Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/867 E. 2025/350 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/867
- Karar No
- 2025/350
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/867 Karar No : 2025/350
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2018/6102, K:2022/2125 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığında jandarma astsubay kıdemli üstçavuş olarak görev yapan davacı tarafından, vazife malulü sayılması talebinin reddine ilişkin işlemlerin, anılan işlemlerin dayanağı 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin 49. maddesinin 2. cümlesinin, Yönetmeliğin ekindeki, rütbeye göre farklı işlem tesisini içeren Hastalıklar Listesi ve Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgelerinin sütunlarında yer alan rütbe kısımlarının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 19/04/2022 tarih ve E:2018/6102, K:2022/2125 sayılı kararıyla; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesinin 5. fıkrasında; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında, 45 ve 46. maddelerinde, 47. maddesinin 1. fıkrasında, 50. maddesinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, 53 ve 54. maddelerinde adi malullük aylığına, 55 ilâ 63. maddelerinde ise vazife malullüğü aylığına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği belirtilerek; öte yandan, 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 31/10/2016 tarih ve 2016/9431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, 42. maddesinin 1. fıkrasında, 47. maddesinin 1. fıkrasında, 49. maddesinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak; anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-B başlıklı tabloda Hastalıklar Listesi ve Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgelerinin Kullanımına İlişkin Açıklamalar, EK-C başlıklı tabloda Hastalıklar Listesi, EK-Ç başlıklı tabloda ise Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgelerine yer verildiği belirtilerek, 11/11/2016 tarih ve 29885 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’nin 49. maddesinin 2. cümlesinin iptali istemi yönünden, Yönetmeliğin 49. maddesinde, vazifenin sebep ve tesiriyle yaralanan veya hastalanan subay ve astsubayların sağlık durumu hakkında, yetkili sağlık kuruluşları tarafından karar verileceğinin düzenlendiği, davaya konu ikinci cümlesinde ise karar verilirken subay ve astsubayların heyete çıkarıldığı tarihteki sınıf veya branş ve rütbesinin esas alınacağının kurala bağlandığı, 5434 sayılı Kanun hükümleri değerlendirildiğinde, kamu görevlilerinin, vazifelerini yerine getirip getiremeyeceği hususunun, malul sayılıp sayılmayacağı noktasında esaslı bir kriter teşkil ettiği, kişinin vücudunda meydana gelen yaralanma veya hastalıkların, görevin yerine getirilmesine engel olup olmadığının değerlendirilmesinde, yürütülen görevin mahiyetinin önem arz ettiğinin anlaşıldığı, Bu durumda, görevi nedeniyle ya da etkisiyle yaralanan veya hastalananların sağlık durumlarının, belirli bir süreç ve tedavi sonrasında tam olarak tespit edilebileceği, yaralanma veya hastalanmaya sebep olan kaza veya olayların meydana geldiği tarihte, rahatsızlığın tedavi süreci ve iyileşip iyileşmeyeceği hususunda kesin bir tanının çoğunlukla konulamayacağı hususları dikkate alındığında, subay ve astsubayların sağlık durumları hakkında yetkili sağlık kuruluşunca karar verilmek üzere heyete çıkarıldıkları tarihteki rütbelerinin esas alınmasında, hukuka, hizmet gereklerine ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmadığı, Yönetmeliğin ekindeki rütbeye göre farklı işlem tesisi içeren Hastalıklar Listesi ve Sınıflandırma veya Branş Belirleme Çizelgelerinin sütunlarında yer alan rütbe kısımlarının iptali istemi yönünden, Kamu hizmetlerinin, nasıl ve hangi niteliklere sahip personel tarafından yürütüleceği hususunda, hizmetin gerekleri, niteliği ve özellikleri gözetilmek koşuluyla idarenin takdir yetkisi bulunduğu, idarenin, görevin önem ve niteliği gereği farklı kriter ve koşullar