Danıştay · Danıştay

Danıştay 2023/3070 E. 2025/351 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2023/3070
Karar No
2025/351
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3070 Karar No : 2025/351

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ... 2- ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri... 3- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/1384, K:2023/1601 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sivas Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılına ait performans değerlendirme puanının 3,15 (iyi) olarak belirlenmesine ilişkin işlemin, bireysel işlemin dayanağı olan 04/07/2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (j) bendinin, 7. maddesinin 7. fıkrasının, 10. maddesinin 1 ve 6. fıkralarının, 11. maddesinin 5. fıkrasının, 12. maddesinin 2, 3, 5 ve 6. fıkralarının, 14. maddesinin, 15. maddesinin 1. fıkrasının, 16. maddesinin, 17. maddesinin 4. fıkrasının, 26. maddesinin ve 28. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 29/03/2023 tarih ve E:2021/1384, K:2023/1601 sayılı kararıyla; Davalı idarelerden Sivas Valiliğinin iptali istenilen Yönetmelik hükümlerinin 4. maddesinin (j) bendi (değişik "k" bendi), 10. maddesinin 1. fıkrası, 12. maddesinin 2, 5 ve 6. fıkralarına yönelik süre aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği yönündeki usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa’nın 13. maddesinde ve 20. maddesinin 3. fıkrasında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1 ve 4. fıkralarında, 8. maddesinin 1. fıkrasında, 11. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 109. maddesinde; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun 26 ve 27. maddelerinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 85. maddesinde; 04/07/2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihi itibarıyla 4. maddesinin (j) bendinde, 7. maddesinin 7. fıkrasında, 10. maddesinin 1 ve 6. fıkralarında, 11. maddesinin 5. fıkrasında, 12. maddesinin 2, 3, 5 ve 6. fıkralarında, 14. maddesinde, 15. maddesinin 1. fıkrasında, 16. maddesinde, 17. maddesinin 4. fıkrasında, 26, 28 ve 6. maddelerinde, 8. maddesinin 1. fıkrasında, 9. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında, 10. maddesinin 2. fıkrasında ve 13. maddesinin 1. fıkrasında yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 7. fıkrası, 10. maddesinin 6. fıkrası, 11. maddesinin 5. fıkrası, 12. maddesinin 3. fıkrası, 14. maddesi, 15. maddesinin 1. fıkrası, 16. maddesi, 17. maddesinin 4. fıkrası, 26. maddesi ve 28. maddesi yönünden, İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması, bireysel işlemin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramının, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlâl edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikteki işlemleri ifade ettiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin dava konusu edilen ve yukarıda sayılan maddelerinde yer alan hükümlere bakıldığında, davacının 2015 yılı performans değerlendirme notunun 3,15 olarak belirlenmesine yönelik bireysel işlemin tesisinde, bahse konu hükümlerin dayanak Yönetmelik hükümleri olmadığı, bu nedenle de dava konusu edilen bireysel işlemin iptali istenilen bu Yönetmelik hükümleri açısından uygulama niteliğinde bulunmadığının anlaşıldığı, Bu bağlamda, dava konusu Yönetmeliğin 04/07/2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı ve davanın 07/04/2016 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında, Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin anılan maddelerinin iptali istemi yönünden dava açma süresi olan altmış günlük sürenin geçirilmiş olduğu, Yönetmeliğin 4. maddesinin (j) bendi (değişik "k" bendi), 12. maddesinin 2 ve 6. fıkraları yönünden, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 85. maddesi ile performans değerlendirme formunda yer alacak performans değerlendirme ölçütleri ile ihtiyaç duyulan bilgilerin Emniyet Genel Müdürlüğünce belirleneceği, yine aynı maddede merkezde Performans Değerlendirme Kurulunun oluşturulacağı düzenlemesine yer verildiği ve anılan kanuni düzenlemeye dayanılarak çıkarılan Yönetmelik ile de Genel Müdürlükte, Yönetmelik'te verilen görevleri yürütmek üzere Performans Değerlendirme Kurulunun oluşturulması ile kurulun yapısı, toplanma zamanı ve kurulda kararların nasıl alınacağına ilişkin hükümlere yer verildiği, Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin (j) bendinde (değişik "k" bendinde), performans değerlendirme ölçütü ağırlık katsayısının Kurulca belirleneceği ve gerektiğinde değiştirilebileceği, 12. maddesinin 2. fıkrasında çeşitli kriterlere göre hazırlanan performans değerlendirme formunun Kurulun onayı ile geçerlilik kazanacağı, bu formlardaki performans değerlendirme ölçütlerinin ağırlık katsayılarının Kurul tarafından belirleneceği ve gerektiğinde değiştirilebileceği, Kurul tarafından