Diğer ·

2025/72 E. 2025/72 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/72
Karar No
2025/72
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/72 Esas - 2025/484 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/72 KARAR NO : 2025/484

..... DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüz Nedeniyle Maddi Tazminat. DAVA TARİHİ : 19/08/2021 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Fikir Ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüz Nedeniyle Maddi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin ..... çalışan bir kamu görevlisi olduğunu, davalı ......’nin erkek-bayan deri cüzdanı, kartlık, çanta, valiz gibi ürünler üreten bir şirket olduğunu, ürettiği ürünleri diğer davalı şirketlere ait internet sitelerinde sattığını, davalının satış yaptığı ürünlerde müvekkilinin fotoğraflarını kullandığını, bu kullanımın, müvekkiline ait kişilik haklarına saldırı anlamına geldiğini, 2021 Nisan ve öncesinde fotoğrafların açık şekilde paylaşıldığını, Nisan 2021’de davalı .... ile görüştüklerini, bu görüşmeden sonra bir takım internet sitelerindeki fotoğrafların flulaştırıldığını, Mayıs 2021’de diğer davalı şirketlerle yürütülen arabuluculuk sürecinde ihlallerin kendilerine izah edildiğini ancak anlaşamadıklarını, flulaştırılan fotoğrafların da müvekkiline ait olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkiline ait resim kullanılmazsa ürünlerin satışının azalacağını, müvekkilinin, işyerinde çalışma arkadaşları nezdinde gülünç duruma düştüğünü, beyanla, yapılan ve devam eden tecavüzün durdurulması ve her bir davalı şirket için ayrı ayrı 200 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin pazaryeri modeliyle çalıştığını, ürünlerin satıcısı olmadığını, yer sağlayıcı olduğunu, arabuluculuk aşamasında kendilerine bildirilen ihlallerin durdurulduğunu, müvekkilinin yer sağlayıcı olarak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, davalı .... tarafından yapılan satışların faturaların mezkûr şirket tarafından düzenlendiğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, başkalarının ticari faaliyetlerine aracılık ettiğini, içerikleri kontrol yükümlülüklerinin bulunmadığını, herhangi bir hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunmadığını, faturaların satıcılar tarafından düzenlendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı...... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ..... alan adlı internet sitesinin pazaryeri olarak işletildiğini, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, başkalarının ticari faaliyetlerine aracılık ettiğini, davacıların hukuka aykırılık atfettikleri içeriklerin, müvekkiline açık bilgi sahibi olacağı şekilde bildirilmediğini, hukuka aykırı içeriklerin somutlaştırılmadığını, içeriklerin hukuka aykırılığının da ispatlanamadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının kişilik haklarına saldırıya dayandığını, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkiline ait ..... alan adlı internet sitesinden müvekkilinin, pazaryeri olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, müvekkilinin içerikleri kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığını, 3. Kişiler tarafından gerçekleştirilen ihlalleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, tazminat talebinin muhtabının müvekkilinin olamayacağını, davacının kişilik haklarının ihlaline yönelik iddialarının gerçeklik payının bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sitesi üzerinden iki farklı şekilde ürün satışı olduğunu, birisinde doğrudan müvekkili şirketin satıcı olarak hareket ettiğini, diğerinde ise satışın üçüncü kişiler tarafından yapıldığını, huzurdaki davaya konu satışın ikinci yöntemle yapıldığını, müvekkiline hususmet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, tazminat talebinin muhtabının müvekkilinin olamayacağını, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin pazarlama veya ürünlere ilişkin reklam faaliyetinde bulunmadığını, müvekkiline ait sitenin karşılaştırma sitesi olduğunu, müvekkilinin olsa olsa yer sağlayıcı olduğunu, 5651 sayılı yasa kapsamında müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili açısından kişilik haklarına saldırının şartlarının gerçekleşmediğini, tazminat talebinin muhtabının müvekkilinin