Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2315 E. 2026/2496 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2315
Karar No
2026/2496
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1261 E., 2025/1679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/399 E., 2025/84 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.04.2017-28.02.2021 tarihleri arasında, üst işveren dava dışı ...Şirketi ve alt işveren davalı Şirket işçisi olarak .. .. Elçiliği şantiyesinde ekskavatör operatörü olarak 1.850,00 USD ücretle çalıştığını, davacının günde üç öğün yemek ve barınma imkanından yararlandığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmasının olmadığını, davacının belirttiği .. .. .. Şirketinin .. .. Büyükelçiliğinin inşaatını üstlendiğini ve ..'daki inşaat projesine destek olarak yalnızca belirli ve sınırlı hizmetler için ... ... İnşaat AŞ ile sözleşme imzalandığını, imzalanan sözleşmenin ... Holding AŞ ile dahi imzalanmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan faydalanabileceğini, dolayısıyla dava konusu edilen alacak kalemlerinin davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması yapıldığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, taraflarca imzalanan yurt dışı iş sözleşmesi bulunmadığı, davacının davalı Şirketin .. ülkesinde bulunan projesinde çalıştığı, davalının süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanması talep ettiği, mutad işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı yer olan .. olduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında çalışılan ülke .. hukukunun uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin 28.02.2021 tarihinde sonlandığı, davanın 29.11.2023 tarihinde açıldığı, .. İş Kanunu'nun 56. maddesinde öngörülen 6 aylık dava açma süresinin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalıştığı yurtdışındaki şantiye alanının o ülkeden izole bir şekilde olduğunu, tüm çalışanların Türk olduğunu, 2. Olayda yabancılık unsuru bulunmadığını, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, yabancı hukuka göre davanın reddinin kamu düzenine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, 2021, s.127). Buna göre ... İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir. 3. ... İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 56. maddesinde belirtilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de İlk Derece Mahkemesince, söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalıdır. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 hükmüne göre hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğinin yazılması da hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "hak düşürücü süre nedeniyle" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Davacı vekili, müvekkilinin 25... - 28... tarihleri arasında davalı nezdinde .. .. Elçiliği şantiyesinde ekskovatör olarak çalıştığını, haksız olarak iş sözleşmesine son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesince .. İş Kanunu'nun 56. maddesinde düzenlenen dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince İlk Derece Mahkemesinin kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce oy çokluğu ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle düzelterek onama kararı verilmiştir. Türk hukukunda maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımına uygulanacak hukuk 5718 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, "Zamanaşımı, hukukî işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir." şeklinde düzenlenmiştir. Yabancı unsurlu uyuşmazlıklarda kamu düzeni, 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca uygulama alanı bulmakta olup, söz konusu hüküm "Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır." şeklindedir. Yabancılık unsuru taşıyan hukuki uyuşmazlığa uygulanacak hukuk yabancı devletin hukuku ise kural, yabancı hukukun uygulanmasıdır. Bununla birlikte yabancı hukukun uygulanmasının sınırı, doğacak hukuki sonuçların Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasıdır. Bir yabancı hukuk kuralı Türk hukukunun temel değerlerine, genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda (Anayasa)yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine aykırı olması hâlinde kamu düzenimize aykırılığı söz konusu olabilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 10.02.2012 tarihli ve 2010/1 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı). Zamanaşımının bizzat kendisi kural olarak kamu düzenini ilgilendiren bir konu olmadığından yabancı hukukta zamanaşımı süresinin Türk hukukundan farklı düzenlenmiş olması, 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında kamu düzeni müdahalesi gerektirmez. Buna karşılık, uyuşmazlığa uygulanacak olan yabancı hukukta talep hakkının hiç zamanaşımı süresine tâbi tutulmaması, Türk hukukuna nispetle fevkalade kısa bir zamanaşımı süresine tâbi tutulması veya talep hakkında aşırı derecede uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmesi hâllerinde 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince kamu