Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2023/6925 E. 2025/2917 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2023/6925
Karar No
2025/2917
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6925 Karar No : 2025/2917

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :...Temizlik Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin yurt dışında mukim ilişkili kişilere emsalinden düşük fiyat üzerinden mamul satışı gerçekleştirmek suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle adına Aralık 2017 dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı yönünden bağlı olduğu 2017 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin Mahkemelerinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla kaldırıldığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin Türkiye'de üretimini gerçekleştirdiği kişisel bakım ve temizlik ürünlerini yurt dışında yerleşik bulunan grup şirketlerine emsallerine göre düşük fiyattan ihraç etmek suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğunun ve bu yolla kazancını eksik beyan ettiği hususunun somut tespitlerle ortaya konulduğu, objektif ve hakkaniyete uygun iç emsal bulunmadığından dış emsal araştırmasının yapıldığı, davacının brüt karlılık marjının emsal veri setinin en düşük değeri olan %14,03 oranının dahi altında kaldığı, davacı lehine olarak emsal aralığının en alt değeri olan % 20,95 oranı esas alınmak suretiyle yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Yurt dışında mukim ilişkisiz kişilere yapılan satışlarının bulunduğu, iç emsalin varlığına rağmen dış emsal araştırmasına gidildiği, vergi inceleme raporunda, yurt dışındaki ilişkisiz şirketlere satışlarının önemli bir kısmını oluşturan Türki cumhuriyetlerdeki irtibat bürolarının 2016 yılında kapatılmaya başlamış olması ve kapatma maliyetleri nedeniyle ilişkisiz kişilerle yapılan ihracat işlemlerinin zararla sonuçlanması gösterilmiş ise de söz konusu kapatma işlemlerine Mayıs 2016 döneminde başlandığı, bu tarih itibarıyla itibariyle ilişkisiz kişilere gerçekleştirilen net satış tutarı 25.777.214,16 TL'nin dış emsal olarak alınan 4 numaralı firmanın yıllık net satış hasılatından fazla olduğu, emsallere uygun bedelin tespitinde dış emsale başvurulabilmesi için ise ilişkili kişiler arasındaki işlem koşulları ile aralarında ilişki bulunmayan kişiler arasındaki işlem koşullarının karşılaştırılabilir olması gerektiği, karşılaştırılabilirlik analizi ve işlemler arasındaki farkların düzeltilerek kıyaslama yapılması gerekirken bu hususlar ihmal edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucunda rapor tanzim edildiği, dış emsal araştırmasında gizli emsal kullanılmasının adil yargılanma hakkı bağlamında silahların eşitliği ilkesine aykırı düştüğü belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2023/6925, K. 2025/2917, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2023-6925-e-2025-2917-k-d1ea250d6789