olamayacağını, beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..... vekili, sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin karşılaştırma sitesi olduğunu ve herhangi bir ihlal gerçekleştirmediğini, müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, 5651 sayılı Kanunun 8 ve 9. Maddeleri kapsamında müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili açısından kişilik haklarına saldırının şartlarının gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davacı iddiaları karşısında davacının resminin/görüntülerinin izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup olmadığı, tazminat alacağının doğup doğmadığı, doğdu ise ne olabileceği , yer sağlayıcı olan bir kısım davalıların sorumluluğunun doğup doğmadığı, davacının ihlalin önlenmesi için davalılara ihtar çekip çekmediği, davalıların yetki itirazının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DEĞERLENDİRMELER DAVACI TARAFIN FOTOĞRAFLARININ VE DAVALI ....’YE AİT ÜRÜN FOTOĞRAFLARININ ESER NİTELİĞİ VE KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRI İDDİASI KAPSAMINDA : Fikir ve sanat eserleri hukukunun üzerine inşa edildiği temel kavramın eser kavramı olduğu, bir fikir ürünün 5846 sayılı yasa kapsamında değerlendirilebilmesi için öncelikle teknik anlamda “eser” niteliğinin değerlendirilmesi gerektiği, nitekim kanun koyucu da Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun birinci maddesinde eserin ne olduğunun tanımlandığını, bu maddeye göre “Eser, sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulüdür.”( ... md.1/B/a) ...’ in ilk maddesinde yapılmış olan yukarıdaki tanımlamadan hareketle, bir fikri ürüne eser vasfının addedilebilmesi için bazı şartları haiz olması gerektiği, gerçekten maddenin incelenmesi sonucunda eser vasfının tespiti açısından şu şartların bulunması gerektiği, Bir insan tarafından yapılmış olmak, Fikri veya estetik bir muhtevaya sahip olmak, Sahibinin hususiyetini taşımak, Üçüncü kişilerce algılanabilecek nitelikte olmak, Belirli bir yaratma derecesini aşmak, Kanunda sayılan eser türlerinden birine dâhil olmak, ...’ te yapılan tanıma uygun bir eserden söz edilebilmesi için vazgeçilmez iki unsur bulunduğu, bu unsurlar “sahibinin hususiyetini taşıması” ve .... te sayılan eser türlerinden birine dahil olması” dır. Bu şartlardan ilkine sübjektif unsur ikincisine ise objektif unsur denileceği, Subjektif unsur; bir fikri ürünün eser olarak nitelendirilebilmesi için bu ürünün yaratıcısının hususiyetini taşıması gerektiğidir. Bu unsurun varlığının tespiti şu şekilde yapılmaktadır. Eser herkes tarafından meydana getirilebiliyorsa sahibinin hususiyetini taşıdığından söz edilemeyeceği, eserin ancak bir fikri çalışmanın ürünü olabileceği yani yaratıcı vasfın bulunması gerektiği, bir fikri ürün herkes tarafından vücuda getirebiliyorsa hususiyet olmayacağı ve bu ürünlerin korunmasında toplumsal bir menfaat bulunmadığı, Dolayısıyla eser ancak yaratıcı bir fikri çalışma ürünü olabileceği,....’e göre bir eserin sahibinin hususiyetini yani özelliğini taşıyabilmesi için “bağımsız bir fikri çalışma ürünü olması ve sahibinin yaratıcı gücünün özelliğini yansıtabilmesi gerektiği, ...., görüşünü açıklarken aynı zamanda .... da atıf yaparak az çok bağımsız bir fikri emeğin bulunması gerekliliğine de işaret ettiği,.... hususiyetin kendisini anlatımda gösterdiğini ve anlatımın da sanatsal kişiliği yaratıcılığı yansıttığını ve sahibinin mührü olduğunu ifade ettiği, hususiyetten söz edebilmek için bir düzeye gereksinim duyulduğu, Tekinalp, düzeyin belirlenebilmesi için tek bir ölçüt verilemeyeceğini ancak birlikte uygulanabilecek genel bir düzeyin belirlenebileceğini belirtmiş ve fikri çabanın böyle bir faaliyetin sonucunu her gün her yerde gördüğümüz sıradan sonuçlardan ayıracağını ifade ettiği, dolayısıyla bir fikri ürünün eser olabilmesi için düzenli bir fikri faaliyetin sonucu ortaya koyulması gerektiği, hususiyetin tespiti bakımından tüm eser kategorileri bakımından ortak bazı unsurlar bulunmakla birlikte, hususiyetin her bir eser türü için somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerekliliğini ifade ettiği, Objektif unsurdan kastedilen ise; bu hususiyet taşıyan fikri ürünün başkaları tarafından algılanabilir bir düzeye erişmiş olması gerektiğidir. Buna ek olarak ortaya çıkan bu somut neticenin belirli bir yapılanma şekline girmesi de gerektiği, yani ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema alanlarından birine dâhil olması gerektiği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 2, 3, 4 ve 5’inci maddelerinde fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri sayıldığı, bu bağlamda hukuki korumaya tabi olan eser türleri ‘’ilim ve edebiyat eserleri’’, ‘’musiki eserleri’’, ‘’güzel sanat eserleri’’ ve ‘’sinema eserleri’’ dir. 6. Madde de bu türlere ek olarak işleme ve derlemeler düzenlendiği, bu türler tahdidi olarak belirlendiği, bu kategoriden herhangi birisine girmeyen bir fikri ürün hususiyet taşısa dahi 5846 sayılı yasa kapsamında eser olarak kabul edilmeyeceği, Diğer eser türlerinden farklı olarak güzel sanat eseri denildiğinde “estetik bir muhtevayı bir yüzey veya cisim olarak ortaya koyan ve insanın görme duyusuna hitabeden fikri ürünler" anlaşılacağı, Dava konusu fotoğrafların endüstriyel işlevi olan cihazların reklam tanıtımı amacıyla hazırlanmış “ürün fotoğrafları” oldukları, kaldı ki talep eden tarafça da dava dilekçesinde ürün fotoğraflarının kamuya sunulduğu yerin internet sitesi olduğunun da belirtildiği, Fotoğrafların kanundaki şartları taşıması halinde iki eser türüne girme ihtimalinden bahsedilebileceği, birincisi ; ...’in 2. maddesinde düzenlenen “İlim ve Edebiyat Eserlerinin” 3. Fıkrasındaki “Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleri”; ikincisi ise ; ... 4. Maddesinde düzenlenen “Güzel Sanat Eserlerinin” 5. Fıkrasında düzenlenen “Fotografik eserler ve slaytlar” dır. Bu kapsamda bakıldığında; dava konusu fotoğrafların vesikalık fotoğraflar olduğu, üzerinde kuvvetli derecede bir yaratıcılığın varlığı ve orijinalliğinin söz konusu olmadığı, zira benzer ekipmanla hemen herkes tarafından aynı türde fotoğraflar çekilmesi mümkün olduğu, dolayısıyla ... 2. Madde kapsamında eser sayılması mümkün görülmediği, Yine ... 4. Madde anlamında bir güzel sanat eserinden bahsedebilmek için dava konusu fotoğrafların ışık, kompozisyon vb. objektif kriterlere göre “estetik niteliğe” haiz olma şartını taşıması gerektiği, Ancak talep konusu fotoğrafların bu estetik niteliğe sahip olduğunu söylemenin de mümkün olmadığı, Bununla birlikte mezkûr görsellerin ... kapsamında eser olarak sayılmamasının koruma kapsamı dışında kaldığı anlamına da gelmediği, 5846 sayılı ... 84. Madde metni şu şekildedir: “Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.” Bu maddeyle düzenlenen haklar, ticari bir menfaatin himayesi amacıyla tanıdığından, haklı bir ticari yarar mevcut oldukça, himayenin de devamının isabetli bulunabileceği, davacının resmi/fotoğrafı ilk defa tespit eden olduğu tespit edilemediği gibi fotoğrafın niteliği itibariyle davacının, ticari maksatlarla çoğaltan kişi olarak da değerlendirilmesi mümkün görülmemiş olmakla ...’in 84. Maddesi hükmünün uygulama imkânının bulunmadığı, Öte yandan, kanun koyucu, resim/portre -bu meyanda fotoğraflar- ile ilgili olarak kanunun 86. Maddesinde ayrı bir düzenleme de getirmiştir. Kanun’un “Resim ve Portreler” başlıklı 86. Maddesi; Resim ve portreler: I – Genel olarak: Madde 86 – Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir. (.....) Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, .....)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.” hükmünü amirdir. Yasa bu korumayı, kişilik hakkının özel hukuk hükümlerine göre korunmasına ilişkin Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve Borçlar Kanununun 49. maddesine, ceza hukuku hükümlerine göre korunmasına ilişkin olarak da TCK.197 ve 199 uncu maddelere yollama yaparak sağladığı, yasa koyucu eser niteliğinde olmasa bile mektuplar, resimler ve portreleri eserle yakından ilgili yaratımlar olarak göz önüne almış, genel olarak kişilik hakkının korunmasına ilişkin hükümlere rağmen bu tür yaratımlar yoluyla kişilik hakkının özel olarak korunması ve bu korumanın süresini tayin etme gereğini düşündüğü, yasada bu tür yaratımlar yoluyla kişilik hakkının korunması on yıllık süreyle sınırlı tutulduğu, bu süre geçtikten sonra eser niteliğinde olmasa bile fikri bir çaba ürünü olan bu tür yaratımların anonim hale geleceğini hükme bağladığı, öte yandan 86.maddedeki bazı resim ve portrelerde izin alma koşuluna da yer verilmediği, Davalı .... tarafından gerçekleştirilen kullanımların, mezkûr davalı tarafa ait ... 