Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2023/4934 E. 2026/511 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2023/4934
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4934 Karar No : 2026/511

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan İR:... ruhsat numaralı sahaya ilişkin orman izni verilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava neticesinde ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine yapılan değerlendirme neticesinde; orman izninin Makam Olur tarihinden itibaren 2 yıl olarak belirlenmesine ilişkin Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... köyü sınırlarında yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada ruhsat sahibi olduğu, maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16'ncı Madde Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve ENH izni verilmesi istemiyle 12/10/2020 tarihinde başvuruda bulunduğu, Orman Genel Müdürlüğü Giresun Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle davacı şirketin Orman Kanununun 16'ncı Madde Uygulama Yönetmeliği uyarınca yaptığı izin başvurusunun reddine karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin ... tarih, E:... ve K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu karar üzerine orman izninin iki yıl olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu işlemin orman izninin iki yıl olarak belirlenmesine dair kısmının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta; davacı şirketin, Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, Yenice köyü sınırlarında yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada ruhsat sahibi olduğu, maden sahasına ilişkin ruhsatın bitim tarihinin 08/09/2024 olduğu, Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca tesis edilen ...tarih ve ... sayılı işlemi ile olur tarihi olan 06/12/2021 tarihinden itibaren orman izninin iki yıl olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğü, bu durumda, Orman Kanununun 16. Maddesi Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesi ile "Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir" şeklindeki düzenlemesi gereğince davalı idarece verilen iznin ruhsat süresi dikkate alınarak verilmesi gerekirken, ruhsat süresi dikkate alınmadan orman izninin iki yıl olarak belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuatta belirtilen ''ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir.'' düzenlemesinin mutlaka ruhsat süresi kadar izin verileceği anlamına gelmediği, idarenin süre hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı şirket tarafından, davalı idare tarafından belirlenen süreye yönelik somut bir tespitin ortaya konulamadığı, takdir yetkisini kamu yararı çerçevesinde kullanması gerektiği, bu sebeple dava konusu işlemin hukuka aykırı tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından; Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve Enerji Nakil Hattı (ENH) izni verilmesi için 12/10/2020 tarihinde yeni izin talebinde bulunulmuştur. Anılan talep üzerine, Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile "izin talep edilen alanın yerleşim yerlerine yakın olması, bu alanların ön görünümünde yer alması, bitişiğinde ve civarında izinli maden sahasının bulunmaması ile orman bütünlüğü göz önüne alınarak, verimli Devlet ormanına isabet eden bu alanlara izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden izin talebinin uygun bulunmadığı." gerekçesiyle talebin reddedilmesi ve ... tarih ve ... sayılı işlemle de davacı şirkete bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararı ve devamında ...tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı verilmesi neticesinde yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmesi maksadıyla yeniden yapılan değerlendirme neticesinde Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle Makam Olur tarihinden itibaren 2 yıl süre ile izin verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. maddesinde; "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmüne ve "Orman köylüsünün korunması " başlıklı 170. maddesinde; "Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir. Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiştir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. Maddesinin"(1) Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar gözönüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenlenir. (2) Özel çevre koruma bölgeleri, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, muhafaza ormanları, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre korunması gerekli alanlar, 1 inci derece askeri yasak bölgeler, 1/5000 ölçekli imar planı onaylanmış alanlar, 1 inci derece sit alanları ile madencilik amacı dışında tahsis edilen ve Genel Müdürlük tarafından uygun görüş verilen elektrik santralleri, organize sanayi bölgeleri, petrol, doğalgaz ve jeotermal boru hatları gibi yatırım alanlarına ait koordinatlar ilgili kurumlar tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. (...) (4) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...) (7) Madencilik faaliyeti yapılan alanların, izne tabi alan olmaları halinde, ilgili olduğu kanun hükümlerine göre gerekli izinlerin alınması zorunludur. Ancak, Genel Müdürlükçe işletme ruhsatı verildikten sonra, işletme ruhsat alanının diğer kanunlara göre izne tabi alan haline gelmesi durumunda ilgili kanunların öngördüğü yükümlülüklerin yerine getirilmesi suretiyle kazanılmış haklar korunarak faaliyetler sürdürülür. Diğer kanunlara göre izne tabi alanlar, Genel Müdürlüğün görüşü alınarak belirlenir. (...) Ek 4.fıkrasında; '' Yabancı hayatı koruma ve geliştirme sahalarında maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için gerekli geçici tesislere çevresel etki değerlendirme raporunda belirlenen esaslar dahilinde izin verilir. Alınan izinler, temditler dahil ruhsat hukuku sonuna kadar devam eder.'' düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olduğu haliyle, 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. 