Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2025/1143 E. 2025/1315 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2025/1143
Karar No
2025/1315
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2025/1143 Karar No : 2025/1315

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapmakta iken davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin Danıştay İkinci Dairesinin 17/01/2024 günlü, E:2021/9305, K:2024/365 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen temyize konu kararıyla; dosyada, 31/12/2012 tarihinde 17.11- 17.13 saatleri arasında Ziraat Bankasından her defasında 50.000,00-TL olmak üzere 8 defada toplam 400.000,00-TL para çekildiğinin ve yılın son gününde mesai saatleri dışında 1.225.136,54 TL harcama yapıldığının dijital verilerden anlaşıldığı, 2012 yılının 3. dört ay bilançosunun "Devir Açıklaması" bölümünde ise Kasa Merkezinde 302.344,63-TL olduğunun gösterildiği, yani 31/12/2012 tarihinde 400.000-TL çekilip 1.225.136,54-TL ödendiği halde 302.344,63-TL'nin devretmesinin 30/12/2012 tarihinde kasada 1.127.481,17-TL bulunduğunu gösterdiği, bu kadar büyük bir meblağın alacaklılarına bankadan havale yöntemiyle değil de nakit olarak mesai saatleri dışında teslim edilerek devletin çalışma usulüne uygun olmayan bir şekilde işlem tesis edildiği, rakamın yüksekliği ve Daire Başkanına tanınan limit miktarının yetersizliği göz önünde bulundurulduğunda, sarf konusunda sınırsız yetki sahibi olan Emniyet Genel Müdüründen özel olarak onay alınması gerektiği ancak bu onayın alınmadığının dönemin Emniyet Genel Müdürü ile 16/12/2014 tarihinde yapılan görüşmeden anlaşıldığı, her defasında 50.000-TL olarak belirlenen ve sınırlanan Daire Başkanı sarf yetkisinin aşılarak harcama yapıldığının bu tarihte tespit edildiği, bu durumda, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği anlaşıldığından, eylemine uyan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinin uygulanmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilmeden takdir yetkisinin aleyhe kullanıldığı, cezaların şahsiliği ilkesine ve ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin Danıştay İkinci Dairesinin 09/07/2024 günlü E:2024/2308 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştikten sonra davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2025/1143, K. 2025/1315, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2025-1143-e-2025-1315-k-fc2553437476