İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/2941 E. 2013/1606 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/2941
- Karar No
- 2013/1606
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/267 KARAR NO : 2024/582 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete çeşitli zamanlarda fatura karşılığı hizmet verdiğini, tarafların iş bu faturaları ticari defterlerine kaydettiklerini, ancak davalı yanın faturalara konu hizmete istinaden ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı tarafla iletişime geçildiğini ve borcun ödenmesinin istendiğini, verilen sürede de borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak bakiye ... Euro asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı tarafın ise kötüniyetli olarak itiraz süresi içinde itiraz ederek takibin durduğunu, davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğ edilmesiyle birlikte temerrüde düşürüldüğü gibi; takibin dayanağı olan faturalara yasal süre içinde itiraz etmemek suretiyle faturaların münderecatını kabul etmiş olduğundan borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, tarafların işbu dava ve takibe konu faturaları ticari defterlerine de işlediğinden ticari defter incelemesi ile de davanın sübuta ereceğini beyanla borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen temerrüt faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu faturaların usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, icra takibine konu edilen ve işbu davanın konusunu teşkil eden faturalar incelendiğinde usulüne uygun faturalar olmadığını ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında ilgili evrakların fatura olarak kabulünün mümkün olmadığını, faturanın şekil şartlarıyla ilgili olarak TTK'da açık bir hüküm bulunmamasına karşın, Vergi Usul Kanunu 230. Maddesi 3. Fıkrası uyarınca; " 3. Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;" nın faturada bulunması gereken zorunlu unsurlardan sayıldığını, hiçbir şekilde fatura muhteviyatını kabul etmemekle birlikte iddia edilen faturaya ilişkin alacaklarının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, faturaların Türkçe düzenlenmesinin zorunluluğu bulunduğunu, yabancı dilde düzenlenmesinin usulüne aykırı olduğunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 215. Maddesi; “Bu kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir.” şeklinde mevzuat ettiğini, aynı kanunun 227. Maddesi; " Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” şeklinde mevzuat ettiğini, buna rağmen takibe konu faturaların sadece yabancı dilde düzenlendiğini, Türk Mahkemeleri ve yargı çevrelerine ilgili kanun hükümlerine tabi olan faturaların Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına uygun olma zorunluluğunun bulunduğunu, ilgili faturaların davalı firmaya tebliğ edilmediğini, TTK kapsamında ticari anlamda faturaların, alacak talep edilen tarafa tebliğ edilmesinin gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu 21. Maddesine göre; "(1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." şeklinde faturanın tebliğ zorunluluğunun olduğunu içtihat edildiğini, dava dilekçesinde takibe konu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini ve tebliğe rağmen süresi içerisinde itiraz edilmediği belirtilse de tebliğ edildiğine ilişkin hiçbir delil ve emare sunulmadığını, faturaların karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin ispat külfetinin davacı tarafta olup, faturaların usule uygun şekilde tebliğ edildiğini davacı tarafın ispatlayamadığını, TTK madde 18 fıkra 3 kapsamında İki tarafı da tacir olan faturalar için özel bir tebliğ usulü belirlendiğini, bu tebliğ usulüne uymayan faturaların tebliğ edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, TTK Madde 18/3 fıkra "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." İlgili kanun maddesi kapsamında faturanın tebliğ için ilgili şekil şartlarına uyulması gerektiğinin belirtildiğini, ilgili faturaların davalı şirketin ticari defterlerine iddia edildiği gibi hiçbir zaman işlenmediğini, ilgili faturalarda beyan edilen hizmetlerin davalı tarafa ifa edilmediğini, faturaların davalı şirkete ödeme emri ile tebliğ olmuş olduğundan süresi içerisinde faturaya itiraz edildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davalının temerrüde düşürülmüş olmadığından takip öncesi işlemiş faiz istenmesinin mümkün olmadığını, davacının alacağının olmadığını bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak davalı şirket aleyhinde açılmış olan bu dava sebebiyle davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyanla usulden