktor ile ortaklık sağlanamadığı; kliniğin kiralanamadığı; davalının hem haksız rekabete giriştiğini hem de sözleşmeye aykırı davrandığını iddia ederek) tespit edilecek maddi zararının tespitini talep etmiş olup dosya kapsamı incelendiğinde davacının yatırım miktarını hesaplamanın mümkün olmadığı; bununla birlikte davacının elinde kalan cihazlar, klinik gibi şeylerin değerlerinin uzmanlık alanı gereğince tarafımızca tespit edilemeyeceği; dolayısıyla iddia edilen hususlar bakımından mali açıdan bir miktar belirlemenin dosya kapsamında mümkün olmadığı; - Davacının alacak tutarlarından olan davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacıya 29.02.2016 tarihinde ...-... Faturaların toplamı olarak 208.000,01 TL Fatura bedelinin talep edildiği, bu faturanın davalı/karşı davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı/karşı davacı tarafından... Cumhuriyet Başsavcılığı'na Özel Belgede sahtecilik konusunda şikayette bulunulmuş olduğu ve bu soruşturma dosya numarasının ... olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, - Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş, 30.11.2016 tarihli ... No.lu Cihaz Kullanım Bedeli 194.256,92 TL faturadan, davalı yanın ciro payı ödemesi olarak göndermiş olduğunu beyan etmiş olduğu 111.933.386 TL ödemenin düşümünden sonra kalan tutar olan (194.256,92 TL-111.933,36 TL) 82.323,56 TL için icra takibi yapılmış olduğu, bu faturaya davalı ticari defterinde rastlanmadığı, ilgili dönemde cihazların kullanılmış olup olmadığı konusunda Mali yönden tespit yapılamadığı, 30.11.2016 tarihli ... No.lu 01.01.2016-30.11.2016 dönem Tıbbi Cihaz Kullanım Bedeli açıklamalı 194.256,92 TL faturasının 08.12.2016 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği ile davalı tarafından kabul edilmemiş olduğu ve davacı tarafa iade edilmiş olduğuna dair ihtarname gönderilmiş olduğu, Davacı/karşı davalının toplam olarak (208.000,01 TL482.323,56 TL) 290.323,57 TL zarar tespiti yapılabildiği, bu tutar dışında oluşan maddi zarara ilişkin dayanak belgelerin görülmemiş olduğu ve dolayısıyla mali branş bazında tespit yapılamamış olduğu, - Davacı, davalı tarafından sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle manevi zarara uğradığını iddia etmiş olup belirtmek gerekir ki borcun gereği gibi ifa edilmemesi, sözleşmenin ihlal edilmesi halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114 “Haksız fil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” hükmünce bu halde kusurun derecesinin önemli olmadığı; bu hükmün atfı dolayısıyla “kıyasen” uygulama alanı bulacak düzenlemenin TBK m. 58/1 hükmü olduğu; hükmün ise “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü Bulunma dıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın bulunması gerek hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği; dolayısıyla bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği; ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere bu hallerin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gerektiği; manevi tazminatın talep edilebilmesi için kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; hal böyle olmakla HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Karşı Dava Yönünden a. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Asıl dava yönünden incelemelerde de belirtildiği üzere 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede yer alan taraf iradeleri incelendiğinde (örneğin hem gelir paylaşımına, hem davalıya aylık ücret ödenmesine, hem de davalı tarafça tahsil edilen ödemelerin davacıya verilmesine, davalının davacının salonlarında belirli gün ve saatlerde çalışması vb. hususlar birlikte kararlaştırıldığından) sözleşmenin karma nitelikli bir sözleşme olduğu kanaatine varıldığı; elbette TBK m. 19/1 ve TMK m. 4 hükmüne göre takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; b. Mali inceleme neticesinde: Taraflar arasında salt olarak adi ortaklık ilişkisi bulunmadığından tasfiye halinde talep edilebilecek tutarı belirlemenin de mümkün olmadığı; - Asıl dava yönünden incelemelerde de belirtildiği üzere 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 1.1. maddesinde davalı tarafından gerçekleştirilen lazer tedavisi, botoks, dolgu gibi tıbbi estetik girişimlerine ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile müşteriden ödemenin alınacağı; - Sözleşmenin 1.2. maddesinde davalının gerçekleştirdiği estetik ameliyatlara ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile müşteriden ödemenin alınacağı; - Sözleşmenin 1.3. maddesinde tıbbi estetik dışındaki diğer işlemler ve satılan ürünler için davacı tarafından fiş veya fatura belgelenmek suretiyle müşteriden ödeme alınacağı; - sözleşmenin 2.2. maddesinde davacı tarafından davalıya her ay güzellik salonu faaliyetleri ile ilgili oluşan net ciro üzerinden 9467 oranında ödeme yapılacağı yönündeki hususların kararlaştırıldığı; Davalı-karşı davacının, “davacının yapılan ödemeleri faturalandırmaması sebebiyle 2016 yılı gelir vergisini 33.200,57TL tutarında fazla ödemek zorunda kaldığını; ayrıca fatura düzenlenmemesi sebebiyle 17.074,58TL tutarında oluşacak KDV indirimi hakkından da yararlanamadığını; böylece davalı-karşı davacının toplamda 50.275, 15TL zarara uğradığını” iddia ettiği; buna ilişkin mali neticesinde davalı/karşı davacı 2016 yılı Gelir Vergisi Beyannamesine göre, davalı/karşı davacının beyan edilen gelirinin toplam olarak 1.789.869,99 TL olduğu, bu tutara hangi detay gelir gelirlerin dahil olduğu ile ilgili detay bilgi bulunmaması nedeniyle tespit yapılamamış olduğu, dolayısıyla 111.933,36 TL ciro payı ödemesinin bu rakamın içinde olup olmadığı tespiti yapılamamış olduğu, eğer bu rakam gayrisafi gelirin içinde olduğu kabul edilmesi durumunda davalının 33.200,57 TL Gelir Vergisi zararının oluşabileceği değerlendirilmiş olduğu, 111.933,36 TL'lık Faturanın düzenlenmemiş olması sebebiyle davalının bu tutarın KDV Tutarı olan 17.074,58 TL kadar daha fazla KDV ödemesi yapmış olacağı hesaplanmış olduğu, " tespit ve görüşüne yer verilmiştir. Mahkememizin 15/12/2023 tarihli duruşmasında; 1-Dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdii edilerek; a)Esas ve karşı dava yönünden düzenlenen 07/09/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı taraf vekillerinin yapmış olduğu itirazlar yanıtlanarak, b)Birleşen 7 ATM 2017/1076 Esas 2018/131 Karar sayılı dosya dava dilekçesi ve takip talebine konu fatura alacak iddiası yönünden davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı konusunda, c)Birleşen 9 ATM 2017/1092 Esas 2018/44 Karar sayılı dosya dava dilekçesi ve takip talebine konu fatura alacak iddiası yönünden davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı var ise miktarı konusunda, Gerekçeli ve denetime elverişli EK RAPOR düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilmiştir. Ek raporda özetle; " Plastik, Rekonstürktif ve Estetik Cerrahi yönünden inceleme sonucunda dava konusu olayın 8 yıl öncesinde taraflar tarafından imzalanmış bir sözleşmeye bağlı bir alacak hususunda olduğu, 8 yıl öncesi bir olay için plastik cerrahi açısından yerinde değerlendirme gibi bir durumun olamayacağı, tıbbi açıdan değerlendirmeyi gerektiren bir hususun olmadığı, bu nedenle yapılacak değerlendirmenin bilgi alanım dışında olduğu, Ortaklık sözleşmesi ve cihaz kiralama sözleşmesinden kurulan ilişkinin adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde olup olmadığı” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı ile davalı arasında 2014 yılında (gün-ay belirtilmemiştir) “Cihaz Kiralama Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu hakkında uyuşmazlık bulunmadığı ve işbu sözleşmenin TBK m. 299 hükmünce “taşınır kira sözleşmesi” olduğu; sayılan beş adet cihazın kiralanmasına yönelik bu sözleşmeye göre davacının “kiraya veren”, davalının ise “kiracı” sıfatını haiz olduğu; - 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin taraflar arasında kurulduğu hakkında uyuşmazlık bulunmadığı; sözleşmenin 2. maddesinde taraflar arasında müşteri ve gelir paylaşımına yönelik işbirliğinin yürütülmek istendiği; sözleşmenin 1.1. maddesinde davalı tarafından gerçekleştirilen lazer tedavisi, botoks, dolgu