İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/502 E. 2025/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/502
Karar No
2025/78
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında ekte sundukları cari hesap ekstrelerinden de anlaşılacağı üzere Mart 2014 tarihinden itibaren sürekli olarak ticari mal satış işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu ticari satışlar döviz cinsinden yapıldığını, bu şekilde fatura edildiğini ve ticari ilişki 2019 yılına kadar sürdüğünü, ancak davalı tarafın cari hesap ekstrelerinde bakiye kalan borcunu müvekkile ödememesi üzerine cari hesap ekstresine dayanarak müvekkil tarafından ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas Sayılı Dosyası ile İlamsız İcra Takibi başlatıldığını, davalı taraf kötü niyetli olarak söz konusu takibe itiraz etmiş ve takip durduğunu, müvekkilinin davalı firmadan alacaklı olduğu bedelin belirlenmesi ancak bilirkişi marifetiyle karşılıklı ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde mümkün olacağından davalı tarafından yapılan haksız itirazın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 6.838-USD Amerikan Dolarlık kısmının iptaline, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil ile davacı arasında varılan mutabakat gereğince davacı tarafından üretilen ham kumaşlar müvekkilin seçtiği renklere boyanarak müvekkile teslim edildiğini, müvekkili tarafından sipariş edilen kumaşları hatalı olarak dokuduğunu, kumaşların boyama işlemlerinin lab çalışmalarını geç olarak tamamladığını, müvekkili şirkete lekeli, toplar arasında aşırı renk farkı olan ayıplı kumaşları teslim ettiğini, müvekkilinin davacı tarafından teslim edilen ürünlerdeki ayıpları fark ederek ürünlerin bir kısmını iade ettiğini, müvekkilinin gerek davacının ayıplı ürün teslim etmesinden gerekse de teslim için kararlaştırılan terminin aşılmasından dolayı davacı aleyhinde 20.04.2019 tarih; A seri ve ... sıra nolu 21.600,00-TL bedelli faturayı tanzim etmiş ve faturayı davacıya tebliğ ettiğini, davacının faturayı kabul etmemesi üzerine müvekkil ... 43. Noterliği'nin 14.06.2019 tarih; yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek davacıya faturayı tebliğ ettiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların müvekkiline süresinde ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiştir. takip konusu faturaların içerikleri kesinleşmediğini, huzurdaki davada ispat yükü davacıya ait olduğunu, davacının icra takibinde 16.771,36 USD talep etmişken huzurdaki davada itirazın 6.838 USD'lik kısmı için iptalini talep ettiğini, bu hususun bile tek başına takibe itirazlarımızda haklı olduğumuzu ispatladığını tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... 14. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasında, 16.771,36-USD toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... ...'ye talimat yazılmasına, davacı tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde mahkememizce SMMM bilirkişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Talimat mahkemesince alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalının 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirildiği, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıya takip tarihi olan 07/08/2019 tarihi itibariyle 14.441,40-TL borçlu olduğu, esasen davacı ile davalı arasında cari hesap yönünden oluşan farkın, ayıplı olduğu beyan edilen ürünler için davalı şirketçe düzenlenen 20/04/2019 tarih ... nolu ve 21.600,00-TL tutarlı iade faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 31/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı ile 2014 yılında başlayan ticari ilişkilerinin 2018 sonuna kadar mutabık bir şekilde devam ettiği, 2019 yılı ticari ilişkinin bitiminde davacının davalıdan 36.041,13-TL alacaklı göründüğü, aradaki anlaşmazlığın davalı tarafından 20/04/2019 tarih ... seri numaralı 21.600,00-TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, muhataba kesilmiş olan bu faturayı taraflarına gönderdiğini ihtaren ... adına şirket yetkilisi ... tarafından ihtarname hazırlandığı, fatura bir ispat vasıtası ve önemli bir delil olduğundan içeriği doğru ve mal tesliminden itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi ve mutlaka karşı tarafa elden yada posta yolu ile tebliğ edilmesi gereken bir