Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2894 E. 2025/948 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2894
Karar No
2025/948
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2894 Karar No : 2025/948

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sendikası (...) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2019/3816, K:2024/2854 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından, 20/10/2019 tarih ve 30924 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrası ile "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2019/3816, K:2024/2854 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrası yönünden; Gençlik ve Spor Bakanlığı Taşra Teşkilatının Kuruluşu, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge’nin 5. maddesinde; il müdürlüğünün, spor hizmetleri müdürü, gençlik hizmetleri müdürü, yurt hizmetleri müdürü ile şube müdürü, şefler ve diğer personelden oluştuğu, 8. ve 9. maddelerinde; il müdürlüğünde yer alan spor hizmetleri, gençlik hizmetleri, yurt hizmetleri birimlerinin altında yer alan ve idari açıdan bu müdürlüklere bağlı olan birimler belirlendikten sonra 10. maddesinde; hizmet birimlerinin şube ve asgari şeflik düzeyinde örgütlenmesinin esas olduğuna ilişkin hükme yer verildiğinin görüldüğü, anılan Yönerge'nin eki Bakanlık Taşra Teşkilatı Kuruluş Cetvelinde; spor hizmetleri müdürü, gençlik hizmetleri müdürü ve yurt hizmetleri müdürü unvanlarının altında yer alan her birimin şube müdürü düzeyinde örgütlendiği, Bakanlık Taşra Teşkilat Şeması incelendiğinde de; anılan hizmet müdürlüğü kadrolarının, doğrudan il müdürüne bağlı olduğu, altlarında yer alan birim şube müdürlerinin üzerinde yönetici kadrosu olarak konumlandırıldığı, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Taşra teşkilatı" başlıklı 202. maddesinde ise; mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 30'uncu maddesi uyarınca defterdar yardımcısına denk olarak düzenlendiğinin görüldüğü, Mezkur Yönerge'nin 6. maddesinde, ilçe müdürlüğünün; ilçe müdürünün yönetimi ve emrinde varsa şube müdürü, şef ve diğer personelden oluştuğu; 7. maddesinde ise, bağlı müdürlüklerin; gençlik merkezi müdürlükleri, yurt müdürlükleri, sporcu eğitim merkezi müdürlükleri, Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi müdürlükleri, kamp müdürlükleri ve spor tesisi müdürlüklerinden oluştuğu belirtildikten sonra 2. fıkrasında; bağlı müdürlüklerin görev durumuna ve ihtiyaca göre Bakan onayıyla kurulacağı, görev, yetki ve sorumluluk açısından ilgili hizmet müdürüne veya ilçe müdürüne bağlı olarak çalışacağının belirtildiği, buna göre; gençlik ve spor ilçe müdürünün, ilçe teşkilatında yönetici pozisyonunda bir kadro olarak düzenlendiği, sevk ve yönetimi altında müdürlük düzeyinde örgütlenebilecek çok sayıda hizmet biriminin yer aldığı, bu haliyle gençlik ve spor ilçe müdürü kadrosunun görev, yetki ve sorumluluk bakımından şube müdürünün üzerinde, taşra teşkilatının ilçe düzeyindeki yöneticisi konumunda olduğunun anlaşıldığı, Çağımızda sürekli değişen ve gelişen kamu yönetimi anlayışında, üst yönetim kademelerinde bulunan yöneticilerin, kamusal ihtiyaçları yönetebilme ve bağlı bulunduğu idarede, üst amirleri ile işbirliği ve koordinasyon içinde çalışabilme yetkinliğine sahip olmasının gerektiği, bu nedenle, idarenin yönetici kadrolarına atama konusunda daha geniş bir takdir yetkisine sahip olmasının, iç işleyişteki uyum ve düzen bakımından önem arz etmekte olduğu, davalı idarenin taşra teşkilatının yöneticisi konumunda, il müdürüne bağlı olarak görev yapan yurt hizmetleri müdürü, gençlik hizmetleri müdürü, spor hizmetleri müdürü ile gençlik ve spor ilçe müdürü kadrolarının Gençlik ve Spor Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği kapsamından çıkarılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, Yönetmeliğin "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesi yönünden; Dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in 12/A maddesinde, yazılı sınavda başarılı olan adayların sözlü sınava tabi tutulacağı belirtildikten sonra, sözlü sınava ilişkin genel ilkelerin belirlendiği, Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yürürlüklerini Anayasa'dan, yönetmeliklerin ise yürürlüklerini kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden aldığı, dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün bulunmadığı, Yönetmelik'in dava konusu edilen düzenlemesinin, dayanağı olan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'te yer verilen hükümle aynı nitelikte olması karşısında; kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan norma aykırı veya bunu değiştirici, daraltıcı nitelikte bir hüküm getirmediği anlaşıldığından hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı, gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Sendika tarafından, dava konusu Yönetmeliğin Kapsam başlıklı 2. maddesinde belli kadrolara yapılacak atamaların görevde yükselme ve unvan değişikliğine ilişkin hükümlerden muaf tutulmasının eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğu; Yönetmeliğin 13. maddesiyle getirilen sözlü sınav şartının ise, yapılacak atamalarda, objektiflikten uzak değerlendirmeler yapılmasına ve kariyer ile liyakat ilkelerinden sapılmasına sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerine uyulmamış olunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine ilişkin temyize konu Danıştay İkinci Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2019/3816, K:2024/2854 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 30/04/2025 tarihinde, 13. madde yönünden oyçokluğu, 2. maddenin ikinci fıkrası yönünden oybirliği ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava; 20/10/2019 