Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/3048 E. 2025/635 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/3048
- Karar No
- 2025/635
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3048 Karar No : 2025/635
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2020/1756, K:2023/1346 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığında Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı 1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliğinde ... rütbesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından; Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı "Personel Tasarrufuna Yönelik Kadro Düzenlemeleri" konulu işlemi ile ... tarih ve ... sayılı "2019 yılı Tabur ve Bölük Komutanlığı Muadili Kadro Görev Yerleri" konulu işleminin iptaline ve göreve başladığı 2018/Eylül ayından itibaren ek hizmet tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 27/03/2023 tarih ve E:2020/1756, K:2023/1346 sayılı kararıyla; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun Ek 17. maddesi, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun 12. maddesi hükümlerine yer verildikten sonra; 926 sayılı Kanun’un Ek 17. maddesinde, tabur komutanlığı ve bölük komutanlığı görevleri ile bu görevlerin Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek eşiti görev yerlerine asaleten veya boş kadrolara vekaleten atanan subay ve astsubaylara, orgeneral aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının %15'i oranında ek hizmet tazminatı ödenmesinin öngörüldüğü, Söz konusu tazminatın ödenebilmesi için, subay ve astsubayların asaleten veya vekâleten tabur komutanlığı veya bölük komutanlığına atanması yahut atandıkları görevlerin Genelkurmay Başkanlığınca "tabur komutanlığı veya bölük komutanlığının muadili" olarak kabul edilmesi gerektiği hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu; uyuşmazlığın, davacının görev yaptığı Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığı Karargâh Destek Kıtalar Komutanlığı 1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliğinin "bölük komutanı muadili" olup olmadığından kaynaklandığı, 926 sayılı Kanun'da yer verilen söz konusu düzenleme uyarınca, subay ve astsubaylara ek özel hizmet tazminatı ödenebilmesi için subay ve astsubayların atandıkları görevlerin "tabur komutanlığı veya bölük komutanlığının muadili" olup olmadığının tespiti hususunda idarenin takdir ve düzenleme yetkisinin bulunduğu, İdareye mevzuatla tanınan takdir ve düzenleme yetkisinin, üst hukuk normlarına aykırı olarak veya kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edildiği, Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davalı idare tarafından kadro görev yerinin, eğitim, tatbikat ve atış gibi görevler ile maddi ve manevi sorumluluk gerektiren zor ve riskli görevler içermesi, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen "kıta" tanımına girmesi ve bu görevin subay kadrosu gerektirmesi hallerinde, "bölük komutanı muadili" olarak kabul edildiği, bu kapsamda, uyuşmazlıkla ilgili olarak, Yangın Savunma Merkezi Amirlikleri kadrosunun, görevin niteliği, sorumluluğu ve hizmet şartları dikkate alınarak subay kadrosunu gerektirmesi durumunda "bölük komutanı muadili" kabul edildiği, astsubay kadrosunu gerektirmesi halinde ise "bölük komutanı muadili" sayılmadığının anlaşıldığı, Bu durumda; 926 sayılı Kanun'un "ek hizmet tazminatını" düzenleyen Ek 17. maddesi kapsamında, "bölük komutanlığı" görevinin eşiti görev yerlerinin tespiti hususunda idarenin takdir ve düzenleme yetkisinin bulunduğu, bu yetkiye istinaden dava konusu düzenleyici işlemle görevin önemi, sorumluluk ve niteliği, görev yerinin özelliği, rütbe ve kadro unvanı gibi hususlar dikkate alınarak takdir yetkisi çerçevesinde "bölük komutanlığı" görevinin eşiti olan görev yerlerinin tespit edildiği ve söz konusu düzenlemede idarenin açık bir takdir hatasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından; Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığı Karargâh Destek Kıtalar Komutanlığı "1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliği" görev yerinin, "bölük komutanlığı muadili kadro görev yeri" olarak