Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4888 E. 2024/6492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4888
- Karar No
- 2024/6492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1232 Esas, 2023/846 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1102 E., 2019/992 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin müdürü ile davalı şirketin yetkilileri arasında, Avcılar/Pelican AVM'de bulunan, daha önce franchise alan firma ile aralarındaki sözleşmenin feshedilmesi üzerine, bir yıldan beri bizzat kendilerinin çalıştırdığı franchise işletmesinin devri konusunda ön görüşmeler yapıldığını, müvekkilinin franchise sözleşme örneğini defaatle istemesine rağmen davalı franchise veren "sözleşmenin standart sözleşme" olduğunu ancak peşinat ödendikten sonra çeklerin tanzimi esnasında yani imza aşamasında görülebileceğini, tüm franchise alanlara aynı uygulamanın yapıldığını belirterek sözleşmeyi imzadan önce vermediklerini, taraflar arasındaki ... ilişkisine dayanarak müvekkilinin IBAN numarası verilen hesaplara belirtilen miktarları "Franchise Devir Ücreti" açıklamasıyla ödediğini, bu ödemenin bir kısmının davalı hesabına bir kısmının dava dışı İkbal Gıda İç ve Dış Tic. A.Ş. adına yatırılmasının istendiğini, banka dekontlarını aldığını, durum sorulduğunda iç mesele olduğu belirtildiğini, daha sonra davalıyı arayarak sözleşmenin imzalanması için randevu günü alındığını, 01.01.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davalı tarafından kullanılmak üzere düzenlenen genel işlem koşullarının yer aldığı franchise sözleşmesi ve bunun eki olan özel koşullar ile bu sözleşmelerin ifa yerini belirleyen ve bu sözleşmelerin ayrılmaz parçası olan Pelican AVM alt kira sözleşmesinin imzalandığını; davalıyla aralarında sözleşme öncesinde AMV’nin kirada indirim yaptığı ve kuru sabit tuttuğunun defaten söylendiğini, ancak sonrasında durumun böyle olmadığını, 200.000,00 TL tutarlı 5 adet çekin şirketleri yöneticisi tarafından şirketleri temsilcisine keşide edildiği, lehtarın da bunu davalıya ciro ettiğini ancak bu çekler davalıya ulaşmadan dava dışı İkbal Gıda...A.Ş. şirketi tarafından kullanıldığını, davalının davacıdan dava dışı İkbal Gıda...A.Ş.’ye para göndermesini istemesi ve daha sonra devredilen işletmedeki malzemelerin İkbal Gıda tarafından tanzim edilen faturalara istinaden devrolunması, anılan şirketin şerefiye bedeline ilişkin 31.12.2013 tarihli fatura tanzim etmesi de gözetildiğinde taraflar arasında ... ilişkisinin zedelendiğini ve fesih nedenlerinden biri olduğunu, faturalara itiraz edilmemesinin ve anılan şirketle sözleşmesel ilişki içinde olunduğu anlamına gelmeyeceğini, davalının know-how aktarma borcunu da yerine getirmediğini, sözleşme ekinde olduğu tanımlar kısmındaki (EK-1) ifadesinden anlaşılan “işlemler klavuzunun” sözleşme ekinde yer almadığını, bunu genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu, sözleşmenin genel işlem koşullarından oluştuğunu, bunun ispatının franchise sözleşmesi 5 yıllık olmasına rağmen alt kira akdinin 4 yıl 3 ay olarak belirlenmesi olduğunu, alt kiraya ilişkin faturanın sözleşmede yer alan şekilde her ayın ilk günü tanzim edileceği belirtilmişse de bunun uygulanmadığını, taraflar arasındaki kira bedelinin sözleşmenin imza aşamasında sözlü olarak 4.230,00 euro x 75/100(%25 iskonto) x 2,30 TL (sabit euro kuru) olarak belirlendiğini ancak ilk aylardan sonra buna uyulmadığını, kurun ve indirim oranının değiştirildiğini, Mart 2015'den itibaren son kira artışının fiilen feshe kadar uygulanmadan kiranın ödendiğini, davalının buna itiraz etmediğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği 12.10.2015 tarihli noterlikten keşide edilen ve 15 günlük fesih öneli öngören ihtar ile 27.10.2015 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, davacının doğrudan sözleşme ihlali nedeniyle uğradığı bu sözleşmeler kurulurken yaptığı harcamalardan doğan müspet zararlarının (ıslahta franchise bedeli olarak belirtti), bakiye 38 aylık süre yönünden sözleşmelerin düzgün şekilde ifa edilmemesi sebebiyle mahrum kalınan karın ticari temerrüt faizi ile birlikte; feshedilen alt kira sözleşmesinde taraflar arasında asgari kira bedeli konusundaki bireysel anlaşmaya aykırı olarak temerrüde düşmemek için davacı tarafından ihtirazi kayıtla davalıya ödenen 42.734,86 TL'nin (fazla kira) dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş,, daha sonra davasını 42.743,86 TL ihtirazı kayıtla davalı tarafa fazla ödenen kira bedelinin, 60.344,52 TL ekipman ve demirbaş giderinin, 41.070,60 TL mahrum kalınan kâr olmak üzere toplam 144.198,98 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizinin avans faizi ile birlikte tahsiline, yine USD olarak belirlenen 37.447,12 USD franchising bedelinin fiili ödeme günündeki rayiç kur üzerinden dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre anılan Kanun'un 2/3. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesi şeklinde ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm hususların gerçek dışı olduğunu, davalının davacının iddia ettiği gibi sözleşme dışı ilişki kurmasının veya sözleşme dışı taahhütte bulunmasının mümkün olmadığını; davacının alışveriş merkezi yönetiminden kira indirimi talebinde bulunduğunu, bu doğrultuda 2 defa davacı şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisinin görüştüğünü, kira indirimi sağlayamayan ve sözleşme ile üstlendiği kirayı fazla bulan davacının davalıya müracaat ederek lokantayı kapatmak istediğini beyan ettiğini, ancak sözleşmenin feshi durumunda cezai yaptırımın söz konusu olacağının müvekkilince bildirildiğini; daha sonra davacı tarafından gerçek olmayan iddialarla sözleşmenin feshedildiğini, yine davacı tarafından bahsedilen çeklerin müvekkiline ciro edildiği iddiasının da doğru olmadığını, çeklerde müvekkilinin cirosunun bulunmadığını, çeklerin davalıya ciro edildiğine dair herhangi bir kaydın da mevcut olmadığını, davacının sözleşmeden önce para ödediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu durumun franchise sözleşmesi ile sabit olduğunu, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/80 D. İş sayılı dosyasından alınan tespit raporunun kanuna aykırı hazırlandığını ve raporu düzenleyen bilirkişinin dava konusu olayla ilgili uzmanlığının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından fesih sebebi olarak sözleşmelerin maktu olması ve genel işlem koşulu niteliğini taşımasının ileri sürüldüğü, davacının tacir olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorunda olduğu, franchise sözleşmesini ve buna bağlı olarak imzalanan alt kira sözleşmesini inceleyen davacının daha sonra söz konusu sözleşmenin genel işlem koşullarını taşıdığı yönünde iddiada bulunma hakkının olmadığı; yine davacı tarafça yargılama aşamasında sözleşmenin haklı nedenle fesih sebeplerinden birisi olarak davalının başlangıçta tahsil ettiği franchise bedelleri ile bir kısım malzeme bedellerinin, bir kısmının kendisine, diğer kısmının ise davalının grup şirketi olan dava dışı İkbal Gıda A.Ş.'ye gönderilmesinin istenildiği, söz konusu husus davacı tarafından sorulduğunda davalı şirket çalışanının "bizim iç muhasebemiz" şeklinde beyanda bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça yapılan ödemelerin bir kısmının davalı şirkete, bir kısmının ise dava dışı şirkete yapıldığı, bu hususun davacı tarafça işlem anında bilindiği, nitekim dava dışı şirket tarafından kesilen faturaların da bizzat davacının defterlerine kaydedildiği, başlangıçta franchise bedelinin bir kısmını davalı şirkete, bir kısmını ise dava dışı şirkete ödeyen davacının sonradan kendisinin kandırıldığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yaptığı ödemelerin de davalıya yapılmadığını bildiği, bu nedenle davacının ileri sürdüğü bu hususun fesih sebebi olarak kabul edilmediği; know-how aktarma borcuna aykırı davranıldığı iddia edilmiş ise de, söz konusu iddiaların ispatlanamadığı; davacının iddiasının aksine sözleşmeyle birlikte işlemler kılavuzunun davacıya teslim edildiğinin yazılı olarak belirlendiği, davacının sözleşmede yer alan imzasıyla söz konusu ekleri tebliğ aldığının anlaşıldığı; yine davacının iddiasının aksine dosyaya sunulan tutanaklarla davacının kendisine ve çalışanlarına eğitim verildiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, davacının feshinin haklı olmadığı; davacının ihtirazı kayıtla ödediğini iddia ettiği fazla kira bedellerinin iadesi istemi açısından ise, taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesi ve buna bağlı olarak akdedilen alt kira sözleşmesi uyarınca kira bedelinin yazılı olarak belirlendiği, her ne kadar davacı tarafça kira bedelinin bireysel anlaşma ile daha düşük olarak kabul edildiği ve bunun üzerine davacı tarafça 2 ay süreyle belirlenen bireysel anlaşma kapsamında ödeme yapıldığı, ancak daha sonrasında bireysel anlaşmaya aykırı faturalar kesildiği iddia edilmiş ise de, taraflar arasında alt kira sözleşmesinin hükümlerini bertaraf edici nitelikte yeni bir bireysel sözleşme imzalanması hususunun davacı tarafından yazılı olarak ispatlanamadığı, 2 aylık kira bedeli ödenmesi veya bir kısmının eksik ödenmesinin taraflar arasında kira bedelinin düşürüldüğüne ilişkin yeni bir sözleşme akdedildiğinin kanıtı olmadığı, nitekim davalının da bu iddiayı kabul etmediği dikkate alınarak davacının bu iddiasını yazılı olarak ispat edemediğinden, fazla bir kira ödemesi olmadığı, bu nedenlerle söz konusu feshin de haklı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna bağlı olarak bakiye süre için mahrum kalınan kar ve franchise bedelinin tahsilinin mümkün olup olmadığı ile davacı tarafından fazla ödenen kira bedeli olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.