Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/5448 E. 2026/953 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/5448
Karar No
2026/953
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5448 Karar No : 2026/953

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... adına Vasisi ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi ... sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesi uyarınca, cezaevinde bulunması nedeniyle ...-... güz ve bahar döneminde izinli sayılmasına ilişkin Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlemin dayanağı olan -18/09/2023 tarihli ve 32313 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen- Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesindeki "Yedinci fıkra kapsamında mazeretleri olan öğrenciler, öğrencilik hakları saklı kalmak koşuluyla mazeretleri ortadan kalkana kadar izinli sayılır." ibaresi ile aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan " Öğrenci, öğrencilik statüsünün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayan bir fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet alması ya da tutukluluk hali olması durumunda izinli sayılır." cümlesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesi ile aynı maddenin 7. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak; 18/09/2023 tarihli ve 32313 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile öğrencinin, öğrencilik statüsünün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayan bir fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet alması ya da tutukluluk hali olması durumunda izinli sayılacağının kurala bağlandığı, eğitim ve öğrenimin anayasal bir hak olduğu, bu hakkın kapsamının kanunla düzenleneceği ve söz konusu hakkın yükseköğrenim seviyesini de kapsadığı, dava konusu edilen cümlelerin sonunda "izinli sayılır" ibaresinin bulunduğu, yapılan düzenleme ile bu durumda olan öğrencilere seçimlik bir hak tanınmadığının görüldüğü, eğitim ve öğrenim hakkının Anayasal önemi haiz olduğu ve normlar hiyerarşisi ilkesi dikkate alındığında, hükümlü veya tutuklu olan öğrencilere seçimlik bir hak tanınmaksızın, bu durumda olan öğrencilerin hükümlü veya tutuklu bulundukları süre boyunca eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesi sonucunu doğuran Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesi ile aynı maddenin 7. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının ...-... güz ve bahar döneminde izinli sayılmasına ilişkin Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemine ilişkin olarak; davaya konu Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesi ile aynı maddenin 7. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığına karar verildiğinden, anılan Yönetmeliğin ilgili maddesine dayanılarak tesis edilen Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Covid-19 pandemisi nedeniyle senato kararıyla 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz-bahar dönemi ve 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde online eğitim yapılarak derslere devam koşulu aranmayacağına karar verildiği ancak bu durumun geçicilik arz ettiği, aynı şekilde 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar dönemi için de benzer bir karar alındığı, ancak bu kararların salgın hastalık ve deprem nedeniyle alındığı, hukuk fakültesinde eğitimlerin asıl olarak yüz yüze ve devam zorunluluğu esasına göre yapıldığı, iptali istenilen düzenlemenin davacı adına kısıtlama getirmediği ve eğitim alma hakkını saklı tuttuğu, ilgili düzenleme yapılmasa idi zaten derslere devam edemeyeceği için devamsızlıktan kalarak sınavlara giremeyeceği ve başarısız olacağı, davacının hükümlü olduğu, bu durumda olan bir kişiye Mahkeme kararı ile derslere devam etmeksizin sınavlara girerek okulu bitirme hakkı verilmesinin yüz yüze ve devam zorunluluğu kapsamında eğitim alan öğrenciler açısından eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne ... yılında kayıt yaptıran ve dava tarihi itibarıyla son sınıf öğrencisi olan davacının "Silahlı terör örgütüne üye olma" ve "FETÖ/PDY Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından mahkum olduğu ve cezasının kesinleştiği, davacının Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesi uyarınca, cezaevinde bulunması nedeniyle ...