Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/1804 E. 2025/15863 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/1804
- Karar No
- 2025/15863
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1804 Karar No : 2025/15863
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü / ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Manisa ilinde faaliyet gösteren Feza Eğitim ve Kültür Vakfının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kapatılması ve malvarlığına el konulmasına dair 27/07/2016 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Feza Kültür ve Eğitim Vakfına ait kuruluş senedinin 11. maddesinde vakıf başkanının vakfı temsil edeceği ve 16. maddesinde ise mütevelli heyetinin kendi arasından karar alıp seçeceği kişi veya kişilerin resmi makamlar, hakiki ve hükmi şahıslar karşısında imza salahiyetine sahip olacağının düzenlendiğinin görüldüğü belirtilmiş ve Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre (bu kanunun yürürlük tarihinden sonra) kurulması sebebiyle yeni vakıf türündeki Feza Kültür ve Eğitim Vakfına ait kuruluş senedinde vakfı temsile yetkili olarak vakıf başkanının gösterildiği ve ayrıca mütevelli heyetinin kendi arasından karar alıp seçeceği kişi veya kişilerin de resmi makamlar karşısında imza salahiyetine sahip olacağının düzenlendiği görülmekle anılan vakıf adına tesis edilen işlemlere karşı vakıf başkanı veya mütevelli heyetinin kendi arasından karar alıp seçeceği kişi veya kişilerce dava açılabileceği anlaşıldığından, vakıf başkanı sıfatı bulunmayan ve hakkında, resmi makamlar karşısında imza salahiyetine sahip olacağı yönünde mütevelli heyeti kararı da bulunmayan mütevelli heyeti üyesi sıfatına sahip davacının, vakfın kapatılması ve malvarlığına el konulmasına dair işleme karşı açılan davada ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ve bu kararın kesin olduğu belirtilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare hukukunun yerleşik içtihatları gereği idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davası açılabileceği, Feza Eğitim ve Kültür Vakfının mütevelli heyeti olması nedeniyle güncel ve meşru menfaatinin bulunduğu, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, Anayasa'nın 36. maddesine göre hiçbir mahkemenin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı, vakıfların tüzel kişiliklerinin sona erdirilebilmesi için yetkili mahkeme tarafından verilmiş bir kapatma kararının olması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve Cumhurbaşkanlığı hasım mevkinden çıkarılıp Vakıflar Genel Müdürlüğü hasım mevkine alındıktan sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Manisa ilinde faaliyet gösteren Feza Eğitim ve Kültür Vakfının, 27/07/2016 tarihli işlemle 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kapatılmasına ve malvarlığına el konulmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle, (kapatılan) Feza Eğitim ve Kültür Vakfının yönetim kurulu üyelerinden olan davacı tarafından temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." kuralı yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin "ehliyet" yönünden inceleneceği kurala bağlanmıştır. 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; ... c) Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri ... kapatılmıştır. (2) Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz. Devire ilişkin işlemler ilgili tüm kurumlardan gerekli yardımı almak suretiyle ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. (3) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı belirlenen ve ekli listelerde yer almayan özel ve vakıf sağlık kurum ve kuruluşları, özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıflar, dernekler, vakıf yükseköğretim kurumları, sendikalar, federasyonlar ve konfederasyonlar, ilgili bakanlıklarda bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da ikinci fıkra hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İptal davalarıyla; idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve böylece hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesi amaçlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. İdari yargıda dava açma ehliyetinde aranan menfaat ihlali, davacının dava konusu ettiği işlemle arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu, davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Meşru menfaat, iptal davasını açan kişinin, hukuka uygun bir korunmadan faydalanmak istemesi anlamına gelmektedir. Güncel menfaat, davanın açılması sırasında var olan aktüel ilgiyi, alakayı ifade etmektedir. Kişisel menfaat ilgisi ise idari bir işlemin doğrudan doğruya o kişi hakkında yapılmış olması anlamına gelmeyip, dolaylı olarak da olsa o kimseyi etkilemesidir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları, her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, davacının Vakfı temsilen dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, Feza Eğitim ve Kültür Vakfının kapatıldığı tarihe kadar yönetim kurulu üyesi sıfatıyla yönetici pozisyonunda görev alan davacının, Vakfın kapatılmasına ve malvarlığına el konulmasına ilişkin işlemle kişisel, güncel ve meşru menfaatinin etkilendiği anlaşıldığından, yönetiminde görev aldığı Vakfın kapatılması ve mal varlıklarına el konulmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla bu işlemi yargı önüne götürme hakkına sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.