belge olduğunu, faturanın 20/04/2019 tarihinde düzenlendiği, dosyadaki ihtarnameye göre 14/06/2019 tarihinde ihtar edilerek muhataba yollandığı, daha önce faturanın tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada olmadığını, bununla birlikte muhatabın faturaya itiraz ettiğine dair herhangi bir belge de dosyada tespit edilemediğini, davalı tarafından düzenlenen davacının kayıtlarında yer almayan faturanın davacı lehine kabulü durumunda davacının davalıdan 36.041,43-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davacının dolar üzerinden takip talebinde alacak talebinde bulunduğu ancak alınan bilirkişi raporunda buna ilişkin değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin rapora dair itirazlarını karşılar ve özellikle taraflar arasındaki cari ilişkiye konu faturaların dolar cinsinden olup olmadığı ile davalı tarafın reklamasyon faturası hususunda inceleme ve değerlendirme içerir ek rapor hazırlanmasına karar verilmiştir. Alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; aradaki anlaşmazlığın davalı tarafından 20/04/2019 tarih ... seri numaralı, 21.600,00-TL tutarlık faturadan kaynaklandığı, faturanın reklamasyon faturası olduğu, satışı yapılan malın evsafına uygun olmaması veya kusurlu olmasından dolayı ortaya çıkan reklamasyon adı verilen fiyat indirimleri, özellikle tekstil sektörü ve diğer sektörlerde sıkça karşılaşılan uygulama olduğu, ancak burada dikkat edilmesi gereken durumun bu fatura düzenlenmesi için alıcı ve satıcının uzlaşarak belirlediği yeni durumun olması olduğunu, davacı itirazı üzerine davacının kayıtlarının incelenerek USD cinsinden hareket dökümleri ile TL karşılığı muavin dökümleri ile yeniden hesaplama neticesinde davacının davalıdan hesap dönemi sonunda 16.771,36-USD alacaklı göründüğü, yasal defterlerde kur değerlemesi yapılmadığı için karşılığının 36.041,43-TL göründüğü buna göre takip tarihi ve ticari ilişkinin kesildiği hesap dönemi sonunda 31/12/2019 tarihli Merkez Bankası kuru kullanılarak USD cinsi alacak TL'ye çevrildiğinde 16.771,36-USD karşılığı 99.801,33-TL alacaklı olması gerektiği, davalı tarafından düzenlenen davacının kayıtlarında yer almayan reklamasyon faturasının davacı lehine kabulü durumunda davacının davalıdan 16.771,36-TL USD alacaklı olduğu bildirilmiştir. Dava vekili cevap dilekçesinde, müvekkil ile davacı arasında varılan mutabakat gereğince davacı tarafından üretilen ham kumaşlar müvekkilin seçtiği renklere boyanarak müvekkile teslim edildiğini, müvekkili tarafından sipariş edilen kumaşları hatalı olarak dokuduğunu, kumaşların boyama işlemlerinin lab çalışmalarını geç olarak tamamladığını, müvekkili şirkete lekeli, toplar arasında aşırı renk farkı olan ayıplı kumaşları teslim ettiğini, müvekkilinin davacı tarafından teslim edilen ürünlerdeki ayıpları fark ederek ürünlerin bir kısmını iade ettiğini, müvekkilinin gerek davacının ayıplı ürün teslim etmesinden gerekse de teslim için kararlaştırılan terminin aşılmasından dolayı davacı aleyhinde 20.04.2019 tarih; A seri ve ... sıra nolu 21.600,00-TL bedelli faturayı tanzim etmiş olduğunu savunmuş ve buna bağlı olarak dolayısıyla davalı vekilinin bu anlatımına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu dile getirmişse de, taraflar arasında bu konuda yazılı sözleşme bulunmadığı gibi davacının bu iddiayı açıkça kabulü de söz konusu olmadığı , dava ve takip konusu cari hesaba ilişkin davacının düzenlediği faturaların polyester kumaşa ilişkin ve bedelinin de USD karşılığı TL olduğu anlaşılmakla, davalının bu yöndeki savunması kanıtlayamadığı, buna göre taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ticari alım-satım olarak değerlendirmek gerekmiştir.Davacı ve davalının ticari defterlerindeki fark, davalının, davacıya fatura ettiği 20.04.2019 tarihli reklamasyon faturasından kaynaklanmaktadır. Davalının ticari defter kayıtlarında bu nedenle davacıya borcu 14.441,40 TL borçlu olduğu görülmüştür. Reklamasyon faturasının, ayıplı ve gecikmeli ürün teslimi nedeni ile düzenlendiği davalı tarafça ileri sürülmüştür.Satılan maldaki ayıpların ihbarı her hangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası satımlarda ayıp ihbarı TTK'nun 18/3 maddesinde belirtilen şekilde yapılmalıdır. TTK'nun 18/3 maddesinde ise, "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" hükmüne yer verilmiştir.Tacirler arası ayıp sürelerini düzenleyen TTK'nun 23/1-c maddesinde ayıp ihbar süreleri 2 ve 8 gün olarak belirlenmiştir. TTK'nun 23/1-c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirilmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 Sayılı TBK'nun 223.maddesinin 2.fıkrası uygulanır." 