-... güz ve bahar döneminde izinli sayılmasına karar verildiği, davacı tarafından izinli sayılmasına ilişkin işlem ile anılan işlemin dayanağı olan Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 39. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesindeki "Yedinci fıkra kapsamında mazeretleri olan öğrenciler, öğrencilik hakları saklı kalmak koşuluyla mazeretleri ortadan kalkana kadar izinli sayılır." ibaresi ile aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan "Öğrenci, öğrencilik statüsünün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayan bir fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet alması ya da tutukluluk hali olması durumunda izinli sayılır." cümlesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesinde, "c. Öğrenciler, bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın öğrenim süresi iki yıl olan önlisans programlarını azami dört yıl, öğrenim süresi dört yıl olan lisans programlarını azami yedi yıl, öğrenim süresi beş yıl olan lisans programlarını azami sekiz yıl, öğrenim süresi altı yıl olan lisans programlarını azami dokuz yıl içinde tamamlamak zorundadırlar. Hazırlık eğitim süresi azami iki yıldır. Azami süreler içinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilmez. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile dört yıl üst üste katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilebilir. Yatay geçiş ve çift ana dal eğitiminin usul ve esasları ile azami öğrenim süreleri, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Öğretimden yararlanma" başlıklı 76. maddesinde, "(Değişik madde: 14.11.2024 - 7532 S.K/Madde 18) "(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır. (2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir. (3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır: a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır. b) Hükümlüler, merkezî sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır. (4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür. (5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez. (6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 14., 44. ve 46. maddelerine dayanılarak hazırlanan Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin "Eğitim-öğretim süresi ve düzeyleri" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Üniversitenin tüm birimleri tarafından uygulanacak akademik takvim Senato tarafından kararlaştırılır. (2) Ön lisans düzeyi dört yarıyıllık bir eğitim-öğretimi, lisans düzeyi ise sekiz yarıyıllık veya dört tam yıllık bir eğitim-öğretimi kapsar. (3) Bu Yönetmelik hükümlerine göre meslek yüksekokullarında dört yarıyıllık bir eğitim-öğretim programını tamamlayan öğrencilere meslek yüksekokulu diploması, fakülte ve yüksekokullarda sekiz yarıyıllık veya dört tam yıllık bir eğitim-öğretim programını tamamlayan öğrencilere lisans diploması verilir. (4) Herhangi bir nedenle fakülte veya yüksekokul ile ilişiği kesilen öğrencilerden, ilk dört yarıyıla veya ilk iki yıla ait zorunlu ve seçmeli derslerin tümünden başarılı olanlara talepleri halinde ilgili birimlerin yönetim kurulu kararı ile ön lisans diploması verilir. Bu haktan; öğrenciliğini devam ettirmesine engel bir suçtan hüküm giyenler ve 38 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre Üniversite ile ilişiği kesilenler yararlanamaz. Bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı ve izinli geçirilen süreler hariç; kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her yarıyıl için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın öğrenim süresi iki yıl olan ön lisans programlarından azami dört yıl, öğrenim süresi dört yıl olan lisans programlarından azami yedi yıl, öğrenim süresi beş yıl olan lisans programlarından azami sekiz yıl içinde mezun olamayanlar için ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. (5) 18/8/2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümleri uyarınca uzaklaştırma cezası uygulanan öğrencilerin uzaklaştırıldıkları süreler eğitim-öğretim süresinden sayılmaz." hükmüne, Yönetmeliğin "Devam koşulu" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Öğrenci, ilk kez kayıt yaptırdığı teorik derslerin en az %70’ine, diğer öğretim türlerinin de en az %80’ine devam etmek zorundadır. (2) Teori ile uygulama/laboratuvar çalışmaları birlikte yapılan dersler için; teorik ders saati, uygulama/laboratuvar ders saatinden fazla veya uygulama/laboratuvar ders saati, teorik ders saatinden fazla ise birinci fıkrada belirtilen devam koşulu, ders saati fazla olana göre uygulanır. Teori ile uygulama/laboratuvar ders saatlerinin eşit olması durumunda ise en az %70 devam koşulu aranır. (3) Teori ile uygulama/laboratuvar çalışmaları birlikte yapılan derslerden başarısız olunması ve bu dersin tekrar alınması halinde; teori ile uygulama/laboratuvar ders saatlerinin eşit olması veya uygulama/laboratuvar ders saatinin teorik ders saatinden fazla olması durumunda, devam koşulu tekrar aranır. (4) Dersin tamamı laboratuvar ve/veya uygulamalı olarak yapılıyorsa, bu derslerden başarısız olunması ve dersin tekrar alınması durumunda devam koşulu tekrar aranır. (5) Devam koşulu daha önce sağlanmış olan teorik dersin/derslerin tekrarı halinde devam koşulu ile programdaki ders çakışma durumu dikkate alınmaz. (6) Öğrencilerin derse devamları, sorumlu öğretim elemanı tarafından yoklamalarla imza karşılığı tespit edilir. Devam durumu yarıyıl/yıl sonu akademik takvimde belirtilen derslerin tamamlandığı haftanın son gününe kadar ilgili öğretim elemanı tarafından ÖBS’de ilan edilir." hükmüne, "Öğrencilik süresi" başlıklı 33. maddesinde, "(1) 5 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen sürelerde mezun olamayan öğrenciler için ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." hükmüne, "İzinli sayılma" başlıklı 39. maddesinde, "(Değişik madde: 18.09.2023 - 32313 s. R.G. Yön./3. Md.) (1) Öğrencilere ilgili yönetim kurulu kararıyla ön lisans öğreniminde en az bir yarıyıl, en fazla iki yarıyıl; lisans öğreniminde en az bir yarıyıl/yıl, en fazla dört yarıyıl veya iki tam yıl izin verilebilir. Verilen izin, öğretim süresinden sayılmaz. Yedinci fıkra kapsamında mazeretleri olan öğrenciler, öğrencilik hakları saklı kalmak koşuluyla mazeretleri ortadan kalkana kadar izinli sayılır. Her eğitim-öğretim yarıyıl/yılı için ayrı ayrı yönetim kurulu kararı alınır. Bir öğrencinin izinli sayıldığı sürede katkı payı ödeyip ödemeyeceği ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir. (2) Hastalık izninde; yarıyıl/yıl izni verilmesini gerektirecek süreyi kapsayan sağlık raporunun alınması gerekir. (3) Askerlik izni; öğrencinin, tecil veya sevk tehiri işleminin zorunlu nedenlerle yapılmaması sonucu askere alınması halinde verilir. Bu öğrencilerin kayıtları silinmez. Bu durumdaki öğrencilerden izinli sayıldıkları süre için öğrenim katkı payı alınmaz. (4) Maddi veya ailevi nedenlerle izin; öğrenci için beklenmedik anlarda ortaya çıkan ve öğrenimini engelleyecek nitelikte ölüm, doğal afet veya benzeri durumlar ile öğrencinin içinde bulunabileceği maddi güçlükler nedeniyle ilgili kurullar tarafından verilebilir. (5) Öğrencilere yurt dışında öğrenim görmek için veya öğrenimleri ile ilgili olarak görevlendirilmeleri halinde birinci fıkrada belirtilen sürelerle sınırlı olmak üzere izin verilebilir. (6) Yukarıdaki nedenlerle izinli sayılan öğrenciler, izinlerinin bitiminde normal yarıyıl/yıl kayıtlarını yaptırarak öğrenimlerine devam eder. Ancak hastalık nedeniyle izin almış olan öğrenciler, öğrenimlerine devam edecek durumda olduklarını sağlık raporu ile belgelendirmek zorundadır. (7) Öğrenci, öğrencilik statüsünün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmayan bir fiil nedeniyle kesinleşmiş mahkûmiyet alması ya da tutukluluk hali olması durumunda izinli sayılır. (8) İzinli sayılmak için izin talebi başvuruları, ders seçme ve kayıt haftasının ilk gününden başlayarak, iki hafta içerisinde yapılır. Ani hastalıklar ve beklenmedik durumlar dışında bu süreler bittikten sonra yapılan başvurular kabul edilmez. (9) Öğrenci, izinli sayıldığı yarıyıl/yılda herhangi bir derse kaydolamaz ve o yarıyıl/yılın sınavlarına giremez." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan dava, davacı tarafından, Kocaeli Üniversitesi'ne 2021 yılı Dikey Geçiş Sınavı sonucu ile kayıt yaptırdığı sırada 2021 yılı Kılavuzunda ilgili üniversite tarafından hiçbir şart aranmadığı, iptali istenilen mevzuat hükmünün kayıt tarihinden 2 yıl sonra (2023 yılında) yapılan değişiklik neticesinde yürürlüğe girdiği, giriş puanı çok daha yüksek olmasına rağmen eğitime devam edebilmesi noktasında bir şart belirlenmediğinden tercihini bu üniversiteye kayıt yaptırmak yönünde kullandığı, son sınıf öğrencisi olduğu ve 3.42 genel not ortalaması ile onur öğrencisi olduğu, bu yıla kadar tutuklu/hükümlü olsa da derslere devam zorunluluğu aranmadan sınavlara girebildiği, kazanılmış hakkının bulunduğu iddiasıyla açılmıştır. Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında, Anayasa’nın 42. maddesinin Devlete ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülere eğitim-öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif bir yükümlülük yüklemediğini, Anayasa'da anılan şekilde bir pozitif yükümlülük bulunmamasına karşın ilgili mevzuatlarda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde devletin, ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerin birtakım eğitim faaliyetlerine devam edebilmesine imkân tanıyacağı, ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü olarak bulunan kişilerin eğitim faaliyetlerine devam etmesi konusunun kanun koyucunun takdirinde olan bir husus olduğu açıkça ifade edilmiştir. ( Fatih Dokur Başvurusu, B.N: 2017/32217,24.05.2018; Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B.N: 2013/583, 10.12.2014.) Anayasa Mahkemesince, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun internet yoluyla üniversite derslerine ve sınavlarına katılma talebinin reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin olarak yapılan bireysel başvuruda ise, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin örgün yükseköğretime devam etmeleri konusunda 5275 sayılı Kanun'da devlet yönünden bir pozitif yükümlülük öngörülmediği, dolayısıyla örgün yükseköğretim için devletin tutuklu ve hükümlülere internet kullanma imkânı sağlaması şeklinde bir pozitif yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilerek, eğitim hakkının ihlal edilmediğine karar verilmiştir. (Mehmet Al Başvurusu, B.N:2021/6664, 06.10.2021) Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin davacının kaydını yaptırdığı tarihte ve halen yürürlükte olan haliyle devam koşulunu düzenleyen 17. maddesinde, öğrencinin, ilk kez kayıt yaptırdığı teorik derslerin en az %70’ine, diğer öğretim türlerinin de en az %80’ine devam etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Davacının 2021 yılından bu yana derse devam zorunluluğuna tabi olmaksızın sınavlara girerek bir üst sınıfa geçmesi hususunda davalı idarece, Covid-19 pandemisi nedeniyle senato kararıyla 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz-bahar dönemi ve 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde online eğitim yapılarak derslere devam koşulu aranmayacağına karar verildiği, aynı şekilde, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle 2022-2023 eğitim öğretim yılı bahar dönemi için de benzer bir karar alındığı, davalı idarenin bu uygulamasının, dünya çapında ve ülke genelinde meydana gelen salgın hastalık ve deprem sebebiyle tüm öğrencilere yönelik bir kolaylık sağlanmasına ilişkin olduğu, davacının cezaevinde bulunması nedeniyle hassaten kendisine ve kendisiyle aynı durumda olan öğrencilere yönelik bir uygulamaya gidilmediği ve davacının kayıt tarihi itibarıyla üniversite yönetmeliğinde devam zorunluluğunun bulunduğu görüldüğünden davacının kazanılmış hakkı bulunduğuna yönelik iddiası yerinde görülmemiştir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un öğretimden yararlanmaya ilişkin 76. maddesi uyarınca, -14/11/2024 kabul tarihli 7532 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle yapılan değişiklikle- kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebileceği, kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavlarının ise, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak mevzuatta belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılacağı dikkate alındığında; bir hükümlünün kayıtlı olduğu eğitim kurumunun mevzuatı çerçevesinde gerekli şartları haiz olması durumunda sınavlara girebileceği anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi kararları ile 5275 sayılı Kanun'un birlikte değerlendirilmesinden, kapalı ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişilerin örgün eğitimden faydalandırılması hususunda kanuni bir zorunluluk bulunmadığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda bu hususta bir düzenleme yapılmamış olmasının da Anayasa'da tanımlanan eğitim hakkının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki Anayasa'da tutukluların/hükümlülerin eğitim hakkına ilişkin istisna ya da pozitif ayrımcılığa neden olacak bir düzenlemenin de olmadığı gözönüne alındığında, kapalı cezaevinde tutuklu/hükümlü bulunan kişilerin örgün eğitime devam etmesi ve sınavlara alınıp alınmaması hususunda yükseköğretim kurumlarının takdir yetkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesinde, öğrenim süresi dört yıl olan lisans programlarının azami yedi yıl içinde tamamlanması gerektiği ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 14., 44. ve 46. maddelerine dayanılarak hazırlanan Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin davacının kaydını yaptırdığı tarihte ve halen yürürlükte olan haliyle eğitim öğretim süresini belirleyen 5. maddesinin 4. fıkrasında dört yıl olan lisans programlarından azami yedi yıl içinde mezun olunması gerektiği düzenlemesi yer almakta olup; anılan düzenlemeler hükümlü olan ve cezaevinde bulunması nedeniyle derslere devam edemeyen davacının hukuki durumunu etkileyecek nitelikte olduğundan yargılama yapılırken, davacının iptalini istediği hukuki düzenlemelerin, azami öğrenim süresine ilişkin anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde de incelenmesi gerekmiştir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararlarının, uyuşmazlığa ilişkin mevzuatın ve davaya konu hukuki düzenlemeler ile bireysel işlemin bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde, ilk olarak, yukarıda aktarıldığı üzere kapalı cezaevinde tutuklu/hükümlü bulunan kişilerin örgün eğitime devam etmesi ve sınavlara alınıp alınmaması hususunda yükseköğretim kurumlarının takdir yetkisinin bulunduğu, ikinci olarak, davacının Hukuk Fakültesi'ne cezaevindeyken başladığı ve son sınıfa kadar gelebildiği ancak bu durumun pandemi ve deprem koşulları sebebiyle tüm öğrencilere sağlanan bir haktan kaynaklandığı, davacıya özgü bir uygulama yapılmadığı, üçüncü olarak, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesinde ve Kocaeli Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 4. fıkrasında azami öğrenim süresinin düzenlendiği ve davacının cezaevinde olması nedeniyle derslere devam edememesi sonucunda, bu düzenlemeler kapsamında azami öğrenim süresini aşarak hak kaybına uğrayacağı anlaşıldığından, davacının kesinleşmiş mahkûmiyet alması nedeniyle eğitimine devam edemeyeceği için mazereti olduğu kabul edilerek öğrencilik hakları saklı kalmak koşuluyla mazereti ortadan kalkana kadar izinli sayılmasına ilişkin dava konusu düzenlemelerde ve anılan düzenlemeler uyarınca tesis edilen 2023-2024 güz ve bahar döneminde izinli sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemlerin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 20/02/2026 tarihinde, düzenleyici işlem yönünden oybirliği ile, bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe (davaya konu bireysel işlem yönünden), usul ve yasaya uygun olup Mahkeme kararının bu kısmının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/5448, K. 2026/953, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-5448-e-2026-953-k-6ef97529c123