Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2025/530 E. 2025/1801 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2025/530
Karar No
2025/1801
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/530 Karar No:2025/1801

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Anonim Ortaklığı VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığınca gerçekleştirilen "Dökme Motorin Mal Alım İhalesi" üzerinde kalan davacı ile imzalanan Sözleşme uyarınca belirlenen 2.130.311,88-TL cezanın ilk hakediş tutarından kesileceğinin bildirilmesine ilişkin işlem ile ... tarih ve ... sayılı ceza faturasının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davalı idarece 21/12/2022 tarihinde dökme motorin alım işine ilişkin olarak ihale düzenlendiği, davacı şirket tarafından ihale kapsamında sunulan teklifin kabul edilmesi neticesinde taraflar arasında Dökme Motorin Alım Sözleşmesi'nin imzalandığı, imzalanan sözleşmenin 13.1., 14.1. ve 19.1. maddeleri gereğince davacı tarafından mal tesliminin zamanında yapılmaması nedeniyle 2.130.311,88-TL tutarında ceza faturası düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda, taraflar arasında idarenin kamu gücünü kullanmaktan kaynaklanan ayrıcalıklı yetkilerine dayanmaksızın, eşit irade açıklamaları sonucunda imzalanan sözleşmeden sonra, sözleşme hükümlerinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı makamlarının görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın görev yönünden reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine karar verilmiş, davacı tarafından, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından vekalet ücretine yönelik ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinde yer alan "görevsizlik veya yetkisizlik kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder" düzenlemesi uyarınca aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, görevli adli yargı mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda esastan verilecek kararda vekalet ücretine hükmedilmesi durumunda çifte vekalet ücreti ödenmesine neden olacağı belirtilerek bu durumun ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın anılan kısmının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, yargılama giderlerinin kapsamının belirtildiği 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin ikinci fıkrasında da "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum eder." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargı sistemimizin farklı yargı kollarına ayrılmış olması nedeniyle, bu yargı kolları arasında da göreve ilişkin ihtilaflar çıkabilmekte olup, mahkemelerce böyle bir durumla karşılaşıldığında verilen ve işin esasına yönelik olmayan görevsizlik kararlarında, dava dosyaları doğrudan görevli yargı yerine gönderilmeyerek, bir anlamda diğer yargı kolunda davaya devam edip etmeyeceği hususu davacının iradesine bırakılmaktadır. Davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılama giderine davaya devam edilen mahkeme tarafından hükmedileceği, devam edilmemesi halinde ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'da, her ne kadar adli yargının bir kolu olan hukuk mahkemelerinde yapılacak yargılamaya ilişkin usul hükümleri düzenlenmiş ve yukarıda belirtilen 331. maddenin ikinci fıkrasının gerekçesinde, anılan düzenlemenin adli yargı mahkemelerinin görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararlarındaki yargılama giderinden kaynaklanan sorunların giderilmesinin amaçlandığı belirtilmiş ise de, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasında yer alan atıf nedeniyle, idari yargıda hükmedilecek yargılama giderleri de bu Kanuna göre belirlenmektedir. Aktarılan mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar ışığında, idare tarafından tesis edilen bir işleme karşı idari yargıda açılan ve davalı idarenin savunması alındıktan sonra adli yargının görevli olduğundan bahisle verilen, işin esasına yönelik olmayan ve sadece görevli yargı yerinin tespiti mahiyetindeki kararlarda, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davacının da görevli yargı yerinde davaya devam etmemesi halinde, 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği açıktır. Bu itibarla, farklı yargı kollarının görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararları davanın esasını çözen kararlar olmadığından, İdare Mahkemesince verilen görev ret kararında, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile atıf yapılan 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu aşamada vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken İdare Mahkemesince davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısımda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin kabulü ile davacı aleyhine ...-TL vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik Mahkeme kararının bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2025/530, K. 2025/1801, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2025-530-e-2025-1801-k-283ced66de48