performans değerlendirme modülü dışında işlem yapılmasını gerektiren hallere ilişkin ilke kararı alınabileceği, 12. maddesinin 6. fıkrasında ise Genel Müdürlüğün görevleri, stratejik plan ve hedefleri doğrultusunda birimler için sayılabilir iş, işlem ve formalitelerin belirlenmesi halinde bunların hangi performans değerlendirme ölçütü için hangi oranda kullanacağının Kurulun kararıyla belirleneceğine ilişkin düzenlemelere yer verildiği, Anılan düzenlemede de görüleceği üzere Kurulun sürekli kurul niteliğinde olmadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan sabit süre ile sınırlı bir kurul olduğu, Bu durumda Kanun ile Genel Müdürlüğe verilmiş olan bir yetkinin genel müdür veya görevlendireceği bir genel müdür yardımcısının başkanlığında oluşturulan, sürekli kurul niteliği taşımayan bir kurul eliyle görüşülerek karara bağlanmasında, hizmet gereklerine ve üst norm olan kanuni düzenlemeye aykırılık görülmediği, Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrası yönünden, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun dördüncü bölümünde bilgi edinme hakkının sınırlarının düzenlendiği, kurum içi görüş, bilgi notu, tavsiye ve mütalaa taleplerinin bilgi edinme hakkının sınırları arasında sayıldığı, kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgelerin kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamında, tavsiye ve mütalaa taleplerinin ise bu Kanun'un doğrudan kapsamı dışında olduğunun belirtildiği, kurum ve kuruluşların faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgelerin kurum ve kuruluşlarca bilgi edinme hakkı kapsamından çıkarılabileceğine ilişkin Kanun tarafından kurum ve kuruluşlara açıkça yetki verildiği, Bu durumda performans gözlem ve takip formunun kayıt giren amirin kanaat ve algısına dayalı mütalaasını belirttiği, esas değerlendirmeye hazırlayıcı nitelikte, sadece değerlendirme amirlerinin göreceği ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olan form olduğu yönündeki Yönetmelik kuralının Kanun'un açıkça verdiği yetkiye dayanılarak hazırlandığı, hizmet gereklerine ve ilgili kanuni düzenlemeye aykırı olmadığı, Yönetmeliğin 12. maddesinin 5. fıkrası yönünden, Anayasa’da, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğinin belirtildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda ise her memur için özlük dosyası tutulacağı, memurun kişisel ve mesleki bilgileri, varsa hakkındaki raporların, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi ilişkin bilgi ve belgelerin özlük dosyasına konulacağı ve bu özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerin memurlar hakkında yapılacak işlemlerde göz önünde bulundurulacağı hükümlerine yer verilerek anılan düzenleme ile memurların kişisel verilerinin işlenmesi hususunda kanuni bir düzenleme yapıldığı, Bu durumda, izin, rapor, ödül, sürücü belgesi sınıfı, ceza ve soruşturma bilgileri ile formun doldurulmasında ihtiyaç duyulacak diğer bilgilerin davacıya ait personel bilgi sistemine işlenmesinin Kanun'un idareye tanıdığı yetkinin bir sonucu olduğu, anılan düzenlemede hizmet gereklerine ve ilgili kanuni düzenlemeye aykırılık görülmediği, Bireysel işlem yönünden, Emniyet teşkilatında çalışan personelin performans değerlendirmesinde ''performans gözlem ve takip formu'' ile ''performans değerlendirme formu''nun kullanıldığı, "Performans gözlem ve takip formu"nun personelin performansının yıl boyu izlenmesini, performans değerlendirme formu doldurulurken değerlendirme amirlerinin değerlendirme hatalarına düşmemelerini sağlamayı amaçlayan ve değerlendirme amirinin, doğru, tarafsız, adil ve objektif bir değerlendirme yapabilmesine imkân sağlamak amacıyla kayıt giren amirin kanaat ve algısına dayalı mütalaasını belirttiği, esas değerlendirmeye hazırlayıcı nitelikte, sadece değerlendirme amirlerinin göreceği ve bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olan form olup, personelin iş performansına ilişkin değerlendirmeleri içermekte iken, "performans değerlendirme formu"nun, personelin performans değerlendirme puanını belirleyen form özelliğini taşıdığı, Performans değerlendirme formundaki değerlendirme ölçütlerinin karşısında, karşılığı 1, 2, 3, 4 ve 5 puan olan değerlendirme ölçeklerinin bulunduğu, performans gözlem ve takip formuna, bu ölçeklerden karşılığı 1 puan olan "gözlenen performans ortalamanın çok altında" ölçeği veya karşılığı 2 puan olan “gözlenen performans ortalamanın altında, geliştirilmeye ihtiyacı var” ölçeği için olumsuz veri girişinin zorunlu olduğu, karşılığı 3, 4 ve 5 puan olan ölçekler için performans gözlem ve takip formuna veri girişi zorunluluğu bulunmasa da, performans değerlendirme puanı verme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu, Uyuşmazlıkta, davacının 2015 yılı performans puanının 3,15 olarak belirlendiği, bu puanın, "iyi" olarak değerlendirilen performans puan türü olduğu, performans değerlendirme formunda