6098 Sayılı TBK'nun 223.maddesinde, "alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmüne yer verilmiştir.TBK'nun 223.maddesindeki ayıp ihbarının sözlü yada yazılı olarak yapılabileceği gibi her türlü delille kanıtlanabileceği kabul edilmektedir. 6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesi hükmüne göre; satıcı, alıcıya karşı her hangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliğini etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının da ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.Örf ve adete göre imkan hasıl olur olmaz, satılandaki ayıbı saptayan alıcı ihbar yükü altındadır. Bu ihbar ise yazılı veya sözlü olabilir. Bu yükümü yerine getiren alıcı dilerse sözleşmeden döner, dilerse bedelin indirilmesini ister, dilerse çeşit satımlarında ayıpsız bir mislinin verilmesini talep edebilir. Somut olaya gelince, tarafların kayıtlarına göre, 2018 yılı sonu itibari ile ticari alım satımın sonlandığı, yukarıda değinilen reklamasyon faturasının ise 20.04.2019 tarihli olduğu, davalı her ne kadar ayıp ihbarının süresinde yapıldığına dair e-mail yazışmaları sunmuş ise de yazışmaların davacı tarafça açıkça kabul edilmediği, bu nedenle delil olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamına göre davalının süresinde ayıp ihbarının olmadığı, kaldı ki TTK. 18/3 md.’ne göre her türlü ihbarların taahhütlü mektupla, telgrafla, noter aracılığıyla veya elektronik imza kullanılarak elektronik posta sistemiyle yapılması gerektiği, TTK’nın 23/son maddesine göre alıcı, malın ayıplı olduğu belliyse 2 gün, belli değilse teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla mükellef olduğu, taraflar arasında satım akdi bulunduğu, davalı davacıdan satın aldığı fermuarların ayıplı olduğunu ihbar etmiş ise de teslim aldığı günden itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarını davacıya yapmadığından ayıp iddiasının dinlenemeyeceği, davalının, muayene külfetini TTK'nın ayıp hükümlerine ilişkin 8 günlük süre içerisinde yerine getirmediği, bu sebeple davalının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanabilme imkanı bulunmadığı, diğer yandan reklamasyon gerekçesi yapılan gecikmeye ilişkin olarak davalının bu iddiasını kanıtlayacak taraflar arasında süre belirlendiğine ilişkin bir sözleşmeye dayanmadığının ve buna bağlı olarak davalının düzenlediği, reklamasyon faturasındeki bedelin davacının alacağından tenzilinin mümkün olmadığının kabulü gerekmiştir.Yukarıdaki kabule bağlı olarak, davacının USD olarak düzenlenmiş faturadan dolayı TL karşılığı takip talebinde gösterilmek üzere USD para cinsinden takip yapabileceği gözetilerek, davalının aksi yöndeki savunmasına itibar edilmeyerek, davacının davalıdan hesap dönemi sonunda 16.771,36-USD alacaklı olduğu anlaşılmakla, taleple bağlılık ilkesi gereğince, davanın aşağıdaki şekilde 6838,00 USD üzerinden kabulüne, takip ve dava konusu alacağın kaynağı ticari satım nedeni ile düzenlenen faturaya ilişkin olduğundan belirlenebilir likit bir alacak olduğundan , davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ ile; davalının ... 14. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.838,00-USD alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeye uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki ... efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak devamına, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.582,93-TL (takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 6.358,14-TL harçtan peşin alınan 1.124,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.233,56-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6.216,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 1.124,58-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yararına ölçümlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 28/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/502, K. 2025/78, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-502-e-2025-78-k-f69323fde80f