18/04/2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (Mülga) Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz. (3) (Değişik:RG-19/4/2015-29331) Madencilik faaliyetine başlanılmadan önce izin sahibine, maden işletme ile tesis izin alanları, maden stok alanı, pasa döküm alanı, verimli toprak depolama alanı ve atık barajı izin sahasının sınırlarının köşe noktalarına zeminden en az iki metre yükseklikte koordinat değerleri belirli sabit işaretler tesis ettirilir. İki nokta arası 25 metreden fazla olamaz. Sabit işaretler izin süresi ve rehabilite izleme sürecinde muhafaza edilir. Aksi halde madencilik faaliyetine müsaade edilmez. (4) İzin verilmemesi halinde durum ilgiliye tebliğ edilir. (5) Ruhsat alanında maden arama, maden işletme veya hammadde üretimi için ormanlık alanlarda Bakanlıkça veya ormanlık alan dışında ilgili kurumlarca izin verilmiş ise, bu ruhsata dayalı olarak madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman alanı içinde yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunulmadığının heyet tarafından tespit edilmesi halinde ruhsat alanı bitişiğinde izin verilebilir. (6) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yol, köprü, baraj, gölet, liman gibi projelerin inşasında kullanılacak yapı ve inşaat hammaddelerinin üretimi için hammadde üretim izin belgesine dayanarak orman alanları içinde bu amaçla yapılacak işletme faaliyetleri, tesis ve altyapı tesislerine bu Yönetmelik hükümlerine göre izin verilir. (7) İzin başlangıç tarihi; izin olurunda izin başlangıç tarihi belirtilmemiş ise izin olurunun verildiği tarihtir. İzin süresinin tamamen veya kısmen uzatıldığı izinlerde izin başlangıç tarihi ilk iznin verildiği tarihtir. Farklı tarihlerde verilen izinlerin birlikte uzatılması halinde izin başlangıç tarihi yeni izin tarihi olur." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından Sivas İli, Koyulhisar İlçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve Enerji Nakil Hattı (ENH) izni verilmesi için 12/10/2020 tarihinde yapılan yeni izin talebinin reddedilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararı ve devamında... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı verilmesi neticesinde yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmesi maksadıyla yapılan değerlendirme neticesinde Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanlığınca tesis edilen... tarih ve ...sayılı işlemle Makam Olur tarihinden itibaren 2 yıl süre ile izin verilmesine karar verildiği, Mahkeme tarafından bu işlemin iptali istemiyle açılan davada ilgililerde oluşturulan haklı beklenti gereğince verilecek iznin ruhsat süresi dikkate alınarak verilmesi gerektiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Dairemizin 02/02/2026 tarih ve E:2023/4953, K:2026/509 sayılı kararında; ''....davalı idarece hazırlanan izin raporunun incelenmesinden; davacı şirket tarafından talep edilen yeni izin kapsamında 865.815 m²'lik alanın tamamının orman sayılan alanda, mevcut meşcere işletme şeklinin koru, meşçere tipinin bir kısmının 6831 sayılı Kanunun 1.maddesi kapsamında 2 ve 3 kapalılıkta verimli Devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu, saha içerisinde göknar, kavak, meşe ve sarıçam türlerinde ağaçların bulunduğu, kesilmesi öngörülen ağaç sayısının ise yaklaşık 24.945 adet olduğunun belirtildiği, ayrıca talep edilen (pasa alanı, proje alanı, maden ocak alanı ve tesis yeri alanının) birtakım köy merkezlerine 5 kilometre yarıçapında yakınlığının bulunduğunun görüldüğü, bu kapsamda, Sivas İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu, davalı idare yetkililerince tanzim edilen izin raporu, değerlendirme formu ve sahaya ilişkin fotoğraflar ile dosyadaki diğer tespitleri içerir belgelerin tamamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde bahsi geçen alanın kullanımında üstün kamu yararının orman olarak kalması halinde olacağı bu sebeple tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen Sivas İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı...'' gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı şirket tarafından yapılan Sivas ili, Koyulhisar ilçesi, ... Köyü sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan İR:... nolu maden işletme ruhsat sahasındaki ormanlık alanın 865.815 m²'lik kısmına; Orman Kanununun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği uyarınca, maden işletme, kırma eleme tesisi, zenginleştirme tesisi, şantiye tesisi, ulaşım yolu, toprak depolama alanı, pasa döküm alanı, stok alanı ve Enerji Nakil Hattı (ENH) izni verilmesi için 12/10/2020 tarihinde yeni izin başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına ve devamında iptaline karar verilmesi üzerine Mahkeme kararları gereğince yeniden yapılan değerlendirme neticesinde karar gereğinin yerine getirilmesi suretiyle iş bu dava konusu işlemde Makam Olur tarihinden itibaren iki yıl süre ile izin verilmesine karar verilmiş ise de; izin talebine yönelik yapılan yargılamada ... İdare Mahkemesince verilen ve istinaf isteminin reddiyle sonuçlanan iptal kararının yapılan temyiz incelemesi neticesinde yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen Dairemiz kararıyla bozulmasına karar verildiği dikkate alınarak, bozma kararı üzerine oluşan yeni hukuki durum değerlendirilmek suretiyle iş bu dava konusu işlem ile ilgili yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/02/2026 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2023/4934, K. 2026/511, T. 02.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2023-4934-e-2026-511-k-9fe2a2b66246