Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/954 E. 2026/1027 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/954
- Karar No
- 2026/1027
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/954 Esas
KARAR NO : 2026/1027 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/319 (Derdest Dava Dosyası)
ARA KARAR TARİHİ : 15/04/2026 (Karar yazım tarihi:16/04/2026)
DAVA: Tespit
TALEP: İhtiyati tedbir
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı İzoser İnşaat şirketi vekili, talep dilekçesinde özetle; yönetim kurulu kararının iptali için yasada öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, genel kurul kararını alınması gereken hallerin, ancak şirketin önemli miktardaki malvarlığının toptan satışı gibi istisnai nitelikteki işlemlerle sınırlı olduğunu, ...'da kurulu şirketin sermayesini sadece 850.001,00 Euro olduğunu, bu sermaye miktarı ile ilgili şirketin, davacıların dilekçelerinde bahsettikleri büyüklükte ve değerde olmasının mümkün olamayacağını, dava dilekçesinde belirtilen satış işleminin, toptan satış olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıların murisi ...'ın vefatından sonra ...'da bulunan şirkete hiçbir para transferi yapılmadığını, davacıların müvekkili şirketin içinin boşaltılarak mal varlığının ...'daki şirkete transfer edildiği iddiası da gerçeği yansıtmadığını, ...'daki şirketin satışına ilişkin kararın 2025/03 sayılı ve 24.02.2025 tarihli yönetim kurulu kararı ile şirketin üç hissedarının da oybirliğiyle alındığını, davacıların talep ettiği ve mahkeme tarafından kabul edilen kararın konusuz kaldığını, ihtiyati tedbir kararının fiilen uygulanmasının mümkün olmadığını, bu sebeplerle verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 13/03/2026 tarih ve 2026/319 esas sayılı ara kararında;
"...Dava dilekçesi ekinde bir örneği sunulan, 08/10/2025 tarihli ve 2025/13 Karar sayılı Yönetim Kurulu kararının incelenmesinde, davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... ile Yönetim Kurulu Üyesi ... ...'ın katılımıyla gerçekleşen toplantı sonucunda, davalı .... A.Ş.'nin kurucusu ve hisselerinin %100'üne sahip olduğu ...şirketinin, tüm borç/alacak, yasal yükümlülük ve sorumlulukları ile birlikte 1.740.000.-EURO bedel karşılığında ...'a satılmasına ve gerekli satış/devir işlemlerinin tamamlanmasına oy birliği ile karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, davalı şirketin %38 ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan ...'ın 13/08/2025 tarihinde vefat ettiği, davacıların adı geçen ortağın mirasçıları olduğu, davacıların murisi ...'ın vefatından sonra, 25/11/2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ...'ın Yönetim Kurulu Başkanı, ... ... ve ...'ın ise Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildikleri, bir kısım davacılar tarafından Mahkememizin 2026/311 Esas sayılı dosyası ile sözü edilen 25/11/2025 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının iptalinin talep edildiği ve davanın derdest durumda olduğu, dava dilekçesi ve ekinde bulunan belgeler ile 08/10/2025 tarihli ve 2025/13 Karar sayılı Yönetim Kurulu kararınından anlaşıldığı üzere, davalı ... A.Ş.'nin Budva/... merkezli ...şirketinin %100'üne sahip olduğu, dava ve talep konusu 08/10/2025 tarihli ve 2025/13 Karar sayılı Yönetim Kurulu kararı ile davalı şirketin sözü edilen hisselerin tamamının, davaya konu yönetim kurulu kararına iştirak eden ve aynı zamanda şirketin %38 ortağı durumunda olan ...'a 1.740.000 Euro bedel ile satışına karar verildiği, Mahkememizin 2026/311 Esas sayılı dosyası kapsamında celbedilen Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde şirketin satışına ilişkin olarak Genel Kurul tarafından alınmış herhangi bir karara rastlanmadığı, davalı şirketin ... merkezli ...şirketindeki hisselerinin satışına ilişkin Yönetim Kurulu kararının uyuşmazlığın doğrudan konusunu oluşturduğu, sözü edilen kararın icrası ve şirket hisselerinin satışının gerçekleşmesi halinde, şirketin yasal ortağı olan davacılar yönünden HMK.389.maddesinde belirtilen telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelme ihtimalinin mevcut olduğu, dosya kapsamına göre yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı, dolayısıyla ihtiyati tedbire ilişkin yasal şartların somut olayda mevcut olduğu sonucuna varılmış, açıklanan sebeplerle takdiren 100.000,00 TL teminat mukabilinde, dava konusu 08/10/2025 tarihli ve 2025/13 Karar sayılı Yönetim Kurulu kararının uygulanmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle;
"Davacıların ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile,
1-Mahkememizce takdir olunan 100.000,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya aynı tutarda muteber bir bankadan alınacak kesin ve süresiz nitelikte teminat mektubunun ibrazı halinde; davalı ... Anonim Şirketi'nin 08/10/2025 tarih ve 2025/13 numaralı Yönetim Kurulu Kararının uygulanmasının İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE DURDURULMASINA, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,..." karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından itiraz yasa yoluna başvuruda bulunulmuştur.
