İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/795 E. 2024/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/795
- Karar No
- 2024/809
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/795 Esas KARAR NO : 2024/809 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin, Türkiye'de ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firmalardan olduğunu, müvekkili şirkete ait bir diğer firma olan ... tarafından davalı şirket ile... ve ... isimli hammadde ürünlerinin satın alınacağı hususunda mutabık kalındığını, söz konusu anlaşma uyarınca davalı şirket tarafından müvekkili şirkete söz konusu hammadde ürünlerinin satın alınmış olup, bu kapsamda düzenlenen ithalat beyannamelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, Limanda yapılan bu gümrük devir işlemlerinde; ithalatı yapılan hammadde evraklarının geç iletilmesinden kaynaklı ödenen fazla demuraj ve ardiye ücretleri, İthalat sırasında fazla ödenen gümrük vergileri, davalı şirketin satışı konusunda destek olacaklarını ifade ettikleri hammadde millileştirmeden antrepo stoklarında bekletildiği için her müvekkiline yansıtılan depo ücreti işlemlerinden ötürü müvekkili şirket tarafından ekstra ücretler ödenmek zorunda kalındığını, ödenen bu ekstra ücretlerin davalı şirket tarafından işlemlerin bitimine istinaden müvekkili şirkete ödeneceği bilgisinin alındığını ve bu konuda mutabık kalınarak ilerlediklerini, müvekkili şirket tarafından her işlem sonrasında ...firmasına yapılan ödemelerin iletildiğini ve bu ödemelere ilişkin 08.02.2023 tarihli ... numaralı, 13.06.2022 tarihli ... numaralı, 13.06.2022 tarihli ... numaralı, 13.06.2022 tarihli ... numaralı faturaların düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği müvekkili şirket tarafından üzerine düşen edimin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından fatura alacağına ilişkin borcun ödenmediğini, söz konusu duruma ilişkin davalı şirkete pek çok defa ödemeye ilişkin hatırlatmalar yapıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki gereği düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın muaccel olmasını takiben davalıya ... 5.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamenin gönderilerek, itiraza uğramaksızın kesinleşmiş faturalara dayalı vadesi geçmiş 3.784,33 USD tutarındaki borcun ihtarname tebliğini takiben üç gün içinde ödenmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, akabinde davalı şirket tarafından müvekkiline 17.03.2023 tarihinde ihtarname keşide edilmiş olup, ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnameye konu ettikleri fatura asıllarının e-fatura şeklinde ayrı ayrı müvekkiline iade etmiş olduklarını, buna istinaden müvekkili tarafından ... 5. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye no.lu ihtarname ile 17.03.2023 tarihinde müvekkili adına kesilen ... no.lu 3.634,33 USD tutarındaki faturaya itiraz ettiklerini ve iade ettiklerini bildirdiklerini, davalının gönderilen ihtarname kapsamında bakiye fatura alacağından kaynaklanan borcunu ifa etmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ... 37.İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, bu kapsamda davalı şirket tarafından, müvekkilinin faturalarına 8 günlük süre içirişinde usulüne uygun herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, fatura içeriğinin kabul edildiğini, ancak borcuna yönelik davalı tarafından müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; şirket ile davalı arasında 2022 senesinde gerek davacı şirket gerekse de davacı şirket merkezi ile aynı yerde iştigal eden kardeş firması olan .... Ltd. Şti. ile yapılan anlaşmalar dairesinde proforma faturaları ... kesilen ve fakat talep üzerine sevk ve fatura bedeli davacı firmaya kesilen ve teslim edilen ürünler adına toplamda 41.875 kg ürün mukabili 727.739,38 USD tahsilatı ile ticaretin sonlandığını, bahse konu edilen ticareti yapılacak olması sebebi “...'ye gönderildiğini, davacı firmanın talebi ve kabulü ile proformada bildirilen ürünlerin davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alan faturalar dahilinde davacı firmaya teslim edilerek fatura bedelleri toplamı da davacıdan tahsil edildiğini, aradan geçen zamanda davacı firmanın hiçbir çerçeve sözleşme olmaksızın tamamen kendi inisiyatifi ile davalı firmanın kabulünde olmaksızın davaya konu ettiği toplamda 3.784,33 USD tutarlı 2 adet yansıtma bedeli bir adet de nevi belli olmayan ve davalı tarafından teslim alınmayan ürün faturası kestiğini, kesilen bu faturaları davalı müvekkilinin davacı firmaya 17.03.2023 tarihli ... no.lu fatura ile iade ettiğini, davalı firma yetkilisi Berk bey ile davacı firma adına ... hanım arasında bu konuya dair yapılan mail yazışmalarının mevcut olduğunu, bu mailler üzerinde de bilirkişi incelemesi aşamasında tetkik ve tespit yapılmasını talep ettiklerini, bu mail yazışmalarında, davacı firmanın hiçbir sözleşme temeline ve ortak iradeye dayanmayan yansıtma bedeli dedikleri alacak taleplerinin müvekkili tarafından kabul edilemeyeceğinin davacı firmaya izah edildiği halde davacının haksız bir şekilde davaya konu faturaları tanzim ederek müvekkili şirketten haksız ve mesnetsiz bir kazanç peşine düştüğünü, anılan sebeple TTK ve BK'da müvekkili borçlandıracak yapıda yansıtma bedeli adı altında tanımlanan bir alacak olmadığından davacı tarafından kesilen faturaların da kendisine iade edildiğini, anılan sebeple davaya konu ettikleri alacağın gerçekte var olan bir alacak olmadığı gibi taraflar arasında hiçbir ticari alışverişe de konu edilmediğini, bu sebeple ne VUK, ne TTK ne de BK kapsamında davacının işbu alacak taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin davaya konu ettiği alacak taleplerinin temelini ispat etmesi gerektiğini, temelsiz ve herhangi bir sözleşmeye ve ticari alım satıma konu edilmeyen, ticari defter ve kayıtlarda yer alması VUK'na aykırı olan işbu alacakların konu edildiği icra takibine itirazlarının kabulü ile kötü niyet barındıran işbu alacak talebi sebebi ile davacını kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, davanın reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, faturaya dayalı ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Davaya konu ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 3.784,33 USD bedelli olmak üzere takip talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 04/04/2023 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 07/04/2023 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 26/03/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 28/08/2024 tarihli raporda özetle; "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı den: Davacı şirketin 2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; * Takip konusu alacağı oluşturan 150,00 USD tutarlı alacağa ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle bu hususta ilave inceleme ve değerlendirmenin yapılamadığı, * Takip konusu alacağı oluşturan 281,00 USD+42.773,33 USD+580,00 USD olmak üzere 3 adet toplam 3.634,33 USD tutarlı yansıtma faturalarının davacı şirket tarafından talep edilip edilmeyeceği hususunun uzmanlık alanım dışında kaldığından nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ve takipte talep edilen tutar kadar alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesi olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu" yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mali raporda yapılan tespitlere göre, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüş, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından fatura karşılığı ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, davalı tarafça defterleri sunulmayarak ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği anlaşıldığından (... BAM 27. HD'nin ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı) HMK'nın 222.maddesi de nazara alınarak davacının fatura alacağı nedeniyle dava açmakta haklı olduğu kanaatiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, alacak miktarı likit olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihine göre alınması gereken 7.483,79 TL harçtan peşin alınan 1.509,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.973,96 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 1.509,83 peşin harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 167,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 5.485,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .31/12/2024 10:40:36 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır