Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2620 E. 2025/984 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2620
Karar No
2025/984
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2620 Karar No : 2025/984

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 14/05/2024 tarih ve E:2021/1438, K:2024/2876 sayılı kararının, iptale ve işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların davacıya ödenmesine ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazminine, aynı zamanda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin de iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 14/05/2024 tarih ve E:2021/1438, K:2024/2876 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 153. maddesinde; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinde; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 37. maddesi ile geçici 1. maddesinde; 8/3-a-13 hükmünde ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak; Düzenleyici işlem bakımından, Halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı; bu itibarla davacının, söz konusu maddenin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı; ancak dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı; Bireysel işlem bakımından, Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "kanuni düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında yürürlüğe konulan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün dava konusu maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca söz konusu düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu ve personel ile disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı; Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 gün aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde; Disiplin cezalarının, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından, kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntemin, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların mevzuatta belirlendiği, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu; 657 sayılı Kanun'un kararda aktarılan hükmünde, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde, disiplin cezası verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği; Uyuşmazlık konusu olayda, davacının sorumluluğunun, 4. sınıf emniyet müdürü Y.M.'nin, 657 sayılı Kanun'un 77. maddesi kapsamında UNODC Afganistan Kabil Ofisinde uzman olarak görevlendirilmesine ilişkin Bakanlık Makam Olurunu parafe ettiği 19/03/2013 tarihinde başladığı ve disiplin soruşturması ile ceza tayini için bu tarihin esas alınması gerektiği; Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca, suç sayılan eylemin oluştuğu tarihten itibaren en geç iki yıl içerisinde, 19/03/2015 tarihine kadar dava konusu disiplin cezası verilmesi gerekirken, ceza verme zaman aşımı süresi geçirildikten sonra, 04/12/2015 tarihinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; Hukuka aykırılığı yargı mercilerince saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararların tazmini Anayasa'nın 125. maddesi gereği olduğundan, dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi sebebiyle işlem nedeniyle uğradığı maddi kayıplarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle düzenleyici işlem bakımından karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline, işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, soruşturma esnasında zaman aşımına dair bir aksaklık yaşanmadığı, davacının bu husustaki iddialarının mesnetsiz olduğu; dava konusu işlemin hukuka uygun biçimde tesis edildiği, Daire kararının iptale ve işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların davacıya ödenmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın temyize konu kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçe ile kısmen iptale ve işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıpların davacıya ödenmesine, dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 14/05/2024 tarih ve E:2021/1438, K:2024/2876 sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dava, 1. sınıf emniyet müdürü iken resen emekli edilen davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararının iptali ile işlem sebebiyle uğradığı maddi kayıplarının tazminine aynı zamanda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesinin de iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinin ikinci fıkrasında, "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir. Davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin soruşturmanın konusu, 3. sınıf emniyet müdürü Y.M.'nin, Yurtdışına veya Uluslararası Kuruluşlara Geçici Görevli veya Aylıksız İzinli Olarak Gönderilecek Emniyet Teşkilatı Personeline İlişkin Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak UNODC Afganistan Kabil Ofisinde 19/03/2013-31/12/2013 tarihleri arasında görevlendirilmesine dair onay evrakında davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkan Yardımcısı olarak parafının bulunması iddiasıdır. Somut olayın gelişimi incelendiğinde, Y.M.'nin, ilk defa 15/02/2010-15/02/2011 tarihleri arasında Bosna-Hersek ülkesinde görevlendirildiği; daha sonra 23/11/2010-23/11/2011 tarihleri arasında Taşkent şehrinde görevlendirildiği; bu şehirde çalışma süresinin 30/01/2012, 31/12/2012 ve 31/12/2013 tarihlerine kadar üç kez uzatıldığı; daha sonra Kabil şehrinde 19/03/2013-31/12/2013 tarihleri arasında görevlendirildiği ve buradaki görev süresinin 31/12/2014 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmaktadır. Disiplin Kurulu kararında, Y.M.'nin Taşkent'teki görev süresinin 31/12/2013 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin işlemin de ilgili Yönetmelik hükmüne uygun olmadığı gerekçesiyle karardaki diğer emniyet görevlilerinin de disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu uzatmanın akabinde Kabil şehrindeki görevlendirmenin yapılmasına ilişkin işlemde davacının parafının bulunduğu gerekçesiyle davacının da cezalandırılmasına karar verilmiştir. Buna göre, anılan Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülen hareketin birden sona ermeyip zaman içerisinde devam ettiği ve süre uzatım onaylarının birinin süresi bitmeden diğerinin alınmasının hareketin temadi ettiğini gösterdiği değerlendirilmiş olup zaman aşımının hesabında, son alınan onay tarihinin esas alınması gerekmektedir. Bu çerçevede konu değerlendirildiğinde, Y.M.'nin Kabil şehrindeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin son alınan onay evrakının 19/12/2013 tarihli olduğu; bu tarih esas alındığında, 04/12/2013 tarihli dava konusu disiplin kurulu kararı yönünden ceza zaman aşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu işlemde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

KARŞI OY

XX- Uyuşmazlık konusu olayda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, "görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi gereğince "3 günlük aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Zaman aşımı müessesesi, öncelikle disiplin cezasını gerektiren bir fiilin fâil tarafından işlenmiş olduğunun tespit edilmesini, ancak fiil tarihi itibarıyla zaman aşımı durumu varsa faile ceza verilememesini gerektirir. Hukuk âleminde hiç vukû bulmamış bir fiilin ya da faraziye bir suçun zaman aşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle, davacı hakkında isnad edilen fiille ilgili olarak Daire tarafından, disiplin suçunun sübuta erip ermediği konusunda bir analiz ve değerlendirme yapılmasına hukuki bir engel yoktur. Fakat, Daire kararında böylesine bir değerlendirme yapılmaksızın ceza verme zaman aşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir. Netice olarak, davacıya isnat edilen fiille ilgili herhangi bir araştırmaya ve incelemeye girilmeksizin, fiilin sabit olup olmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın dava konusu bireysel işlemin, doğrudan ceza verme zaman aşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle iptaline yönelik Daire kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2620, K. 2025/984, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2620-e-2025-984-k-35f97d8c522f