düzeni müdahalesinin kabul edilmesi gerekmektedir (Ergin Nomer, Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, Yirmi Birinci Baskı, 2015, s.214; Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara, Sekizinci Baskı, 2022, s.314; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, Ankara, İkinci Bası, 2021, s.126; Mesut Aygün, Ali Önal, "Yargıtay Kararları Işığında Milletlerarası Özel Hukukta Zamanaşımı", Legal Hukuk Dergisi, C. 14, 2016, S. 165, s. 4914). Somut olayda davacının 28.02.2021 tarihinde sona eren çalışması yönünden, uyuşmazlığa uygulanan ... İş Kanunu'nun 56. maddesinde, (İş Sözleşmelerindeki hak düşürücü süreler) "1-İş sözleşmelerinden doğan tüm haklar ve bu sözleşmelerin feshinden doğan haklar, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, fesih tarihinden itibaren altı aylık bir süre sonunda sona erer. 2- Çalışan veya işveren, iş sözleşmesine aykırılık nedeniyle yetkili makamlar nezdinde yargı yoluna veya tahkim yoluna başvurduğunda zamanaşımı süresi durur. 3-Ayrıca aşağıdaki hâllerde zamanaşımı süresi onbeş gün süreyle durdurulur. a) Çalışan, işletmedeki yetkili organa yazılı olarak şikayette bulunduğunda veya hiyerarşik itirazda bulunduğunda; b) Çalışan veya işveren, iş idaresine yazılı olarak bir şikayet veya itirazda bulunduğunda. 4-Bu yasada belirtilen tüm süreler birbirini izleyen takvim günleri olarak sayılır." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Anayasa'nın 36/1 hükmünde, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. ... İş Kanunu'nun 56. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin fevkalade kısa olduğu, yurt dışında yaptığı çalışmalardan kaynaklı alacakları için Türkiye’de dava açan işçinin mahkemeye erişim hakkını oldukça kısıtladığı açıktır. Sonuç olarak, Anayasa’da temek hak ve özgürlükler arasında yer alan hak arama özgürlüğüne aykırı olan 6 aylık zamanaşımı süresinin kamu düzenini ihlal edici nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ... İş Kanunu'nun 56. maddesinde 6 aylık zamanaşımı süresi öngören kural, 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca kamu düzeni müdahalesi ile bertaraf edilmelidir. Kamu düzeni müdahalesi neticesinde yabancı hukukunun ilgili hükmünün olayda uygulanmaması ile ortaya çıkan boşluğun ise öncelikle yetkili yabancı hukuktaki başka bir hüküm ile doldurulması gerektiği prensip olarak kabul edilmektedir. Bu şekilde söz konusu boşluğun doldurulamaması hâlinde hâkimin kendi hukukunu olaya uygulayarak uyuşmazlığı çözmesi gerekmektedir (Nomer, s.179-180; Doğan, s.260-261). Somut olayda ... İş Kanunu'nda öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresi Anayasa'nın 36. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma ilkesi kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal edici nitelikte olduğundan Türk kamu düzenine açıkça aykırıdır. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken 6 aylık zamanaşımı süresinin yerine, öncelikle yetkili yabancı hukuk olan ... hukukunda uygulanan genel zamanaşımı süresi araştırılmalıdır. Tespit edilen genel zamanaşımı süresi, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı sürece, genel zamanaşımı sürelerine öncelik verilmelidir. Ancak ... hukukunda öngörülen genel zamanaşımı süresinin dahi Türk kamu düzenine aykırı olduğu tespit edilirse bu durumda, hâkimin hukuku olan Türk hukukunda uygulanan zamanaşımı süreleri dikkate alınmalıdır. Belirtmek gerekir ki, zamanaşımı süresi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi ve Anayasa'mızın 36. maddesine düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan mahkemeye erişim hakkı ile doğrudan ilgilidir. Bu açıdan zamanaşımının savunma aracı olarak davalı tarafça ileri sürülmemesi hâlinde mahkemenin resen dikkate alamaması ile mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken zamanaşımı süresinin kamu düzenine ilişkin yönü farklı hususlardır. Mahkemece uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiği ve ... İş Kanunu'nun 56. maddesindeki 6 aylık süreyi "hak düşürücü süre" değil "zamanaşımı süresi" olarak değerlendiren Sayın Çoğunluğun düzelterek onama şeklindeki görüşüne katılmakla birlikte öncelikle yukarıda bahsedildiği üzere yetkili yabancı hukuk olan ... hukukunda uygulanan genel zamanaşımı süresi araştırılmalı, tespit edilen genel zamanaşımı süresi, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı sürece genel zamanaşımı süresi uygulanmalı ancak ... hukukunda öngörülen genel zamanaşımı süresinin dahi Türk kamu düzenine aykırı olduğu tespit edilirse hâkimin hukuku olan Türk hukukunda uygulanan zamanaşımı süreleri dikkate alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle ... İş Kanunu'nun 56. maddesinde yer alan 6 aylık zamanaşımı süresinin kısa olmadığı ve 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca kamu düzeni müdahalesini gerektirmediği yönündeki Sayın Çoğunluğun kararına katılamıyoruz.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2315, K. 2026/2496, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2315-e-2026-2496-k-4ac7dac8bf94