tarih ve 30924 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrası ile "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesinin iptali istemi yönünden yapılan incelemede; Dava konusu Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Yazılı sınavda başarılı olan adaylar arasından en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katına kadar aday ile son adayla aynı puana sahip olan adayların tamamı sözlü sınava çağrılır. (2) Sözlü sınav tarihi ve yeri Bakanlık internet sitesinde ilan edilir. (3) Adaylar, Sınav Kurulunun her bir üyesi tarafından; a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu, ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, d) Genel kültürü ve genel yeteneği, e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. (4) Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir. (5) Sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır. (6) Görevde yükselme veya unvan değişikliği yazılı sınavlarında başarılı olan ve özellik arz eden kadrolar için sözlü sınava girmeye hak kazanan adaylar, ihtiyaç duyulması halinde ve kamu yararı kapsamında Bakanlıkça psikolojik yeterlilik ve kişilik testleri ile psikoteknik değerlendirmeye tabi tutulabilir. Yapılan test ve değerlendirme Sınav Kurulu için tavsiye niteliğindedir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile getirilen sözlü sınav şartının, yapılacak atamalarda, objektiflikten uzak değerlendirmeler yapılmasına ve kariyer ile liyakat ilkelerinden sapılmasına sebebiyet vereceği ileri sürülmüştür. Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik'in "Sınav şartı" başlıklı 8. maddesinde; "Görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmaları gerekir." düzenlemesine, "Sözlü sınav" başlıklı 12/A maddesinde de; "Yazılı sınavda en yüksek puan alan adaydan başlamak üzere ilan edilen kadro veya pozisyon sayısının beş katına kadar aday sözlü sınava alınır. Son adayla aynı puana sahip olan personelin tamamı sözlü sınava alınır. İlgili personel, sınav kurulunun her bir üyesi tarafından; a) Sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Liyakati, temsil kabiliyeti, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu, d) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, e) Genel kültürü ve genel yeteneği, f) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, esas alınarak yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak personelin sözlü sınav puanı tespit edilir. Sözlü sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alanlar başarılı sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin yeterlik sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Genel Yönetmelik'in 1. maddesinde, bu Yönetmelik'in amacının, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, personelin görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme düşüncesi yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde görülmesinin gereklerinden biri de hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesidir. Dava konusu Yönetmelik ile sayılan kadrolara, görevde yükselme suretiyle atanacaklar için yazılı sınav yanında sözlü sınavda da başarılı olma koşulunun getirildiği anlaşılmaktadır. Yönetmelik'in genel sistematik yapısına bakıldığında, yazılı ve sözlü sınavların ikisinin birlikte başarılması, belirlenen görevlere atanabilmenin temel koşulu olarak belirlenmiştir. Bir mesleğe ilk defa ya da görevde yükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanacak olanların niteliklerinin saptanmasına yönelik olarak yazılı olarak yapılacak sınavdan sonra, sırf yazılı sınav ile ölçülmesi mümkün olmayan, mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının ortaya konulabilmesi açısından sözlü sınav yapılması mümkündür. Sözlü sınav, yazılı sınavı tamamlayıcı nitelikte, bilgi ve liyakatı ölçmek, adayın mesleğe uygun yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu çerçevede, sözlü sınavın temel amacı, yazılı sınav yapılmak suretiyle nesnel bir biçimde tespit edilenler arasından, en başarılı adaydan başlayarak en uygun olanların seçilmesidir. Bunun için de mesleğin ve görevin özelliği dikkate alınarak, bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren bir düzenlenme yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu düzenleme incelendiğinde, sözlü sınav kriterlerinin konu başlığı olarak altı kriter halinde belirlendiği, ancak her bir kriterin not ağırlığının gösterilmediği, oysa genel, objektif ve somut kriterler çerçevesinde belirlenmesi gereken bu hususun hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkeleri çerçevesinde önceden öngörülebilir şekilde genel düzenleyici işlem olan Yönetmelikte düzenlenmesi gerektiği, mevcut haliyle idarece yapılacak görevde yükselme sınavlarında, söz konusu her bir kriter bakımından sınav duyurularında farklı not ağırlığı belirlenmesinin olası hale geldiği, bunun yanında sınav duyurularında not ağırlığına ilişkin hiçbir belirleme yapılmadan sınav komisyon üyelerinin yüz puan üzerinden değerlendirme yapmak zorunda kalmasının ihtimal dahilinde bulunduğu, böyle bir durumun ise, sözlü sınavın nesnelliği sağlamak için yeterli olmayacağı ve yargısal denetimin gerçekleştirilmesini engelleyeceği değerlendirilmektedir. Bu itibarla, sözlü sınav kriterlerinin ağırlık oranlarına ilişkin notların belirtilmemiş olması nedeniyle düzenlemenin eksik kapsamlı olduğu, düzenlemenin bu nedenle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Daire kararının, dava konusu Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 13. maddesinin iptali istemi yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2894, K. 2025/948, T. 20.10.2019, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2894-e-2025-948-k-29f43b31459e