84. Madde anlamında korumaya sahip olabilecek ürün/katalog fotoğrafı içerisinde gerçekleştirildiği, mezkûr kullanımların ticari kullanım niteliğinde olduğu, dosyada anılan fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle vaki eylemin 5846 sayılı ...’in 86. maddesi ihlali anlamına geleceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. BİR KISIM DAVALILARIN 5651 SAYILI KANUN KAPSAMINDA BEYANLARI 5651 sayılı kanunun, “Yer Sağlayıcı” kavramını düzenleyen 2/m maddesi “Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ve-ya tüzel kişileri ifade eder” hükmünü havidir. “MADDE 5- (1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. (2) (.....) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.” Tüm bu kapsamda, davacı tarafından dava dilekçesinde sunulan linkler ve delillerin incelemesinde, Davalı ... … Ltd. Şti. dışındaki firmaların, davaya konu ürünleri kendi nam ve adlarına satış yapmadığı, 5651 sayılı Kanun’un 5. Maddesi bağlamında “yer sağlayıcı” oldukları, Son olarak Kanun’un “İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı 9. Maddesi: MADDE 9- (.....) (1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.” Yukarıda değinilen tüm bu bilgi ve belgeler kapsamında,... dışındaki davalıların 5651 sayılı yasa kapsamında yer sağlayıcı oldukları, davacıya ait fotoğrafın, davalı .... tarafından ticari olarak ürün görselleri içeriğinde kullanılması fiilinin, davacının ... 86. Madde kapsamındaki hakkının ihlali anlamına geleceği, yer sağlayıcı davalılara davadan önce ihtar çekilmediği, davalıların ,pazaryeri olarak hizmet verdiği, davalıların aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, içerikleri kontrol etme yükümlülükerinin bulunmadığı, 3. Kişiler tarafından gerçekleştirilen ihlalleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, tazminat talebinin muhtabı olmadıkları dolayısıyla sorumluluklarından bahsedilemeyeceği, davalı ... DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yönünden ise davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların, mezkûr davacı tarafa ait ... 84. Madde anlamında korumaya sahip olabilecek ürün/katalog fotoğrafı içerisinde gerçekleştirildiği, mezkûr kullanımların ticari kullanım niteliğinde olduğu, dosyada anılan fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle vaki eylemin 5846 sayılı ...’in 86. maddesi ihlali anlamına geleceği ancak kullanımın niteliği ve vesikalık fotoğrafın küçük ve silik şekilde olması ve sırf bu fotoğraf nedeniyle satış yapıldığına veya satışın arttığına dair davacı tarafından bir delil sunulmadığı gibi sırf bu fotoğraf nedeniyle davalının maddi anlamda bir kazanç elde ettiğinden bahsedilemeyeceği , dolayısıyla davacının ispat edilemeyen maddi tazminat talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, anılan karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu, .... sayılı ilamı "GEREKÇE: Dava, ...'e dayalı maddi tazminat, vaki tecavüzün durdurulması ile kişilik haklarına yapılan saldırıların önlenmesi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacıya ait vesikalık fotoğrafın davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'ye ait ürün/katalog fotoğrafı içerisinde ticari nitelikte kullanıldığı, dosya kapsamında söz konusu fotoğrafın, davacının izni dahilinde kullanıldığında dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumun 5846 sayılı ...'in 86. maddesine aykırılık teşkil ettiği mahkemenin de kabulünde olup davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. tarafından gerçekleştirilen tecavüzlerin durdurulmasına ve internet sitelerinden yaptığı satışlara ilişkin tecavüze esas fotoğrafların kaldırılmasına karar verilmesi isabetlidir. Ne var ki, davacının fotoğrafının davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti.'ye ait ürün/katalog fotoğrafı içerisinde ticari nitelikte kullanıldığı sabit olduğuna göre, davacı yararına TMK.'nın 24 ve 25. maddeleri uyarınca maddi tazminat koşullarının oluştuğu kabul edilerek talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması için davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti'nin ticari defterlerinin incelenmesi, şayet bu yolla da davacı zararının hesaplanması mümkün olmazsa TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacının zararının belirlenmesi gerekirken, bu hususlara riayet edilmeksizin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, mahkemece