Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2021/5114 E. 2025/5991 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2021/5114
Karar No
2025/5991
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5114 Karar No : 2025/5991

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp ..., ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Alibeyköy Atatürk Caddesi Yol Düzenlemesine ilişkin 12.05.2017 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile bu değişikliklere yapılan itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazların 2009 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında '"kültür odaklı turizm alanı" olarak işaretlendiği, ticaret ve turizm alanlarında rahat ve güvenli hareket olanağı sağlayan yayalaştırma uygulamalarının benimsenmesi gerekirken mevcut ulaşım akslarının genişletilmesi ve şerit sayılarının artırılması araç ve trafik yoğunluğuna neden olması nedeniyle 24.00 m enkesitli ana taşıyıcı yol düzenlemesi yapılmasının üst ölçekli plan kararları ile uyumlu olmadığı, Kabataş-Bağcılar-Esenyurt hattı ile T5 Eminönü-Alibeyköy Otogarı raylı sistem hattına imar planı değişikliğinde yer verilmediği, planlama alanında tescilli eserlerin taranmadığı ve Koruma Bölge Kurulu görüşünün alınmadığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planına ait 3 sayılı plan notunda yer verilen “Planda K sembolü ile gösterilen alanlarda 1/1000 ölçekli plan aşamasında kavşak planlanacaktır” hükmüne uyulmaksızın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kavşak düzenlemesinin gösteriminin yapılmadığı, deprem ve su baskını gibi afet riskleri bulunmasına rağmen bölgede afet sonrası araçtan arındırılmış yaya akslarına acil müdahaleyi içeren yayalaştırma uygulamalarının dikkate alınmadığı anlaşıldığından dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde dava konusu parselin "kısmen ticaret alanı" belirlenmesine yönelik bölümünün iptaline ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde dava konusu parselin "24 m enkesitli yol" olarak belirlenmesinin iptaline ilişkin bölümü yönünden ise, yolun devamlılığının bulunduğu, fiili olarak merkez niteliğindeki farklı kullanım türlerini de içinde barındıran ... Merkez Mahallesi, ... Caddesinin araç ve yaya sirkülasyonu trafiğinin yoğun olması, diğer mahallelere dağılımı sağlayan önemli bir ulaşım aksı niteliğine sahip olması ve artan nüfusun dikkate alınması durumunda ise 24 m enkesitli yola ihtiyaç bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca mahkeme kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin kısmen ticaret alanı belirlenmesinin iptaline yönelik bölümü yönünden istinaf isteminin reddine; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin "24 m enkesitli yol alanı" belirlenmesinin iptaline yönelik bölümü yönünden istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVALI İDARELERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın iptale ilişkin bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu, davacıya ait taşınmazın plan onama sınırı dahilinde bulunmadığı, dava açma ehliyetinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda yer verilen değerlendirmelerin fiili durumu yansıtmadığı iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Temyize konu kararın parselin kısmen ticaret alanı belirlenmesinin iptaline yönelik bölümü ile "24 m enkesitli yol alanı" yönünden davanın reddine yönelik bölümünün usul ve hukuka aykırı olduğu, iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, "24 m enkesitli yol alanı" yönünden dava konusu işlemlerin iptaline yönelik idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği savunulmuştur. Davalı idareler tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz başvurusu yönünden, temyiz incelemesi için kanunen öngörülen harçların yatırılmaması gerekçesiyle temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin "24 m enkesitli yol alanı" belirlenmesi ile bu planlara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik bölümü yönünden istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair kısmının onanmasına, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin "kısmen ticaret alanı" belirlenmesi ile bu planlara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ilişkin bölümü yönünden istinaf isteminin reddine dair kısmının ise davacı tarafından bu kısmın iptaline yönelik bir talebinin olmaması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İli, Eyüp Alibeyköy, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 2003 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen "ticaret", kısmen "yol", 2005 yılı onaylı 1/1000 ölçekli uygulma imar planında ise "24 m enkesitli yol" alanında kalmaktayken 2011 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planında "24 m enkesitli yol" alanına ayrılan kısım daraltılarak "18 m enkesitli yol alanı"na dönüştürülmüştür. 2011 yılı onaylı 1/5000 ölçekli nazım imar planında yolun enkesitinin 18 metre belirlenmesine rağmen; dava konusu imar planlarının onaylanmasına yönelik... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile ... Merkez Mahallesi, ... Caddesinin araç ve yaya sirkülasyonun- trafiğinin yoğun olması, fiili olarak merkez niteliğinde olan ve farklı fonksiyonları da içerisinde barındıran ve diğer mahallelere dağılımı sağlayan önemli bir ulaşım aksı niteliğine sahip olması nedenleriyle dava konusu "yol alanı"nına ait enkesitin yeniden 24 m' ye çıkartılmasına karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:3194 sayılı İmar Kanunun 5.maddesini işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; nazım imar planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan ; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48. maddesinin 6. fıkrasında: "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. " hükmü, 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. " hükmü yer almıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden, davacı vekili tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı 05.05.2021 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunulduğu ancak eksik olan 292,10-TL başvuru harcı ile 123,60-TL karar harcının yatırılmadığı anlaşıldığından Dairemizce 26.12.2024 tarihinde tarafından 2577 sayılı Kanunun 48. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca eksik harcın yatırılması hususunun davacılar vekiline 01.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, anılan tebliğ sonrası davacı vekili tarafından anılan harç yatırılmadığı görülmüştür. Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat uyarınca istemde bulunan tarafından verilen süre içerisinde 292,10-TL başvuru ile harcı, 123,60-TL karar harcı tamamlanmadığından davacı tarafın temyiz istemi yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin "24 m enkesitli yol alanı" belirlenmesi ile bu planlara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline yönelik bölümü yönünden istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair kısmına ilişkin; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu kararın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile taşınmaza getirilen "24 m enkesitli yol alanı" işlevine ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde parselin "kısmen ticaret alanı" belirlenmesi ile bu planlara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ilişkin bölümü yönünden istinaf isteminin reddine dair kısmına ilişkin; Her ne kadar 2577 sayılı Kanunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine atıfta bulunulmamış ise de; taleple bağlılık ilkesi, yargılama hukukunun genel prensiplerinden biri olduğundan idari yargılama hukukunda da uygulanması gerekir. Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu ve istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Yargısal denetim, davacının talep sonucuyla bağlı olarak yapılabilir. Bu durumda, davacının dava açarken mevcut olan talebi dikkate alındığında taleple bağlılık ilkesi gereği aleyhe bir iptal kararı verilemeyecektir. Dava konusu imar planı değişikliklerine konu taşınmazın hissedarı olan ve üzerinde yapısı bulunan davacı tarafından dosya kapsamında yer alan dilekçelerde özetle, "yol alanı" enkesitinin 18 m'den 24 m'ye artırılması nedeniyle yapısının yıkılması sonucunda oluşacak zarar ve mağduriyetlerden yakındığı, taşınmazın imar planı değişikliklerinde "ticaret alanı"nda kalan kısmına yönelik bir itirazının bulunmadığı görülmüştür. Dava konusu işlemlerin iptaline yönelik idare mahkemesi kararındaki gerekçeler incelendiğinde ise, "yol alanı"na yönelik iptal gerekçelerine yer verildiği, taşınmazın "ticaret alanı"nda kalan kısmına yönelik ise herhangi bir iptal gerekçesine yer verilmediği, diğer yandan ise imar planı değişikliklerine ait paftalardan ise taşınmazın "ticaret alanı"nda kalan kısmının daha büyük yüz ölçümüne sahip bir ticaret adası kurgusunun parçası olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, her ne kadar mahkemece dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmişse de, bu kararın "24 m enkesitli yol alanı"nı kapsadığı, taşınmazın "ticaret alanı"nda kalan kısmını kapsamadığı görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince imar planı değişikliklerinin "ticaret alanı"nın iptaline yönelik kısmına ayrı başlık açılarak incelenmesinin davacının istemine uygun olmadığı, istemini aşar ve aleyhine sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, aleyhe hüküm verme yasağının ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline yol açan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi temyize konu kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz başvurusu yönünden temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına, 2. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne, 3. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taşınmazın dava konusu planlarda "24m enkesitli yol" olarak belirlenmesi ile bu planlara yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin ilişkin kısmı yönünden kaldırılarak , anılan kısım yönünden davanın reddine ilişkin bölümünün ONANMASINA, diğer kısımları yönünden ise istinaf isteminin reddine ilişkin bölümün BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2021/5114, K. 2025/5991, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2021-5114-e-2025-5991-k-ffb93418bfac