Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2022/6517 E. 2025/12762 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/6517
Karar No
2025/12762
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6517 Karar No : 2025/12762

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin... gün ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat noktasında dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği, kamu hizmetine girmede görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceği, herhangi bir adli ya da idari sabıkası olmayan bir askeri personel olduğu, hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, görevi süresince bir çok takdir ve teşekkür belgesi aldığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 18/03/2024 tarihinde kesinleşen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; " Sanık ... etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma talebiyle verdiği ifadesinde, 2009-2010 yılında üniversiteyi kazandığında kalacak ev aradığını, bir sınıf arkadaşının vesilesiyle örgüt evinde üniversite hayatı boyunca kaldığını, 3. Sınıfta kendisine örgüt tarafından "ev abiliği" görevi verildiği bu görevdeki sorumluluğunun evin faturaları ile ilgilendiği, düzenli olunmasına dikkat edildiği, 4. Sınıfta bu göreve devam ettiği, bu dönemde tanıdığı ve örgüt ile temasının olduğu kişiler ile ilgili bilgiler verdiği anlaşılmış devamında, 2012 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra memleketine gittiğini, burada sözleşmeli subaylık sınavına hazırlandığını, bu süreçte kimsenin kendisiyle irtibat kurmadığını, 2014 Şubat ayında İzmir Menteş SUTASAK eğitimine başladığını, bu dönemde A.D isimli şahısla irtibatlandırıldığını, bu şahsın kendisine geldiğini, "bizi çağırıyorlar birlikte gideceğiz " dediğini ifade etmiştir. Sanık ifadesinde devamla, 2015 kura çekimi sonucu tayininin Edirne Keşan ilçesine çıktığını, sınıf okulunun son zamanlarında örgüt görüşmelerine gitmemeye başladığını, akrabalarında kaldığı için kimse ile irtibatlandırılmadığını, ancak daha sonra Çalıştığı yerde tanıştığı C.K. ile ev tutmaya karar verdiklerini, ev tuttuktan 2-3 ay sonra 2015 kasım ayı gibi bir şahsın evlerine geldiğini, kendisinin örgütten olduğunu ve kendilerinden sorumlu olduğunu söylediğini, irtibat koparmışsınız tekrar irtibata geçelim dediğini ve kendilerinin de kabul ettiğini, 2016 yılı başlarında 2-3 sefer evlerine geldiğini en son 2016 Şubat- mart ayı gibi görüştüğünü ifade etmiştir. Sanık ... fotoğraf teşhisinde, M.E.K, E.Ç., A.D. , C.K. isimli şahısları teşhis etmiş ve örgüt içerisindeki konumları hakkında bilgiler verdiği, yararlanma talebiyle vermiş olduğu ikrar içeren savunması göz önüne alındığında, şüphelinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde üye konumunda bulunduğu, örgütün işleyişi, örgütün sosyo-ekonomik olarak alt gelir düzeyine mensup ailelerin çocuklarına ne şekilde yaklaştığı, bu gençleri "ışık evi" adı verdiği evlerde ne şekilde yetiştirdiği ve hayatlarına ne şekilde müdahale ettiği hususlarında bilgiler verdiği ve örgüt mensuplarının tespitini sağladığı, her ne kadar şüpheli savunmasında bu yapı içerisinde mecburiyetten bulunduğunu beyan etmiş ise de, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay sıfatı taşıyan bir kişinin gizlilik içerisinde, kod ismi ile tanıdığı, hayatına ve kim olduğuna dair sınırlı bilgi sahibi olduğu kişilerle bir araya gelerek sohbet adı altında gizli toplantılar gerçekleştirmesinin üyelik kastını ortaya koyduğu, zira ülkemizin güvenliğinin teminatı konumundaki bir kurumun mensubu olan şüphelinin mevcut gizlilik ve tedbir içeren uygulamaları sorgulayabilecek konumda olduğu, nitekim astsubay ve subay sorumlularına ilişkin olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında, kendilerini "öğretmen", "müdür yardımcısı" ve "müdür" olarak tanımlayan subay ve astsubay sorumlularının, ilgilendikleri subay ve astsubaylardan aldıkları bilgileri ve ayrıca sorumluluklarında bulunan subay ve astsubayların kişisel bilgilerini arşivledikleri, bu durumun iç ve dış güvenlik açısından neticelerinin ülkemizin içerisinden geçtiği günler göz önüne alındığında gayet açık olduğu, şüpheli ...'ın bu nedenle üzerine atılı örgüt üyeliği suçunu işlediği, ancak göz altına alınması sonrası ilk aşamalarda olmasa da sonrasında beyanlarda bulunarak örgütün yapısı ve örgüt mensuplarının tespitine kısmen yarar bilgiler verdiği ve bu nedenle soruşturmaya sunduğu katkı ile orantılı biçimde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması gerektiği..." ifadeleri ile dosyadaki diğer belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilemeyen yargılama giderinin tahsili için mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2022/6517, K. 2025/12762, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2022-6517-e-2025-12762-k-4baebc5b1e8c