İlk Derece Mahkemesi · Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/21 E. 2025/1183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/21
Karar No
2025/1183
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALILAR:1- 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile asıl iş sahibi ... Otel Turizm Ticaret A.Ş. arasında 09.11.2023 tarihinde imzalanan "Mobilya Üretim ve Teslim Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesi sonrasında müvekkilinin asıl iş sahibine toplam tutarı 29.000.000,00 TL olan iki adet teminat mektubu teslim ettiğini, müvekkilinin işbu eser sözleşmesi uyarınca kendisine verilen edim yükümlülüklerinden biri olan "imal edilen mobilyaların asıl iş sahibinin otelinde montajının yapılması işi" için de bir alt eser sözleşmesi kurulduğunu, Davalı ...'ın ... Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı itfaiyede itfaiyecilik yaptığı için -mesleki anlamda sıkıntı yaşamamak adına- alt eser sözleşmesinde isminin geçmesini istemediğini, bu sözleşmenin yalnızca işletme sahibi ve aynı zamanda eşi olan diğer davalı ... adına yapılmasını ve resmi işlemlerde bu sözleşmenin kullanılmasını istediğini, müvekkilinin de davalı ...'ın talebi doğrultusunda resmi işlemlerde kullanabilmek için davalı ...'la sözleşme yaptığını, buna ek olarak müvekkilinin, sorumluluk birliği açısından sıkıntı yaşamamak adına bir de aynı sözleşmeden davalı ...'la yaptığını, birbirlerinin aynısı olan söz konusu 14.02.2024 tarihli alt eser sözleşmeleri uyarınca; davalıların müvekkilinin yüklenici olarak imal ettiği mobilyaların montajını (asıl iş sahibinin iş yeri olan otelde) yapma edimini yüklenmiş olmalarına rağmen bu edimlerini ifa etmeyerek müvekkili nezdinde haksız olarak büyük zararlara sebep olduklarını, davalıların 30.04.2024 tarihine kadar müvekkili tarafından imalatı yapılmış mobilyaların montajı edimini şartnameye uygun şekilde yaparak teslim etmeleri gerekmesine rağmen anlaşılan teslim tarihine uymadığını, söz konusu edimi hiç yerine getirmediklerini buna rağmen müvekkilinden edimin karşılığı olan ücreti ve yan giderlerin tamamını aldığını, Müvekkilinin, alt yüklenici davalıların edimi yerine getirmeyeceğini anlayınca mobilyaların montajı edimini kendisinin ifa etmek zorunda kaldığını ancak bu arada müvekkilinin oldukça zaman kaybettiğinden dolayı ilk eser sözleşmesinde belirlenen teslim tarihine uyamadığını, geç teslim sebebiyle asıl iş sahibi ... Otel Turizm Ticaret A.Ş.'nin müvekkili tarafından kendisine teslim edilen ... ... Bankası A.Ş. 11.12.2023 tarihli ... referans numaralı ve 17.000.000,00 TL (onyedimilyontürklirası) bedelli teminat mektubu ile ... Bankası A.Ş. 10.11.2023 tarihli ... referans numaralı ve 12.000.000,00 TL (onikimilyontürklirası) bedelli teminat mektubundan 17.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunu 20.09.2024 günü sabah saatlerinde paraya çevirmek amacıyla bankaya ibraz ettiğini, ilgili banka şubesi tarafından müvekkiline bilgilendirme yapılması üzerine teminat mektubunun paraya çevrilmesini önlemek amacıyla asıl iş sahibi ... Otel Turizm Ticaret A.Ş. ile görüşülse de bu görüşmeden hiçbir sonuç alınamadığını ve teminat mektubunun 20.09.2024 günü paraya çevrildiğini, ... ... Bankası A.Ş. 11.12.2023 tarihli ... referans numaralı ve 17.000.000,00 TL (onyedimilyontürklirası) bedelli teminat mektubunun paraya çevrilmesi üzerine ilgili bankanın müvekkili ile yeniden irtibat kurarak teminat mektubunun bedelinin bankaya derhal ödenmemesi halinde müvekkili hakkında icra takibi başlatılacağını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin hemen mal varlıklarından bir kısmını satarak ve çevreden borç para bularak teminat mektubu bedeli olan 17.000.000,00 TL'yi denkleştirip bankaya yatırdığını ve icra takibini önlediğini, müvekkilinin alt yüklenici davalıların edimlerini ifa etmemesi sebebiyle asıl sözleşmeye istinaden almış olduğu 29.000.000,00 TL'nin 17.000.000,00 TL'sini bu şekilde iade etmek zorunda kaldığını belirterek müvekkilinin 14.02.2024 tarihli eser sözleşmesinden dönmesi nedeniyle davalılara ve davalılar adına üçüncü şahıslara yaptığı tüm ödemelerin toplamı olan -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik -1.000,00 TL'nin- ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek olan ticari avans faizi ile birlikte- davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilimizin uğramış olduğu menfi zararlardan olan asıl iş sahibine ödediği gecikme tazminatı olan -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik - 1.000,00 TL'nin -ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan ticari avans faizi ile birlikte- davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin uğramış olduğu menfi zararlardan bir diğeri olan montaj edimini kendisinin üstlenmesi nedeniyle yapmış olduğu masrafların toplamı olan -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik -1.000,00 TL'nin- ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek olan ticari avans faizi ile birlikte- davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile müvekkiline ödenmesine, hesaplanacak olan cezai şart bedelinin karşılığı olan -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik -1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Borçlunun temerrüdünün şartlarının gerçekleşmediğini, her şeyden önce borçlunun borcunun muaccel olmadığını, 6502 sayılı Kanun'un taraflar arasındaki sözleşmelerde yer alan vadeyi değiştirdiği kabul edilecek olsa dahi, vadenin kanun tarafından saptanması nedeniyle satıcının temerrüdü için alıcının temerrüt ihtarında bulunması gerektiğini, vadenin kanun tarafından saptandığı hallerde borçlunun temerrüde düşmesi için alıcının ihtarının şart olmadığı kabul edilecek olsa dahi, bu kez de alıcının sözleşmeden dönebilmesi için uygun bir mehil tayin etmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği gecikilen her gün için 50.000 TL’lik cezai şartın davacı aleyhine yorumlanması gerektiğini, cezai şartın ödenmesi için borçlunun kusurlu olması gerekmekte olduğunu ancak müvekkilinin malların teslim edilmemesi hususunda kendi kusuru olmadığını, asıl işverenin fabrikasından kendilerine montaj yapılacak herhangi bir ürün teslim edilmemesinden dolayı olduğunu, davacının basiretli bir tacir olmasının aksine sorumluluğunu yerine getirmediğini, temerrüt halinin oluşumuna sebebiyet verecek herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, davacı tarafça haksız bir şekilde sözleşmeden dönüldüğünü, montaj konusu ürünlerin müvekkiline 2024 yılı 4.ayda teslimi gerekirken bu tarihte teslim edilmediğini, söz konusu ürünlerin davacı yanca 2024 yılı 5.ve 6.ayda parça parça ve çeşitli tarihlerde teslim edildiğini dolayısıyla montaj işleminin gecikmesinin davacı tarafın kusurundan kaynaklandığını, buna rağmen davalı yanın toplamda 275 odanın montaj işlerini tamamladığını, özveri ile 6.ayın sonuna kadar montaj işlemini yapan müvekkilinin işine 7.ayın başında haksız ve kötü niyetli bir şekilde son verildiğini, müvekkilinin davacıdan aldığı bedelin yaptığı işin karşılığı olduğunu, başkaca bir ödeme söz konusu olmadığını, davalılardan ... hakkında arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini bu nedenle anılan davalı yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı ile dava dışı ... Otel Turizm AŞ arasında imzalanan ''09/11/2023 tarihli Mobilya Üretim ve Teslim Sözleşmesi'' , kapsamında davacı tarafından üstlenilen bir kısım işlerin alt yüklenici olarak davalılara verildiği, davalılların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak, ödenen bedelin iadesi için 1.000,00 TL,gecikme cezası için 1.000,00 TL, yarım kalan işin tamamlanması için 1.000,00 TL ile cezai şart için 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 4.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda celp edilen vergi kayıtlarına göre davalıların tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili her ne kadar 06/10/2025 tarihli hükmün tahsisi başlıklı dilekçesiyle görevsizlik kararının İnegöl Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, mahkememizce farklı bir yargı çevresine görevsizlik kararı verilemeyeceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle), 1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına 4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/21, K. 2025/1183, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-21-e-2025-1183-k-20c0ba935d81