İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/526 E. 2020/417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/526
Karar No
2020/417
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020 KARAR NO : 2020 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. . DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2016 KARAR TARİHİ : 21/09/2020 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/09/2020 Mahkememize tevzi edilen Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili davacının davalıya ait işyerinde kalıpçı ustabaşı olarak çalıştığını, çalışması devam ederken askerlik süresini borçlanmak isteyen müvekkili için davalının banka kredisi çektiğini, teminat olarak da açık bir bono aldığını, müvekkilinin emekli olduktan sonra davalıya olan borcunu ödediğini, ancak davalının bono yanımda değil diyerek iade etmediğini; daha sonra işçilik alacaklarını alamayan davacının iş akdini haklı nedenle feshederek alacaklarını talep eden ihtarname çekmesi üzerine kötü niyetli olarak elindeki bonoyu takibe koyduğunu belirterek Bursa 11 İcra Müdürlüğü ... Es. sayılı dosyasından başlatılan takibin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, davacının takip konusu bono ile ilgili borcununu bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini, %20 icra tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının bir süre müvekkili yanında parça başı çalıştığını, müvekkilinin kendisine ihtiyacı olduğu için para verdiğini ve karşılığında bir senet aldığını, ancak davacının borcunu ödemediği gibi işi de bıraktığını, esasen işi bıraktıktan 2 yıl sonra dava açan davacının kötü niyetli olduğunu belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, görevsizlik kararı, davacıya ait SGK hizmet döküm cetveli ve işveren sicil kayıtları, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün cevabi yazısı, Bursa 3 İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ve Bursa 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları, yemin beyanı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, kıymetli evrak sebebiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. Maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafından Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine konu keşidecisinin davacı, hamilin davalı olduğu 12.000 TL bedelli bononun davalının çektiği krediye karşılık teminat bonosu, olduğunu ileri sürerek Bursa 8. İş Mahkemesine ... Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığı, davacının bildirdiği tanıkların dinlenildiği, SGK kayıtları ve delillerin toplannıldığı, uyuşmazlığın işçi- iş veren ilişkisinden kaynaklanmadığından Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine .................. Karar numarası ile görevsizlik kararı verilmiş bunun üzerine Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ................ Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın mutlak ticari dava olduğundan mahkememize ................... Karar numarası ile görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından, davalı asile 03/10/2019 tarihli celse de yemin metnindeki vakıalarla ilgili yemini yapılmıştır. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından 12.000 TL bedelli bononun kredi borcuna karşılık teminat olduğu ileri sürmüş, davalı ise davacıya elden para verdiğini borçlu olduğunu savunmuş olup uyuşmazlık, bononun teminat bonosu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " ispat yükü lehine hak iddia eden taraftadır. Diğer yandan HMK' nın 200. Maddesine göre " Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. " hukuki işlemlerin yapıldığı tarihteki değeri 2500 TL geçtiği takdirde senetle ispat olunması zorunludur. Dolayısıyla dava konusu bononun teminat olarak düzenlendiği ileri sürüldüğünden davacının bu iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat yükü altında olup sunulan deliller ile bononun teminat olarak düzenlendiğinin ispat edilmediğinden ve davalının usulun uygun yemini eda ettiğinden davanın sübut bulmadığından reddine, davalı taraf yönünden kötü niyet tazminatının, ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılarak fiilen uygulanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Mahkememiz kararının davacı vekili tarafından İstinaf edilmesi üzerine Bursa Bam 5. HD'nin 23/03/2020 tarih ve 2020/566-2020/392 E/ K sayılı kararı ile; "Hukuk Mahkemeleri Kanununun 352. Maddesi gereğince; 1-Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından yapılan 15/11/2019 tarihli ve 1354 sayılı Hukuk Daireleri Arasındaki İş Bölümü kararı gereğince istinaf kanun yoluna başvuru incelemesinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine" gerekçesi ile Bursa Bam 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş olup, dosya Bursa Bam 3. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Bursa Bam 3. Hukuk Dairesinin 2020/1127-2020/1245 E/K sayılı ilamı ile; "1-Davacının istinaf talebinin görev yönünden KABULÜNE, 2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/11/2019 tarih, ............... Esas - ................... Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından yatırılan İstinaf Karar Harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Diğer yargılama giderleri hakkında ilgili ilk derece mahkemesince esasa ilişkin değerlendirme sonunda karar verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere, OY BİRLİĞİ ile karar verildi." gerekçesi ile mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizce dosya yeniden esasa kaydedilmiştir. Bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde mutlak ticari davalar: [(1) Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1. m.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;, a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012 - 6335 s. K. 1. m.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır] şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında, TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanununun havale hakkındaki 457 - 462 ve vedia hakkındaki 463 - 482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispî nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu Kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. O halde somut olayda yukarıdaki açıklamalar, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin Kaldırma İlamı ışığında, davanın ticari dava olmadığı, işçi ve işveren arasındaki sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda İş Mahkemesinin görevli olduğundan mahkememizin görevsizliğine ve HMK 114 ve 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Bursa 8. İş Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa 8. İş mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa 8. İş Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa 8. İş Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/09/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/526, K. 2020/417, T. 21.09.2020, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-526-e-2020-417-k-77cccbd2a135