Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6313 E. 2024/8939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6313
- Karar No
- 2024/8939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/234 E., 2020/660 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/418 E., 2018/663 K. Dava, iş kazası ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İstem, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından verilen 22.02.2022 tarih, 2020/9190 E., 2022/2301 K. sayılı kararında maddi hata bulunduğu ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin tavzih talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına dairdir. Düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1.Karar düzeltme yolu 1086 sayılı HUMK ile düzenlenen bir kanun yolu olup, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlaması ile yürürlükten kalkmıştır. Bölge adliye mahkemelerince verilmiş ve Yargıtay tarafından onanmış kararlar, şekli anlamda kesinleşmiş olduğundan karar düzeltmeye tabi değildir. Bu nedenle davacı tarafın Dairemizin manevi tazminat yönünden temyiz isteminin kesinlikten dolayı reddine dair kararının bu anlamda karar düzletme ile yeniden incelenmesi talebi yerinde değildir. 2.Ancak Yargıtayın en önemli görevi ve topluma karşı en büyük sorumluluğu, hukukun yeknesak şekilde uygulanması ve içtihat birliğinin ülke çapında sağlanmasıdır. Bu nedenle, Yargıtay kararlarındaki gerekçenin, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarındaki gerekçeden oldukça farklı ve önemli özellikleri vardır. Çünkü bir Yargıtay kararı sadece o davanın taraflarına yönelik olmayıp, emsal, açıklayıcı ve yol gösterici olması nedeniyle herkese yöneliktir. 3.Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesinin iş kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminatlara yönelik hükmü temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davada birden fazla davalı olmasına ve maddi tazminat ile ilgili sorumlu tutulan davalılardan tahsil hükmü kurulmuş iken, kesinliğe takılan manevi tazminatı ise davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurulmuştur. 4.Davacı vekili, temyiz aşamasında infazda tereddüt oluşturması nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesinden hükmün düzeltilmesini talep etmiş, temyiz incelemesi yapılırken de Dairemizin kesinlikten reddedilen kararında tavzih konusunda Bölge Adliye Mahkemesinin bir değerlendirme yapması gerektiği vurgulanmıştır. 5.Ne var ki Bölge Adliye Mahkemesi, maddi tazminat gibi manevi tazminatın da sorumlu tutulan davalılardan tahsiline karar vermesi gerekirken, sadece davalıdan tahsili şeklinde hüküm kurmuştur. Aslında burada davalı tarafından maddi tazminatta olduğu gibi sorumlu tutulan davalılar olduğu açıktır. Bu durum maddi hataya dayanmakta olup, her zaman için düzeltilmesi gereken bir durumdur. Manevi tazminatın icra yolu ile tahsilinde tereddüt olduğuna göre Bölge Adliye Mahkemesinin kararını infazını sağlayacak şekilde karar vermesi gerekir. Bu düzeltim istemi 6100 sayılı HMK'nın 305 inci maddesi anlamında tanınan hak veya borçların tavzih yolu ile genişletilemeyeceği kuralı ile ilgisi yoktur. Zira davalı ibaresi ile sorumlu tutulan taraflar belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli tavzih yolu ile kararın düzeltilemeyeceği yönündeki değerlendirme açıkça usule aykırıdır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın Dairemiz kararına karşı karar düzletme isteminin REDDİNE, 2. Dosyanın gereği için Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.