gibi tıbbi estetik girişimlerine ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile müşteriden ödemenin alınacağı; sözleşmenin 1.2. Maddesinde davalının gerçekleştirdiği estetik ameliyatlara ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile müşteriden ödemenin alınacağı; sözleşmenin 1.3. maddesinde tıbbi estetik dışındaki diğer işlemler ve satılan ürünler için davacı tarafından fiş veya fatura belgelenmek suretiyle müşteriden ödeme alınacağı; sözleşmenin 2.1. maddesinde davacı tarafından davalıya her ay net 7.000TL. Ödeneceği; sözleşmenin 2.2. maddesinde davacı tarafından davalıya her ay güzellik salonu faaliyetleri ile ilgili oluşan net ciro üzerinden %7 oranında ödeme yapılacağı; sözleşmenin 2.3. maddesinde sözleşmenin 1.1. maddesine göre davalı tarafından gerçekleştirilen lazer tedavisi, botoks, dolgu gibi tıbbi estetik girişimlerine ilişkin olarak davalı tarafından düzenlenecek serbest meslek makbuzu ile müşteriden alınan tüm ödemelerin davacıya ait olduğu; sözleşmenin 2.4. maddesinde sözleşmenin 1.2 maddesi gereğince estetik ameliyat işlemlerine ilişkin olarak elde edilen cirodan tibbi giderler düştükten sonra kalan vergi öncesi karın %40'ının davacıya, %60'ının da davalıya ait olacağı; sözleşmenin 4.1. maddesinde davalının günlük sekiz saat, haftada en az kırk saat, en fazla altı gün olmak üzere davacının güzellik salonlarında çalışmayı üstlendiği; sözleşmenin 7.1. maddesinde davalının sözleşme süresince sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yıl süresince güzellik, bakım, estetik alanında faaliyet gösteren veya davacının ticari rakibi olan kişi ve/veya kuruluşlar veya bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul etmeyeceği; hizmet vermeyeceği; sözleşmenin 11. maddesinde sözleşmenin tarafların birbirinin ortağı olduğu, sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu şeklinde yorumlanamayacağı yönündeki hususların kararlaştırıldığı; hal böyle olmakla işbu sözleşmede yer alan taraf iradeleri incelendiğinde (örneğin hem gelir paylaşımına, hem davalıya aylık ücret ödenmesine, hem de davalı tarafça tahsil edilen ödemelerin davacıya verilmesine, davalının davacının salonlarında belirli gün ve saatlerde çalışması vb. hususlar birlikte kararlaştırıldığından) sözleşmenin karma nitelikli bir sözleşme olduğu kanaatine varıldığı; Her ne kadar davalı-karşı davacı vekili tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde adi ortaklığın varlığı konusunda yanılgıya düşüldüğü beyan edilmiş ise de zaten kök raporda “karma sözleşme ortaklığı” ifadesinin bulunmadığı; taraflar arasında adi ortaklık değil, sadece karma nitelikli bir sözleşme kurulduğu yönünde kanaate varıldığının belirtildiği; bu kanaatte değişikliğin bulunmadığı; elbette TBK m. 19/1' ve TMK m. 4 hükmüne göre takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; eğer Sayın Mahkemece adi ortaklığın olduğu kabul edilecekse bile buna ilişkin tasfiye hesaplamasının sadece mali alanda yapılabileceği, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde; sözleşmenin sonlandırılması için haklı nedene dayanmanın, Yargıtay HGK tarafından gerekli görülmediği; kararda, bozucu yenilik doğuran hakkın karşı tarafa vardığı anda hüküm ve sonuç doğurduğunun kabul edildiği; dolayısıyla davalı-karşı davacı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde de uygun olarak noterden gönderilen 28.11.2016 tarihli fesih ihtarnamesinin davacı-karşı davalıya varmasıyla sözleşmenin sona erdiği kanaatine varıldığı; Bununla birlikte davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacının haksız rekabete giriştiğini ve buna ilişkin sözleşme hükmünü ihlal etmesi sebebiyle davacının maddi zarara uğradığını iddia etmiş olup Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde; Sözleşmenin 7.1. Maddesinde davalının sözleşme süresince sözleşmenin sona ermesinden itibaren iki yıl süresince güzellik, bakım, estetik alanında faaliyet gösteren veya davacının ticari rakibi olan kişi ve/veya kuruluşlar veya bunların temsilcileri, acenteleri, ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul etmeyeceği; hizmet vermeyeceği hususunun kararlaştırıldığı; taraflar arasındaki karma nitelikli sözleşmede kararlaştırılan hizmet edimine ilişkin olarak hizmet sözleşmesinde rekabet yasağı yönünden kabul edilen TBK m. 444 hükmü ile birlikte TBK m. 445 hükümlerine göre sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağının, TBK m. 445 hükmü gereğince sözleşmenin bu hükmü m. 27/11 hükmünce “kısmi kesin hükümsüzlük” yaptırımına tabi olacağı; Mali inceleme neticesinde: Kök rapora itiraz dilekçesinde de davalı-karşı davacı vekili tarafından beyan edildiği üzere davalı-karşı davacı tarafından alacakların tahsil edilemediği, davacı-karşı davalı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin zamanında ifa edilmediği, sözleşmeye aykırı davranıldığı, davalı-karşı davacının 166.604TL. ameliyat cirosu, 48.179TL., klinik cirosu, 56.000TL. aylık ücretlerden kaynaklı olmak üzere toplamda 270.783TL. alacaklı olduğu iddia edilmiş olup bu bu yönde bir ihlalin olup olmadığının mali yönden tespit edilemediği, " görüş ve kanaatine varılmıştır. ASIL DAVA YÖNÜNDEN; A) “Sözlesme gereğince davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarı” hususunda: mali yönden incelemede; ancak Gelir Vergisi Beyannamesi'ne göre gayrisafi gelirin ve doktorun makbuzlu gelirinin tespiti yapılabildiği, mali branş dahilinde ciro payının belirlenmesine esas belgelerin görülmemiş olduğu ve sektörel incelemeler neticesinde ciro payının belirlenebileceği, davacı beyanlarına göre yukarıda detayları ile açıklanmış Klinik cirosunun 688.278,72TL. olduğunun kabul edilmesi durumunda doktor payı %7 oran üzerinden hesaplandığında ciro payının (688.278,72 TL x %7) 48.179,51TL olarak hesaplandığı, Davacının yatırım miktarını hesaplamanın mümkün olmadığı; bununla birlikte davacının elinde kalan cihazlar, klinik gibi şeylerin değerlerinin uzmanlık alanı gereğince tarafımızca tespit edilemeyeceği; dolayısıyla iddia edilen hususlar bakımından mali açıdan inceleme yapıldığında bir tutarı belirlemenin dosya kapsamında mümkün olmadığı, B) Davalının sözlesmeve avkırı hareket etmesi nedenivle davacının maddi zararının oluşun oluşmadığı, var ise miktarı” hususunda: Mali inceleme neticesinde" a. Davacı tarafından davalı yana Davacının alacak tutarlarından olan davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacıya 29.02.2016 tarihinde ...-...Faturaların toplamı olarak 208.000,01 TL Fatura bedelinin talep edildiği, bu faturanın davalı/karşı davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı/karşı davacı tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na Özel Belgede sahtecilik konusunda şikayette bulunulmuş olduğu ve bu soruşturma dosya numarasının ... olduğu, davacı/karşı davalı yan tarafından dosyaya sunulu belgeye göre, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... no.lu kararına göre, kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmiş olduğu, b.Davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş, 30.11.2016 tarihli ... No.lu Cihaz Kullanım Bedeli 194.256,92 TL faturadan, davalı yanın ciro payı ödemesi olarak göndermiş olduğunu beyan etmiş olduğu 111.933.386 TL ödemenin düşümünden sonra kalan tutar olan (194.256,92 TL-111.933,36 TL) 82.323,56 TL için icra takibi yapılmış olduğu, bu faturaya davalı ticari defterinde rastlanmadığı, ilgili dönemde cihazların kullanılmış olup olmadığı konusunda Mali yönden tespit yapılamadığı, 30.11.2016 tarihli ...No.lu 01.01.2016-30.11.2016 dönem Tıbbi Cihaz Kullanım Bedeli açıklamalı 194.256,92 TL faturasının 08.12.2016 tarihinde Beyoğlu ...Noterliği ile davalı tarafından kabul edilmemiş olduğu ve davacı tarafa iade edilmiş olduğuna dair ihtarname gönderilmiş olduğu, Davacı/karşı davalının toplam olarak (208.000,01 TL + 82.323,56 TL) 290.323,57 TL zarar tespiti yapılabildiği, bu tutar dışında oluşan maddi zarara ilişkin dayanak belgelerin görülmemiş olduğu ve dolayısıyla mali açıdan tespitin yapılamadığı, C)Manevi zararın tazmini talebi” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde; Manevi zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır), bir