İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/333 E. 2025/1347 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/333
- Karar No
- 2025/1347
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR TARİHİ : 10/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirket ile davalı arasında 01/03/2015 tarihinden itibaren geçerli olan Açık Satış Noktası Sözleşmesi uyarınca, davalıya ürün tedariği sağlayan, pazarlama/destek hizmeti sunan ve 32.000,00 TL katkı payı ödeyen taraf olduğunu, Sözleşme gereğince davalının müvekkilinin bira ürünlerini belirli miktarda satın almak, stoklamak, müşteri talebini karşılayacak şekilde bulundurmak ve etkin satış yapmakla yükümlü olduğunu, Davalı tarafın sözleşme kapsamında kendi üstlendiği edimleri eksiksiz yerine getirmediğini, Ürünleri düzenli ve yeterli düzeyde satın almadığını, müşteri talebini karşılayacak aktifliği göstermediğini, sözleşmede belirtilen satış performansını yerine getirmediğini, müvekkilinin bilgisi dışında faaliyetlerine aykırı davrandığını, bu sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle müvekkil tarafından davalıya noter ihtarnamesi gönderdiklerini, hem 32.000,00 TL katkı payının iadesinin hem de sözleşmede düzenlenen 15.000,00 USD cezai şart talep edildiğini, davalı tarafın buna rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkili olduğu şirketin ... 26. İcra müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, takibin katkı payının 15.000,00 USD cezai şart ve fer'ilerinden oluştuğunu, davalının ise takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 12.20. ve 21. maddelerine aykırılığın açık şekilde kanıtlandığını, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin hem ödediği katkı payının iadesi hem de cezai şartı talep etmekte haklı olduğunu, icra takibinin durmasının müvekkili olduğu şirkete zarar verdiğini, müvekkili olduğu şirketin ayrıca dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurduğunu, ancak davalının toplantıya katılmadığını, anlaşma sağlanamadığını belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 26. İcra müdürlüğü'nün 2024/ Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, Uyap üzerinde celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının potansiyel gelir vergisi mükellefi olduğu tacir kaydının bulunmadığı, bu haliyle taraflar arasındaki ihtilafın ticaret mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/11/2025
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır