Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2022/2962 E. 2026/518 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2022/2962
Karar No
2026/518
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2962 Karar No : 2026/518

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği (... Başkanlığı) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... maden ve Lojistik San. Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi hudutları dahilinde deniz içerisinde bulunan alana ilişkin verilen İR:... nolu maden ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca 31.054,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işlemlere yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca, ruhsat bedelinin süresi içerisinde yatırılmaması halinde idarece ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde yatırılmasının isteneceği ve bu süre içerisinde de ruhsat bedelinin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edilebileceği, buna rağmen davalı idarece ruhsat iptali öncesinde ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde yatırılması isteminin davacıya usulüne uygun şekilde ihtar edilmediği görüldüğünden, bu yönüyle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; lehe kanun hükümleri dikkate alınmaksızın 2019 yılı ruhsat bedelinin yasal ödeme süresi içerisinde ödenmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13.maddesi uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 21/02/2019 olur tarihli ve ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlem de dahil olmak üzere yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin bu işlem yönünden reddine ilişkin kısmının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmış olup, istinaf başvurusuna konu iptal kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu bu nedenle dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi hudutları dahilinde deniz içerisinde bulunan alana ilişkin verilen İR:... nolu maden ruhsatının iptaline ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlem ile 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca 31.054,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işlemlere yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasında "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." aynı maddenin 3. fıkrasında ise; "Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına ödenir. İdari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. ...'' düzenlemelerine yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır." hükmü; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde; Danıştay'da ve idare mahkemelerinde idari dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğuna işaret edilmiş; 11. maddesinde; "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı, 6. fıkrasında, bu hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise 14. maddenin 3/e bendinde yazılı halde davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin tesis edilmesi durumunda bu işlemin iptali istemiyle açılan davalarda göz önüne alınacak genel dava açma süresini düzenlemekte; Kanun'un 11. maddesi ise, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin idari dava açmadan önce işlemin "kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" istemiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru durumunda dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik kurallar getirmektedir. Olayda; İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi hudutları dahilinde deniz içerisinde bulunan alana ilişkin verilen İR:... nolu maden ruhsatının 2019 yılı işletme ruhsat bedelinin süresi içinde ödenmediği gerekçesiyle... tarih ve ... sayılı işlem ile davacıya idari para cezası verildiği ve davacıdan 3 ay içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmasının istenildiği, anılan işlemin davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat alındısı incelendiğinde ise, tebligatın 06/03/2019 tarihinde ... isimli bir şahsa tebliğ edildiği, bu tebligat sonrası davacının 3 ay içerisinde ruhsat bedelini yatırmadığının tespiti üzerine ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının ruhsatının iptaline karar verildiği anılan işlemin davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligat alındısı incelendiğinde ise, tebligatın 03/12/2019 tarihinde yine ... isimli şahsa tebliğ edildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu işlemlerin şirketle herhangi bir bağı olmayan 3. şahıs konumundaki ...'e usulsüz bir şekilde tebliğ edildiği, yapılan tebligatların usulsüz olduğundan hukuken geçerliğinin bulunmadığı iddia edilmiş ve İdare Mahkemesince yapılan ara kararı sonrası Sosyal Güvenlik Kurumu İstanbul İl Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan sosyal güvenlik kaydı belgelerinden, davacı şirketin ... isimli bir çalışanının bulunduğuna dair herhangi bir kayıt olmadığı görülmüş ise de, şirkette çalışmayan bir kişinin yaklaşık 9 ay ara ile yapılan tebligatlar esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatları almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açıktır. Bu durumda, davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca 31.054,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin 06/03/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, 3213 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi uyarınca uyarınca 30 gün içerisinde ve en geç 05/04/2019 tarihine kadar dava açılması gerekirken; yine İR:... nolu maden ruhsatının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin 03/12/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca 60 gün içerisinde ve en geç 03/02/2020 tarihine kadar dava açılması gerekirken, dava açma süresini ihya etmeyen 23/11/2020 tarihli başvurunun reddi üzerine 02/02/2021 tarihinde açılan işbu davanın süreaşımı nedeniyle esasını incelemesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararınında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı şirket tarafından, (...) adresini kullandığı ve davalı idarece yapılan tebligatlar dışında gerçekleştirilen tüm tebligatlarında bu adrese yapıldığı ileri sürülmüş ise de; Dairemizce 12/11/2025 tarihinde ara karar tesis edilerek yapılan inceleme sonucunda, ilgili adresin 20/11/2017 tarihinde açıldığı 20/11/2018 tarihinde kapatıldığı ve 11/11/2021 tarihinde yeniden açıldığı hususları davacı şirket vekilince bildirildiğinden davacı şirketin bu iddiasına da itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2022/2962, K. 2026/518, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2022-2962-e-2026-518-k-6a1a84e53d9f