manevi zararın bulunması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği; dolayısıyla bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/11 hükmünün TBK m. 58/1 hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği; ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere bu hallerin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği; üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/1 hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği irdelenmesi gerektiği; HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince manevi zarara uğradığını iddia eden davacının, manevi zarara uğrayıp uğramadığını somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Asıl dava yönünden incelemelerde de belirtildiği üzere 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede yer alan taraf iradeleri incelendiğinde; sözleşmenin karma nitelikli bir sözleşme olduğu kanaatine varıldığı; -yukarıda da belirtildiği üzere- her ne kadar davalı-karşı davacı vekili tarafından kök rapora itiraz dilekçesinde adi ortaklığın varlığı konusunda yanılgıya düşüldüğü beyan edilmiş ise de zaten kök raporda “karma sözleşme ortaklığı” ifadesinin bulunmadığı; taraflar arasında adi ortaklık değil, sadece karma nitelikli bir sözleşme kurulduğu yönünde kanaate varıldığının belirtildiği; bu kanaatte değişikliğin bulunmadığı; Asıl dava yönünden incelemelerde de belirtildiği üzere 17.03.2014 tarihinde “Ortaklık İş Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 1.1., 1.2., 1.3. Ve 2.2. Maddelerinin kararlaştırıldığı, Mali inceleme neticesinde: - davalı/karşı davacı 2016 yılı Gelir Vergisi Beyannamesine göre davalı/karşı davacının beyan edilen gelirinin toplam olarak 1.789.869,99 TL olduğu, bu tutara hangi detay gelir gelirlerin dahil olduğu ile ilgili detay bilgi bulunmaması nedeniyle tespitin yapılamadığı; dolayısıyla 111.933,36 TL ciro payı ödemesinin bu rakamın içinde olup olmadığının tespit edilemediği; - bu rakamın gayrisafi gelirin içinde olduğu kabul edilmesi durumunda davalının 33.200,57 TL Gelir Vergisi zararının oluşabileceği değerlendirilmiş olduğu, 111.933,36 TL'lık Faturanın düzenlenmemiş olması sebebiyle davalının bu tutarın KDV Tutarı olan 17.074,58 TL kadar daha az KDV devri/ödemesi yapmış olacağı hesaplanmış olduğu, - Kök raporda belirtildiği ve kök rapora itiraz dilekçesinde de davalı - karşı davacı vekili tarafından beyan edildiği üzere davalı/karşı davacının ameliyat cirosu ve klinik cirosunun belirlenmesinde sektörel inceleme ve tespitlerin yapılması gerekmekte olduğu yönündeki kanaatinde değişiklik olmadığı, - Yukarıda da belirtildiği üzere- Kök rapora itiraz dilekçesinde de davalı-karşı davacı vekili tarafından beyan edildiği üzere davalı-karşı davacı tarafından alacakların tahsil edilemediği, davacı-karşı davalı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin zamanında ifa edilmediği, sözleşmeye aykırı davranıldığı, davalı-karşı davacının 166.604TL. ameliyat cirosu, 48.179TL., klinik cirosu, 56.000TL. aylık ücretlerden kaynaklı olmak üzere toplamda 270.783TL. Alacaklı edilmiş olup bu yönde bir ihlalin olup olmadığının mali yönden tespit Birleşen 7. ATM. 2017/1076 E.. 2018/131K. sayılı dosya Yönünden; Cihaz kullanım bedeli fatura tutarı olan 194.256,92TL'lik faturadan, davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya ciro payı ödemesi açıklaması ile gönderilmiş 111.933,36TL ödemenin düşüm yapılarak kalan bakiye kalan 82.323,56TL fatura alacağı yönünden 11.11.2017 tarihinde icra takibi başlatılmış olup davacı/karşı davalı ticari defterlerine göre ise 111.933,36TL'lik mahsubun davacı yan tarafından davalı yana düzenlenmiş malzeme satışlarına ilişkin düzenlediği 208.000,01TL'lik faturadan mahsup edilmiş olduğu, 111.933,36 TL ödeme cihaz kullanım bedelinin icra takibinde olduğu gibi fatura tutarı olan 194.256,92 TL'lik faturadan düşüm yapılması gerektiğine kanaat getirilmesi durumunda davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan takip tarihi olan 11.11.2017 tarihi itibariyle asıl 82.323,56 TL alacağının olacağı, işlemiş faiz tutarı 6.627,61TL