Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2023/336 E. 2025/707 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2023/336
Karar No
2025/707
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/336 Karar No:2025/707

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Akaryakıt Dağıtım Uluslararası Nakliyat İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisi olarak faaliyet gösteren ...'a ait akaryakıt istasyonunda 10/03/2021 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermediği, bayide tespit edilen aykırılıkların Kuruma bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.532.250,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahiplerinin, Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak bayilerinde kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren, akaryakıt hareketlerini elektronik ortamda izlenebilmesine yönelik bir denetim sistemi kurma ve uygulama, bayi denetim sistemi ile bayilerindeki akaryakıt hareketlerini izleme ve raporlama, sistemde oluşan arızaları, ilk arızanın meydana geliş tarihinden itibaren en geç 10 gün içerisinde giderme, istasyonda aykırılık tespit edilmesi halinde, konuya ilişkin bilgi belgeler ile istasyon otomasyon sistemi verilerini bildirim sistemi aracılığıyla 24 saat içinde Kuruma bildirme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğe uymayan dağıtıcı lisansı sahiplerine 5015 sayılı Kanun'da öngörülen idari para cezasının uygulanacağı, olayda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, "01/08/2020 - 30/09/2020 tarihleri arasında bayi otomasyon sistemi üzerinden yapılan incelemede motorin dolumunun bulunmadığı, satışının 36.461,84 litre olduğu, Temmuz 2020'den Ağustos 2020'ye motorin dolum devrinin 11.917,18 litre olduğu, aynı tarih aralığında benzin dolumunun bulunmadığı, satışının 4.795,29 litre olduğu, Temmuz 2020'den Ağustos 2020'ye benzin dolum devrinin 178,98 litre olduğu"nun aynı tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, bunun üzerine davalı idarece Kurum kayıtlarından ulaşılan A-1a ve (A-1b, A1-a) otomasyon tabloları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dönem bazında ve gün içerisinde yapılan hesaplamalarda dönem başı stok, tank dolum, satış ve dönem sonu stok verilerinin birbiri ile uyumsuz olduğu, otomasyon sistemine satış veya dolum olarak yansımayan stok farklılıkları bulunduğu, bazı tarihlerde sistemde hiçbir verinin bulunmadığı, dolayısıyla anılan bayinin kurulu otomasyon sistemine yansımayan satış ve/veya dolumları bulunduğunun tespit edildiği, buna rağmen davacı şirket tarafından söz konusu hususlara ilişkin Kuruma bildirimde bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığının görüldüğü, bu durumda, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisinin otomasyon sistemi üzerindeki denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği, istasyon otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı çalışmasını sağlayamadığı anlaşıldığından, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasına esas alınan fiil sebebiyle doğrudan soruşturma başlatıldığı, ilgili yönetmelik uyarınca doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verilmesinin davalı idarenin takdirinde olduğu, idarenin, takdir yetkisini kullanırken keyfi hareket edemeyeceği, doğrudan soruşturma açılmasının gerekçesinin davalı idarece açıklanmadığı, 02/08/2020 tarihinde bayisine ait otomasyon verilerinin sisteme doğru aktarılmadığının fark edilmesi üzerine bayi ile irtibata geçildiği, otomasyon şirketi yetkililerinin bayiye yönlendirildiği, aynı tarihli teknik servis raporunda, benzin probunun şamandırasının arızalı olduğu, arızalı şamandıranın yenisi ile değiştirildiğinin belirtildiği, 17/09/2020 tarihinde yine verilerin sisteme düzgün aktarılmadığının tespit edilmesi akabinde otomasyon şirketi yetkilileriyle derhal iletişime geçilerek arızanın tekrar ettiğinin bildirildiği, aynı tarihli teknik servis raporunda, otomasyon sistemine bağlı bilgisayarın hard diskinin arızalı olduğu, arızalı hard diskin değiştirildiği ve bilgisayara format atılıp kurulumun sağlandığının belirtildiği, bu süreçte bayiye akaryakıt ikmalinin yapılmadığı ve başka dağıtıcıdan akaryakıt ikmalinin de kati suretle engellendiği, bayisinin bulunduğu mevkiden kaynaklı olarak, istasyonda mütemadiyen elektrik kesintilerinin yaşanması, bölgenin askeri birliklerce sık sık kullanılıyor olması dolayısıyla sinyal engelleyicilerin sürekli arızaya sebebiyet vermesine karşın, bayisinde meydana gelen arızaların derhal giderildiği, ilgili mevzuatta belirtilen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2023/336, K. 2025/707, T. 11.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2023-336-e-2025-707-k-b55cb79367d4