yer sağlayıcı olan diğer davalılara davadan önce ihtar çekilmediği, davalıların pazaryeri olarak hizmet verdiği, davalıların aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, içerikleri kontrol etme yükümlülüklerinin bulunmadığı, 3.kişiler tarafından gerçekleştirilen ihlalleri kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, tazminat talebinin muhtabı olmadıkları gerekçesiyle yer sağlayıcı olan davalılar yönünden tüm taleplerin reddine karar verilmiştir...... sayılı ilamında belirtildiği üzere, "5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesi ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi ile yer sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, tazminat sorumluluğu açısından, yayınlanan içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir. Mutlak hak niteliğindeki bu tür haklar herkese karşı yöneltilebilecek olup, illiyet bağının varlığı halinde, hakkın yöneltildiği kişinin kusurunun varlığı ya da yokluğunun önemi bulunmamaktadır. Bu bağlamda, internet yer ve hizmet sağlayıcılarına karşı da anılan hakların ileri sürülmesine bir engel bulunmamaktadır. Öte yandan, gerek haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 50 ve gerekse ülkemizin de taraf olduğu Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Sözleşmesi’nin 45.maddesi uyarınca, fikri mülkiyet haklarına tecavüz nedeniyle tazminat sorumluluğuna hükmetmek için fiillerine iştirak veya yardım etmek ya da bu fiilleri teşvik etmek veya yapılmasını kolaylaştırmak eylemini gerçekleştiren yer ve hizmet sağlayıcıların kusurunun ispat edilmesi gerekmektedir. 6563 sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’nda da vurgulandığı üzere, içerik sağlayıcı sıfatı bulunmayan internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun bilmeleri gerekir. Bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerekir. Ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerekir." Bu doğrultuda, Yargıtay ilamında belirtildiği gibi yer sağlayıcı olan davalıların maddi tazminat taleplerinden sorumlu tutulabilmeleri için önceden davacı tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarının kendilerinden talep edilmesi, ayrıca davacının içeriğin kaldırılmasını talep ederken, kendisinin üstün hak sahibi olduğunu yaklaşık ispata yeterli delillerini de davalılara sunmuş olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise davacı tarafça davalı yer sağlayıcıların, arabuluculuk sürecine başvurulmadan önce açıklanan biçimde uyarıldıklarına dair delil öne sürülmediğinden, internet sitesindeki içeriği kaldırmamakta kusurlu oldukları söylenemeyecektir. Bu nedenle yer sağlayıcı olan davalıların maddi tazminat talebinden sorumlu tutulmaması yerinde ise de, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri bakımından, kusurlarının varlığı ya da yokluğuna bakılmaksızın sorumlulukları bulunduğundan, anılan taleplerin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalı ... Deri Ürünleri Ltd.Şti. yönünden TMK'nın 24 ve 25.maddelerine göre maddi tazminat miktarının belirlenmesi için davalının ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi incelemesi yaptırılması, bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi mümkün olmazsa 6098 sayılı TBK’nın 50.madesi uyarınca tazminat sorumluluğuna hükmedilmesi, yine tüm davalıların tecavüz eylemlerinin tespiti, men'i ve ref'i talepleri bakımından sorumluluklarının bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde dosya kapsamından ve davalı muhasebecisinden temin edilen bilgi ve belgelerden aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davalıdan temin edilen 02.01.2020 – 30.04.2021 dönemini içeren satış kayıtlarına göre davacının vesikalık fotoğrafının kullanıldığı ürün satışının 5.335 adet olarak gerçekleştirildiği, Dosya kapsamında yer alan Çiçeksepeti yazışmasına göre davalıya ait mağazadan 147 adet ürün satışı yapıldığı (13.01.2021 – 19.08.2021) tespit edildiği, Dosya kapsamında yer alan .... yazışmasında davalıya ait mağazadan 28.075 adet ürün satışı yapıldığı (14.07.2020 – 19.08.2021) tespit edildiği, Bu farklılığın, dönem farkından ve davalının sunduğu satış faturalarının yalnızca davacı fotoğraflarının kullanıldığı ürün kodları ile sınırlı olmasından, pazaryeri kayıtlarının ise tüm ... satışlarını içermesinden kaynaklandığı, Her iki platformda faturaların davalı tarafından düzenlendiğini, pazaryerlerinin yalnızca yer sağlayıcı olduğunu bildirmiştir. Davacı tarafın fotoğraflarının kullanımının satışları artırdığına ilişkin somut veri dosya kapsamından tespit edilemediği, Yapılan bu tespitler ışığında aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır. Davalı tarafından kullanılan fotoğraf, davacının kimlik belgesindeki vesikalık fotoğrafıdır. Bu fotoğrafın, davalı tarafından satılan cüzdanın kimlik kartı koyma bölümünü göstermek amacıyla kullanıldığı, kullanım şekli itibarıyla, fotoğrafın ürünün kullanımını açıklamaya yarayan işlevsel bir unsur olduğu, ürünün pazarlanmasına yönelik satış artırıcı bir katkı sağlamadığı, Diğer taraftan davacı herhangi bir tanınmış kişi, manken ya da model olmadığından ürün görselinde kullanılan fotoğraf, tüketicinin satın alma tercihlerini etkileyebilecek bir cazibe veya reklam unsuru niteliği taşımamaktadır. Nitekim davacı, davalının bu kullanımı sonucu satışlarında artış olduğuna veya gelir elde ettiğine dair herhangi bir delilin sunulmadığı, zaten mahkememizin daha önceki tarihli kararıyla “davacının satış artışını ispat edemediğinin” tespit edildiği, Bu yönüyle, davalı eyleminin ... m.86 kapsamında ihlal niteliği taşıdığı, ancak kullanımın ürün satışlarını artırıcı etkisinin bulunmadığı, dolayısıyla satış rakamlarının tazminat hesabında esas alınamayacağı, TAZMİNAT HESAPLAMASI Esas ve Yöntem (Varsayımsal Kullanım Bedeli Yaklaşımı) Yukarıda ifade edildiği üzere, davalıya ait fotoğraf kullanımının davacı satışlarına katkısı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla tazminat hesabı doğrudan satış rakamları üzerinden değil, fotoğraf kullanımının taraflar arasında farazî bir kullanım sözleşmesi ile gerçekleştirilmesi varsayımı altında ödenmesi gereken bedel üzerinden yapılacaktır. Doktrinde ve uygulamada, taraflar arasında böyle bir sözleşme kurulmuş olsaydı ödenecek bedel “lisans bedeli” veya “kullanım bedeli” olarak adlandırılmaktadır. Ancak somut olayda kullanılan vesikalık fotoğraf eser niteliği taşımadığından, ödenecek bedelin “kullanım bedeli” ya da “hakkaniyet bedeli” olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında, fotoğraf kullanımına ilişkin bedeli doğrudan belirlemeye yarayacak herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Bu durumda, muhtemel bir kullanım bedeli belirleyebilmek için genel piyasada oluşan emsal fiyatlar dikkate alınmıştır. Piyasa Emsalleri ve Bedeli Belirleyen Faktörler Yapılan araştırmalar neticesinde, meslek odalarının (Türkiye Fotoğrafçılar Federasyonu, Reklamcılar Derneği, Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu vb.) yayınlarında portre/vesikalık fotoğrafların katalog, broşür veya e-ticaret görsellerinde ticari kullanımına ilişkin herhangi bir tarife bulunmadığı; meslek odalarının daha çok fotoğrafçıların telif tarifelerini yayımladığı, ancak model/manken/portre sahibine ödenecek kullanım bedeli için herhangi bir tabloya yer verilmediği görülmüştür. Uygulamada fiyatların tamamen piyasa koşullarına, ajans sözleşmelerine, modelin tanınırlığına ve kullanım alanının kapsamına göre değiştiği anlaşılmaktadır. Genel olarak kullanım bedelini belirleyen faktörler şunlardır: Kullanımın Niteliği: Tek seferlik, süreli veya süresiz kullanım (süre uzadıkça bedel artmaktadır). Kullanım Alanı ve Mecra: Basılı yayın (katalog, broşür vb.), dijital mecra (web sitesi, e-ticaret pazaryerleri, sosyal medya vb.), açık hava reklamı (daha geniş kitleye ulaşan mecralarda bedel daha yüksektir). Yaygınlık / Dağıtım Kapsamı: Ulusal, bölgesel veya uluslararası erişim; kullanılan platform sayısı (kullanım ne kadar çok mecrada ve yaygınsa bedel o kadar yükselecektir). Görselin Rolü: Görsel ürünü tanıtan ana unsur veya temel görsel olarak kullanılırsa bedel yüksek; sadece ürünün işlevini gösteren yardımcı unsur olarak kullanıldığında bedel daha düşük olacaktır. Fotoğraf Sahibinin Özellikleri: Kişinin tanınırlık (imaj) düzeyi arttıkça kullanımın reklam/çağrışım etkisi güçlenmekte, bu da bedelin artmasına yol açmaktadır; tanınmışlık bulunmadığında kullanımın tüketici tercihlerine etkisi sınırlı olacağından bedel daha düşük belirlenmektedir. Ajans ve stüdyoların internet sayfalarındaki fiyat listelerinde yer alan veriler doğrultusunda: Katalog mankenliği (yüz modelliği/e-ticaret/katalog için) ortalama fiyatın 1.500 TL – 10.000 TL aralığında olduğu belirlenmiştir. Kullanımın Dönemi ve Mecra Kapsamı Kullanımın tarih aralığı pazaryerleri cevapları ve dosya kayıtlarından anlaşıldığı üzere 14.07.2020 – 19.08.2021 dönemini kapsamaktadır . Bu süre zarfında fotoğraf davalıya ait ürünlerin tanıtımında, yalnızca ürünün işlevini gösteren yardımcı bir unsur olarak, ..... ve davalıya ait resmi web sitesi olmak üzere beş ayrı dijital ticaret platformunda kullanılmıştır. Fotoğrafın aynı platformlarda birden fazla ürün linki altında yer aldığı görülmekle birlikte, bu linklerin aynı ürünün farklı renk veya stok varyasyonları olduğu, görselin ticari değerini veya kullanım sayısını artırıcı nitelikte ek bir unsur teşkil etmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle tazminat hesabı hakkaniyete uygun şekilde ürün varyasyonları üzerinden değil, farklı platform çeşitliliği esas alınarak yapılmıştır. Ürün Çeşidi ve Platform Tespiti Yöntemi Davalıdan temin edilen satış listeleri, dosya kapsamındaki pazaryeri cevapları ....... ve dilekçede yer alan ekran görüntüleri birlikte incelenmiştir. Aynı ürünün farklı renk/varyantları ile platforma özgü farklı ürün kodları mükerrer sayılmaması için tek ürün ailesi altında birleştirilmiştir. Yalnızca vesikalık kimlik fotoğrafı açıkça görülen sayfalar kapsama alınmış, bu görseli içermeyen sayfalar kapsam dışında bırakılmıştır; ürün renk/varyantlarına göre verilen linkler aynı kullanımın tekrarı olarak değerlendirilmiş, ayrı çeşit olarak sayılmamıştır. .... karşılaştırma/yer sağlayıcı niteliğinde olduklarından bağımsız platform olarak dikkate alınmamıştır. Bu yöntemle vesikalık kimlik fotoğrafı kullanılan ürün aileleri 13660, 13637, 27519, 13682, 2494 ve 39364 olarak belirlenmiştir. Böylece renk, varyant ve koddan bağımsız ürün çeşidi sayısı 6 olarak tespit edilmiştir. Bu sayı tazminat hesabında fotoğrafın kullanıldığı ürün çeşidi olarak esas alınacaktır. Kullanımların ..... ve davalının web sitesi olmak üzere 5 ayrı platformda gerçekleştiği de ayrıca belirlenmiş olup, bu sayı fotoğrafın kullanıldığı platform sayısı olarak dikkate alınacaktır. Kullanım Bedelinin Belirlenmesi Ajans ve stüdyoların internet sayfalarındaki fiyat listeleri üzerinden belirlenen fiyat aralığı (1.500–10.000 TL), güncel 2025 yılı verilerine dayanmaktadır. Arşiv kaynaklarına erişim sağlanamadığından 2020–2021 dönemi için kesin rakam belirlenememiştir. Güncel 1.500– 10.000 TL aralığının, TÜFE endeksleri kullanılarak dava tarihindeki (2021) fiyat düzeyine indirgenmiş karşılığının yaklaşık 270–1.800 TL aralığına tekabül ettiği hesaplanmıştır. Kullanım bedelini belirleyen; kullanımın niteliği, kullanım alanı ve mecra, yaygınlık/dağıtım kapsamı, görselin rolü ve fotoğraf sahibinin tanınırlığı ölçütleri somut olaya uygulanmıştır. Fotoğrafın ürünün esas tanıtım görseli olmayıp, yalnızca ürünün işlevini gösteren yardımcı bir unsur olarak kullanıldığı ve davacının tanınırlık düzeyinin sınırlı olduğu dikkate alınmıştır. Buna karşılık kullanımın birden fazla platformda, çok sayıda sayfa/bağlantı üzerinden ve uzun bir dönem boyunca sürdüğü gözetilmiştir. Bu parametreler birlikte değerlendirildiğinde, 270–1.800 TL kullanım bedeli aralığından alt bandın üzerinde ve orta-üst banda yakın bir tutarın esas alınmasının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle her bir ürün çeşidi için 1.200 TL kullanım bedeli makul ve ölçülü kabul edilmiştir. Somut olayda davacıya ait vesikalık fotoğraf yalnızca tek bir mecrada değil; Trendyol, ÇiçekSepeti, n11, Amazon ve davalıya ait resmi web sitesi olmak üzere beş ayrı ticari platformda, ürün tanıtım görselleri içinde yer almıştır. Her bir platform, farklı müşteri kitlelerine erişim sağlayan bağımsız bir ticari mecra oluşturduğundan, kullanımın yaygınlığını ve ticari etki potansiyelini artırmaktadır. Bu nedenle hakkaniyet ilkesi uyarınca, aynı ürünün renk ve varyantları tek ürün kabul edilmiş; fakat farklı platformlardaki kullanımlar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. C.6. Hesaplama Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere vesikalık kimlik fotoğrafının kullanıldığı 6 ayrı ürün çeşidi tespit edilmiştir. Daha önce açıklanan gerekçeler uyarınca her bir ürün için makul kullanım bedeli 1.200 TL olarak belirlenmiştir. Buna