ve esastan ayrı ayrı davanın reddine, takibin iptaline, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ... üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına, Vergi Dairesine müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Davacı tarafça davaya konu takip dayağı olan yabancı dilde düzenlenmiş faturaların yeminli tercümesi ibraz edilmiş, Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak söz konusu faturalara ilişkin BA formları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde uyuşmazlığa ilişkin olarak rapor tanzimine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... vergi kimlik numarasında kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi davalı ...'nin incelemeye ibraz ettiği yukarıda yer alan 2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikine tabi olanların açılış ve kapanış tasdikleri kanuni süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, Ancak; Davalı şirketi tarafından tarafıma ibraz edilen ticari defterleri içerisinde 2020 yılı yevmiye defterinin ibraz edilmediği, Defteri Kebir defterinin de yazdırılmadığı, Kebir Defterinin boş olmasından dolayı bu döneme ilişkin bir inceleme ve tespit yapılamadığı, Yine Davalının yukarıda yer alan 2018-2019-2020-2021 yılları Kebir ve Envanter Defterlerinin ilgili dönemleri geçtiği halde kayıtların yazdırılmadığı, tüm sahifelerinin boş olduğu, Yine yukarıda tespit edildiği üzere Davalının 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış kayıtları ile 2019 yılı yevmiye defterinin açılış kayıtlarının uyumlu olmadığı, Bu nedenle Davalının dosya kapsamına sunduğu ticari defterlerinin lehe delil olup olamayacağı hususundaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarında Davacıya ait carisinin kaydının ... yılında ..., takip eden yıllarda ise ... ile ... Alıcılar, ... Satıcılar, ... Verilen Sipariş Avansları, ... Alınan Sipariş Avansları hesap kodlarından takip edildiği, Davalının 2018 yılı ticari defter kayıtlarında ... tarihindeki açılış kaydında ... Alınan Sipariş Avansları hesabından Davacının Davalıdan ... TL Alacaklı olduğuna ilişkin kayıt yapıldığı, ... tarihli kapanış kaydında ise Davacının Davalıdan ... Alınan Sipariş Avansları hesabından ... TL Alacaklı olduğu gözüktüğü, ancak Davalının 2019 yılı ticari defter kayıtlarında ... tarihindeki açılış kaydında ... Alınan Sipariş Avansları hesabında Davacının bu alacağının kayıtlı olmadığı, Bu durumda Davalının 2018 yılı ticari defterlerinin ... tarihli kapanış kayıtları ile 2019 yılı ... tarihli açılış kayıtlarının birbirini tutması gerektiği halde tutmadığı, Davalının ticari defter kayıtlarına göre ... tarihi itibariyle Davalının Davacı tarafa ... TL borç kaydı olması gerektiği halde Davalının 2019 yılı ticari defter kayıtlarında ... kapanış kaydına göre Davalının Davacıya ... TL borçlu olduğu gözüktüğü, bunun nedeninin ise Davalının 2018 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydında yer alan Davacının alacak bakiyesinin 2019 yılı ticari defter kayıtlarına yansıtılmamasından kaynaklandığı, Yine Davalının 2021 yılı ticari defter kayıtlarında ... açılış ve kapanış kaydına göre Davacının Davalıdan ... Alınan Sipariş Avansları hesabından ... TL Borçlu olduğu gözüktüğü, Davalının 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir alım satım veya ödemeye ilişkin kaydın olmadığı, 2018 yılından devreden alacağın 2019 ve sonrası yıllar ticari defterlerine yansıtılmadığından kaynaklandığı, Yukarıda davalı şirketin ticari defter kayıtlarından tarafımca oluşturulan muavin kayıtlarına göre Davalı tarafın Davacı tarafa yapmış olduğu mal/hizmet teslimi neticesinde düzenlenen Faturalara istinaden Davacı tarafın Davalı tarafa yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı ... Alıcılar Hesabından takip tarihi itibariyle ( 2020 Yılı Yevmiye Defteri sunulmadığı, sunulan Kebir Defteri ve Envanter Defterini de işlenmiş olmadığından, ayrıca Davalının 2019 yılı ticari defterlerinde ... tarihindeki kaydi değerler 2021 yılında da aynen devam ettiğinden) Davacının Davalıdan ... Euro Alacaklı olduğu, Yine yukarıda davalı şirketin ticari defter kayıtlarından tarafımca oluşturulan muavin kayıtlarına göre Davacı tarafın Davalı tarafa yapmış olduğu mal/hizmet teslimi neticesinde düzenlenen Faturalara istinaden Davalı tarafın Davacı tarafa yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı ... Satıcılar Hesabından takip tarihi itibariyle ( 2020 Yılı Yevmiye Defteri sunulmadığı, sunulan Kebir Defteri ve Envanter Defterini de işlenmiş olmadığından, ayrıca Davalının 2019 yılı ticari defterlerinde ... tarihindeki