Danıştay · 13. Daire

Danıştay 13. Daire 2022/3297 E. 2024/640 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
13. Daire
Esas No
2022/3297
Karar No
2024/640
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/3297 Karar No:2024/640 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dağıtım A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi’nin davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süre yönünden reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2019 yılı gelir tavanının 2017 yılı Genel Kalite İndikatörü %70 olacak şekilde onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali ile 2017 yılı Genel Kalite İndikatörünün çağrı merkezi kalite göstergelerinden raporlanması mümkün olmayan Ulaşılabilirlik Seviyesi-1 (%US1) verisi yerine Ulaşılabilirlik Seviyesi-2 (%US2) verisinin dikkate alınarak yeniden hesaplanması ve %20'lik farkın şirketin 2020 gelir tavanına eklenmesi talebiyle yapılan 07/05/2020 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından 2019 yılı gelir tavanı hesabında yer alan 2017 yılı genel kalite indikatörünün eksik hesaplandığından bahisle 2017 yılı genel kalite indikatörünün %70 olacak şekilde olacak şekilde onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali ile 2017 yılı Genel Kalite İndikatörünün çağrı merkezi kalite göstergelerinden raporlanması mümkün olmayan Ulaşılabilirlik Seviyesi-1 (% US1) verisi yerine Ulaşılabilirlik Seviyesi-2 (%US2) verisinin dikkate alınarak yeniden hesaplanması ve %20'lik farkın şirketin 2020 gelir tavanına eklenmesi talebiyle 07/05/2020 tarihinde davalı idareye başvurulduğu, söz konusu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin, ilgililerin menfaatini ihlal eden bir idari işlemin kurulması durumunda bu işlemin iptali istemiyle açılan davalarda göz önüne alınacak genel dava açma süresini düzenlediği; Kanun'un 10. maddesinin, önceden idari bir işlem kurulmadığı durumlarda, idari bir işlem kurulması istemiyle idareye yapılan başvurular üzerine açılacak davalarda süre yönünden uygulanması gereken kuralları belirlediği; Kanun'un 11. maddesinin ise, hakkında idari işlem tesis edilen ilgililerin idari dava açmadan önce işlemin "kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" istemiyle yapabilecekleri başvuruların süresine ve başvuru durumunda dava açma süresinin nasıl hesaplanacağına yönelik kurallar getirdiği; Uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için 07/05/2020 tarihli başvurunun niteliğinin belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda, 07/05/2021 tarihli başvurunun; davacı şirketin 2017 yılı genel kalite indikatörünün ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı kapsamında eksik hesaplandığı iddiasına dayalı olduğu ve anılan Kurul kararının kaldırılması ile hakkında yeni bir işlem tesis edilmesi talebini içerdiği göz önüne alındığında 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olduğu; Bu durumda, davacı şirketin 2019 yılı gelir tavanının ... tarih ve ... sayılı işlemle belirlendiği, anılan işlemde 2017 yılı genel kalite indikatörünün %70 olarak onaylandığı, bu işlemin 21/02/2019 tarihinde KEP- Elektronik tebligat vasıtasıyla davacı şirkete tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a. maddesi uyarınca anılan işlemin 26/02/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş sayıldığı, bu tarihten sonra altmış gün içinde dava açılmadığı gibi davalı idareye de herhangi bir başvuru yapılmadığı, dosyada mevcut 04/10/2019 tarihli veri sağlayıcısı yazısında 01/09/2017 tarihine kadar %US1 verilerinin hesaplanmasına fiilen olanak bulunmadığının belirtildiği ve 01/09/2017 tarihine kadar %US1 verilerinin hesaplanmasına fiilen olanak bulunmadığı hususlarının en geç 04/10/2019 tarihinde davacı şirketçe bilindiği, Türk Ticaret Kanunu uyarınca basiretli bir tacir olan davacı şirketin, 04/10/2019 tarihinden itibaren 60 gün içinde (en son 03/12/2019 tarihine kadar) 11. madde hükümlerine göre idareye başvurması veya doğrudan doğruya iptal davası açması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 07/05/2020 tarihinde yapılan ve dava açma süresini canlandırmayacak nitelikte bulunan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine 28/08/2020 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararla, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın davacının vekillerinden birine 15/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı 17/03/2022 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 01/06/2022 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyiz isteminin süre yönünden reddi kararının hukuka aykırı olduğu, vekâletnamede ismi olmasına rağmen uyuşmazlık konusu davayla hiç ilgisi olmayan vekile yapılan tebligatın geçerli sayılması durumunda hak arama hürriyetlerinin ihlal edileceği, hukuka aykırı Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." kuralı, aynı Kanun'un "Tebliğ işleri ve ücretler" başlıklı 60. maddesinde, "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere ait ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir." kuralı; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile ve kanuni mümesile tebligat" başlıklı 11. maddesinde, "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. (...)" kuralı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davaya vekâletin kanuni kapsamı" başlıklı 73. maddesinde, "Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar. Belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir." kuralı, aynı Kanun'un "Birden fazla vekil görevlendirilmesi" başlıklı 75. maddesinde, "Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekâletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir." kuralı yer almaktadır. Aktarılan mevzuat kurallarının birlikte değerlendirilmesinden, .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı vekillerinden birisi olan ...'a 15/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, bu karara karşı 17/03/2022 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra, 01/06/2022 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süre yönünden reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 13. Daire, E. 2022/3297, K. 2024/640, T. 09.02.2024, www.arakarar.com/karar/danistay-13-daire-2022-3297-e-2024-640-k-458afadb0f94