belirleyebileceği, Bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetinin niteliği ve hizmet gerekleri göz önüne alındığında, farklı rütbe ve branş ya da sınıflarda görev yapacak kişilerde aranılan nitelik, fiziki performans ve sağlık şartlarının farklılık arz edebileceği, aynı sınıfta yer alan bir rütbe için görevi yerine getirmeye engel olarak görülen bir hastalığın, diğer bir rütbe için engel oluşturmaması veya aynı hastalığın farklı sınıflarda görev yapanlar için görevini yapmaya engel teşkil edip etmeyeceğinin değişiklik göstermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Bireysel işlemler yönünden, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında bu Kanun'un malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde de, vazifelerini yaptıkları sırada görevlerin neden ve etkisiyle malul olan iştirakçilerin vazife malulü sayılacağının belirtildiği, 5434 sayılı Kanun'un 44 ve 45. maddelerine göre, vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğan nedenlerle vücutlarında oluşan arızalar veya yakalandıkları hastalıklar nedeniyle vazifelerini yapamayacak duruma girenlerin vazife malulü kabul edildiği, Aynı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu (mülga Emekli Sandığı) Sağlık Kurulu tarafından, yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenmiş olan sağlık kurulu raporlarının incelendiği, kamu görevlisinin yakalandığı hastalık veya vücudunda meydana gelen arıza nedeniyle ''görevini yapamayacak duruma gelip gelmediği (malul olup olmadığı)" ve bu durumun "vazifesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı" tespit edilmek suretiyle, kamu görevlisinin malullük durumu hakkında karar verildiği, Kamu görevlisinin görevini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin belirlenmesinde ise yürütülen hizmetin niteliği ve çalışma koşulları önem taşıdığından, bu konuda kamu görevlisinin görev yaptığı kurumca çıkarılan özel bir düzenleme var ise bu düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, Davacının, görevi sırasında meydana gelen terör olayı nedeniyle yaralandığı taraflar arasında ihtilafsız olmakla birlikte, söz konusu yaralanmadan dolayı davacının görevini yapamayacak duruma gelip gelmediği, diğer bir deyişle malul olup olmadığı hususunun uyuşmazlığın konusunu oluşturduğu, Uyuşmazlığın çözümünde, davacının rahatsızlığından dolayı vazife malulü sayılıp sayılamayacağına karar verilebilmesi için, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği Yönetmeliği" hükümlerine göre "görevini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin" tespit edilmesi gerektiği, Anılan Yönetmeliğin 42 ilâ 51. maddelerinde, subay ve astsubayların göreve uygunlukları bakımından sağlık yeteneklerine ilişkin hususların ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği, 47 ve 49. maddelerinde de, vazifenin sebep ve tesiriyle yaralanan veya hastalanan subay ve astsubayların sağlık durumları hakkında, yetkili sağlık kuruluşları tarafından, heyete çıkarıldığı tarihteki sınıf veya branş ve rütbesi esas alınarak karar verilmesinin öngörüldüğü, haklarında “sınıfı veya branşı görevini yapamaz”, “Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz”, “Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamaz” veya “Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapamaz” şeklinde sağlık raporu düzenlenenlerin ise vazife malullüğü kararının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verileceğinin belirtildiği, Buna göre, uyuşmazlık konusu olayda, davacının, jandarma astsubay kademeli üstçavuş (kararda kıdemli çavuş yazılmıştır) olarak görev yapmakta iken vazife sırasında yaralandığı sabit olmakla birlikte, 11/10/2017 tarihli GATA Sağlık Kurulu Raporunda "sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun kadro ve görev yerlerinde görev yapar" yönünde karar verildiği, söz konusu raporla, davacının sağlık durumu itibarıyla sınıfı ve rütbesinin görevini yapabileceğinin tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun 12/03/2018 