Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/154 E. 2025/15690 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/154
Karar No
2025/15690
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/154 Karar No : 2025/15690

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını gerektirecek hiçbir hukuki sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock programını indirmediği ve kullanmadığı, hiç kimsenin emir ve talimatıyla Bank Asyada hesap açtırmadığı, para yatırmadığı, elinde bulunan parayı hiç kimsenin yönlendirmesi olmadan faizsiz banka olması ve hesap işletim ücreti almaması nedeniyle Asya Katılım Bankası A.Ş.'ye yatırdığı, çevresindeki kişilerin olumlu referansları ve medyada çıkan olumlu haberlerin etkisiyle, tamamen yasal çerçevede faaliyet gösterdiğini düşündüğü için sendikaya üye olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmasının devam ettiği hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacı hakkında, "... ... USER 1D nolu ByLock kullanıcısına ait içeriklerin incelenmesi sonucunda sanık ... tarafından kullanıldığının değerlendirildiği belirtilerek tespit ve değerlendirme tutanağı düzenlendiği, ... USER 1D nolu kullanıcının USER(Kullanıcı) tablosundaki kullanıcı adının “...”, - şifresinin “...“, isim olarak “amine" olarak giriş yapıldığı, ByLock uygulaması içerisindeki kullanıcıların birbirlerini ekledikleri, ByLock uygulaması içerisindeki REHBER kaydı olarak değerlendirilebilecek ROSTER kayıtlarına göre ... USER ID nolu ByLock kullanıcısının sadece ... USER 1D nolu sanığın eşi H.Ç. tarafından kullanılan ... USER 1D nolu ByLock kullanıcısı tarafından karşılıklı olarak birbirlerini ekledikleri, H. Ç. tarafından kullanıldığı belirlenen ... USER ID nolu Bylack kullanıcısı tarafından ... USER ID nolu ByLock kullanıcısının “...” olarak isim verilerek kayıt edildiği, ... USER ID nolu ByLock kullanıcısının oluşturduğu “...” isimli Brubun tek üyesinin ... USER 1D nolu “..." isimli Bylock kullanıcısı olduğu, bu nedenle mevcut içerikler, sadece H. Ç. ile karşılıklı iletişim kurulmuş olması, detay kayıtlarda yeralan (1) adet mail bilgisinin H. Ç.'den alınması, Log kayıtlarına göre H.Ç. tarafından kullanılan ... USER 1D nolu ByLock hesabından mesaj aldığı, tespit ve değerlendirme tutanağı içerisinde yer alan log kayıtlarına göre ... 1D nolu ByLock kullanıcısının sanığın eşi H.Ç. tarafından kullanılan ... USER 1D nolu Bylock kullanıcısı ile 19/04/2015 günü dosya transferinden bulunduğu, ... USER 1D nolu Bylock kullanıcısından mesaj aldığı ve ... USER 1D nolu bylock hesabının sanıkla ilgili oluşturulduğunun tespit edildiği...Sanık adına Bankasya Katılım Bankasında ilk hesabın 02.12.2003 tarihinde açıldığı, 2014-2015 yılında vadesiz hesap açılmadığı 2014 yılından önce açılan ve aktif olan vadesiz hesaplarda hesap hareketi ve hesap bakiyesi olmadığı, örgüt liderinin talimatından sonra; 2014 yılında 10.09.2014 tarihinde 31 gün vadeli 1 adet katılım hesabı açıldığı, 2015 yılında 19.02.2015 tarihinde 1 adet 31 gün vadeli katılım hesabı açıldığı, 10.09.2014 tarihinde 31 gün vadeli açılan katılım hesabına 2.500,00 TL yatırıldığı bu tutarın 189 gün katılım hesabında kaldığı, 19.02.2015 tarihinde 31 gün vadeli açılan katılım hesabına 2.527,09 TL yatırıldığı bu tutarın 63 gün katılım hesabında kaldığı, vadesinden önce kapatılan katılım hesabı olmadığı tespit edildiğinden, katılım hesaplarında yapılan işlemlerin rutin bankacılık işlemi olmadığı..." şeklinde yer alan tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarih ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacının 20/11/2015 tarihinde Sendika üyeliğinden istifa etmesi ve davalı idare tarafından, davacının anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, Sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/154, K. 2025/15690, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-154-e-2025-15690-k-009988ff7110