İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/449 E. 2022/1289 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/449
Karar No
2022/1289
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/449 KARAR NO : 2022/1289 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI-KARŞI DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI-KARŞI DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 21/11/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı ile Balıkesir ile Bandırma ilçesi Dutlimanı köyünde mülkiyeti kendisine ait tesiste kullanılmak üzere rüzgar enerji santrali enh ve beton köşkün elektrik malzemesi ve beton bloklarının temin ve satışı ile işin yapılması hususunda anlaştıklarını, taraflar arasındaki anlaşma sonucu teslim edilen mallara karşılık davalı adına kesilen iki adet toplam 60.737,45TL tutarındaki faturaların kısmi olarak ödenmemiş olduğunu, müvekkili tarafından alacağın tahsili için Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğinden icra takibinin durdurulmuş olduğunu, bu nedenler davalı tarafından icra müdürlüğü dosyasına yapılan itirazın reddine karar verilerek,% 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-karşı davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle: Davacının davasının haksız hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, mahkememizin yetkisiz olduğunu İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki anlaşmada davacının teklifindeki fiyatın geçici kabul tutanağında beyan edildiği üzere işçilik dahil 140.009,07TL olduğunu, toplam siparişe konu malzeme bedelinin 103.333,68TL olduğunu, müvekkili tarafından 125.000,00TL' sinin ödenmiş olduğunu, eksik ifaya rağmen olması gerekenden yüksek miktarda fatura tanzimi sebebiyle iade faturası ve ayıplı ifa sebebiyle de reklamasyon faturası tanzim edilmiş olduğunu ve davacıya tebliğ edilmiş olduğunu, davacının tanzim ettiği faturanın fazla kısmına itiraz edilmiş olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilerek, davacı-karşı davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/453 D.İş sayılı dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir. Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenebilmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ...' in 08/05/2019 tarihli raporunda özetle; Davacı karşı davalının defterlerinde 05/03/2018 tarihinde 60.737,45TL tutarında davalı karşı davacından alacaklı göründüğünü, davalı karşı davacının defter kayıtlarına göre davacıya karşı davalıya herhangi bir borcu görülmediğini, davacı karşı davalının kestiği faturalar karşı taraf defterlerinde yer alırken bu faturalara kısmen itiraz eden davalı karşı davacının kestiği fiyat farkı ve reklamasyon faturaları davacı karşı davalı defterlerinde yer almadığını, bu faturaların yetkili kişiye tebliğ edilip edilmediği konusunda belgenin ve davacı karşı davalı tarafından gönderildiği ifade edilen 01/03/2018 tarihli ihtarnamenin dosyaya ibrazı gerektiği, mütalaa edilmiştir. Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ...' in 14/10/2019 tarihli ek raporunda özetle; Defter kayıtlarına ve dayanağı belgelere göre davacı karşı davalı toplam 185.717,45TL fatura kesmiş olduğu, 125.000,00TL tahsilat yaptığı, davalı karşı davacı tarafından kesilen 24.500,01TL tutarındaki fiyat farkı faturasını hiç almadığını beyan etmiş olduğu, defterlerinde de bu faturanın kayıtlı olmadığı, 55.737,45TL tutarındaki reklamasyon faturasını aldığını beyan etmiş olduğunu ancak bu faturayı a kabul etmeyip iade ettiğini belirmişse de dosyadaki evraklara göre 8 günlük yasal süresini geçtikten sonra iade etmiş olduğunu, bu faturayı defterlerine işlememiş BA formuyla da beyan etmemiş olduğunu, davacı karşı davalı kendi defterlerine göre 60.737,45 TL alacaklı göründüğünü, davalı karşı davacı ise kestiği ancak karşı tarafça kabul edilmeyen fiyat farkı ve reklamasyon faturalarını defterlerine işlemiş olup kendi defter kayıtlarına göre davacı karşı davalıya borcu görünmediğini, emtianın ayıplı olup olmadığının ve süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile fiyat farkı faturasında davalı karşı davacının haklı olup olmadığının tespiti gerektiği, bu konuda uzman bilirkişilerden görüş alınmasında yarar bulunduğunu, mütalaa etmiştir. Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında Bandırma Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak mahallinde refakate bir elektrik-elektronik mühendisi ve bir elektronik-haberleşme mühendisi alınarak keşif yapılarak rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler ...ve ...' un 28/02/2020 tarihli raporlarında özetle; Davacı firma ... BAKIR tarafından, davalı firma ... ENERJİ A.Ş. için, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi Dutlimanı Mevkü'nde kurulu bulunan, ... ENERJİ A.Ş.'ye ait; ...-1 RES Y.G. Enerjl Nakil Hattı (ENH), TEDAŞ/VEDAŞ kurallarına uygun imal ve montaj edildiği, gerekli prosedürlere riayet edilerek geçici kabulleri yapılarak devreye alındığı, mevcut durumdaki saha tespit ve değerlendirmelerde bir aksaklık olmadığı, son teklif ve kesin iş sonu hakedişlerinin kesilen fatura tutarlarıyla uyumlu olduğu, mütalaa edilmiştir. Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın önceki bilirkişiler Mehti Tepabaş, ... ve heyete yeni eklenecek ...' a tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ...' ın 02/02/2021 tarihli raporlarında özetle; Davacı firma ... BAKIR tarafından, davalı firma ... ENERJİ A.Ş. için, Balıkesir ili, Bandırma ilçesi Dutlimanı mevkiinde kurulu bulunan, ... ENERJİ A.Ş.'ye ait; ...-I RES Y.G. Elektrik Enerji Nakil Hattı (ENH),TEDAŞ/UEDAŞ kurallarına uygun imal ve montaj edildiği, kurallara uygun geçici kabulleri yapılarak devreye alındığı, mevcut durumda saha tespitlerinde bir aksaklık olmadığı, teklif ve iş sonu hak edişlerinin kesilen fatura tutarlarının uyumlu olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında Balıkesir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulunda görevli bilirkişiler ..., Nazmi Yılmaz ve ... refakate alınarak mahallinde keşif yapılarak rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tayin edilen keşif gün ve saatinde bilirkişiler ... ve ...' ın hazır olmaması nedeniyle keşfin yapılamadığına ilişkin tutanak tutulmuş olduğu anlaşılmıştır. Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde asıl dava, taraflarca davalıya ait tesiste kullanılmak üzere yapılmasına karar verilen rüzgar enerji santrali enh ve beton köşkün elektrik malzemesi, beton bloklarının temin-şatış işinin yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacı tarafça işlerin tam ve eksiksiz yapıldığı iddiasına dayalı olarak bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine dayalı itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkin olduğu, karşı davanın ise davacı-karşı davalı tarafça yapılması gereken edimlerin zamanında ve gereği gibi ifa edilmediği (ayıp) iddiasına dayalı kar yoksunluğu, ek masrafların tahsiline ilişkindir. Bu kapsamda, yasal hükümler değerlendirildiğinde 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatlamak zorundadır. Ayıp, imal edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.Sözü edilen Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibinin sözleşmeden dönebileceği, bu hususta yüklenicinin kusuru bulunursa zarar ve ziyan da isteyebileceği, aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin haiz olduğu haklardır. Davalı-karşı davacı tarafından ayıp savunması sebebiyle uyuşmazlığın, davacının ürettiği makinenin ayıplı olup olmadığı noktasında toplandığı, ayıbın varlığını 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesine göre "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. ", Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/15-1976 Esas ve 2015/1184 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere ispat yükü lehine hak iddia eden davalı iş sahibindedir. Ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi ve bu nedenle bilirkişi raporu alınması gerektirdiğinden iş sahibi ayıbın varlığını ve niteliğini kanıtlama yükümlülüğü nedeniyle kendisine teslim edilen esere ilişkin bilirkişi inceleme yapılabilmesini mümkün kılacak şekilde davranmalıdır.Aynı zamanda ayıbın varlığı, niteliği konusunda algı kişiden kişiye değişebildiğinden, objektif bir bakış açısının yapılması gerekli olup bu değerlendirmeyi de ancak teknik bilirkişinin incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden tanık beyanı ile ispatın güç olup ayıbın varlığı halinde davadan önce delil tespiti yaptırılması ispat kolaylığı sağlamaktadır. Taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmiş,SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 08/05/2019 tarihli raporda özetle;davaya konu edilen faturaların her iki tarafça BA-BS formlarıyla bildirildiği, davalı-karşı davacı tarafça faturaların teslim alındığı, defterlerine kaydedildiğinin sabit olduğu, davalı-karşı davacı tarafça kesilen reklamasyon faturalarının kendi defterlerinde kayıtlı olduğu ancak süresinde verilen ilk BS formunun boş olarak verildiği ve işbu reklemasyon faturalarının formda yer almadığının, davalı karşı davacı tarafın 12/03/2018 tarihinde beyan süresinden sonra yeni BS formunun maliyeye bildirildiği, reklemasyon faturalarının davacı-karşı davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA formu ile de maliyeye bildirilmediği, faturaların Yurtiçi Kargo ile ,29/01/2018 tarihinde teslim edildiğine dair teslim belgesinin dosya içeriğinde mevcut olduğu, davalı karşı davacı taraf, davacı-karşı davalı tarafın 01/03/2018 tarihli ihtarnamesi ile faturaları aldığını ikrar ettiğini ifade ettiğini ancak bu ihtarnamenin dosyada bulunmadığını ,davacı karşı davalının defterlerinde 05/03/2018 tarihinde 60.737,45TL tutarında davalı karşı davacından alacaklı göründüğü, davalı karşı davacının defter kayıtlarına göre davacıya karşı davalıya herhangi bir borcu görülmediği, davacı karşı davalının kestiği faturaların karşı taraf defterlerinde yer alırken bu faturalara kısmen itiraz eden davalı karşı davacının kestiği fiyat farkı ve reklamasyon faturalarının davacı karşı davalı defterlerinde yer almadığı, bu faturaların yetkili kişiye tebliğ edilip edilmediği konusunda belgenin ve davacı karşı davalı tarafından gönderildiği ifade edilen 01/03/2018 tarihli ihtarnamenin dosyaya ibrazı gerektiği belirtilmekle birlikte davalı-karşı davacı tarafça ayıp iddiasında bulunulduğundan hazır edilebilen davalı- karşı davacı tanıkları dinlenilmiş; davalı karşı davacı tanığı ... duruşmada '' benim her iki şirkette de bağlantım yoktur, ben Bandırma-Dutliman köyünün 2009 yılından beri muhtarlığını yapmaktayım, benim tarafların anlaştığına ilişkin sözleşmeye ait bir bilgim yoktur, benim bildiğim kadarıyla davalı-karşı davacı firma tarafından Dutliman köyü dışında bulunan araziye iki tane elektirik direği, 200 metrelik enerji nakil hattı çekilmiştir, bu enerji nakil hattı toprağın altına gömülerek çekilmiştir, davalı-karşı davacı tarafından yapılan işlerin tam ve eksiksiz olarak yapılıp yapılmadığını bilemiyorum, taraflar arasında tanzim edilen geçici kabul tutanaklarına ilişkin bilgim yoktur, bahsetmiş olduğum elektrik direklerinden bir tanesinin temeli düzgün olmadığı için elektrik direği yamulmuş ve yola doğru eğim yaptığına dair şikayetler geldi ve kabloların geçtiği yerler iyi olarak gömülmediği için ve üzerine yapıldıktan sonra malzemeler yapılmadığı için su