göre, yalnızca ürün çeşitleri dikkate alındığında toplam bedel (6 x 1.200 TL) 7.200 TL olmaktadır. Somut olayda davacıya ait vesikalık fotoğraf yalnızca tek bir mecrada değil; .... ve davalıya ait resmi web sitesi olmak üzere beş ayrı ticari platformda, ürün tanıtım görselleri içinde yer almıştır. Kullanımın her bir platformda bağımsız bir teşhir alanı oluşturduğu dikkate alınarak, bedelin platform çeşitliliği esas alınmak suretiyle belirlenmesi hakkaniyete uygun olduğu, Bu çerçevede fotoğrafın kullanıldığı ürün sayısı dikkate alınarak belirlenen 7.200 TL’lik toplam bedel, beş ayrı platformda gerçekleşen kullanım nedeniyle yeniden değerlendirilmiş ve sonuç olarak (5 x 7.200 TL) 36.000,00TL kullanım bedeline ulaşıldığı, Sonuç olarak, ihlale konu kullanımın tazminat hesabında esas alınabilecek makul ve hakkaniyete uygun bedelin 36.000,00 TL olabileceği, Davacı vekilinin uyap sisteminden göndermiş olduğu dilekçesiyle tazminat taleplerini 36.000,00.-TL'ye yükseltmiştir. Netice itibariyle, Somut olay ve dosya kapsamı dikkate alındığında, davalının ürün görsellerinde kullandığı davacıya ait vesikalık fotoğrafın, ürünün kullanımını açıklamaya yarayan işlevsel bir unsur olduğu, ürünün pazarlanmasına yönelik satış artırıcı bir katkı sağlamadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle davalı satışlarına etkisine dair ölçülebilir bir artış belirlenememiş, satış bazlı hesaplamanın uygun olmadığı kanaatine varılmış, kullanım bedeli yaklaşımının somut olayın özelliklerine en uygun yöntem olduğu, İnceleme neticesinde, ürün aileleri itibarıyla 6 çeşit, kullanım mecraları itibarıyla 5 platform bulunduğu, Her bir ürün ailesi için 1.200 TL kullanım bedeli esas alındığında, önce 6 ürün ailesi × 1.200 TL = 7.200 TL toplamına ulaşılmış, kullanımın 5 ayrı platformda gerçekleşmiş olması nedeniyle platform çeşitliliği dikkate alınarak bu tutar 5 ile çarpılmış ve sonuçta hakkaniyete uygun kullanım bedelinin 7.200 TL × 5 = 36.000,00.-TL olarak belirlenebileceği, davacı vekilinin ayrıca uyaptan göndermiş olduğu talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini rapor doğrultusunda 35.800,00.-TL artırmış olduğu, Tüm dosya kapsamına göre maddi tazminattan yalnızca ... DERİ ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nin sorumlu tutulabileceği, diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığı, kanaatlerine ulaşılmış davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulüne, Davalıların tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, resimlerin internet sitesinden kaldırılmasına, 36.000,00.-TL maddi tazminatın davalı ... DERİ ÜRÜNLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya ödenmesine, Diğer davalılar hakkında açılan tazminat talebinin reddine, Alınması gereken (36.000,00.-TLx%068,31)=2.459,16.-TL harçtan, peşin alınan (612,00+59,30)=673,30.-TL harcın mahsubu ile, eksik kalan (2.459,16-673,30)=1.785,86.-TL nispi bakiye karar harcının davalı ....tahsili ile hazineye irat kaydına, Kabul edilen maddi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 36.000,00.-TL nispi ücreti vekaletin davalı .... alınarak davacıya verilmesine, Kabul edilen diğer maddi istemler için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının tazminat taleplerin....dışında kalan diğer davalılar bakımından kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 36.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak .... dışındaki tüm davalılara verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %60 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 673,30-TL ilâm harcının tamamının davalı .... alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 5.505,70.-TL yargılama giderinin %60'ının tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı .... yapmış olduğu 150,00.-TL yargılama giderinin %40'ının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Diğer davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, .... vekillerinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ..... Mahkemeleri'ne istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar , açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 369,20.-TL Gider Avansı : 5.136,50.-TL TOPLAM : 5.505,70.-TL

Atıf: Diğer, E. 2025/72, K. 2025/72, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-72-e-2025-72-k-80279e695a72