Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/1333 E. 2025/4019 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1333
Karar No
2025/4019
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/1333 Karar No : 2025/4019

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 05/04/2015 tarih ve 29317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2015/7374 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca uygulama alanı ilan edilen Bolu ili, Dörtdivan ilçesi, Yağbaşlar köyünde yapılan toplulaştırma işleminin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... nolu parseli yönünden; toplulaştırma işlemine dair 1. ve 2. askıda davacı adına kayıtlı iken, tescil askısında dava dışı ... adına kayıtlı olduğu (satış/devir yapıldığı) anlaşılmış olup, dava konusu işlemin tescil tarihi itibariyle parselin maliki olmayan ve anılan taşınmaz üzerinde ayni veya şahsi hak sahibi de olmadığı anlaşılan davacının, söz konusu parsele dair arazi toplulaştırma işleminin iptalini istemekte aktüel, kişisel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan değerlendirmede ise; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parselleri sonucunda toplulaştırma ilkelerine aykırı olarak ... parsele tahsis edilmesinin uygun olmadığı, bu tahsislerden ... ve ... nolu parsellerin dağıtımı aynı ada içerisinde tahsis edilmesi yönüyle doğru, fakat aynı ada içerisinde teknik olarak tek parsel verilmesi mümkün iken, 2 ayrı parsel olarak verilmesinin parselasyon ilkelerine aykırı olduğu, ... ve ... nolu parsellerin dağıtımı aynı ada içerisinde tahsis edilmesi yönüyle doğru, fakat aynı ada içerisinde teknik olarak tek parsel verilmesi mümkün iken 2 ayrı parsel olarak verilmesinin parselasyon ilkelerine aykırı olduğu, 5403 sayılı Toprak Koruma Kanununa aykırı olarak davacıya tahsis edilen 3000 m2 den küçük parsellerin “arazi toplulaştırmaya ve 5403/6537 sayılı ‘Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na aykırı” olarak üretildiği, bu haliyle davacı taşınmazları yönünden yapılan arazi toplulaştırması işleminin 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu, 5403 sayılı Toprak ve Arazi Koruma Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümlerine ve hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen iptaline, kısmen ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Toplulaştırma işlemi yapılırken hem arazi malikleri tarafından kendi imkanları ile ürünlerini sulamak amacıyla kullanılan dere kenarında hem de köy yerleşim alanına çok yakın olması sebebiyle arazi maliklerince oldukça değerli bir bölge olduğu, dere kenarında olan arazi malikleri dere kenarında, köy yerleşim yerine yakın olan malikler de köy yerleşim yerine yakın yerlerde kalmayı talep ettikleri, sadece davacının değil diğer maliklerin taleplerinin de birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle aynı bölgede davacıya ait olan 2 adet taşınmazın birleştirilemediği, 3000 m2'den küçük olamayacak olan alanın örtü altı tarımı yapılan arazileri kapsadığı, söz konusu alanın örtü altı tarımına uygun olmadığı belirtilerek, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/1333, K. 2025/4019, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-1333-e-2025-4019-k-aa19bb5bae50