birikintileri oluştu ve elektirik kaçağına dair şikayetlerde geldi, sonrasında ben gidip kontrol ettim, biz arızanın TEDAŞ' tan gelen hattan gelen hatta oluştuğunu düşündük, ancak arıza rüzgar tirbünlerine ilişkinmiş, tribünü kuran kişi olan ... beye yani davalı-karşı davacı vekiline (şirketin eski yetkilisine,) bildirdim, sonrasında bahsetmiş olduğum problemler düzeltildi ve daha sonrasında şikayet gelmedi, ... isimli kişiyi tanımıyorum, ben davacı-karşı davalı şirketin yetkilisinin kim olduğunu bilmiyorum, şuanda tesis çalışır durumdadır,herhangibir şikayet yoktur, tarafların iş yapımı konusunda ne kadar süreliğine anlaştığını işin geç teslim edilip edilmediği bilemiyorum, enerji nakil hattı güzergahına malzemelerin kim tarafından getirildiğini bilemiyorum, yukarıda düzeltilen enerji nakil hattına iş makinasını davalı-karşı davalı firma tarafından getirilmiştir, hatırlayabildiğim kadarıyla rüzgar tribünü arıza nedeniyle çalışmamıştır,sonrasında arıza giderildi, rüzgar tribünün arızasının giderilmesi amacıyla sahaya gelen ekiplere yol gösterilip gösterilmediğini bilemiyorum, ayrıca bahsetmiş olduğum elektirik direğinde ark çıkmıştır, yani halk arasında elektirik kaçağı olarak adlandırılan durum ortaya çıkmıştır, enerji nakil hattının bulunduğu yoldaki boşluklar davalı-karşı davacı tarafından kapatılmıştır, malzemeler dava dışı Özbek Hafriyat-... tarafından temin edilmiştir, benim bildiğim kadarıyla ... davalı-karşı davacı firma tarafından enerji nakil hattındaki boşlukların doldurulması amacıyla ikinci seferde tutulmuştur, hafriyat malzelerinin ilk seferde yani enerji nakil hattının kablolarının çekilmesi amacıyla kazılması neticesinde gelen malzemelerin kim tarafından getirildiğini bilemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/15-1976 Esas 2015/1184 Karar sayılı ilamında'' eser sözleşmelerinde işin yapıldığı,teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. İş bedelinin ödenmesi için açılmış olan bir davada, iş sahibi kendisini ancak ayıpları ispatla kurtarabilir; eserin sözleşmeye uygunluğuna sadece itirazı yeterli değildir, ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapma, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır. Buna göre, ayıbın ortaya çıkarılması için iş sahibi tarafından teslim edilen ile sözleşmede kararlaştırılanın karşılaştırılması ve eksiklikler bulunması halinde teslim edilen eserin ayıplı olduğunun kabulü gereklidir.Eserin ayıplı olduğu her türlü delil ile ispatlanabilirse de, tanık delili, zayıf bir delildir.Tanığın bir vakıayı tamamen hatırında tutması ve gerçeği olduğu gibi anlatması zordur '' ibareleri göz önünde bulundurularak davalı-karşı davacı tarafça yapılan işlerde eksik ifa-ayıp olduğu iddia edilmiş ise de UEDAŞ geçici kabul tutanakları incelendiğinde kabul heyetinin içerisinde davalı-karşı davacı şirketinin eski yetkilisi ...'ın bulunduğu, elektrik mühendisleri bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 28/02/2020 tarihli raporda özetle; davacı-karşı davalı şirketin, davalı -karşı davacı şirkete ait ENH'nin TEDAŞ/UEDAŞ kuralların uygun imal ve montaj edildiği, gerekli prosedürlere riayet edilerek geçici kabulleri yapılarak devreye alındığı, mevcut durumdaki saha tespit ve değerlendirmelerinde aksaklık olmadığı, son teklif ve kesin iş sonu hak edişlerinin kesilen fatura tutarlarıyla uyumlu olduğunun belirtildiği, her ne kadar davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı şirket yetkilisi/çalışanı olarak ... ile muhatap olunduğu belirtilmiş ise de mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde davacı-karşı davalı şirketin ... adında sigortalı çalışanı, şirket yetkilisi olmadığının tespit edildiği, bilirkişiler ..., ..., ... tarafından tanzim edilen 02/02/2021 tarihli ek raporun da kök rapor ile aynı doğrultuda olduğunun, davacı-karşı davalı şirketin, davalı -karşı davacı şirkete ait ENH'nin TEDAŞ/UEDAŞ kuralların uygun imal ve montaj edildiği, gerekli prosedürlere riayet edilerek geçici kabulleri yapılarak devreye alındığı, mevcut durumdaki saha tespit ve değerlendirmelerinde aksaklık olmadığı, son teklif ve kesin iş sonu hak edişlerinin kesilen fatura tutarlarıyla uyumlu olduğunun belirtildiğinin tespit edildiği, her ne kadar davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı tarafça yapılan işlerin ayıplı olduğu, eksik ifa olduğu iddia edilmiş ise de ilgili HGK Kararında da belirtildiği üzere ayıp iddiasının somutlaştırılamadığı, dava açılış sürecinden önce davacı-karşı davalı tarafça yapılan eksik ifaların/ ayıpların neler olduğunun, bedellerinin, ayıplar var ise beklenen faydaları ortadan kaldıran/azaltan nitelikte olup olmadığı, ayıpların tamir ile giderilmesinin mümkün olup olmadığı, yapılan enerji nakil hattının mevcut haliyle kullanılabilir/çalışır durumda olup olmadığı, ayıplar var ise ayıp değerinin/bedelinin tespiti, davacı-karşı davalı tarafça yapılan işlerin kesilen faturalarla uyuşmadığı iddiasının somutlaştırılamadığı (davacı-karşı davalı tarafça yapılan işlerin kesilen faturalarla uyumlu olduğunun mahkememizce tanzim ettirilen kök-ek rapor ile tespit edildiği hususu da göz önünde bulundurularak) davalı-karşı davacı tarafın enerji nakile hattında üretim geçici olarak durduğu iddiasına dayalı olarak üretim kaybı-kazanç kaybı miktarlarının mahkememizce tespit ettirilemediği kaldı ki bu hususun da davalı-karşı davacı tarafça somutlaştırılamadığı, davalı-karşı davacı tarafça yapıldığı iddia edilen tadilatların neler olduğu,ne kadar süre tadilat yapıldığı, tadilat miktarlarının da davalı-karşı davacı tarafça ispatlanamadığı, somutlaştırılmadığı , ayıp varlığı konusunda dava açılış süreci öncesinde delil tespiti yaptırılmadığı, ayıbı kanıtlayan tanık delili gibi zayıf bir delilin dışında başkaca kuvvetli bir delil de(Mahkememizce, davalı tarafça sunulan yazışmaların da kuvvetli delil olmadığı kanaatine varılmıştır) sunulamadığı tespit edilmiştir.İspat yükü üzerinde olan davalı-karşı davacı iş sahibi tarafından ayıp varlığı yönteme uygun olarak kanıtlamamış, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kök-ek raporların da mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla birlikte, her ne kadar davalı-karşı davacı taraf kendi ticari defter ve bağlı kayıtlarında davacı-karşı davalı tarafa borçlu olarak görünmese de ve davalı-karşı davacı tarafça ilk aşamada kabul edilen ve defterlerine kaydedilen iki adet faturanın daha sonrasında sehven kaydedildiği belirterek reklamasyon faturaları kesilmişse de bilirkişiler tarafından davacı-karşı davalı tarafça kesilen faturaların miktarlarının yapılan iş ile uyumlu olduğu tespit edildiğinde, davacı karşı davalı tarafın icra takibine konu faturalara dayalı olarak davalı-karşı davacı taraftan alacaklı olduğu kanaatine varıldığından asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili 21/11/2022 tarihli tavzih dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda davalıya takipten önce noter aracılığı ile gönderilen 01.03.2018 tarihli ihtarname ve tebliğ şerhi olmasına rağmen takipten önce işletilen faiz asıl alacağa dahil edilmediğini,Bu nedenle HMK 305. Maddesi uyarınca icrada tereddüte mahal vermemek adına Mahkemece gerekçeli karar yazılırken takipten önce işletilen 346,86 TL ve 513,03 TL olmak üzere toplam 859,89 TL'nin de asıl alacağa dahil edilerek takibin 61.597,34 TL üzerinden devamına karar verilmesini ayrıca bu meblağa göre icra inkar tazminatının hesaplanmasını talep etmiştir. HMK'nın 305. Maddesinde '' (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.'' hükmü mevcuttur. Mahkememizce ilgili icra dosyası incelendiğinde takibin 60.737,45 TL asıl alacak, 859,89 TL işlemiş faiz, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 100,20 TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 62.182,54 TL bedel üzerinden başlatıldığının tespit edildiği, davacı-karşı davalı tarafça, icra takip öncesi davalı-karşı davacı tarafça ödeme yapılması amacıyla davalı-karşı davacı tarafa Bursa 23. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğinin tespit edildiği, işbu ihtarnamenin 05/03/2018 tarihinde davalı-karşı davacı taraf tebliğ edildiği tespit edilmiş ise de davacı-karşı davalı tarafça asıl davaya konu icra takibinin 05/03/2018 tarihinde başlatıldığı hususu da göz önünde bulundurularak davacı-karşı davalı tarafça icra takibine konu işlemiş faize hak kazanamayacağı kanaatine varılarak davacı-karşı davalı tarafın işlemiş faiz yönünden HMK'nın 305. Maddesi uyarınca tavzih talebi yerinde görülmemiştir. Davacı-karşı davalı tarafça icra takibine konu edilen ihtiyati haciz vekalet ücreti ve ihtiyati haciz karar harcı yargılama gideri kalemi ve icra takibine konu olamayacağından asıl davada yargılama giderlerine dahil edilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜNE,buna göre davalı-karşı davacı ...Ş’nin Bursa 12. İcra Dairesi’nin 2018/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 60.737,45 TL asıl alacak (fatura alacağı) üzerinden,işbu asıl alacağa tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık % 9,75 oranında ve değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi, icra gideri, vekalet ücreti ile birlikte TBK’nın 100. Maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle varsa işlemiş faiz,masraf, fer’ilere mahsubunun sağlanmak kaydıyla DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-İİK'nın 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 12.147,49 TL icra inkar tazminatının davalı-kaşı davacı ...Ş’den alınarak davacı-karşı davalı ... Bakır Paratoner Sistemleri Elektrik Taah. San. Ve Tic. A.Ş.’ye verilmesine, 3-Karşı davanın REDDİNE, 4-(Asıl davanın yargılama giderleri bakımından)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.148,98 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 751,02 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.397,96 TL nispi karar ve ilam harcının davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 465,80 TL olmak üzere toplam 965,80 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 943,31 TL yargılama gideri, peşin alınan 751,02 TL harç , 35,90 TL başvuru harcı, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 100,20 TL ihtiyati haciz karar harcı olmak üzere toplam 2.315,43 TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 6-Davacı-karşı davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.717,99 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 7-Davalı-karşı davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 1.448,05 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 3.550,00 TL, keşif harcı 384,90 TL, tebligat-posta masrafı 280,50 TL olmak üzere toplam 4.215,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranlarına göre hesaplanan; 98,16 TL yargılama giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 9-Karşı dava yönünden; Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 80,70 TL harcın peşin alınan 1.370,25 TL den mahsubu ile bakiye 1.289,55 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 10- Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 11.230,87 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, 11-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 12-Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2022 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/449, K. 2022/1289, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-449-e-2022-1289-k-b83e54775286