Davalılar vekilleri itiraz dilekçesinde özetle, davacı iddialarının doğru olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu karar ile satış kararı alınmadığını, satış kararının davacıların murisi hayatta iken onun katılımı ile toplanan yönetim kurulu kararında alındığını, satış kararının infaz edilmesi sebebiyle verilen tedbir kararının uygulanma kabiliyetinin olmadığını, genel kurul kararı alınmasının şart olmadığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 15/04/2026 tarih ve 2026/319 esas sayılı ara kararında;
"....Mahkememizin 13/03/2026 tarihli ara kararında; davacılar yönünden HMK 389. maddesinde belirtilen telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelme ihtimalinin mevcut olduğu, dosya kapsamına göre yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı, dolayısıyla ihtiyati tedbire ilişkin yasal şartların somut olayda mevcut olduğu sonucuna varıldığı, bu haliyle ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına dair talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile,
''-Davalı vekillerinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin itirazlarının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; yaklaşık ispat koşulu ve ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu karar ile satış kararı alınmadığını, satış kararının davacıların murisi hayatta iken onun katılımı ile toplanan yönetim kurulu kararında alındığını, satış kararının infaz edilmesi sebebiyle verilen tedbir kararının uygulanma kabiliyetinin olmadığını, genel kurul kararı alınmasının şart olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, davalı şirketin 08/10/2025 tarih ve 2025/13 karar sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla batıl olduğunun, aksi takdirde butlan ile batıl olduğunun tespitine ve devredilen hisselerin davalı şirkete iadesine karar verilmesi talepli davada yönetim kurulu kararının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 13/03/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalılar tarafından karara itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 15/04/2026 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği ve karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan kendi murislerinin vefatı üzerine davalıların üç kişi olması gereken yönetim kurulunda murislerinden boşalan üyeliğe derhal geçici olarak üye atamadan ve murisin mirasçıları olan davacıları haberdar etmeden iki kişi olarak toplanarak dava konusu yönetim kurulu kararı ile şirketin önemli malvarlığını teşkil eden davalı şirketin sahibi olduğu ...Şirketi ve bu şirketin hissedarı olduğu şirketleri blok halinde davalılardan ...'a bono karşılığında devredildiği, bono bedelinin dahi ödenmediği, söz konusu yetki genel kurulun devredilmez yetkileri arasında olmasına rağmen genel kurul kararı alınmadan devrin gerçekleştiği ve yok hükmünde olduğunu ileri sürerek kararın yürütmesinin durdurulmasını talep etmiş ve talep ekinde adı geçen kararı sunmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen iddialar ve karar örneği dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği ve kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına dair tedbir kararı verilmediği takdirde, HMK 389/1 maddesinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı hususunda da yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, dava konusu kararda satışa ilişkin yeniden karar alındığı ve kararın yürütülme işlemleri için davalı ...'a yetki verildiği, davalı tarafından kararın ...'da tescil edildiğine dair dosyaya sunulan belgenin o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onanmış örneği ve onanmış tercümesinin ve apostil şerhinin sunulmadığı, söz konusu belgeden şirketin devri kararının infaz edildiğinin net bir şekilde anlaşılamadığı görülmekle davalılar vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, yargılamanın bulunduğu aşamaya, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin 15/04/2026 tarihli ara karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığından, davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.