Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1210 E. 2025/274 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1210
Karar No
2025/274
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1210 Karar No : 2025/274

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :...Güvenlik Hizmetleri Güvenlik Eğitimi ve Güvenlik Sistemleri Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2019/9470, K:2023/6971 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün “aynı adreste farklı şirketlerin faaliyet göstermesi” konulu, 14/03/2019 tarih ve 55740 sayılı genel düzenleyici işleminin, "Bu doğrultuda aynı unvanla kurulu bulunanlar da dahil olmak üzere iliniz sınırları içerisinde özel güvenlik şirketi ya da alarm izleme merkezi ile aynı adreste faaliyet gösteren özel güvenlik eğitim kurumlarının aynı adreste bulunabileceği, ancak şirket ve alarm izleme merkezlerinden bağımsız ve ayrı bir alanda bulunmaları gerektiği; aksi halde eğitim bildirimlerinin kabul edilmeyeceği konusunun Tebligat Kanunu çerçevesinde ilgililere tebliğ edilerek tebliğ tebellüğ evrakının birer suretinin Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Daire Başkanlığına gönderilmesi hususunda” şeklindeki son paragrafının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2019/9470, K:2023/6971 sayılı kararıyla; 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 1, 14, 22, 26. maddeleri ile 07/10/2004 tarih ve 25606 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) 4, 31, 32, 43 ve 44. maddelerine yer verilerek; 5188 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, özel güvenlik eğitimi vermek üzere İçişleri Bakanlığından faaliyet izni alan özel eğitim kurumlarının tesislerinde aranacak şartların yönetmelikle düzenleneceği; 22. maddesinde ise, İçişleri Bakanlığı ve valiliklerin özel güvenlik hizmetleri kapsamında, özel güvenlik birimlerini, özel güvenlik şirketlerini ve özel güvenlik eğitimi veren kurumları denetlemeye yetkili olduğu ve bu denetimin mahiyetinin, kapsamının, usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceğinin kural altına alındığı, Ancak anılan Kanun ve Yönetmelik metinlerinde, özel güvenlik eğitim kurumunun bulunduğu adreste özel güvenlik şirketi, alarm izleme merkezi ya da başka bir şirketin faaliyet gösterip göstermemesi bakımından kısıtlayıcı herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aksine Yönetmelik'in 31. maddesinde sayılan belgelerle başvuran eğitim kurumlarının tesislerinde inceleme komisyonu tarafından 32. maddede belirtilen teknik donanımlar bakımından düzenlenen rapor ile kurumun kurucusu ve yöneticisi hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olması hâlinde, başka herhangi bir şart aranmaksızın (ruhsat harcının yatırılması kaydıyla) kuruma doğrudan faaliyet izin belgesi verileceğinin öngörüldüğünün anlaşıldığı, Bu itibarla, 5188 sayılı Kanun gereğince özel güvenlik eğitim kurumlarında aranacak şartlara ve bu yerlerde yapılacak denetime ilişkin esas ve usullerin yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı, ilgili Yönetmelik'te ise özel güvenlik eğitim kurumlarının, kendisiyle aynı unvanı taşıyan ya da başka unvana sahip özel güvenlik şirketleri ve alarm izleme merkezleri ile aynı adreste bulunamayacağı veya aynı adreste bulunsa dahi bu şirket ve merkezlerden bağımsız ve ayrı bir alanda faaliyet göstermesi gerektiği yolunda herhangi bir şart olmadığı dikkate alındığında, Kanun ve Yönetmelik ile herhangi bir kısıtlamada bulunulmamasına rağmen "aynı unvanla kurulu bulunanlar da dahil olmak üzere özel güvenlik şirketi ya da alarm izleme merkezi ile aynı adreste faaliyet gösteren özel güvenlik eğitim kurumlarının aynı adreste bulunabileceği, ancak şirket ve alarm izleme merkezlerinden bağımsız ve ayrı bir alanda bulunmaları gerektiği"ne yönelik şartın 81 ilin Valiliğine yazılan düzenleyici işlem niteliğindeki bir yazı ile getirilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, eğitim kurumlarının il emniyet müdürlükleri tarafından oluşturulan inceleme komisyonlarınca denetlendiği, kursiyerlerin eğitim süresince özel güvenlik ya da başka iş kollarının müdahale ve etkisinden uzak olarak eğitim alabilmeleri için belli usul ve esasların getirildiği, özel eğitim kurumlarında; yönetici odası, büro hizmetleri odası, bekleme veya dinlenme odası, derslikler, bay ve bayan olmak üzere en az iki tuvaletin bulunması gerektiği; ancak bu zorunlulukların özel güvenlik şirketlerinde aranmadığı, özel güvenlik eğitim kurumunun bulunduğu alanda başka bir şirketin bulunması hâlinde, kursiyerleri etkilemeyecek şekilde, bu şirketin yönetici odası ile büro hizmetleri için kullanılan odalarının eğitim kurumundan ayrı bir alanda bulunması gerektiği, sürücü kurslarında da benzer düzenlemenin olduğu, özel güvenlik şirketi şubelerinin bile başka şirketlerden bağımsız olması gerektiğine yönelik düzenleme yapıldığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/11/2023 tarih ve E:2019/9470, K:2023/6971 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1210, K. 2025/274, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1210-e-2025-274-k-b0a1166c79f8