Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/4919 E. 2025/7827 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/4919
- Karar No
- 2025/7827
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4919 Karar No : 2025/7827
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Tur. Taş. Sey. Oto. Pet. Ürün. Gıda ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ile, ilgili belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun EK 2/3-a maddesi uyarınca aracın 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bakılan uyuşmazlıkta, ilgili mevzuat hükümleri ile dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait araç ile ilgili belediyeden güzergah izin belgesi alınmaksızın servis taşımacılığı yapıldığı hususunun gerek savunma dilekçesine ekli video kaydı içeriğindeki tespitler gerekse de dava dilekçesinde davacı şirketin tevil yollu ikrarı ile sabit olduğundan, davacı şirkete ait davaya konu aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek 2/3. maddesinin (a) bendi uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; bir başkasına kiraladığı davaya konu araç kendisi tarafından kullanılmadığından, hakkında tesis edilen işlemin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, bu yönde yargı kararları bulunduğu belirtilerek, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Dava, davacı şirket tarafından, izinsiz olarak yolcu taşımacılığı yaptığından bahisle şirkete ait ... plakalı aracın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Ek-2/3-a maddesi uyarınca trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, ''ceza sorumluluğunun şahsiliği'' ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suça iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet ettirilemeyeceğini ifade etmektedir. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 01/01/2022 tarihinde, araç kiralama işi yapan davacı şirket ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında araç kiralama sözleşmesi düzenlendiği, kiralanan davacı şirkete ait araca dair davalı idare ekiplerince 02/03/2023 tarihinde yapılan denetimde, ilgili Belediyeden çalışma izni/ruhsatı alınmaksızın yolcu taşımacılığı yapıldığı hususunun savunma dilekçesine ekli video kaydı ile tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacı şirketin aracını kiraya verirken hangi amaçla kullanılacağını bilemeyeceği ve işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.