Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/12694 E. 2025/15823 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/12694
Karar No
2025/15823
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/12694 Karar No : 2025/15823

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı kurum bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında; UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... CBS sayılı dosyası ile FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında soruşturma yürütüldüğünün ve soruşturma sonucunda ... tarihli ve K:... sayılı karar ile kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğinin anlaşıldığı, dava konusu Komisyon kararında yer alan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına ilişkin tespitlerin kurum kanaatine dayandığı ve Komisyon kararında "kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; başvurucu hakkında en son görev yaptığı kurum tarafından FETÖ/PDY Terör Örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde güvenilir kaynaklara dayalı çevresel araştırma bilgileri bulunduğunun bildirildiği" şeklinde tespitlerin yer aldığı, Mahkemelerinin ... tarihli ara kararıyla; dava dosyasına bahse konu tespitlere ilişkin olarak çevresel araştırma bilgisi şeklinde herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacı hakkında yürütülen adli soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarihli ve Sor:..., K:... sayılı dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği belirtilerek davalı idareden, "1-Dava dosyasına; davacı hakkındaki herhangi bir saha-sosyal çevre araştırması raporu, kurum kanaati gibi herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, varsa bu kapsamdaki bilgi ve belgelerin, 2-Dava konusuyla ilgili olarak, davacı hakkında yapılmış olan bir araştırma, inceleme ve/veya soruşturma varsa buna ilişkin raporların ve eklerinin (özellikle davacı leh ve aleyhindeki ifade ve bilgi alma tutanaklarının, şikayet/ihbar dilekçelerinin) ve davacı hakkındaki, 'gizli, çok gizli, özel, bilgi notu, görüş, kurum kanaati' gibi her ne ad altında olursa olsun, dava konusu işleme dayanak teşkil eden her türlü bilgi ve belgenin, 3-Davacının örgütle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı konusunda gerekli araştırmanın tamamlanarak elde edilen bulguların ... ivedilikle sunulmasının istenilmesine," karar verildiği, ara kararına davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı yazısı ile verilen cevapta özetle, "... Örgütün kurumlarda önemli görevlerde bulunan üyelerinin bir kısmının herhangi bir maddi delil bırakmaksızın iş yaptıkları ... ...'ın kurumda görev yaptığı süre zarfında edilinen izlenim ve çevresel araştırma bilgisi neticesinde, her türlü şüpheden uzak bir şekilde, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu değerlendirilmiştir.... ... ile ilgili olarak devletin güvenlik birimlerinden alınan bilgilerde, FETÖ/PDY örgütünün mahrem yapılanmasında yer alan; asker ve emniyet imamları başta olmak üzere, kaymakam ve SGK yapılanması içerisinde rol alan üst düzey kişilerle ve ayrıca örgüte müzahir dernek/vakıfların en üst düzey yöneticileri ile yoğun bir şekilde irtibatının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu hususların mahkemenizce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyidi mümkün bulunmaktadır..." şeklinde bilgilerin yer aldığı ve bahse konu cevabi yazının davacının kamu görevinden çıkarılmadan önce görev yaptığı kurumun en üst düzeydeki yöneticisi olan kurum başkanı tarafından imzalandığı belirtilmiş ve Yargıtay ... Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği .. tarihli ve E:..., K:... sayılı kararında da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY terör örgütünün gizlilik, tedbir, mahrem yapılanma gibi sui generis yapısı gereğince bahse konu örgütle irtibatlı ve iltisaklı kişilerin tespiti bakımından tutanağa bağlanmış kurum kanaati, tanık beyanları ve sosyal çevre bilgilerinin en önemli delillerden olduğu hususu göz önüne alınarak, davacı hakkında kamu görevinden çıkarıldığı kurumun en üst düzeydeki yöneticisinin (kurum başkanının) imzası ile Mahkemelerine intikal ettirilen kurum kanaati ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 12/07/2023 tarih ve E:2023/2823, K:2023/10349 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan hazırlık soruşturması yürütüldüğü, ayrıca personel bilgi dosyasında, kurumu tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde araştırma bilgileri bulunduğu gerekçeleriyle reddedildiği; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Nolu soruşturmanın yürütüldüğü, anılan soruşturmada davacının FETÖ/PDY'nin tepe yöneticilerinden S.K. ile 2009 yılı Nisan ayında 5 kez görüşmesinin tespit edildiği, ancak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; öte yandan davacının Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan mülki idare amirlerine ilişkin soruşturmada 98. Dönem Kaymakamlardan sorumlu mahrem imam R.S. ile 10/08/2010-02/03/2011 tarihleri arasında 7 kez irtibat kurduğunun tespit edildiği, soruşturma dosyasının gönderildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Nolu soruşturmanın yürütüldüğü ve anılan soruşturma sonucunda ... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. FETÖ/PDY'nin Devlet kadrolarında etkin olduğu dönemde davalı idarede Genel Müdür Vekili, Daire Başkanı ve Başdanışmanlık görevlerinde bulunan davacının, yukarıda yer verilen ceza soruşturmalarında FETÖ/PDY terör örgütünün tepe yöneticisi ve mahrem imamı ile çok sayıda irtibatının tespit edildiği görüldüğünden, davacı hakkında, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu yönünde kurum kanaatinin de bulunduğu dikkate alındığında; davacının FETÖ/PDY ile irtibat/iltisak düzeyinde ilişkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dosyaya sunduğu tüm dilekçelerindeki beyanlarını aynen tekrar ettiği, İlk Derece Mahkemesinin kararında yer alan tespitlere ilişkin olarak çevresel araştırma bilgisi şeklinde kanıtlayıcı herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığı, Mahkemenin 24/05/2019 tarihli ayrıntılı ara kararına cevaben davalı idare tarafından 01/07/2019 tarihli, hiçbir maddi bilgi ve belgeye dayanmayan bir yazı gönderildiği, yazı ekinde, yazı içeriğindeki bilgileri destekleyecek hiçbir bilgi ve belge gönderilemediği, üstelik yazıda imzası bulunan kişi ile olan husumetinin dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı, ilk derece mahkemesinin, davalı idarenin cevabi yazı içeriğindeki bilgileri güvenlik birimlerinden teyit etmek için, Ankara, Diyarbakır ve Mardin İl Emniyet Müdürlüklerine gönderilmek üzere 10/09/2019 tarihli bir ara karar daha yapıldığı, bu ara karara gelen cevaplarda da şahsının FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair hiçbir belge ve bilgi bulunmadığının belirtildiği, davalı idarenin 01/07/2019 tarihli yazısı içeriğindeki hususlardan hiçbirinin teyit edilemediği, ilk derece mahkemesince bu sefer 12/12/2019 tarihli bir ara karar ile davalı idareden ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden teyide yönelik tüm bilgi ve kanıtların istenildiği, bu ara karara cevap veren Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısında da şahsının FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair en ufak bir bilgi bulunmadığı, davalı idarenin ise bu ara karara cevap vermeyerek sükutla durumu geçiştirdiği, hakkında FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğuna dair hiçbir bilgi ve belgenin gelmemesinin gerçeğin tezahürü olduğu, yapılan ara karar cevaplarının bu gerçeği net olarak ortaya koymasına rağmen ilk derece mahkemesinin dosyanın içeriği ile çelişir şekilde karar verdiği, mahkeme karar içeriğinde geçen Yargıtay kararında, tutanağa bağlanmış kurum kanaati vurgulanarak tanık beyanlarından bahsedilirken şahsının durumunda bu hususlardan hiçbirinin bulunmadığı, hem meslekten çıkarma kararının hem de dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının, kurum başkanının tek imzalı yazısına itibar edilerek tesis edildiğinin anlaşıldığı, kurum başkanının sahip olduğu bu istihbari bilgiden Devlet'in diğer makamlarının haberdar olmamasının açıklanamayacağı, hakkında iki farklı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, öte yandan şahsının pasaport başvurusunun olumlu sonuçlandığı, hakkında istihbari bilgi olması durumunda pasaport başvurusunun olumlu sonuçlanmayacağının açık olduğu, hakkındaki tek imzalı yazıyı yazan kurum başkanı ile arasında yargı makamlarına da yansıyan husumet bulunduğu, kurum başkanının kendisi ile ilgili olarak kin ve husumet ile işlem tesis ettiği, Bölge İdare Mahkemesi'nin 30/09/2022 tarihli ara karar ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan hakkındaki soruşturma dosyasına ilişkin bilgi istediği, Savcılık makamının hakkındaki 26/10/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı göndermesine rağmen istinaf isteminin de reddine karar verildiği, Savcılık'tan lehine gelen bir yazı sonucunda istinaf talebinin reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı ve anlaşılmaz olduğu, kararın karşı oy değerlendirmesinin dava konusu işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyduğu iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesinin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davacı, davalı idare bünyesinde başmüfettiş olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturmalar sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kararlarıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararların kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan hazırlık soruşturması yürütüldüğü ve personel bilgi dosyasında, kurumu tarafından FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde araştırma bilgileri bulunduğu gerekçeleriyle reddedildiği; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Nolu soruşturmanın yürütüldüğü, anılan soruşturmada davacının FETÖ/PDY'nin tepe yöneticilerinden S.K. ile 2009 yılı Nisan ayında 5 kez görüşmesinin tespit edildiği, ancak yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; öte yandan davacının Tokat Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan mülki idare amirlerine ilişkin soruşturmada 98. Dönem Kaymakamlardan sorumlu mahrem imam R.S. ile 10/08/2010-02/03/2011 tarihleri arasında 7 kez irtibat kurduğunun tespit edildiği, soruşturma dosyasının gönderildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Nolu soruşturmanın yürütüldüğü ve anılan soruşturma sonucunda ... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği tespitlerine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun, davacı hakkındaki Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın devam ettiği ve görev yaptığı kurum tarafından davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu yönünde güvenilir kaynaklara dayalı çevresel araştırma bilgilerinin bulunduğu gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; İdare Mahkemesi tarafından dava konusu işlemde belirtilen kurum kanaatinin teyit edilmesi amacıyla 24/05/2019, 10/09/2019 ve 12/12/2019 tarihlerinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararları ile davalı idare ve bazı kamu kurumlarından davacıya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, davalı idare tarafından verilen 01/07/2019 tarihli ara kararı cevabında, örgütün kurumlarda önemli görevlerde bulunan üyelerinin bir kısmının herhangi bir maddi delil bırakmaksızın iş yaptıkları, ...davacının kurumda görev yaptığı süre zarfında edilinen izlenim ve çevresel araştırma bilgisi neticesinde, her türlü şüpheden uzak bir şekilde, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğunun değerlendirildiği... davacı ile ilgili olarak Devletin güvenlik birimlerinden alınan bilgilerde, FETÖ/PDY örgütünün mahrem yapılanmasında yer alan; asker ve Emniyet imamları başta olmak üzere, kaymakam ve SGK yapılanması içerisinde rol alan üst düzey kişilerle ve ayrıca örgüte müzahir dernek/vakıfların en üst düzey yöneticileri ile yoğun bir şekilde irtibatının bulunduğunun belirtildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü, Ankara, Diyarbakır ve Mardin İl Emniyet Müdürlüklerince dosyaya sunulan bilgilerde, davacı hakkındaki iddiaların teyit edilemediği, davacı hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" karar verildiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı hakkındaki iddiaların ortaya konulabilmesi ve FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı olup olmadığının tespiti amacıyla istinaf incelemesi aşamasında Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarihli ara kararı ile kamu kurumları ile özel kuruluşlardan davacıya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına verilen cevaplar ile ibraz edilen bilgi ve belgelerde, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakına ilişkin somut bilgi ve belge olmadığı gibi yukarıda aktarılan soruşturma dışında davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yürütülen soruşturmada (... nolu soruşturma dosyasından tefrik edilen) Başsavcılığın ... tarih ve ... Soruşturma, ... sayılı kararıyla davacı hakkında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" karar verildiği, söz konusu kararda "...Şüphelinin örgütün mahrem sorumluları ile operasyonel hat üzerinden herhangi bir görüşmesinin bulunmadığı, yine örgütün diğer bir gizli haberleşme yöntemi olan ankesör ve büfe aramaları yoluyla haberleşme yöntemi kapsamında şüpheli ile bu şekilde de iletişime geçilmediği, bu yönüyle şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağının bulunmadığı, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin..." tespitine yer verildiği ve bu haliyle dayanağı ortaya konulmayan kurum kanaatinin aleyhe hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemde yer verilen hususların, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı ve davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/12694, K. 2025/15823, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-12694-e-2025-15823-k-973aa67c3cbb