tarihli kararıyla da, davacının malul olmadığına karar verildiği dikkate alındığında, davacının vazife malulü sayılmamasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, görevini icra ederken terör saldırısında yaralanarak tedavi altına alındığı; uzun bir dönem için istirahat raporu verildiği; istirahat süresi devam etmekte iken Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde heyet karşısına çıkarıldığı, heyet doktorlarının muayeneleri sonucunda kendisine splenektomili, anksiyete bozukluğu, travmatik hemopnömotoraks, periferik sinir sistemi bozukluğu, venöz yetersizlik ve vücutta patlamanın etkisiyle oluşan kemik kırıklarının hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğuna dair tanılar konulduğu, bu kadar çok rahatsızlığı bulunmasına ve bu rahatsızlıklardan bazılarının hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olmasına rağmen heyet raporunda sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun kadro ve görev yerlerinde görev yapabileceğine karar verildiği, ancak patlamadan sonraki ve şu anki genel tıbbi durumunun görevini yapabilmesine elverişli olmadığı; hayatını dahi tek başına yeterince idame ettiremez iken göreve devam etmek zorunda bırakıldığı; Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporunda, hayati tehlikesinin devam ettiği kabul edilmekle birlikte rütbe terfi tarihine dikkat edilmeksizin karar verildiği; yaralanmasına neden olan terör olayının yaşandığı tarih ile sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte farklı rütbelerde olduğu; sadece rütbe farkı nedeniyle aynı sağlık problemlerine sahip olan personel arasında farklı idari işlemler tesis edildiği; olay tarihinde Asb. Üçvş. rütbesini haiz olup, meydana gelen saldırı sonrasında ortaya çıkan sağlık problemlerine göre vazife malulü olarak emekliye sevk olabildiği, ancak tedavisi sırasında 30/08/2017 tarihinde Kd. Üçvş. rütbesine terfi ettiği, rütbe terfisi üzerinden geçen yaklaşık 33 gün sonrasında 03/10/2017 tarihinde düzenlenen sağlık raporunda da yeni rütbesi dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı ve bu sefer vazife malulü olarak değil tam tersine sınıfının kıta komutanlığı olmayan uygun görev yerlerinde görev yapar şeklinde karar tesis edildiği, içinde bulunduğu sağlık durumuna göre vazife malulü olması gerekirken, olay tarihindeki değil de, tedavi sonrasındaki rütbeye göre vazife malulü olmasının engellenmesinin hukuka aykırı olduğu; rütbeye göre vazife malulü olma şartlarında değişiklik öngörülmesinin de hukuka aykırı bulunduğu; aynı hastalığın aynı görevi yapan personelin rütbesine göre bir farklılık yaratmayacağı; GATA tarafından yapılan teşhisler sonucunda verilen kararlarda en az iki tanesinde vazife malulü olarak emekliliğe hak kazandığı; ameliyatının üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen halen şikayetlerinin devam etmesi, hayatını idame ettirememesi sebepleriyle vazife malulü olduğu; malul sayılmamasına dair gerekçe gösterilmediği; davalı kurumun, sağlık kurulu raporunun arka yüzünde konulan tanılar kısmında Adli Tıp Heyet Polikliniği tarafından konulan, yaralanmasının hayati fonksiyonlarını engelleyecek derecede ağır nitelikte olduğu, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu tanılarını göz önünde bulundurmaksızın tamamen kurul raporunun ön yüzeyinde yer alan görev yapabilir ifadesine göre maluliyetin reddine karar verdiği; rahatsızlığı sebebiyle sık sık muayene için hastaneye gitmek zorunda kaldığı, yine sık sık istirahat etmesi gerektiği; profesyonel bir meslek olan askerlikte de bu durumun sanki işten kaytarıyormuş şeklinde amirlerinde ve mesai arkadaşlarında olumsuz bir kanı oluşmasına neden olduğu, özel kuvvetlerde komando olarak çalışan bir personelin içine düştüğü bu durum psikolojisini de ağır derecede zorladığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 19/04/2022 tarih ve E:2018/6102, K:2022/2125 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 17/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.