kaydi değerler 2021 yılında da aynen devam ettiğinden) Davacının Davalıdan ... Euro Alacaklı olduğu, Bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle toplam ... Euro Alacaklı olduğu, Davalının dosya kapsamına kazandırılan BA Formunda ... döneminde Davalının Davacıdan ... adet belge karşılığı (KDV Hariç) ... TL tutarında mal/hizmet aldığını beyan ettiği, Söz konusu Faturaların Davacı tarafça Davalı şirket adına düzenlenen takip konusu ... tarihli ... Seri nolu ... Euro bedelli fatura ile ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedelli faturalar olduğu, Takip konusu diğer faturalara Davalının ticari defter kayıtlarında rastlanılamadığı, Ancak Sayın Mahkeme takip konusu diğer faturalarda yer alan mal yada hizmetinde Davacı tarafça Davalı tarafa teslim edildiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan ( ... Euro + ... Euro= ... Euro) ... Euro alacaklı olduğu, Davacı tarafça Davalıdan takip talebinde ... Euro Asıl Alacak ve ... Euro İşlemiş Faiz olmak üzere ... Euro talep edildiği, Talep edilen tazminat tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... tarihli ek raporda özetle; "...Davalı şirketin tarafıma ibraz edilen ticari defter kayıtlarından oluşan cari hesaba göre Davacının Davalı şirketten ... Alıcılar Hesabından ... Euro Alacaklı olduğu, bu alacak kalemine ilişkin detay muavin kaydının Kök Raporda yer aldığı, yine Davacının Davalı şirketten ... Satıcılar Hesabından ... Euro Alacaklı olduğu, bu alacak kalemine ilişkin detay muavin kaydının da Kök Raporda yer aldığı, bu tutarlara takip konusu olan ancak Davalının ticari defter kayıtlarında yer almayan toplam ... Euro tutarındaki faturalarında eklenmesi halinde ... Euro alacak kalemine ulaşıldığı, Sayın Davalı vekilinin gülünç ve kötüniyetli olarak tespit edildiğini iddia ettiği ... Euro kök raporda detaylıca hesaplandığı ve nereden kaynakladığının da yukarıda açıklandığı,Kök Raporda tespit edildiği üzere Sayın Davalı vekilinin müvekkili şirketin kök rapor ekinde de yer aldığı üzere Davalının 2018 yılı ticari defter kayıtlarında Alınan Sipariş Avansları hesabında ... tarihi itibariyle kapanış kaydında Davacının(...) Davalı şirketten ... TL Alacaklı olduğu gözüktüğü,Ancak Davalı şirketin 2019 yılı ticari defter kayıtlarında ... tarihinden ... Tarihine devreden Alınan Sipariş Avansları Hesabının Açılış Kaydında ... ... TL,... ... TL olmak üzere ... TL borç kalemi yer aldığı, ... 2018 tarihinde kapanış kaydında bu alacaklıların yer almadığı, Davacının Alacak Kaleminin bu alıcılara işlendiği, Sayın Davalı vekili dosya kapsamına müvekkili şirketin ... ve ... tarihli Kapanış ... sunmuş olup, dosya kapsamında Kök Rapor ekinde yer alan Davalının ticari defterinin 2018 yılı ... tarihli kapanış kaydının incelediğinde Alınan Sipariş Avansları Hesabından ... tarihine devreden borç tutarının aynı olduğu halde cari isimlerinin farklı olduğu açıkça görüleceği,Sayın Davalı vekilinin yukarıda yer alan açıklamalarında ve Kök Raporda da değinildiği Üzere Davalının dosya kapsamına kazandırılan BA formunda ... döneminde davalının davacıdan ... adet belge karşılığı ... TL tutarında mal ve hizmet aldığını beyan ettiği, Söz konusu faturaların davacı tarafça davalı şirket adına düzenlenen takip konusu ... tarihli ... seri no'lu ... Euro bedelli fatura ile ... tarihli ... seri no'lu ... Euro bedelli faturalar olduğu, Takip konusu diğer faturalara davalının ticari defter kayıtlarında rastlanmadığı tespit edildiği, Bu kapsamda Sayın Mahkeme Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan takip konusu faturalara ilişkin Davalının Davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığı, ancak Davalının ticari defter kayıtlarında yer alan bu iki faturadan dolayı Davacının Davalıdan alacaklı olduğu kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle Asıl Alacağının ... Euro olduğu, Ancak Sayın Mahkeme Davacı tarafça Davalı tarafa takip konusu tüm faturalarda yer alan hizmetlerin Davalı tarafa verildiği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle Asıl Alacağının ... Euro olduğu, Sayın Mahkeme Davalı tarafa Davacı tarafça takip konusu faturalarda yer alan hizmetin ifa Edilmediği kanaatinde ise bu durumda Davacının Davalıdan herhangi bir bakiye alacağının olmadığı, İşlemiş faiz açısından Davacı tarafın Davalı tarafı yasanın öngördüğü şekilde temerrüde düşürdüğüne dair dosya kapsamında bir bilgi ve belgeye rastlanılamamış olup, bu husustaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, hizmet alımına ilişkin düzenlenen faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Dava süresindedir. Davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, davacının tacir olduğuna ilişkin davalı vekili tarafından sunulan bilgi ve belgeler dosyamız arasına alınmış, mahkememizin açılan davada görevli olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmiş olup, yetki itirazı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun 27.05.2021 tarih 2017/(19)11-889 Esas 2021/622 Karar "....Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. 16. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). 17. İİK’nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. 18. HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 19. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. 20. İcra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”. HMK’daki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar da öncelikle incelenmelidir. HMK’nın 6. maddesine göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede takibin para borcuna ilişkin faturaya dayalı olduğu, genel yetkili icra dairesi ve mahkemenin davalının ikametgahının .../... olması nedeniyle ... İcra Müdürlüğünün takipte, Mahkememizin ise açılan itirazın iptali davasında yetkili olduğunun kabulü gerekmiştir. TBK 6098 Sayılı 99. Maddesinde; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu takibe dayanak faturaların Euro üzerinden düzenlendiği ve toplam ... Euro yabancı para alacağının icra müdürlüğü aracılığıyla tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Ödeme emrinde..."fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı ile toplam alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faiz ve değişen oranlardaki faiziyle birlikte tahsili"nin talep edildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/04/2013 gün 2012/12-1072 Esas 2013/496 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "Alacaklının, Borçlar Kanunu'nun 83 ve TTK'nun 623. maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir. Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde: Alacaklının takip talebinde asıl alacağı ve asıl alacağa işlemiş faizi yabancı para olarak gösterdiği ve toplam yabancı para alacağının faiziyle birlikte tahsilini istediği, bu haliyle fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; alacaklı, yabancı para alacağı olan asıl alacak için 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Mahkemece alacaklı şikayetinin bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, takip tarihinden sonrası için alacağın TL'ye çevrilerek avans faizi istenebileceği kabul edilip buna göre bakiye dosya borcu hesaplattırılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir..." şeklinde belirtilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olan davacı alacağının ... Euro olduğu yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılmıştır. Davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden davacının alacaklı olduğu hususu kanıtlanamamıştır. Davacı tarafça yabancı para alacağına ilişkin olarak yapılan takipte %9 yasal faiz şeklinde talepte bulunulmuş ise de; davacı seçimlik hakkını yabancı para alacağı yönünde talep ettiğinden yukarıda belirtilen kanun maddesi kapsamında isteyebileceği faizin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz olabileceğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında ; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, Deynekli Adnan, Kısa Sedat; İtirazın İptali Davaları 3. Baskı, Ankara 2013 Sh. 869 vd.) Dava konusu icra takibi yabancı para alacağına ilişkin olup, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca, hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi " gerektiği belirtilmiş olmakla dava dosyası yönünden hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın %20'si oranında icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verimek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-Buna göre Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının itirazının ... EURO üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden DEVAMINA, 3-Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki ... Euro'nun (1 Euro = ... TL)takip tarihindeki TL karşılığı ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafın fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafı ile tamamlama olarak alınan ... TL harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 11-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davcıya VERİLMESİNE, 12-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili e duruşma yoluyla, davalı vekili duruşma salonunda yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır