Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2023/11938 E. 2025/3615 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2023/11938
- Karar No
- 2025/3615
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11938 Karar No : 2025/3615
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Trabzon İli, Çaykara İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ...tarih ve ... sayılı Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla sanat tarihçisi, mimar ile arkeolog ve sanat tarihçisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu ... ada, ... nolu parseldeki taşınmazın herhangi bir sit alanı içinde kalmadığı, taşınmazın ilk olarak Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edildiği ve aynı karar ile yapı koruma grubunun 2 olarak belirlendiği, 2. grup yapıların mevzuatta “kent ve çevre kimliğine katkıda bulunan kültür varlığı niteliğindeki yöresel yaşam biçimini yansıtan yapılar” olarak tanımlandığı, yapının inşa tarzının, malzeme ve inşa tekniğinin, mekan ve cephe kurgusunun, mimari elemanların ve detayların geleneksel mimariyi yansıttığı, bu bakımdan şehrin geleneksel dokusu ile uyumlu olduğu, Doğu Karadeniz evlerinin geleneksel ve tipik özelliklerini temsil etme bağlamında özgün özellikler gösterdiği, bu önem ve özellikleri bakımından taşınmazın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesinin kültür varlıkları koruma mevzuatına ve koruma yaklaşımlarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu yapının terk edilmiş olup yıkılmak üzere olduğu, toplumun can ve mal güvenliği bakımından tehlike arz ettiği, acilen yıkılması gerektiği, nitekim binanın sağ köşesindeki çatı bölümünün, ahşap ve taş duvarların kısmen yıkıldığı, çatının birçok yerinde ve taban tahtalarında çökmeler ve büyük delikler oluştuğu, bu hususlar dikkate alınmadan tescil edilmesinde kamu yararının bulunmadığı, tescil kararının ölçüsüz olması nedeniyle mülkiyet hakkına haksız bir müdahale olduğu, yapının bu haliyle tamir edilmesinin de mümkün olmadığı belirtilerek, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, yapıya ait tescil fişinde yapının tüm özelliklerinin ortaya konulduğu, yapının yöresel mimariye uygun olarak taş ve ahşaptan inşa edildiği, yapının özgün niteliğinin ve plan şeması ile çevresinde tescilli yapılarla doku ve yapı bütünlüğü arz ettiği, nitekim bilirkişi raporunda da bu hususun vurgulandığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in ve ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Trabzon ili, Çaykara ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 2863 sayılı Kanun uyarınca "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine, koruma grubunun "II. grup yapı" olarak belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu kararı öncesinde hazırlanan uzman raporunda; dava konusu yapının mevzuatın öngördüğü özelliklerinin bulunmadığı, bu haliyle kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunmadığı, yöresel yaşam biçimini yansıtmadığı yönündeki tespitler ile dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve fotoğrafların birlikte değerlendirilmesinden, yapının yıkılmak üzere olduğu ve yapının çevresinde kent ve çevre kimliğine katkı sağlayacak çok sayıda tescilli yapının bulunduğu dikkate alındığında, bu haliyle yapının korunması gerekli kültür varlığı özelliği taşımadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.