Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/2418 E. 2025/927 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/2418
Karar No
2025/927
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2418 Karar No : 2025/927

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av....

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2020/5433, K:2024/945 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İki kademeli kıdemli başçavuş (astsubay) olarak görev yapan davacı tarafından, 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesinin 2. fıkrasına, 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen (k) bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 29/02/2024 tarih ve E:2020/5433, K:2024/945 sayılı kararıyla; 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 76. ve 77. maddeleri, 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesi hükümlerine yer verildikten sonra, Uyuşmazlığın, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan iki kademeli kıdemli başçavuşların ihtiyaç duyulması hâlinde nöbet hizmetlerine dahil edilip edilemeyeceğinden kaynaklanmakta olduğu, Davacı tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. maddesinin 2. fıkrasının (k) bendinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesindeki hukuka aykırılık iddialarının, "iki kademeli kıdemli başçavuşların nöbet hizmetlerine" ilişkin olduğu anlaşıldığından, "iki kademeli kıdemli başçavuşlarla" sınırlı olarak hukuka uygunluk incelemesi yapıldığı, 211 sayılı Kanun'un 76. maddesinde, "nöbet"in; askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ile bu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile Silahlı Kuvvetler Teşkilatı içinde vazifeli olan bilumum sivil şahıslar tarafından yapılması" olarak tanımlandığı, Aynı Kanun'un 77. maddesinde de; Türk Silahlı Kuvvetlerinde nöbet hizmetine tabi tutulacak personelin kimler olacağı, nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilere ait vazifelerin talimatname ile tayin ve tespit olunacağının öngörüldüğü, anılan yetkiye istinaden 06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin 382. ve devamındaki maddelerde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli personelin nöbet hizmetlerine ilişkin hususların ayrıntılı düzenlendiği, Söz konusu Yönetmeliğin 382. maddesinin 2. fıkrasında nöbet hizmetlerine dahil edilmeyecek personelin belirlendiği, bu fıkranın (e) bendinde iki kademeli kıdemli başçavuşların nöbet hizmetlerine dahil edilmeyeceğinin belirtildiği, 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişiklikliği ile 382. maddesinin 2. fıkrasına eklenen (k) bendi ile nöbet hizmetlerinin etkin bir biçimde yürütülmesini teminen "ihtiyaç halinde" nöbet hizmetlerinden muaf tutulan iki kademeli kıdemli başçavuşların (astsubayların) gerektiğinde yetkili makamların onayıyla, nöbet hizmetlerine dahil edilebilmesine imkân sağlandığı, 211 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinde nöbet hizmetlerini yürütecek personelin belirlendiği ve söz konusu personel arasında astsubayların sayıldığı, söz konusu düzenleme uyarınca, tüm astsubaylara nöbet hizmeti verilmesinin yasal olarak mümkün olduğu, 77. maddesinde ise nöbet hizmetlerini yürütecek personelin kimler olacağı ile nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilerin görevlerinin belirlenmesi hususunda idareye düzenleme yapma yetkisi tanındığı, buna göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan iki kademeli kıdemli başçavuşlara nöbet görevi verilip verilmemesi, nöbet hizmetinden muaf tutulacak personelin belirlenmesi ve daha önce muaf tutulan personelin yeniden nöbet hizmetlerine dahil edilmesi hususunda idarenin takdir ve düzenleme yetkisinin bulunduğu, Bu durumda, daha önceki düzenlemeyle nöbet hizmetinden muaf tutulan iki kademeli kıdemli başçavuşların nöbet hizmetlerinin etkin yürütülebilmesi için ihtiyaç duyulması halinde yeniden nöbet hizmetlerine dahil edilebilmesine imkan sağlayan dava konusu düzenlemenin, üst hukuk normu niteliğindeki 211 sayılı Kanun'un 76. ve 77. maddeleriyle uyumlu olduğu, askeri hizmetin niteliği, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek takdir yetkisi çerçevesinde belirlendiği ve söz konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı; nöbet hizmetine kimlerin dahil edileceği veya bu hizmetten kimlerin muaf tutulacağı hususlarında idarenin yargı kararıyla zorlanması da mümkün bulunmadığından, dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, birliklerde nöbet ve görev ihtiyacının net çizgilerle belirlenmesi gerekirken, hiçbir çalışma, analiz ve istatistik yapılmadan ilgili yönetmelik maddesine (k) bendinin eklenerek 24 hizmet yılını dolduran personelin nöbet muafiyetlerinin kısıtlanmaya başlandığı, davalı idarenin yaşanan hiçbir aksaklık ve zafiyet örneğini dava dosyasına sunamadığı ve genel geçer ifadelerle haklılığını göstermeye çalıştığı, davalı idarenin ikinci cevap dilekçesinde sunduğu 15 Temmuz olayları sonrası personel azalma oranlarına rağmen Kara Kuvvetleri Komutanlığında ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında (Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığının uygulaması hariç) hiçbir personelin nöbete dahil edilmemesinin, yapılan değişikliğin 15 Temmuz sonrası personel zafiyeti ile bağlantısının olmadığını gösterdiği, bu durumun idarenin yönetmelik değişikliği gerekçesinin inandırıcılıktan uzak olduğunu ortaya koyduğu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığında zorunlu gemi görevlerinin 15 - 19 yıl gibi uzun süreler olmasının bazı kıyı görevlerinde nöbet tutacak personel dengesinin bozulmasına sebebiyet verdiği, kıyı görevlerinde nöbet tutacak personel zafiyetinin davalı idarenin iddialarının aksine 15 Temmuz olayları sonrasında yaşanmaya başlamadığı, astsubaylara nöbet muafiyetinin tanındığı 2004 yılından itibaren yaşanmaya başladığı, zira gemi zorunlu hizmet sürelerinin uzunluğu ve nöbet tutma zorunluluğu olan personelin bu süresinin önemli bir kısmını gemi görevlerinde geçirmek zorunda kalmasının kıyı görevlerinde personel zafiyeti yaşanmasının tek sebebi olduğu, ayrıca Deniz Kuvvetleri Komutanlığında hizmet ve görev ihtiyacı nedeniyle yapılacak düzenlemenin gerekliliği hakkında mahkemeye hiçbir bilgi ve belge sunulamamasının iddialarındaki haklılığını gösterdiği, Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığında yönetmelik değişikliğinin akabinde 32 yıla kadar hizmeti bulunan bütün astsubayların nöbet hizmetine dahil edilmesinin, nöbet hizmetlerinin birlik komutanlarının insiyatifine bırakıldığını ve idarenin takdir yetkisini kötüye kullandığını gösterdiği, zira aynı kadrolar ile görev yapan diğer Üs Komutanlıklarında buna benzer uygulamaların olmadığı, Balıkesir'deki bu uygulamanın Üs Komutanı değişince sona erdiği ve Hava Kuvvetleri Komutanlığında da nöbet muafiyeti kaldırılan personel kalmadığı; Dairenin hukuki değerlendirmesinde "iki kademeli kıdemli başçavuşlarla sınırlı olarak hukuka uygunluk incelemesi yapıldığının belirtilmesinin" nöbet hizmetlerinin adil düzenlenmesine ve davanın konusuna aykırılık teşkil ettiği, sunduğu hiçbir delil temin edilmeden ve araştırılmadan karar vermesinin hukuka aykırılık taşıdığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, nöbet muafiyeti bulunan personelin ihtiyaç duyulması halinde nöbet hizmetine dahil edilebilme yetkisinin, farklı uygulamaları engellemek, tarafsız olarak karar verebilmek ve suistimallere mahal verilmemesi maksadıyla kuruluş ve teşkilat yapısına göre ilgili birim ve kurumların üst düzey amirlerine tanınarak düzenleme ve takdir hakkının kullanıldığı, ilgili Kanun'da nöbet hizmetinin tanımı, kimler tarafından yürütüleceği ve nasıl yürütüleceğinin Yönetmelikte belirtileceğinin hüküm altına alındığı, ancak nöbet muafiyetine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, Yönetmelikte nöbet hizmetinin yürütülme şekli ve hangi durumlarda nöbet muafiyeti uygulanacağının açıkça belirtildiği, bu nedenle Yönetmeliğin Kanun ile uyumlu olduğu ve Kanun'a aykırı herhangi bir hususun bulunmadığı, temyiz talebine konu kararın hukuka uygun olduğu, hukuki dayanaktan yoksun temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Üye ...'ın, "dava dilekçesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğin 382. maddesinin 2. fıkrasına 28/10/2020 tarih ve 31288 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen (k) bendinin tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacı iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde yargılama usulüne bir aykırılık bulunmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 29/02/2024 tarih ve E:2020/5433, K:2024/945 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde, usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/2418, K. 2025/927, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-2418-e-2025-927-k-09c8b71f5bab