Danıştay · 2. Daire

Danıştay 2. Daire 2024/1226 E. 2024/4375 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2024/1226
Karar No
2024/4375
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1226 Karar No : 2024/4375

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi hükmü uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Ardahan Valiliği işleminin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine davalı idarece yapılan yeniden değerlendirme sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-1. maddesi uyarınca "Amir ve memurlara görevle ilgili yalan söylemek" fiilini işlediğinden bahisle 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri de iyi olduğundan 1 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Ardahan Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/05/2018 günlü, E:2016/20399, K:2018/14362 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 136. maddesinde yer verilen “İtiraz halinde, itiraz mercileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” hükmüyle, memurların disiplin cezalarına itiraz etmeleri durumunda daha ağır bir disiplin cezası verilmesi yasaklanarak, kamu görevlilerinin çekinmeden itiraz yoluna başvurabilmelerinin kanunla güvence altına alındığı, benzer şekilde disiplin cezası alan kişinin, bu cezanın iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, disiplin cezasının iptaline karar verilmesi durumunda, yargı kararı uygulanmak suretiyle yeni bir işlem tesis ederek disiplin cezası verecek olan idarenin, davacının menfaatinin daha önce iptal edilen işlemle belirlenen hukuki durumdan daha ağır bir biçimde ihlaline yol açacak şekilde, iptal edilen cezadan daha ağır bir ceza verme yetkisinin bulunmamasının da ''aleyhe hüküm verme yasağı'' ilkesinin doğal bir sonucu olduğu, uyuşmazlıkta, davacı tarafından, hakkında tesis edilen kınama cezasına karşı açılan davada verilen iptal kararı üzerine, davalı İdarece, davacının üzerine atılı fiilin nitelendirilmesinde değişiklik yapılmak suretiyle, davacının daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde aylık kesimi cezası ile cezalandırılması suretiyle aleyhe hüküm verme yasağının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline yol açacak şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen ilk disiplin cezasının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında; fiilin sabit olduğu ancak görevi savsaklamak olmadığı, bu maddeden ceza verilemeyeceğinin belirtildiği, temyiz yoluna gidilmeden yeni bir işlem tesis edildiği, temyize konu İdare Mahkemesi kararında da fiilin sabit olduğunun tespit edildiği, farklı bir maddeden ceza verildiği için suçun cezasının da değişmesinin normal olduğu, bu durumda aleyhe hüküm verme yasağının söz konusu olmadığı belirtilerek işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Kars İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 21/05/2018 günlü, E:2016/20399, K:2018/14362 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY : Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13.maddesi hükmü uyarınca "kınama" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ardahan Valiliği işleminin; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davacının denetim sırasında tutulan tutanaktaki ifadesi ile soruşturma kapsamında alınan ifadesinde yer verdiği beyanları arasında farklılıklar bulunduğu açık ise de, bu durumun görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama suçunu oluşturmadığı" gerekçesiyle iptal edildiği, davalı idarece; mahkemece sübut bulunan eylemlerin, tipiklik yönünden değerlendirilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/A-1. maddesi uyarınca "Amir ve memurlara görevle ilgili yalan söylemek" fiilini işlediğinden bahisle 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri de iyi olduğundan 1 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ardahan Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada bozma kararına uyan İdare Mahkemesince; kınama cezasının yargı kararı ile iptali üzerine, davalı İdarenin davacının üzerine atılı fiilin nitelendirilmesinde değişiklik yapılmak suretiyle, davacının daha önceki hukuki durumundan daha ağır yeni bir hukuki durum oluşturacak şekilde aylık kesimi cezası ile cezalandırılması suretiyle aleyhe hüküm verme yasağının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda; hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline yol açacak şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptaline karar verildiği, bu kararın davalı idarece temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Adli yargılamada ceza hükmünü mahkeme vermekte, karar kesinleştiğinde hüküm de kesinleşmektedir. Bu yargılama sürecinde, mahkeme kararı davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, temyiz edilen hüküm, temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulmamakta (aleyhe bozma yasağı), mahkeme de temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara nazaran daha aleyhine olan bir hüküm verememektedir (aleyhe hüküm verme yasağı). Bu kurallar yargılama süreci devam ettiği aşamada, idari yargıda da uygulanmaktadır. Öte yandan, idari yargıda tesis edilmiş işlemin hukuka uygunluk denetimi yapılmaktadır. İptal davasının açılabilme koşulu olarak meşru menfaat, hukuken korunması gereken menfaattir. İptal davasında hukuki denetimi yapılan idari işlem olduğundan, bu davalar objektif niteliktedir. İdari yargıda verilen iptal kararları geriye yürüyerek, iptal edilen işlemi kaldırır. Bu bakımdan kesinleşen iptal kararının mutlak etkisi vardır. Kesinleşen karar uyarınca idare yeniden işlem tesis etmektedir. Bu süreçte, idare; Anayasa'nın 138. maddesinde; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. İdare; mahkeme kararlarına uymak ve kararı değiştirmeden, iptal kararında saptanan hukuka aykırılığı giderilerek işlem tesis etmek durumundadır. İptal kararı sonrasında idarece tesis edilecek işlemin vasfının yargı kararının uygulanması olarak değişmesi karşısında; idarenin yargı kararını aşamayacağı, yargı kararının gerekçesine uymak zorunda olduğu açıktır. Yukarıda açıklanan gerekçe karşısında, temyize konu kararın; idarece tesis edilen disiplin cezası işleminin; kesinleşen yargı kararı ile davacının sübut bulunan eylemine göre, hukukilik denetimin yapılması suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerektiği oyu ile aksi yolda oluşan karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 2. Daire, E. 2024/1226, K. 2024/4375, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-2-daire-2024-1226-e-2024-4375-k-bac68a0ec44b