Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/1064 E. 2025/332 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/1064
- Karar No
- 2025/332
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1064 Karar No : 2025/332
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2023 tarih ve E:2023/1382, K:2023/9706 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesiyle eklenen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 8. fıkrasının ve 19. maddesiyle değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Ek-4'deki Form-2 ile Ek-6'daki Form-4'ün iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/12/2023 tarih ve E:2023/1382, K:2023/9706 sayılı kararıyla; Usul Yönünden: Davalı tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu düzenleyici işlemin 23/12/2022 günlü Resmi Gazete'de yayımlandığı, bakılan davanın ise, 21/02/2023 günü yani altmış günlük dava açma süresinin son gününde açıldığının anlaşıldığı, Öte yandan, davalı tarafından, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığı ileri sürülmüş ise de; dava konusu düzenlemelerin, davacı Odanın ana Yönetmeliği'nde belirtilen kişisel, meşru ve güncel menfaatini ilgilendirdiği anlaşılarak, uyuşmazlık konusu olayda, davalı tarafından ileri sürülen usule ilişkin itirazlara yukarıda belirtilen sebeplerle itibar edilmeyerek davanın esasına ilişkin inceleme yapılması gerektiği sonucuna varılmış, Esas Yönünden: Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesinin 8. fıkrası yönünden yapılan incelemede; Yapı denetim kuruluşlarının, denetimini üstlendiği proje ve yapım işlerinde, Kanun ve Yönetmelik hükümleriyle kendisine verilen görevleri, denetçi mimar ve denetçi mühendisler eliyle yürüteceği; yapı denetim kuruluşunun, faaliyetine devam ettiği sürece; bir proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisini, (şantiye mahallinde de yapının denetimini yürütebilecek) bir proje ve uygulama denetçisi mimarı, bir uygulama denetçisi inşaat mühendisini, bir proje ve uygulama denetçisi makine mühendisini ve bir proje ve uygulama denetçisi elektrik mühendisini çekirdek personel olarak istihdam etmek zorunda olduğu; şu halde, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nde, denetçi olarak 4 meslek disiplininin (mimar, inşaat mühendisi, makina mühendisi ve elektrik mühendisi) kabul edildiğinin görüldüğü; bununla birlikte yapı denetim kuruluşunun, proje denetimi safhasında, zemin ve temel etüdü raporunun hazırlanmasına ilişkin esaslara uygun olarak bir zemin etüdü raporunun olup olmadığını tespit ederek uygunluk görüşü vereceğinin, raporun uygunluğunu tespit için, bünyesinde konu ile ilgili yeterli teknik eleman bulunmadığı hallerde hizmet satın alabileceğinin açık olduğu, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinde; proje ve uygulama denetçisi mimarın, mimari projenin ilgili mevzuata uygunluğunun ve yapının her safhasında bu projelere uygun yapılıp yapılmadığının denetimini yapacağı; proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisinin, zemin etüdü raporuyla birlikte yapı statiği, betonarme-çelik-ahşap-yığma yapı hesabı, projelerin ve yapının denetimi ile görevli olduğu; uygulama denetçisi inşaat mühendisinin, yapı denetimini yapacağı; proje ve uygulama denetçisi makine mühendisinin, proje ve yapı denetimini yapacağı ve proje ve uygulama denetçisi elektrik mühendisinin de, proje ve yapı denetimini yapacağının hükme bağlandığı, aynı maddeye 8. fıkra olarak eklenen dava konusu düzenleme ile de "yapı denetim kuruluşunca denetim sorumluluğu üstlenilen bir yapıda görevlendirilen bütün proje ve uygulama denetçilerinin ilgi alanlarında kalan projelerin ve bunlara altlık teşkil eden raporların denetiminden sorumlu olacağı" kuralının getirildiği, Davacı Oda tarafından, zemin ve temel etütlerinin denetiminin jeoloji mühendisleri tarafından yerine getirilmesi gerektiği, ilgili Yönetmeliğin 