İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/516 E. 2024/1292 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/516
- Karar No
- 2024/1292
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/516 Esas KARAR NO : 2024/1292 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2023 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacının davalı firmaya 01/01/2022 - 31/01/2023 tarihlerin kumaş satışları yaptığını, davacı ile davalı şirket arasında yapılan satışların faturasının e-fatura olarak düzenlendiğini, taraflara ticari defterlere de işlendiğini, mal alım ve satım konusunda taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, mallar hakkında ayıp ihbarında bulunulmadığını, herhangi bir iade faturanın düzenlenmediğini, iş bu alacağa ilişkin Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle, davalının farklı zamanlarda davacıdan kumaş alımı yaptığını, kumaşların davalıya teslim edilmeden, davacı şirket yetkililerinin yetkilisi olduğu ve organik bağ bulunan ...... Dış Ticaret A.Ş.'ne teslim edildiğini, davalının aldığı kumaşların kontrol edilmeden doğrudan üretime alındığını, davacı şirket tarafından yapılması gereken üretimlerin gecikmeli ve termin süresinin ihlal edilerek yapıldığını, bu sebeplerden davalı tarafa verilen siparişlerin iptal edildiğini, ürünlerin iadesi konusunda taraflarla anlaşma sağlandığını, ancak davacı ve bağlı bulunduğu şirketin söz konusu ürünlerin teslim alınmadığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ......esas sayılı dosyası, Güneşli Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 516.535,25-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 05/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, İncelenen ürünlerde kumaş üretiminden kaynaklı açık ayıp niteliğinde ayıpların olduğu, Davacı ve davalı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olduğu, Davacı yan kayıtlarına göre davalının takip tarihi olan 483.947,33-TL borçlu olduğu, Davalının kayıtlarında bu borcun 379.148,73-TL olduğu, Her iki şirket kayıtları arasında farkın, davalı kayıtlarında yer almayan 2.111,40-TL değerindeki e-fatura niteliğinde fatura ile davalı kayıtlarında hatalı girilmiş olan 654.557,54-TL değerindeki faturadan kaynaklandığı, Davalıdaki eksik ve hataların düzeltilmesi sonrası davacının davalıdan 483.947,33-TL alacaklı olması gerektiği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur ( HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir ( HMK 219/1 ). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir ( HMK 219/2 ). Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki ticari hizmet ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağı sebebiyle, davalıya düzenlenen faturaların davalılar tarafınca ödenmediğinden bahisle davaya dayanak takip başlatıldığı, davalıların itirazının iptali amacıyla eldeki dava ikame edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar dahilinde mahkememizce tarafların delil olarak da dayandığı ticari defter ve belgelerinin incelenmesine yönelik kurulan ara karar gereği yapılan bilirkişi incelemesine göre, davacının, davalı adına tanzim ettiği ve ödenmediği iddiası ile takibe konu ettiği faturaların tarafların kayıtlarında karşılıklı birbirini doğrular nitelikte bulunmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda detayı verilen yasal düzenlenmeler ve uygulamaları doğrultusunda, tarafların ticari kayıtlarının karşılıklı olmadığı ve davacının alacağının cari hesap alacağına dayalı ikame ettiği eldeki davada alacak iddiasını ispat edemediği, yine davalının cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü ayıp iddiasına yönelik , ayıbı ispat yükü davalı üzerinde olmasına rağmen davalı tarafça ayıp iddiasının nev'i, cinsi, miktarı yönüyle somutlaştıramadığı ve ayıp iddiaları karşısında ayıbın muhattabına karşı ihbarına dair bilgi ibraz etmediği, dolayısı ile davalının iddialarını ispat edemediği, davacının ise alacak iddiasının ticari kayıtlar ile ispat edemediği sonuç ve kanaati ile yasal süresinde ve usulüne uygun dayanılan ve mahkemeye ibraz edilen tüm delillerin ikame edildiği gözetilerek davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 6.750,78-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 6.323,18-TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça 87,00-TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 80.024,88-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır