İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1346 E. 2025/98 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1346
Karar No
2025/98
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;'Müvekkilinin Diyarbakır İlinde ... tamir ve onarımı yapmakta olduğu, davalı şirketin arıza yapan ... için müvekkili ile irtibata geçtiği, müvekkilinin sahibi olduğu şirket üzerinden, arızalı ...in bakım ve onarımı için gereken bakım ve yedek parça giderlerini gösterir ...tarihli teklif mektubunun davalı tarafa sunulduğu, bu teklif mektubunun davalı tarafından kabulü üzerine, müvekkilinin arızalı ...in tamirine başlandığı ve arızalı ... onardığı, tamir işinin yapıldığı yerin Diyarbakır olduğu ve sözleşme gereği Diyarbakır İlinde ifa edildiği, teklif mektubunda yapılacak iş listesinde bulunan 4.500,00 TL bedelli turbo tamiri ve 15.000,00 TL bedelli Rektefe işçiliğinin davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin yürütmüş olduğu bu hizmete karşılık ... tarihinde ... numaralı 87.657,48 TL tutarlı e-arşiv faturasının düzenlenerek davalı şirketin muhasebe kayıtlarına gönderildiğini, davalı şirketin bu faturayı iade ettiği, bunun üzerine, davalı tarafın ısrarlı talebi üzerine müvekkilinin ...tarihinde ... numaralı 41.057,59 TL tutarlı e-arşiv faturayı kestiği ve bu fatura bedelinin müvekkiline davalı tarafından ödendiği, müvekkilinin ... tarihinde ... numaralı e-arşiv faturasında davalı taraftan fatura tarihi itibariyle 23.589,88 TL alacağının olduğunu ihtirazi kayıtla belirttiğini, ancak buna rağmen davalı tarafın bu tutarı ödemekten kaçındığı, tüm bu faturaların ekte sunulduğu, gerek teklif mektubunun gerekse onarıma ilişkin video kayıtları, fotoğraflar, ses kayıtları, whatsapp uygulaması yazışmaları CD ortamında ekte sunulduğu, davalı şirketin fatura bedelini bakiye borcunu müvekkile ödememesi üzerine, davalı/borçlu hakkında Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak, işleyen faizi ile birlikte, toplamda 24.736,57 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığı, davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı olarak sırf icra takibini sürüncemede bırakmak gayesi ile borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, davalı taraf, icra takibini sürüncemede bırakmak gayesi ile borca ve ferilerine itiraz ettiğinden davalı tarafın takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ... nolu ve ... tarihli faturaya ve iş bu faturada yazılı bulunan lakin bugüne kadar hiç bir şekilde müvekkili şirket tarafından kabul edilmemiş bir ifadeye dayanarak müvekkili aleyhine takip yoluna başvurduğu, müvekkile ait arızalanan ... aracın davacı tarafa şubat ayında "25-30 bin civarı bir bedele tamir edilir" taahhüdü üzerine tamir için teslim edilmesine rağmen maalesef aylarca tamir için beklendiği, üstelik davacının her gün yeni bir parça için istekte bulunduğu ve bu parçaların müvekkili tarafından temin edilerek kendisine teslim edilmesine rağmen aracın aylarca tamir edilmediği, en son tamir edilip teslim ettiğini belirttiğinde ise araç motorunu tam anlamıyla tamir edemediğinden araçtan sürekli siyah dumanlar çıktığından yeniden başka bir serviste aracın tamir edildiğini, bu süreçte davacının faturada fahiş olarak gösterdiği hususlarda hem kendisiyle hem yetkili servislerle iletişime geçilerek davacının müvekkile sunduğu hizmetle alakalı kendisiyle mutabakat sağlanmaya çalışıldığını, zira davacının faturasında sunmadığı hizmetleri sunmuşçasına bedel talep ettiği gibi birçok alacak kaleminde piyasa seviyesinin çok çok üstünde rakamlar talep ettiğinin tespit edildiği, en bariz örneği ise ..... servis ile alakalı olduğu, davacı bu firmaya 20.000 civarı bir bedel ödediğini belirtip fatura keserken direkt servisle iletişime geçildiğinde rakamların 4100 zamlı olarak faturaya yansıtıldığının anlaşıldığı, keza diğer hususlarda da, örneğin aracın yağ alma kapasitesinin 4-5 litre iken 7 litre yağ alımı, komple işçilik miktarının 2 ay boyunca serviste tamir yapılamamasına rağmen KDV dahil 30.000 TL olarak faturaya yansıtılması ki bu hususta aracın orjinal servisinde aynı işçilik 15.000 TL iken sanayi de 7 ila 12.000 arasında değiştiği müvekkili tarafından yapılan araştırmalarda anlaşıldığı, yine bir çok parçanın bedelinin piyasa fiyatının çok çok üstünde yazıldığını, müvekkilinde davacının faturasında belirttiği kalemlere ilişkin piyasa araştırmasında elde edilen veriler üzerinden en başta verilen taahhüdünde üzerinde olarak davacıya ödemelerini yaptığı, davacının davasında haksız olduğu dikkate alınarak açmış olduğu davasının ve haksız taleplerinin reddini, takip haksız ve kötü niyetle yapıldığından lehlerine takip tutarı alacağın %20 si oranında kötüniyet tazminatı ödenmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; Dava, itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının takibe dayanak yapılan faturanın temeli araç bakım ve onarım (eser) sözleşmesi gereğini yerine getirip getirmediği buradan varılacak sonuca göre de faturaya dayalı başlatılan Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali istemi ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş, Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı ...'nın Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığının ... tarihli yazı cevabına göre ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğu, ... tarihinden beri gelir vergisi mükellefi olduğu, ... dönemi itibariyle bilanço usulüne göre defter tuttuğu tespit edildiği anlaşılmış; böylelikle davacının tacir olduğu anlaşılmıştır. Davalının tüzel kişi tacir olması, davacının da tacir olduğu anlaşılmakla davanın nisbi ticari dava olduğu, böylelikle mahkememizin davayı görmekte görevli olduğu anlaşılmıştır. Diyarbakır İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı/alacaklı tarafından 24.736,57-TL lik faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçlu ... İnşaat Elektrik Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ne ... tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine ... tarihinde, 7 günlük itiraz süresi içerisinde borca itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, böylelikle eldeki itirazın iptali davasının davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık çözümünde etkili olacak ispat hususuna ele alınacak olur ise; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3) Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde icra takibine konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, taraflara bu doğrultuda ticari defterlerini ibraz etmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu husus her iki taraf vekiline ... tarihli ön inceleme duruşmasında tefhim ile ihtar olunmuştur. Her iki taraf vekili de ticari defterlerin yerini ibraz etmiş mahkememizce tarafların BA-BS Formları dosyaya kazandırılarak SMM bilirkişisine dosya tevdi edilerek, ... tarihinde rapor ve ... tarihinde ek rapor aldırılmıştır. Alınan raporda özetle; yerinde inceleme yetkisi ile davacı taraf adresinde/mahallinde yapılan incelemeler neticesinde davanın esasını teşkil eden takibe dayanak dava konusu yapılan davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen “ .... Yedek Parçaları” açıklamalı ... tarihli ... nolu Kdv. dâhil 41.057,59 TL toplam tutarlı faturanın hem davacı hem de davalı şirketin yasal ticari defter kayıtlarında yer aldığı ve iş bu takibe dayanak dava konusu yapılan faturanın bedelinin davalı şirket tarafından davacıya ... tarihinde eksiksiz ve noksansız olarak eft/havale marifeti ile ödendiği ve de dolayısı ile son minvalde davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin davacı ... 'ya borçlu olmadığının belirtildiği; ... tarihli ek raporunda davacı ...'ya ait gerek bilirkişi kök raporumun 3.2.a alt maddesinde gerekse bilirkişi ek raporumda bahsi geçen, ... yılını kapsayan yevmiye ve defteri kebir defterlerinin usul yönünden uygun oldukları ve delil niteliğine haiz oldukları kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve denetlenebilir olmakla hükme esas alınmıştır. Davacının davaya konu olan icra takibine dayanak yapılan faturaların her iki tarafın ticari defterine kayıtlı olması ile, faturaya konu işin teslim edildiğinin ispat edildiği, davalı tarafından sunulan kayıtlar incelendiğinde ise bahse konu fatura borçlarının ödendiğinin anlaşıldığı, aksinin davacı tarafından ispat edilmediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafından kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının takip başlangıcında açıkça kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis kılınmıştır. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL peşin alınan harçtan peşin yatan 298,76TL harcın mahsubu ile 316,64‬TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 24.736,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6- HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1346, K. 2025/98, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1346-e-2025-98-k-950ba3d6a8d3