Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4527 E. 2024/6555 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4527
- Karar No
- 2024/6555
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/558 Esas, 2023/1031 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/660 E., 2020/360 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 51.124,71 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı diğer davalılar vekili tarafından temyiz edildiğinden diğer davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.11.2015, 28.12.2015 ve 01.08.2016 tarihli 3 adet Proaktif İş Ortaklığı sözleşmeleri kapsamında 01.11.2015 tarihinden itibaren davalıların proaktif bayisi olarak İstanbul ilinin Avrupa yakasında ve Trakya bölgesinde müşterilere hizmet vererek davalıların ürün ve hizmetlerinin tanıtım, satış ve pazarlamasını geçekleştirdiğini, abonelik sözleşmelerinin yapılmasına ve sonlandırılmasına aracılık ettiğini, anılan sözleşmelerden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Türk Telekom şirketinin üst yönetimindeki değişikliklerden sonra davalı şirketlerin müvekkili şirkete Beşiktaş 6. Noterliği'nce düzenlenmiş 01.08.2017 tarih ve 31205 yevmiye numaralı ihbarnameleri göndererek dava konusu proaktif iş ortaklığı sözleşmelerini haksız bir biçimde feshettiklerini, davalı şirketlerin anılan fesih ihbarı beyanlarının 5 nolu bendindeki talepleri ile sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili tarafından dava konusu sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini, müvekkili şirketin anılan sözleşmeler kapsamındaki bayilik faaliyetleri nedeni ile TTNET'ten KDV dahil 438.653,00-₺, AVEA'dan KDV dahil 289.611,43-₺ ve Türk Telekom'dan KDV dahil 51.124,71-₺ olmak üzere KDV dahil toplam 779.389,14-₺ fatura alacağı bulunduğunu, sözleşmelerin feshi ile birlikte taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin de sonlandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davalıdan 5.000,00-₺ olmak üzere 15.000,00-₺'lik kısmının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; karşı tarafın davaya konu sözleşmeler kapsamında yükümlendiği bayiilik faaliyetlerini yasal düzenlemelere riayet ederek ve basiretli bir tacir olarak yerine getirmediğini, cari hesap ekstresinden de davacı tarafın mevzu bahis ettiği faturaların kayıtlara alındığını ancak bedellerinin davacının müvekkillerine olan borçlarına mahsup edildiğini, artan bir miktarın bulunmaması nedeni ile ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "-Davanın kabulü ile; Davalı ... Telekominikasyon A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 51.124,71-₺ alacağın 5.000,00-₺'sinin dava tarihinden itibaren, geri kalan kısmının ıslah tarihi olan 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticarî avans faizi ile birlikte davalı ... Telekominikasyon A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 289.611,43-₺ alacağın 5.000,00-₺'sinin dava tarihinden itibaren, geri kalan kısmının ıslah tarihi olan 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticarî avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile toplam 438.653,00-₺ alacağın 5.000,00-₺'sinin dava tarihinden itibaren, geri kalan kısmının ıslah tarihi olan 11/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticarî avans faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sona erdirildiğini, dosyada mevcut bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun sonuç kısmında müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının değerlendirilmeye dahil edilmeyerek yalnızca davacı taraf kayıtları doğrultusunda, davacı tarafın müvekkili şirketlerden alacaklı olduğuna kanaat getirildiğinin görülmekte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesinden sonra da müvekkili şirketlerce davacının sözleşmenin devam ettiği dönemde yapmış olduğu işlemlere dair birtakım eksiklikler tespit edilebildiğinden taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ceza sistematiği kapsamında cezaların uygulanabileceği olduğunu; tüm yargılama sırasında ve hükme esas bilirkişi kök ve ek raporlarında bu hususun da gözardı edildiğini ve kayıtlar arasındaki farklılığa ilişkin belgelerin incelenmediğini; bilirkişi kök raporunda yapılan hataya ek raporda da devam edilerek, davacının ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının usule uygun olarak tutulduğu ifade edilerek, sadece belirli bir tarihe kadar olan davacı şirket defter kayıtlarının gözetildiğini, müvekkili şirketlerin, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve cari hesap ilişkisi doğrultusunda davacıya uygulamış olduğu gecikme bedeli ve cezalara ilişkin takas/mahsup hakkını kullandıklarını, hükme esas teşkil eden bilirkişi ek raporunda, kök rapora itirazları kapsamında dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığının iddia edilmiş olup, delillerinin incelenmediğini, inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu iddia ettiğini ancak ilk derece mahkemesi tarafından yapılan bu değerlendirmenin de usule ve yasaya aykırılık teşkil etmekte olup, uyuşmazlığın çözümü açısından büyük önem taşıyan ve taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarındaki farklılıklara ilişkin kritik rol oynayacak belgeler incelenmeden hüküm kurulduğunu, somut uyuşmazlık açısından büyük önem taşıyan belgelerin taraflarınca dosyaya sunulmasında yargılamayı geciktirme amacı bulunmadığının aşikâr olduğunu; yargılamanın yapılması sırasında uyuşmazlığı aydınlatılması açısından büyük önem taşıyan bu belgelerin mahkemece kabul edilmemesi ve bu hususta davacı yanın muvafakatinin bulunmadığı gerekçesinin de hatalı olduğunu: yukarıda da açıkladıklarını, taraflarınca dosyaya sunulan belgelerin uyuşmazlığın aydınlatılması açısından taşıdığı önem dikkate alındığında, ilgili belgelerin mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, davacı tarafın muvafakati aranmaması gerektiğini ve davanın aydınlatılması gerektiğini ancak ilk derece mahkemesi'nin dosyaya sunmuş olduğumuz belgeleri dikkate almayarak yukarıda sayılan tüm bu hususlara aykırı hareket ettiğini; yasaya taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine açıkça aykırılık teşkil eden bilirkişi raporlarının hükme esas kabul edilerek verilen kararın istinaf incelemesi ile kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının müvekkili şirketler lehine kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, davacının, davalıların defterlerinde de kayıtlı bulunan hakediş faturalarından dolayı her bir davalıdan ıslahla talep edilen tutarlar kadar bakiye cari hesap alacağının bulunduğu, davalıların davacı alacağından mahsup ettikleri kayıtların dayanaklarını ispatlayamadıkları, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hüküm ve gerekçede istinaf nedenlerinin karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da mevcut olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen Proaktif İş Ortaklığı sözleşmelerinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup diğer davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ...Ş. Temyizi Yönünden Davalı ...Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B. Diğer davalılar Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.