Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2023/1094 E. 2025/1409 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2023/1094
Karar No
2025/1409
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1094 Karar No : 2025/1409

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Transport Co. Ltd. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacıya ait muhtelif tarih ve sayılı 3 adet TIR karnesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçların sevk edildiği gümrük idaresinde işlem görmediğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın süre aşımı yönünden reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar, ek tahakkuk kararının davacı şirketin şoförüne tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de, olayda ek tahakkuk tutarının ödendiğine dair 15-16/06/2021 tarihli belgelerde ödeme yapan kişinin ... olduğu ve açıklama kısmında "... sayılı ek tahakkuk kararı gereğince... Ltd. adına itirazi kayıt ile ödeme" kaydı düşüldüğü, dava dilekçesine eklenen vekaletnamede ...'ın "şirketin her nevi idari ve gümrük işlemlerini yapmaya, T.C. Mahkemeleri, mercileri, meclisleri, daire ve müesseleri nezdinde her kısım ve derecesinde herhangi sıfat, tarik ve suretle beni temsile, şirketimizin hak ve menfaatlerini koruması için gerekli göreceği muamele ve işleri yapmaya, dava açmaya, gerektiğinde yeniden dava açmaya, her nevi dilekçe, evrak ve belgeleri kendi imzası ile ilgili mercilere vermeye, tebliğ ve tebellüğe" ifadeleri kullanılarak anılan kişiye şirketi temsil yetkisi verildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda usule aykırı yapılmış tebligatın muhatabı tarafından öğrenilmesi durumunda muteber sayılacağı hükmü de dikkate alındığında, ödeme yapılan 15-16/06/2021 tarihlerinde ek tahakkuk kararından haberdar olunduğu ve kararın anılan tarihlerde tebliğ edilmiş sayılacağı sonucuna varıldığı, bu durumda, ek tahakkuk kararında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Gürbulak Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü nezdinde itirazda bulunulabileceği ibaresinin yer almasına rağmen, davacı tarafından söz konusu karara karşı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen 15 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra 20/08/2021 tarihinde yapılan itirazın süresinde olmadığının anlaşılması karşısında, ek tahakkuk kararına vaki itirazın süre aşımı yönünden reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ankara'da bulunan vekil ... tarafından, Iğdır'da tesis edilen davalı idare kararından haberdar olunamadığından kendisine bildirilen tahakkuk numarasıyla ödeme yapıldığı, ödeme dekontunda ek tahakkuk kararının sayısının belirtilmesinin, tutar dışındaki diğer hususlardan haberdar olunduğu anlamına gelmediği, tutar da tam olarak bilinmediğinden 15/06/2021 tarihli ödemenin eksik yapıldığı, kalan tutarın 16/06/2021 tarihinde ödendiği dikkate alındığında Anayasa'nın 40. maddesindeki, Devletin işlemlerinde, kanun yolu, merci ve başvuru süresinin bildirilmesine yönelik yükümlülüğün yerine getirilmeyerek idari başvuru haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Olayda, dava dosyasında bulunan vekaletname ile davacı şirket tarafından Av. ...'ın da aralarında bulunduğu bazı avukatlara, şirketle ilgili idari makamlar nezdinde gümrük işlemlerini yapmaktan, tebliğ- tebellüğe ve dava açmaya kadar geniş bir yetki verildiği, vekille temsil edilmesine rağmen uyuşmazlığa konu ek tahakkuk kararının temsil yetkisi bulunmayan firma çalışanına (şoför) tebliğ edildiği, öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda usule aykırı yapılmış tebligatın muhatabı tarafından öğrenilmesi durumunda muteber sayılacağı hükmüne yer verilmiş ise de, adı geçen vekil tarafından ek tahakkuk kararının sayısı belirtilmek suretiyle ödeme yapılmasının tek başına usulsüz yapılan tebliğin içeriğinden haberdar olunduğu anlamına gelmeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde, vekili var iken temsil yetkisi bulunmayan firma çalışanına yapılan tebliğin usule aykırı olduğu sonucuna varılmış olup, itiraz başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Davacı tarafından maktu karar harcı peşin yatırıldığından, maktu karar harcına hükmedilmesine gerek görülmediğine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden, İran'da yerleşik davacı firmaya ait muhtelif tarih ve sayılı 3 adet TIR karnesi muhteviyatı eşyayı taşıyan araçların sevk edildiği gümrük idaresinde işlem görmediğinden bahisle alınan ek tahakkuk kararının, firma şoförüne 14/06/2021 tarihinde elden tebliğ edildiği, öte yandan davacı firma tarafından "şirketin her nevi idari ve gümrük işlemlerini yapmaya, T.C. Mahkemeleri, mercileri, meclisleri, daire ve müesseleri nezdinde her kısım ve derecesinde herhangi sıfat, tarik ve suretle beni temsile, şirketimizin hak ve menfaatlerini koruması için gerekli göreceği muamele ve işleri yapmaya, dava açmaya, gerektiğinde yeniden dava açmaya, her nevi dilekçe, evrak ve belgeleri kendi imzası ile ilgili mercilere vermeye, tebliğ ve tebellüğe" şeklinde yetkilendirilen Av. ... tarafından 15-16/06/2021 tarihlerinde bahse konu ek tahakkuk kararının sayısı belirtilmek suretiyle ödeme yapıldığı, davacı vekilince, ek tahakkuk kararının taraflarına tebliğ edilmediği, 20/08/2021 tarihinde anılan karardan haberdar oldukları, firma şoförüne yapılan tebligatın firmayı temsil etmemesi nedeniyle usulsüz olduğu ileri sürülerek, 21/08/2021 tarihinde yapılan itiraz başvurusunun, 15/06/2021 tarihinde ödeme yapılması sebebiyle ek tahakkuktan haberdar olunduğundan bahisle süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, dava dosyasında bulunan vekaletname ile davacı şirket tarafından Av. ...'ın da aralarında bulunduğu bazı avukatlara, şirketle ilgili idari makamlar nezdinde gümrük işlemlerini yapmaktan, tebliğ - tebellüğe ve dava açmaya kadar geniş bir yetki verildiği, vekille temsil edilmesine rağmen uyuşmazlığa konu ek tahakkuk kararının temsil yetkisi bulunmayan firma çalışanına (şoför) tebliğ edildiği, öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda usule aykırı yapılmış tebligatın muhatabı tarafından öğrenilmesi durumunda muteber sayılacağı hükmüne yer verilmiş ise de, adı geçen vekil tarafından ek tahakkuk kararının sayısı belirtilmek suretiyle ödeme yapılmasının tek başına usulsüz yapılan tebliğin içeriğinden haberdar olunduğu anlamına gelmeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde, vekili var iken temsil yetkisi bulunmayan firma çalışanına yapılan tebliğin usule aykırı olduğu sonucuna varılmış olup, itiraz başvurusunun süre aşımı yönünden reddine ilişkin davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ve temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2023/1094, K. 2025/1409, T. 27.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2023-1094-e-2025-1409-k-51bef22a8cdb