ile birlikte alacağının 88.951,17 TL olacağı, Birleşen 9. ATM. 2017/1092 E.. 2018/44 K. sayılı dosya Yönünden; 208.000,01TL.lik fatura alacağı yönünden icra takibi başlatılmış olup, davacı ticari defterlerine göre 208.000,01TL'lik faturadan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına dayanak faturadan düşüm yapılan 111.933,36TL'nin mahsup edilmiş olduğu, 111.933,36TL'nin İstanbul ... İcra Müdürli in ...F. sayılı takip dosyasına dayanak faturadan mahsup edilmesi gerektiğine kanaat getirilmesi durumunda, davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan takip tarihi olan 11.11.2017 tarihi itibariyle asıl alacak yönünden 208.000,01TL alacaklı olacağı, işlemiş faiz tutarı olan 17.698,52 TL dahil edildiğinde davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacıdan 225.698,53TL alacaklı olacağı, " değerlendirmeleri yapılmıştır. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Esas Dava, Taraflar arasındaki 17/03/2014 tarihli ortak iş sözleşmesinden dolayı müşteri ve bilgi paylaşımına yönelik iş birliğinden dolayı rekabet yasağı ve sözleşmeye aykırılıktan dolayı, 10.000,00 TL ciro payı, 10.000,00 TL maddi zarar, 100.000,00 TL manevi tazminat talepli davadır. Karşı Dava, Davalı karşı davacının adi ortaklığın tasfiyesi, tasfiye payı ve maddi zarar talebine ilişkin davadır Birleşen İstanbul 9. ATM 'nin 2017/1092 e. 2018/44 k. Sayılı dosyanda Davanın; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün 2... esas sayılı dosyasına itirazın iptali davası olup, takibin konusu ise esas dava konusu sözleşmeden kaynaklı faturalara istinat edilen alacak talebidir. Birleşen İstanbul 7. Atm 'nin 2017/1076 e. 2018/131 K. Sayılı dosyasında davanın; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına itirazın iptali davası olup, takibin konusu ise esas dava konusu sözleşmeden kaynaklı faturalara istinat edilen alacak talebidir. Esas ve Birleşen Dosyalar Yönünden: Esas dava karşı dava ve birleşen davaların tamamı taraflar arasında düzenlenen 17.03.2014 tarihli Ortak İş Sözleşmesi ve Cihaz Kira ve Kullanım Sözleşmesi'nden kaynaklı hak alacak taleplerine ilişkindir. Yargılama sırasında birden fazla bilirkişi ve heyetinden raporlar alınmış ise de raporların hiç biri tek başına ve bir bütün olarak uyuşmazlık noktalarının tespiti ve çözümüne dair denetile elverişli yeterlilikte görülmediğinden tüm dosya kapsamı üzerinde mahkememizce yapılan inceleme sonucu işbu gerekçeler esas alınarak hüküm kurulmuştur. Taraflar arasındaki akdi ilişki, güzellik salonları işletmeciliği yapan davacı ile doktor olan davalı karşı davacı arasında müşteri ve gelir paylaşımına yönelik işbirliği sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin 2.2 güzellik salonu faaliyetleri ile ilgili oluşacak net cironunu %7 sinin davalı doktora, ameliyat işlemlerine ilişkin net gelirin ise %60' ının doktora kalanının ise davacıya ait olacağı belirtilmiştir. Dava konusu olan bedeller ise 2016 yılına ilişkin gelirlerdir. Sözleşmenin 1.1 ve 1.2 maddelerinde bu bedellerin doktor tarafından müşterilerden alınacağı ifade edildiğinden bu husustaki kayıtların davalıda olduğu anlaşılmaktadır. Davalı karşı davacı ve birleşen dosyalar davalı vekilinin 21.04.2021 tarihinde sunmuş olduğu "19.03.2021 tarihli bilirkişi ön raporunda bildirilen belgelerin sunulmasıdır" açıklamalı dilekçede net Ameliyat Cirosu 277.674,01 TL, Klinik Cirosu olarak adlandırılan güzellik salonu faaliyetleri net cirosu ise 688.278,52 TL olarak ifade edilmiştir. Sözleşmenin 2.2 maddesi gereği net Ameliyat Cirosu olan 277.674,01 TL' nin %40 olan 111.070,01 TL ile güzellik salonu faaliyetleri net cirosu olan 688.278,52 TL' nin %7 Doktor payı dışında kalan %93' ü olan 640.099,52 TL nin toplamı olan 751.169,53 TL sözleşme kapsamında davalı karşı davacının davacı karşı davalıya 2016 yılı gelirlerine ilişkin ödemesi gerekin tutardır. Dosyadaki belgelerdin ve davacının da kabulünde olduğu üzere bu bedelin 111.933,36 TL tutarı davadan önce ödenmiş olduğundan davacının bakiye alacağı 639.236,17 TL' dir. Davacı 639.236,17 TL asıl 208.000,01 TL tutarını ve