sayılmamasına ilişkin dava konusu düzenlemede ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık görülmediği, Öte yandan, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olması nedeniyle, Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığında Karargah Destek Kıtalar Komutanlığı 1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliğinde astsubay kıdemli başçavuş rütbesinde amir olarak görev yapan davacıya, ek hizmet tazminatı ödenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının usul ve yasaya aykırı olduğu; kanun ve yönergelere göre aynı ekiplerden oluşan ve birbirinin eşidi olarak düzenlenen bazı "Ana Yangın Savunma Merkezi Amirliği" ve "1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliği" kadroları bölük komutanı muadili sayılırken ve ek hizmet tazminatı ödenirken, Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanlığı 1. Sınıf Yangın Savunma Merkezi Amirliği kadrosunun bölük komutanı muadili sayılmamasının ve ek hizmet tazminatı ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu; tüm savunma merkezlerinin aynı ekiplerden oluştuğu ve aynı görevleri yerine getirdiği hâlde farklı uygulamalara ve ücretlere tabi tutulmasının usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği; dava dilekçesinin delil kısmına eklenen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığının yazısının mahkemece incelenmediği, bu durumun eksik inceleme teşkil ettiği; Dairenin uyuşmazlık konusu düzenlemenin idarenin takdir yetkisinde olduğunu belirtmesinin kabul edilemez olduğu, zira aynı konumda olan kişilere farklı muamele yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu; idarenin takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı gözetilerek hukukun sınırları içerisinde kullanılması gerektiği, birbirinin aynısı ve aynı bölgede yer alan iki askeri birlik içerisinde farklı uygulamaların keyfi ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 926 sayılı Kanun’un Ek Madde-17 (A) maddesinin 2. fıkrasında belirtilen ek hizmet tazminatının Tabur Komutanlığı ve Bölük Komutanlığı görevleri ile Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek eşidi görev yerlerine asaleten veya boş kadrolara asaleten vekil olarak atanan subay ve astsubaylara ödendiği; emsal gösterilen bazı Ana Yangın Savunma Merkezlerinin personel kadro satırlarında Amir (K) satırı bulunmasına ve bu satırlara Yzb./Bnb. rütbesinde personel atanmış olmasına karşın, Karamürselbey Eğt.Mrk.K.lığı Sınıf Yangın Savunma Merkezi'nin personel kadro satırlarında Amir kadrosunun bulunmadığı ve görevin açıklama kodu "E340 En Kıdemli Astsubay Amirdir" ile ek görev olarak yürütüldüğü; 1998 tarihinden itibaren Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenen Tabur ve Bölük Komutanlığı belirleme kriterlerinin, "maddi ve manevi sorumluluk gerektiren zor ve riskli görevler olması, İç Hizmet Kanununun 12. maddesindeki kıt'a tanımına girmesi, kadro görev yerinin eğitim, tatbikat ve atış gibi görevlerle maddi ve adli sorumluluklar içermesi, görev yeri rütbesi tam anlamı ile kıstas olmamakla birlikte, Yb./Bnb. Rütbelerinin Tb.K. Muadili, Bnb./Yzb. rütbelerinin Bl.K. muadili olarak değerlendirilmeye alınması, ayrıca Bölük Komutanı muadili olarak Bnb./Yzb. rütbeleri esas alındığından mevcut kadro görev yerleri örnek gösterilerek Ütğm. rütbesinde yeni kadro görev yerleri teklif edilmeyeceği" şeklinde olduğu; 1998-2018 yılları arasında onay makamı Genelkurmay Başkanlığı iken belirlenen tabur ve bölük komutanlığı muadili kadro görev yerlerinde kadrosu Asb.Kd.Bçvş. olan kadroların listede yer almadığı, ancak 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile onay makamının Millî Savunma Bakanlığı olmasıyla birlikte kadrosu Asb.Kd.Bçvş olan kadroların teklif edildiği, Millî Savunma Bakanlığı tarafından personel arasındaki hakkaniyet ve standartlığın sağlanması amacıyla yeni kriterlerin belirlenmesi ve bu kriterler doğrultusunda kadroların tespit edilmesine yönelik çalışmaların devam ettiği; yapılan açıklamalar kapsamında dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 27/03/2023 tarih ve E:2020/1756, K:2023/1346 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.