Danıştay · 3. Daire
Danıştay 3. Daire 2023/6320 E. 2025/2930 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 3. Daire
- Esas No
- 2023/6320
- Karar No
- 2025/2930
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6320 Karar No : 2025/2930
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ...
2- (DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme ve POS cihazı kullanmak suretiyle yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2016 yılının Ocak - Mart, Nisan - Haziran, Temmuz - Eylül dönemleri için re‘sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ziyaı cezasının üzerinden hesaplandığı geçici verginin matrahı yönünden bağlı olduğu 2016 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan dava, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiğinden, geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; ancak, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi aslı ve geçici verginin bir katı tutarını aşan vergi ziyaı cezası ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vergi kaybına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddede yazılı fillerle sebebiyet verildiğinden vergi ziyaı cezasının üç kat kesilmesi gerektiği, ihbarname kuralına göre geçici verginin ihbarnamede yer alacağı ancak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği, mahsup dönemi geçen geçici vergiye, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının tahakkuk ve tahsilinin sağlanabilmesi için geçici verginin tarh edilerek tahakkukunun sağlanması gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun özel matrah şekillerini düzenleyen 23. maddesinin (f) bendindeki hükme dayanarak yayımlanan 85 seri no'lu Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğinin (C) başlıklı bölümünde, GSM operatör şirketleri tarafından sunulan cep telefonu konuşma hizmetlerinden faydalanmak üzere çıkartılan ön ödemeli hazır kartlarda dahil olmak üzere bütün telefon kartı ve jeton satışlarının özel matrah şekline göre vergilendirilmesinin uygun görüldüğü, öngörülen uygulama çerçevesinde, hazır kart satışlarına ait katma değer vergisi, bayilere satış yapan mükellefler tarafından bayi karını ihtiva edecek şekilde beyan edilip ödenmekte olduğu için kontör satışlarında düzenlenecek belgelerde katma değer vergisi hesaplanmasına gerek olmadığı, sahte fatura kullanma eğiliminin sebebi katma değer vergisi indiriminden yararlanmak olduğu, satışını yaptığı emtianın katma değer vergisi oranı sıfır olduğundan sahte fatura kullanma ve düzenleme eğilimi göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı düştüğü, tefecilik faaliyetinde bulunduğu yönünde hiçbir şahsa ait beyan olmamasına rağmen somut tespite dayanmaksızın yorum yoluyla suç isnat edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.