ferilerini birleşen İstanbul 9 ATM 2017/1092 E. 2018/44 K. Sayı dosya yargılamasına konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından, 82.323,06 TL tutarını ve ferilerini birleşen İstanbul 7 ATM 2017/1076 E. 2018/131 K. Sayı dosya yargılamasına konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından, takip konusu yaptığından, anılan takip dosyaların konu toplam 290.323,07 TL nin toplam bakiye alacak olan 639.236,17 TL' den mahsubu sonucu davacının icra takip konusu yapılmayan bakiye alacağı 348.912,55 TL'dir. Davacı 10.000 TL'yi ilk dava dilekçesinde kalan 338.912,55 TL tutarı aşacak meblağı ise ıslah dilekçesinde talep ettiğinden, Davanın kısmen kabulüne, dava konusu sözleşmeden kaynaklı alacak bedeline ilişkin olarak 10.000,00 TL nin dava tarihi olan 16/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte , 338.912,55 TL nin ıslah tarihi olan 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının esas dosya kapsamında dava konusu sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin alacak talebinin birleşen dosyalara ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile reddine, tüccar olan davacının somutlaştırılıp delillendirilemeyen maddi tazminat ve uyuşmazlığın niteliği gözetilerek sabit görülmeyen manevi zarara yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine, yukarıda detaylı olarak açıklanan gerekçelerle birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne, karar verilmiştir. Karşı Dava Yönünden; Davalı karşı davacı vekilinin talebi doğrultusunda, Mahkememizin 27/05/2024 tarihli duruşmasında; Dosyanın ve eklerinin Özel Hastane/ Muayenehane/ Laboratuvar İşletmeciliği sektör bilirkişisine tevdii ile; karşı dava konusu yapılan taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bulunan tüm gelir ve hizmetlerin davacı karşı davalı tarafından faturalandırılıp faturalandırılmadığı, faturalandırılmayan gelir var ise tutarı (sözleşme ve yapılan işin kapsamı, niteliği, süresi, tutulan kayıtlar ve sektör piyasa koşulları da dikkate alınarak) ve sözleşme gereği davalı karşı davacının alacağının bulunup bulunmadığı var ise ilgili tarih itibari ile tutarı konusunda rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş ise de mahkemece takdir olunan bilirkişi ücretinin karşı davalıca yatırılmamış olması mazeret beyan edilmemiş olması ve yeniden süre de talep edilmemiş olması nedeniyle karşı dava konusu talepler hakkında sektör bilirkişi incelemese yapılamamıştır. Taraflar arasında kira ve gelir paylaşımı sözleşmeleri bulunduğu sözleşmelerin karma sözleşme niteliğinde olduğu adi ortaklık ilişkisi bulunmadığı, dosya kapsamında davalı karşı davacının davacı karşı davalıdan alacaklı olduğununu ispatlanamadığı gözetilerek karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı karşı davalı birleşen dosyalar davacı vekili kısa karardan sonra 19.11.2024 tarihli dilekçesi ile birleşen dosyalara konu her bir icra takip dosyasına ilişkin verilen icra inkar tazminatı tutarlarının her birine ilişkin olanının diğerinin hüküm fıkrasında yer aldığını beyanla bu hususun gerekçeli karar düzeltilmesini talep etmiş ise de, celp edilen her bir birleşen dava dosyası ve eklerinde fiziken bulunan icra dosya evrakları esas alınmak üzere kısa hüküm kurulmuş olduğundan ve düzeltme konusu olabilecek olabilecek bir maddi hata da bulunmadığından kısa karar hüküm fıkrası, gerekçeli kararda aynen yer almıştır. HÜKÜM : ESAS DAVA YÖNÜNDEN 1A)Davanın kısmen kabulüne, dava konusu sözleşmeden kaynaklı alacak bedeline ilişkin olarak 10.000,00 TL nin dava tarihi olan 16/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte , 338.912,55 TL nin ıslah tarihi olan 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının esas dosya kapsamında dava konusu sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin alacak talebinin birleşen dosyalara ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile reddine, 1B) Davacının maddi ve manevi zarara yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine, 2- KARŞI DAVA YÖNÜNDEN 2A)Karşı davanın reddine, 3- BİRLEŞEN İSTANBUL 7 ATM 2017/1076 ESAS 2018/131 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN 3A)Davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip talebinde belirtilen şartlar ile takibin devamına 3B) 17.790,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4- BİRLEŞEN İSTANBUL 9 ATM 2017/1092 ESAS 2018/44 KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN 4A)Davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takip talebinde belirtilen şartlar ile takibin devamına 4B) 45.139,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Esas Dava Yönünden 1C)Alınması gerekli 23.834,22 TL karar ve ilam harcından peşin alınan (2.049,30 TL peşin harç + 10.760,52 TL ıslah harcı) olmak üzere toplam 12.809,82 TL harcın düşümü ile eksik kalan 11.024,40 TL eksik harcın davalı/karşı davacıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 1D)Davacı/karşı davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 55.826,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya ödenmesine, 1E)Davalı/karşı davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 46.590,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya ödenmesine, 1F)Davacı/karşı davalı tarafça yapılan (36,00 TL ilk masrafı + 189,90 TL posta masrafı + 17.500,00 TL bilirkişi ücreti) olmak üzere toplam 17.725,90 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( %54,50 kabul ) nazaran 9.660,62 TL'sinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 1G-Davalı/karşı davacı tarafından yapılan (7.000,00 TL bilirkişi ücreti + 205,00 TL posta ücreti ) olmak üzere toplam 7.205,00 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına ( % 45,50 red ) nazaran 3.278,27 TL'sinin davacı/karşı davalıdan alınarak, davalı/karşı davacıya verilmesine, kalan kısmın davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına, 1H)Davacı/karşı davalı vekilince ödenen (2.049,30 TL peşin harç + 10.760,52 TL ıslah harcı) olmak üzere toplam 12.809,82 TL harcın davalı/karşı davacıdan alınarak, davacı/karşı davalıya ödenmesine, 1I) Tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Karşı dava yönünden 2B)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,77 TL harcın düşümü ile eksik kalan 256,83 TL eksik harcın davacı/karşı davalıdan (esas dosya davalısı) tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 2C) Davacı/karşı davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 10,000,00 TL vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya (esas dosya davacısı) ödenmesine, 2D)Davacı/karşı davalı (esas dosya davalısı) tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı/karşı davalıya iadesine, davacı/karşı davalı (esas dosya davalısı) tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 2E)Davalı/karşı davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı/karşı davacıya (esas dosya davacısı) iadesine, Birleşen İstanbul 7 ATM 2017/1076 Esas 2018/131 Karar Sayılı Dosyası Yönünden 3C) Alınması gerekli 6.076,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 390,58 TL'nin düşümü ile eksik kalan 1.035,10 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 3D)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3E)Davacısı tarafından yapılan ( 36,00 TL ilk masraf + 390,58 TL peşin harç + 94,50 TL tebligat gideri) olmak üzere toplam 521,08 TL’nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3F)Tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Birleşen İstanbul 9 ATM 2017/1092 Esas 2018/44 Karar Sayılı Dosyası Yönünden 4C) Alınması gerekli 15.417,46 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.409,50 TL'nin düşümü ile eksik kalan 12.007,96 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydedilmesine, 4D)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 36.112,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4E)Davacısı tarafından yapılan ( 36,00 TL ilk masraf + 3.409,50 TL peşin harç + 55,00 TL tebligat gideri) olmak üzere toplam 3.500,50 TL’nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4F)Tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2024 Katip . ¸e-imzalıdır Hakim . ¸e-imzalıdır