Danıştay · 10. Daire

Danıştay 10. Daire 2025/3877 E. 2025/3757 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2025/3877
Karar No
2025/3757
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2025/3877 Karar No : 2025/3757

DAVACI : ...'e vesayeten ... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA

DAVANIN_ÖZETİ : 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 13., 14., 15., 16., 17., 18., 31., 32. ve 33. maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek veya noksanlıklar tamamlanarak dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin ve dosyanın incelenmesinden; ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan davacı tarafından, koşullu salıverilme hükümlerinden faydalanabilmek amacıyla yapılan başvuru üzerine ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının iyi hâlli olmadığına, koşullu salıverilmemesine ve cezasının infazına kapalı ceza infaz kurumunda devam edilmesine karar verildiği, bu karara karşı yapılan şikayet başvurusunun ise Karabük İnfaz Hâkimliğinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, (bu karara karşı ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurulup başvurulmadığının dosyadan anlaşılamadığı), bunun üzerine davacının ilk önce 24/02/2025 tarihinde kayda giren dilekçe ile 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle işbu davayı açtığı; ancak Danıştay Onuncu Dairesinin 19/03/2025 tarih ve E:2025/947, K:2025/1722 sayılı kararı ile dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karara istinaden yenilenen dava dilekçesinin ise "Dava Konusu" ve "Sonuç ve İstem" kısımlarında 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 13., 14., 15., 16., 17., 18., 31., 32. ve 33. maddelerinin iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesiyle birlikte Anayasa'nın 5. ve 10. maddesine aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasının da istenildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu Yönetmelik'in ilgili maddeleri birçok fıkradan veya bentten oluşmaktadır. Davacı dilekçesinin "Dava Konusu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında ise anılan maddelerin herhangi bir fıkrası ya da bendi belirtilmeksizin tamamının iptalinin istenilmesine rağmen, dilekçenin içeriğinde bu maddelerin belirli kısımları ile sınırlı açıklamalara yer verildiği, ayrıca madde/fıkra/bentler özelinde hukuka aykırılık sebeplerine yer verilmeyip genel olarak İdare ve Gözlem Kuruluna yargı organı görev ve yetkisi atfedildiğinin ileri sürüldüğü görülmektedir. Oysa, dava dilekçesinde, İdare ve Gözlem Kurulu kararına ve davacı hakkındaki Karabük İnfaz Hâkimliği kararına dayanak oluşturduğu ileri sürülen maddelerin hangi fıkralarının veya bentlerinin iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte dilekçede açıkça belirtmesi, öte yandan yönetmeliklerin Anayasa'ya aykırılık iddiasını inceleme görev ve yetkisi Danıştay'a ait olduğundan varsa Anayasa'ya aykırılık iddiasına konu edilen kanunun adı, ilgili maddesi (fıkrası veya bendi) belirtilmek suretiyle anılan kısımla sınırlı olarak Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasının istenilmesi, aktarılan hususların dilekçenin "Dava Konusu" ve "Sonuç ve İstem" kısımlarında uyumlu ve tutarlı bir şekilde ifade edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 13., 14., 15., 16., 17., 18., 31., 32. ve 33. maddelerinin hangi kısımlarının (tamamının mı yoksa belli ibarelerinin mi iptalinin istenildiği belirtilmek suretiyle) dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi, ayrıca Anayasa'ya aykırılık iddiasına konu yasal düzenlemenin açık bir şekilde ifade edilmesi suretiyle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. Öte yandan, İdare ve Gözlem Kurulu kararının ve itiraz yoluna başvurulmuş ise ilgili ağır ceza mahkemesi kararının da dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçeyle, adli yardım istemi kabul edildiğinden harç yatırılmaksızın dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Dairemiz nezdinde yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması hâlinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmemesi durumunda davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle dava açıldığı esnada tahsil edilmeyen yargılama giderinin (yürütmenin durdurulması harcı hariç) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 10. Daire, E. 2025/3877, K. 2025/3757, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-10-daire-2025-3877-e-2025-3757-k-43c0886b6392