yer alan performans değerlendirme ölçütleri için yapılan puanlamalarda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 6. fıkrasında sayılan ve aynı Yönetmelik'in 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde tanımlanan "gözlenen performans ortalamanın çok altında" ya da (b) bendinde tanımlanan "gözlenen performans ortalamanın altında, geliştirilmeye ihtiyacı var" ölçeğinin seçilmediği, dolayısıyla performans gözlem ve takip formuna olumsuz ve somut bilgi niteliğindeki kayıt girişinin zorunlu olmadığı; diğer taraftan dava konusu 2015 yılı performans döneminde davacının aynı Yönetmelik'in 10. maddesinin 2. fıkrasında bahsedilen ve söz konusu forma girilmesi gereken "kayda değer" bir performansının da bulunmadığı, ayrıca hak edilen puanın daha yüksek seviyede olması gerektiği yönündeki iddiaların somut bilgi ve belgeler ile delillendirilmediği anlaşıldığından, dava konusu 2015 yılı performans değerlendirme puanının 3,15 (iyi) olarak düzenlenmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, başarılı bir meslek hayatı bulunduğu; performans değerlendirmesinin doğru sicil amirlerince yapılmadığı; performans ölçütlerinin ve göstergelerinin bilimsel olarak tespit edilmediği; 2015 yılına ilişkin olarak hakkında olumlu veri girişi olmasına karşın takdir edilen performans puanının hukuka ve çalışma hayatının akışına uygun olmadığı; düzenleyici işlemlerin ilgili kanunlara aykırı olduğu; Yönetmelik hükümlerinin değerlendirme ve birim amirleri lehine ayrımcılık yapacak şekilde keyfiyet içeren hükümler olduğu; böylece imtiyazlı bir sınıf oluşturulduğu ve bunun eşitlik ilkesine uygun olmadığı; personelin kişisel bilgilerinin performans değerlendirme amirince görülebilmesinin kanunilik ve kişinin açık rızası ilkesine uygun bulunmadığı; Yönetmelik hükümlerinin kanunlara ve Anayasa'ya aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Sivas Valiliği tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Diğer davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 29/03/2023 tarih ve E:2021/1384, K:2023/1601 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına, 4. Kesin olarak, 17/02/2025 tarihinde esasta oybirliği, süre aşımı nedeniyle redde ilişkin kısmı bakımından gerekçede oyçokluğu ile karar verildi.

GEREKÇEDE KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı ilan tarihini izleyen günden itibaren dava açma süresi içinde dava açılmasa dahi bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri öngörülmüştür. Bu kapsamda, bir düzenleyici işlemin esasının anılan hükme göre incelenebilmesi, uygulama işleminin dayanağını oluşturması halinde mümkün olup, bu incelemenin yapılması ilgililer için de ancak bu halde hukuki bir yarar sağlayacaktır. Dosyadaki belge ve bilgilerin incelenmesinden, Sivas Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının 2015 yılı performans değerlendirmesinde 1. değerlendirme amiri bulunmadığından, 2. değerlendirme amirince davacıya 3,15 puan verildiği, 3. değerlendirme amiri olan birim amirince değerlendirme yapılmadığı ve ortalama puanının 3,15 (iyi) olarak takdir edildiği, bunun üzerine davacı tarafından, 3,15 (iyi) olarak düzenlenen 2015 yılı performans değerlendirme puanının ve anılan işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen 04/07/2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kurum İçi Bireysel Performans Değerlendirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (j) bendinin, 7. maddesinin 7. fıkrasının, 10. maddesinin 1 ve 6. fıkralarının, 11. maddesinin 5. fıkrasının, 12. maddesinin 2, 3, 5 ve 6. fıkralarının, 14. maddesinin, 15. maddesinin 1. fıkrasının, 16. maddesinin, 17. maddesinin 4. fıkrasının, 26. maddesinin ve 28. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, hakkında tesis edilen uygulama işleminin dayanağı düzenleyici işlem olarak yukarıda anılan Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle dava açılmışsa da, Daire tarafından, davanın süre aşımı sebebiyle reddine karar verilen dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 7. fıkrası, 10. maddesinin 6. fıkrası, 11. maddesinin 5. fıkrası, 12. maddesinin 3. fıkrası, 14. maddesi, 15. maddesinin 1. fıkrası, 16. maddesi, 17. maddesinin 4. fıkrası, 26. maddesi ve 28. maddesinin bireysel işlemin tesisinde dayanak Yönetmelik hükümleri olmadığı, bu nedenle de dava konusu edilen bireysel işlemin iptali istenilen bu Yönetmelik hükümleri açısından uygulama niteliğinde bulunmadığı görülmektedir. Açıklanan sebeplerle Yönetmeliğin bu hükümleri bakımından davanın incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan Yönetmelik hükümleri bakımından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediğinden, Daire kararının ilgili kısmının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2023/3070, K. 2025/351, T. 04.07.2012, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2023-3070-e-2025-351-k-35b6ec3b8c22