15. maddesine eklenen 8. fıkra ile bu yetkinin inşaat mühendislerine bırakıldığı ve jeoloji mühendisleri yönünden eksik düzenleme yapıldığı iddia edilmekte ise de, dava konusu düzenleme ile, böyle bir durumun söz konusu olmadığı yapı denetiminde görevlendirilecek teknik personelin yapı denetim kuruluşunda istihdam esaslarında bir değişikliğe gidilmediği gibi jeoloji mühendisleri yönünden de eksik bir düzenleme bulunmadığının görüldüğü, Esasen jeoloji mühendislerinin faaliyet konusuna, yapının inşaasına başlanılmadan önce yerleşime uygunluğunun tespiti aşamasında plan çalışmalarına temel veri teşkil edecek etüt ve analizleri yapmak girdiğinden, jeoloji mühendislerinin sorumluluğunun, yapı denetiminden çok daha önceki bir aşamayı kapsadığının bilindiği, yapının inşasına başlanıldığı aşamada ise yapı denetim kuruluşu tarafından yapının mevzuata uygun plan, proje ve jeolojik etüt çalışmalarının var olup olmadığının denetlendiği, görüleceği üzere yapı denetim kuruluşlarının görev ve sorumluluğunun, bir yapının imar planına, fen ve sanat sağlık kurallarına, standartlara uygun olarak inşa edilmesi ile başladığı, yapının tamamlanıp kullanılmaya hazır hale getirilmesini kapsadığı, jeoloji mühendislerinin ise inceleme ve denetleme görevinin çok daha öncesinde gerçekleştiği, yapının inşasına ilişkin olmadığı, yapının temel zeminine uygun olarak inşa edilmesinin, statik konusunda uzman inşaat mühendislerinin sorumluluğunda olduğunun açık olduğu, 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesiyle değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Ek-4'deki Form-2 yönünden yapılan incelemede; Yapı denetim kuruluşları tarafından, yapı ruhsatı alınması safhasında, denetimini üstleneceği yapı ile alakalı bilgilerin ek-4’te gösterilen form-2’ye uygun şekilde düzenlenerek Bakanlığa bildirilmesi gerektiği, yapıya ilişkin bilgi formunda yapı denetim kuruluşunda görevli teknik elemanlara da yer verileceği, Davacı tarafından, Form-2'de yer alan "Yapı Denetim Kuruluşu ve Görevli Teknik Elemanlar" bölümünde, jeoloji mühendislerine yer verilmeyerek jeoloji mühendislerinin denetim faaliyetinin engellendiğinin iddia edildiği, Yönetmelik'te yapılan son değişiklikle form-2'de, önceki düzenlemelerden farklı olarak davalı Bakanlığın isminin değiştirildiğinin görüldüğü, Öte yandan, davacı Oda tarafından, zemin etüdü raporlarının denetiminin inşaat mühendislerine verildiği, inşaat mühendislerinin zemin ve temel etütleri konusunda yetkin olmadığı iddiasıyla Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "zemin etüt raporuyla birlikte" ibaresinin ve Yönetmeliğin Ek-4 Form-2'de yer alan "Jeoteknik Etüt Sorumlusu: Jeoloji Mühendisi, Jeofizik Mühendisi, İnşaat Mühendisi" şeklindeki düzenlemenin iptali talebiyle Dairelerinin E:... sayılı dosyasında açılan davada verilen ... tarih ve K:... sayılı kararla; Dairenin daha önce verilen ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanan 25/12/2002 tarih ve E:2001/6016, K:2002/6433 sayılı kararında, "... Yönetmelik yapı denetiminde, yapı ruhsatı almak için yapılan başvuruya eklenmesi zorunlu olan jeoteknik raporu, hazırlayıcı bir işlem olarak kabul ederek, temel sisteminin bu rapora uygunluğunun denetimini öngörmüştür. Jeoteknik raporuyla birlikte yapı statiği, yapı hesabı ve projenin denetimi gibi mühendislik hizmeti ağırlıkta olan işlerde inşaat mühendislerine görev verilmesinde jeoloji mühendislerinin denetçi mühendis olarak kabul edilmemesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamıştır." gerekçesine yer verildiği, bu durumda uyuşmazlığa konu Yönetmelik'te, proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendislerinin zemin etüdü raporuyla birlikte yapı statiği, betonarme-çelik-ahşap yığma yapı hesabı, projelerin ve yapının denetimi ile görevli olduğu konusunda getirilen düzenlemede kesinleşen yargı kararı uyarınca hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Şu halde, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesiyle değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Ek-4'deki Form-2 'de, jeoloji mühendisleri yönünden eksik bir düzenleme bulunmadığı, 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesiyle değiştirilen Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin Ek-6'daki Form-4 yönünden yapılan incelemede; Kanun kapsamına giren yapıların sahiplerinin, yapının uygulama projeleri bitirildikten sonra Bakanlıkça elektronik ortamda belirlenen bir yapı denetim kuruluşu ile ek-6’da gösterilen form-4’e uygun bir hizmet sözleşmesi akdedeceği, Davacı Oda tarafından, Form-4'te düzenlenen "Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi Örneği"nde sadece proje denetimine ilişkin hususların bulunduğu, zemin ve temel etütlerinin denetiminin yapılıp yapılmaması ve bu konuda bünyesinde personel çalıştırıp çalıştırılmamasında yetki ve sorumluluğun yapı denetim kuruluşuna verildiği, ruhsat alınması aşamasında ödenecek olan proje inceleme bedeli ifadesi içerisinde etüt tanımına yer verilmediği, bu nedenle eksik düzenleme yapıldığı iddia edilmekte ise de, ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan incelemede, Ek-6'da yer alan yapı denetim hizmet sözleşmesi örneğinin, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda düzenlendiği, 4708 sayılı Kanun'da yapılan hizmet bedeli ve teknik personelin yaşı ile ilgili değişikliklerin sözleşmeye uyarlandığı, sözleşme örneğinin 5. maddesinde, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinde düzenlendiği gibi "Zemin ve temel etüdü raporunun hazırlanmasına ilişkin esaslara uygun olarak bir zemin etüdü raporunun olup olmadığını tespit ederek uygunluk görüşü verir. Raporun uygunluğunu tespit için, bünyesinde konu ile ilgili yeterli teknik elaman bulunmadığı hallerde hizmet satın alabilir." ifadesinin yer aldığı anlaşılmakta olup, jeoloji mühendisleri yönünden eksik bir düzenleme bulunmadığı, anılan düzenlemenin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı, Belirtilen nedenlerle, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişikliklerin, Anayasa, Yapı Denetimi Hakkında Kanun, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinde, yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyetin, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmesi gerektiği hükme bağlanmasına rağmen EK-4 Form-2'de "proje müellifleri" sütununda "Jeoteknik Etüt Sorumlusu" olarak ilgili meslek gruplarının belirtildiği ve jeoloji mühendislerine yer verildiği, ancak "Yapı Denetimi Kuruluşu ve Görevli Teknik Elemanlar" bölümünde ilgili meslek grupları arasında jeoloji mühendislerine yer verilmediği, ruhsat eki niteliğinde olan ve statik projeye esas teşkil eden "zemin ve temel etütlerinin" denetiminin jeoloji mühendisleri tarafından yerine getirilmesi gerekirken dava konusu düzenleme ile zemin ve temel etütlerinin denetiminin sadece inşaat mühendislerine bırakıldığı, EK-6 Form-4'de düzenlenen "yapı denetim hizmet sözleşmesi"nin sadece proje denetimine ilişkin hususları içerdiği, zemin ve temel etütlerinin denetiminin yapılıp yapılmaması ile bu konuda bünyesinde personel çalıştırılıp çalıştırılmamasının yapı denetim kuruluşunun inisiyatifine bırakıldığı, son yaşanılan depremlerden de görüldüğü üzere, statik projeye ışık tutan zemin ve temel etüdü raporlarının denetlenmesinin, işin uzmanı ve müellifi meslek grubu olan "jeoloji mühendisleri" tarafından denetlenmesi hayati önemde olup düzenlemelerin de buna uygun yapılmasının yaşamsal önemde olduğu, bu nedenle zemin ve temel etütlerinin jeoloji mühendisleri tarafından yapılmasına engel teşkil eden dava konusu hükümlerin iptal edilmesi ve Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/12/2023 tarih ve E:2023/1382, K:2023/9706 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.