Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/775 E. 2025/1574 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/775
Karar No
2025/1574
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/775 Karar No:2025/1574

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nce 29/11/2024 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... İhale kayıt numaralı "2 Kalem Tıbbi Cihaz Satın Alınması" ihalesine ait ihale dokümanına yönelik olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine dair 20/11/2024 tarih ve 2024/UM.I-1502 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; Davacı şirketin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü 1. iddiası yönünden; Teknik Şartname’de ihaleye katılım aşamasında taahhüt istenilmesinin mevzuata aykırı olduğu, ancak uyuşmazlık konusu ihaleye ait İdari Şartname’nin yeterlik kriterlerinin düzenlendiği 7. maddesinde, eğitim verilmesi ile ilgili herhangi bir taahhütname sunulmasının yeterlik kriteri olarak belirlenmediği görüldüğünden, bu durumun teklif değerlendirmesine etkisinin olmayacağı, bu haliyle davacının söz konusu iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacının 1. iddiasının reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı şirketin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü 2. iddiası yönünden; Her firmanın farklı teknik özelliklerde cihazlara sahip olabileceği ve dokümanlardaki teknik özelliklerin tüm firmaların ihaleye katılımını sağlayacak şekilde düzenlenemeyebileceği, idarenin farklı cihazlara ilişkin özellikleri dikkate alarak ihtiyacını belirleme zorunluluğunun bulunmadığı, farklı cihazların şartname maddelerine uygun olup olmaması kriterlerinin göz önünde bulundurulmasından önce esas olanın kamu ihale mevzuatına aykırı olmamak kaydıyla idarenin kendi ihtiyaçlarını en etkili ve verimli şekilde temin etmesine imkân sağlayacak düzenlemelerin olması gerektiği; Davacı şirketin, 2. iddiasının (a) bölümünde yer verilen fiyat dışı unsur düzenlemesine yönelik iddiaları yönünden; davacının itirazen şikayet başvuru dilekçesinde, mevcut fiyat dışı unsur düzenlemeleriyle ... firmasının ... cihazına avantaj sağlandığı iddia edilmekle birlikte, şikayet başvurusunda söz konusu düzenlemelerin tek markaya yönelik olduğu iddiasına yer verilmediği, bahse konu itirazen şikayet başvurusunda ise değişiklik taleplerinin yinelendiği ve mevcut düzenlemelere göre ihaleye teklif edilebilecek cihazın sadece ... markasında bulunduğu hususundan ziyade kendi portföylerinde bulunan ürün ile ihaleye katılabilecek iken mevcut fiyat dışı unsur düzenlemeleri sebebiyle ... firmasının daha avantajlı konumda olduğunun öne sürüldüğü, fiyat dışı unsurların "Nispi ağırlık" başlığında düzenlenen özelliklerin cihazda bulunmamasının bu cihazın teklif edilmesini engellemediği, bu özelliklere sahip bir cihaz, diğer cihazlar karşısında avantajlı olmakla birlikte hesaplamanın bir başka girdisi olan fiyat teklifi de sonucu etkilediği için mutlak bir avantajın her durumda mümkün olmadığı, bu durumda, idarenin kullanım esnasında kendisine verimlilik ve fonksiyonellik sağlayacak özellikleri rekabeti engellemeyecek şekilde belirleme, kendisi için daha önemli olan özelliklere daha fazla puan öngörerek bir irade ortaya koyması durumunda bu özelliklere sahip olan cihazlarda avantajlı bir durumun ortaya çıkabileceği, Davacı şirketin, 2. iddiasının (b) bölümünde yer verilen Teknik Şartname düzenlemelerine yönelik iddiaları yönünden; uyuşmazlıkta, davacı tarafından ihaleye ait Teknik Şartname’yi farklı segmentte olduğu ifade edilen şirketlerine ait ürüne uygun hale getirmeye yönelik taleplerde bulunulduğu, başvuruda yer verilen hususların, sistem için idarece istenen asgari ve azami şartların azaltılması veya arttırılması şeklinde olduğu ve bu değişikliklerin şartnameyi kendi ürününe/sistemine uygun hale getirilmesi talebini içerdiği, idarelerin ihtiyaçların belirlenmesi hususunda takdir yetkisinin bulunduğu, idare tarafından, başvuruya konu değişikliklerin tıbbi ve teknik ilave bir fayda sağlayıp sağlamayacağı açılarından değerlendirildiği ve uygun bulunmadığının ifade edildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacının 2. iddiasının reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı şirketin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü 3. iddiası yönünden; Tıbbi cihaz üretiminin yüksek teknoloji gerektirdiği, ayrıca bu cihazların yedek parçalarının başka firmalar tarafından üretilmesi veya tedarik edilmesi zor olduğundan, özellikle sağlık hizmetlerinde tıbbi cihazların uzun süreli kullanımı ve bu süre zarfında yedek parça ile servis hizmetlerinin temin edilebilmesinin, kesintisiz sağlık hizmeti sunulabilmesi açısından büyük önem taşıdığı, bu bağlamda idareler tarafından, alımın niteliği göz önünde bulundurularak, garanti süresince yedek parça teminine veya cihaz bakımına yönelik ihale dokümanlarında düzenleme yapılabileceği, ancak yapılan düzenlemenin, isteklilerin teklif vermesini engelleyici nitelikte olmaması veya kamu ihale mevzuatının temel ilkelerine aykırılık teşkil etmemesi gerektiği, uyuşmazlıkta, ihtiyaçların uygun şartlarda karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması hususunda sorumluluğu bulunan idare tarafından alımın niteliği esas alınarak, satış sonrası servis, bakım ve onarım hizmetlerine yönelik olarak Sözleşme Tasarısı’nın 16.7.4. maddesinde yer verilen düzenlemelerin yapıldığı, bu haliyle söz konusu düzenlemelerin ihale mevzuatına aykırılık taşımadığı ve teklif verilmesini engelleyici nitelikte olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacının 3. iddiasının reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, itirazen şikayet başvurusuna konu edilen iddiaların, somut, ciddi ve teknik analiz içerir nitelikte olduğu, dava konusu Kurul kararında, teknik özelliklere yönelik iddialarının; söz konusu cihazların özelliklerine aşina olmayan ve cihazlar hakkında uzmanlığı bulunmayan kişilerce genel bilgi veya tecrübeye dayanılarak değerlendirildiği ve hatalı bir biçimde şirketlerinin değişiklik taleplerinin teknik görüşe başvurulmaksızın reddedildiği, bu durumun, itirazen şikayete konu edilen düzenlemeler hakkındaki takdir yetkisinin tamamen ihaleyi gerçekleştiren idareye bırakılması sonucunu doğurduğu, benzer pek çok ihalede Kurum tarafından teknik görüş alınarak itirazen şikayet başvuruları hakkında karar verildiği, şirketlerine ait itirazen şikayet başvurusu hakkında ise teknik görüş alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davalı Kurum söz konusu uyuşmazlığı çözmede yetkin olduğunu ileri sürüyor ve bir teknik görüşe başvurmayı gerekli görmediğini iddia ediyorsa, teknik hususlardaki iddialarının neden uygun görülmediğini bilimsel dayanakları ile açıklamak durumunda olduğu, dava konusu Kurul kararında bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadığı, öte yandan; itirazen şikayet başvurusuna konu edilen ihale dokümanı düzenlemelerinin, ... firmasının ... marka model cihazına işaret ettiği, ihale dokümanında fiyat dışı unsurlara ilişkin yapılan düzenlemelerin de yine anılan cihaza işaret ettiği, dava konusu ihale dokümanını 10 şirket indirmesine rağmen tek bir şirketin ihaleye katıldığı, Sözleşme Tasarısının "Yüklenicinin Yükümlülükleri" başlıklı 16.7.4. maddesinde yedek parça toplam bedelinin, cihaz bedelinin %150’si ile sınırlandırılmasına yönelik düzenlemenin, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/10/2020 tarih E:2019/4027, K:2020/2804 sayılı kararına aykırı olduğu, fiyat dışı unsurlara ilişkin Teknik Şartname düzenlemelerinin, klinik kullanıma uygun olmayan ürünlerin teklif edilmesinin önünü açtığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/775, K. 2025/1574, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-775-e-2025-1574-k-2e41555d0ddb